Adi Ardıç

14 Eylül 2009
883 kez görüntülendi

Adi ArdıçAdi Ardıç
(Juniperus communis)

Servigiller familyasındandır. Adi ardıç da denir.
Keltçe “buruk, sert lezzetli” gibi anlamları olan juniprus sözcüğünden gelir, Communis ise, “ortak, müşterek, yaygın” gibi anlamlar taşır.)
Servigillerin diğer bütün üyelerinde olduğu gibi bu da kışın yapraklarını dökmez. Hoş kokulu yaprakları, körpeyken iğne; bü¬yüyünce tığ gibi görünür. Çiçeklenme dönemleri şubat-nisan aylarıdır, sarımsı-yeşilimsi çiçekleri fazla dikkat çekmez. Yuvarlak meyvelerinin (kozalak) en büyükleri 1 cm’lik bir çapa ulaşır.
Anayurdu Akdeniz havzasıdır. Bugün Antartika’dan Kuzey Amerika’ya kadar bütün dünyaya yayılmıştır.
Ardıç güneşi severse de toprak seçmez; kurak yerlerde bile kökleriyle derine inerek suya ulaşır. Türkiye’de Trakya, Ege ve Akdeniz’de bol miktarda bulunur. 1100 – 2.600 metrelerde Uludağ, Kazdağı, Murat Dağı, Erciyes dağı, Nemrut dağı gibi dağlarda yaygındır. Ege ve Akdeniz’de 5-6 metre boy yapabilenleri varsa da, Marmara bölgesinde, örneğin Uludağ’ın yüksek kesimlerinde 30-40 cm boyunda, sık dallı bir çalı görünümünde olanları da vardır.
Ormanlarımızın yüzde 8-9’u, yani 1.100.492 hektarlık alan ardıçlarla kaplıdır. Ancak yüzlerce yıl önce Anadolu’nun iç ve doğu bölgeleri de ardıç ormanlarıyla kaplıyken, bugün buralar ne yazık ki yarı çöl konumundadır. Yeni ardıç ağaçlarının yetişmesi için ardıçkuşunun ardıç kozalaklarını yiyip bunun tohumlarını dışkıyla dışarı atması gerekmektedir.
Meyveler birinci yılın sonbaharında yeşilimsi, ikinci yılın eylül-kasım aylarında, siyahımsı mor renge dönüşür. Bu renge ulaştıklarında toplanıp gölgede kurutulur.
Eski Mısır’da sindirim kolaylaştırıcı ve bağırsak parazitlerine karşı kullanılmıştır. Eski Yunan’da da Hippokrates (İÖ 460-377) tarafından vebaya karşı, Yaşlı Plinius (23-79) ve Galienus (131-201) tarafından da karaciğeri temizlemek ve öfkeli mizacı gidermek için önerilmiştir.
Ardıç ağacı simyacılarca felsefe taşı yapımında da kullanılmıştır.
Dayanıklı yapısından dolayı Romalılarda Jüpiter’e (Zeus) adanmıştır. Ayrıca, cadılardan korunma amacıyla evlerin önlerine ardıç dikilmiş ya da kapılara ardıç dalları asılmıştır. Yılanları kovmak için ardıç yakılmıştır.
Bugün de Fransa’nın kimi bölgelerinde şans getirmesi için yılbaşı gecesinde ardıç yakılır ya da insanlar üzerlerinde ince bir ardıç dalı taşırlar. Tibet’te hacılar hastalıklara karşı ardıç yaprakları yakarlar. İskoçyalılar özellikle savaşlarda alınan yaralara, yanıklara ardıç lapası sürerlerdi. Ardıcın baharat olarak ve mutfakta kullanılan kısmı iki yılda olgunlaşan meyveleridir, bunlar yemeklere bir çeşni, içkilere buruk bir lezzet katar. Asitli, şekerli ve reçinemsi bir lezzettir bu.
Tohumlar lahana turşusuna ve salamuralara, cine, martiniye ve bazı biralara koku verici olarak girer. Ezilerek etli böreklere, et yemeklerine, zeytinyağlılara eklenir.
Cin: Hollandalı Dr Franciscus Sylvius adındaki bir ilaç kimyageri, böbrek rahatsızlıklarını tedavi etmek amacıyla bir ilaç geliştirmek isterken ardıç meyveleriyle alkolü birlikte damıtmış ve bugün Cin adıyla bilinen içeceği bulmuştur. Cinin içine, mayalandırılmış tahılın yanında; kişniş tohumu, süsen, melek otu kökü, meyan kökü, badem, tarçın, karaman kimyonu, kakule, rezene, anason, kurutulmuş limon ve portakal kabuğu gibi bitkiler de girer. Bu koku ve lezzet verici maddelerin çeşitlerine ve oranlarına göre her cin üreticisinin dışarıya sızdırmak istemediği kendine özgü bir formülü ve her firmanın ayrı tadımlı bir cini vardır.
(Cin sözcüğü Fransızcada ardıç meyvesi anlamına gelen “genievre” sözcüğünün,
ingilizceye dönüşmüşünün kısaltılmışından Türkçeye geçmiştir…)
Ardıcın bileşiminde glikoz ve sakaroz, reçine, acı madde, uçucu yağ, tanenler,
flovonoitler, çeşitli asitler, kükürt, bakır, kobalt, az miktarda demir ve aliminyum
mineralleri bulunur.
Ardıcın mikrop öldürücü, iltihap giderici, güçlendirici, spazm çözücü, idrar söktürücü, terletici, ağrı kesici, mide güçlendirici, sindirim kolaylaştırıcı, karaciğer güçlendirici, iştah açıcı etkileri vardır. Damar sertliği, kalp yetmezliği, romatizma ağrıları olanlara, gut hastalarına, kas hastalığı çekenlere, şekere, ishale, kısırlığa,
idrar yolları rahatsızlıklarına, âdet düzensizliklerine, depresyona karşı kullanılır.
Bunun için 10-20 gram kozalak (meyve) 1 litre (5 bardak) kaynar suyla demlenir ve günde 2-3 kez birer bardak içilir. Halk hekimliğinde meyveler dövülüp toz haline getirilerek de kullanılır. Romatizma ve çeşitli kas rahatsızlıklarına dışardan sürmek de yararlıdır. Dikkat, ardıç en çok altı hafta kul¬lanılır, hamilelere ve böbrek hastalarına yasaktır!
Bazı türlerin dal ve yapraklarından damıtılan ardıç esansı parfümeri ve ilaç sanayiinde kullanılır.

Sponsorlu Bağlantılar

Adi Ardıç Konusuna Ait Etiketler

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yukarı Çık