Acil Rahatsızlanma Durumunda Neler Yapılır.?

Acil Rahatsızlanma Durumunda Neler Yapılır.?

Apandis iltihabı (apandisit) nöbeti: Apansız ortaya çıkabilir. Bu nöbet, karnın sağ alt tarafında (ama çocuk ağrının yerini tam olarak gösteremez ve bazen göbeğini gösterir) ağrılarla başlar. Hekim muayene ettiğinde, ağrılı yere dokunduğunda, bir kas direnci belirir. Bazen ağrılarla birlikte ya da ağrılardan önce, iştah yitimi, bulantı ve kusmalar görülebilir.

Vakit geçirmeden çocuğu ameliyat etmek iyi olur; çünkü ameliyat edilmeyen apandis iltihabı, çok tehlikeli bir iltihap olan karın zarı iltihabıyla (peritonit) sonuçlanabilir.

Sıyrıklar: Çocuk düştüğünde, çoğunlukla sıyrıklar olur: Dizler, dirsekler, avuç içi biraz kanar; deri sıyrılır, yara kirlidir ve bir yanma duygusu uyandırır. Sıyrığı suyla iyice yıkamak, sonra oksijenli su ya da 90°’Uk alkol, v.b. bir maddeyle mikroptan arındırmak gerekir.

Burun kanamaları: Düşmeler, çarpmalar, sıcak ya da güneş çarpmaları, burun kanamalarına neden olabilirler. Bazen de, kanamanın gözle görülür bir nedeni yoktur. Çocuğun burnu kanıyorsa, küçük bir gazlı beze oksijenli su emdirip fitil gibi kıvırarak, kanayan burun deliğine sokmak gerekir.

Burkulmalar: Burkulma çoğunlukla, bir düşme ya da ayağı yanlış basma sonucu, eklem düzeyinde görülür. Yol-açtığı şişkinliğe, soğuk su ya da buzla kompres yapmak, şişi azaltabilir. Ayrıca, aşırı sıkmaktan kaçınılarak (yaralı üyede kanın normal dolaşımını engellememek için), burkulan eklemi sarmak gerekir.

Daha ciddi durumlarda, burkulma şiddetli bir ağrıya, önemli bir ödeme neden olabilir. O zaman hekime başvurmak gerekir; çünkü burkulmanın yanısıra, bir bağ yırtılması ya da bir kemik çatlaması olabilir.

Kırıklar: Çoğunlukla düşme sonucu ortaya çıkarlar: Çocuk, yaralı üyeyi kıpırdatamaz. Çeşitli kırık biçimleri vardır. Ayrışmasız kırıklarda, ilgili üyeyi bir atel ya da yarık alçı yardımıyla tesbit etmek gerekir; teşhis, röntgen filmiyle doğrulanır. Hekim, çocuğun kemik yeniden kaynayıncaya kadar taşıyacağı bir alçı hazırlar.

Ayrışmalı (yer değiştirmeli) kırıklarda, üye tesbit edildikten sonra, röntgen filmi çekilmeli, daha sonra kırık uçları yerine konup (uç uca getirilip) alçıya alınmalıdır. Bazı kırıklar «açık kırık»tır, yani kemik, deriden dışarı çıkar. Ayrıca, kolundan sertçe çeKİlen çocuklarda, kol kemiği kıkırdağının ayrıştığı (kemik ucu ayrışması) görülebilir. Bu durumda hekim, kemiği tesbit etmelidir.

Deri altında kan toplanması: Herhangi bir çarpma sonucunda, mavimsi renkli bir şiş biçiminde ortaya çıkar. Yayılmasını önlemek için, üstüne buz koymak gerekir.

Kasık fıtığı: Küçük erkek çocuklarda görülür. Apansızın ortaya çıkıp, şiddetli bir ağrıya yolaçar. Hemen bir hekime başvurmak gerekir. Bazen hekim, fıtığı yerine oturtmayı başarabilir. Bu durumda acil ameliyata gerek kalmaz. Fıtık yerine oturtulamıyorsa, vakit geçirmeden ameliyat edilmelidir. Genel uyulurum altında yapılan ameliyatın geleceği iyidir: Çocuk kısa sürede ayağa kalkar.

Güneş çarpması: Yaz mevsiminde çok uzun süre güneş altında kalmış çocuklarda görülür. Çocuk ateşli, hareketsiz ve baygın gibidir, ciddi durumlarda çırpınmalar görülebilir. Çocuğa aspirin tipinde bir ateş düşürücü eklenmiş su vermek ve serin bir yerde dinlendirmek gerekir. Koruyucu önlem olarak, çocuklar uzun süre kızgın güneş altında bırakılmamalı, başlarına bir şapka takmalıdır.

Yaralar: Yara bıçak ya da jiletle yapılmış küçük bir kesik biçimindeyse, mikroptan arındırıldıktan sonra, kanın durması için gazlı bezle sarılır. Kaş kemeri yarılması ya da derin bir kesik gibi daha tehlikeli yaralarda, çocuk hastaneye götürülmeli, yerel uyuşturum altında yara dudakları dikilerek yan yana getirildikten sonra sarılmalıdır. Yara aşırı kanıyorsa, çocuk en yakın hastaneye götürülmelidir. Hastaneye götürmeden lastik sargı ya da iple sıkmamak gerekir; çünkü bu sargı gereğinden uzun süre çözülmeden bırakılırsa (en çok 1 saat), kangrene yolaçabilir. Kan kesik kesik fışkırıyorsa (rengi de çok kırmızıdır), bir atardamar kesilmiş demektir. Yaralı üye havaya kaldırılıp parmakla ya da gazlı bez tamponuyla atardamarın üstüne bastırılarak, çocuk hemen hastaneye götürülmelidir.

Suda boğulma: Su altında aşırı miktarda su yutma, solunumun durup bilincin yitirilmesine yolaçar. Bu durumda çok çabuk davranmak gerekir.Çocuk çok küçükse, yuttuğu suyu çıkarması için ayaklarından tutularak başaşağı sallanmalı. Yutak ve boğaz parmakla temizlenmeli, sonra sırtüstü yatırılıp (başı iyice arkaya yatık olmalıdır) hemen hastaneye götürülmelidir. Çocuk daha büyükse yan yatırılmalı, kurtaran kişi arkasına geçip, dizlerini çocuğun sırtına dayadıktan sonra, yuttuğu suyun ağzından çıkması için elleriyle karnına bastırmalıdır. Sonra, vakit geçirmeden ağızdan ağıza soluk verilmeli, yöntemi iyi bilmek koşuluyla, kalbe dıştan masaj yapılmalıdır.

Kafa çarpma: Çocuk merdivenden, parklardaki kayma yerinden düşüp ya da trafik kazaları sırasında kafasını çarpabilir. Bunun sonucunda bilincini yitirebilir, başında yaralar açılabilir. Kafa kemiklerinde kırık olabilir. Teşhis, röntgen filmiyle konmalıdır. Kazanın hemen arkasından, çocuğu sarsmadan sırtüstü yatırmak, başını arkaya doğru gererek, çenesini yukarı kaldırarak solunum yollarını rahatlatmak, ağız ya da burun deliklerinde bulunabilecek toprak, kum gibi şeyleri temizlemek gerekir. Çocuk soluk almıyorsa, yapay solunum uygulayıp, hiç vakit geçirmeden hastaneye götürmek gerekir.

SONUÇ: Acil durumlarda hemen bir hastaneye telefon edilip, ne yapmak gerektiği sorulabilir. Ayrıca, evde yakındaki bir cankurtaran servisinin telefon numarasının bulundurulması, son derece yararlı olur.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ