Bebeklere Aşı ile Bağışıklık Sağlama

5 Şubat 2011
815 kez görüntülendi

Aşı nedir?

Canlı fakat hastalık yapma gücü azaltılmış veya öldürülmüş (inaktive edilmiş) mikropların vücuda verilmesi ile bağışıklık sisteminin canlandırılmasıdır.

Aşılamanın önemi nedir?

Aşılama bütün dünyada yaygın olarak kullanılan bazı hastalıklara karşı korunma tedbiridir.

Bebek ölümlerinin çoğu bulaşıcı hastalıklara bağlıdır. Etkili bir aşılama programı ile bu hastalıkların önlenmesi mümkündür. Bu nedenle aşılama çalışmalarına önem verilmesi ve bağışıklama konusunda daha iyi yöntemlerin geliştirilmesi bebek ölümlerini büyük ölçüde azaltacaktır.

Yapılan araştırmalara göre her yıl 0-5 yaş arasındaki milyonlarca çocuk, aşı ile önlenebilir hastalıklardan ölmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde doğan bebeklerin %1’i yenidoğan tetanozundan, %2’si boğmacadan, %3’ü kızamıktan ölmekte; %0,5’i çocuk felcinden sakat kalmaktadır. Ülkemizde de her yıl onbinlerce çocuğun aşı ile korunalabilen hastalıklardan öldüğü tahmin edilmektedir.

Ülkemizde uygulanan aşı takvimi nasıldır?

Bir ülkede uygulanacak aşıların seçiminde, o toplumda aşı ile korunalabilecek hastalıkların sıklığı, aşının etkinliği ve bu aşılamayı yapacak sağlık örgütünün kaynaklan gözönüne alınır. Buna göre ülkemizde de bazı aşıların yapılmasına öncelik verilmesi gerekmektedir.

Doğumu izleyen günlerde B tipi sarılık aşısının birinci dozu yapılır. İlk dozdan bir ay sonra ikinci doz (2.ayda), ikinci dozdan 5 ay sonra (6.ayda) üçüncü doz kas içine uygulanır. Daha sonra sadece risk gruplarında beş yılda bir test yapılarak gerekirse tekrarlanır. Yenidoğan döneminde B tipi sarılık aşısı başlanmamış olan bir çocuk sağlık ocağına gelmişse, karma aşıları ile birlikte aynı doz şeması farklı bölgelere aynı anda uygulanabilir (Çocuklarda aşı takvimi çizelgesi).

2.ayın sonunda BCG (verem) aşısı sol omuza cilt içine uygulanır. Daha sonra ilkokul 1.sınıfta tekrarlanır. Genel olarak BCG aşısının tüberkülozda (verem) koruyucu etkisinin %70-80 oranında olduğu kabul edilir.

İnsanlarda bu aşının en büyük yararı, miliyer tüberküloz ve tüberküloz menenjit gibi hastalığın ağır komplikasyon-larınm gelişmesini büyük ölçüde azaltmasıdır. BCG aşısının diğer aşılarla birlikte uygulanmasının bilinen bir sakıncası yoktur. Bu nedenle 2.ayın sonunda BCG aşısı ile birlikte DBT (Difteri-Boğmaca-Tetanoz) karma aşısı vo ağızdan polio (çocuk felci) aşısı da uygulanmalıdır.

DBT karma aşısı kol ya da bacak adalesi içine yapılırken, çocuk felci aşısı ağızdan damla şeklinde uygulanır DBT ve ağızdan çocuk felci aşısının ikinci dozu ilk dozdan bir ay sonra, yani 3.ayda, üçüncü dozu ise 4.ayın sonunda yapılır.

9. ayın bitiminde kızamık aşısı cilt altına veya kas içine uygulanır.

DBT karma ve ağızdan çocuk felci aşısının dördüncü dozu üçüncü dozdan bir yıl sonra yapılır. Bundan sonra pekiştirme, yani bağışıklığı canlandırma dozlarına şöyle devam edilir; İlkokul 1.sınıfta ağızdan çocuk felci aşısı, DT (boğmacası çıkarılmış difteri-tetanoz karma aşısı) ve daha önce de bahsedilen verem aşısı yapılır.

İlkokul 5. sınıfta erişkin tipi difteri aşısı içeren difteri-tetanoz (dT) uygulanır. Lise 1 .sınıfta dT veya elde dT yoksa yalnız tetanoz (T) yapılır. Ayrıca dT veya T aşısının her on yılda bir tekrarlanması önerilir.

O Yapılması faydalı olan diğer aşılar nelerdir?

1) Kızamık-kızamıkçık-kabakulak (MMR) aşısı: Bu

üçlü aşı ile kabakulak ve kızamıkçığa karşı koruyuculuk sağlanmakta, ayrıca kızamık aşısının tekrarı da yapılmış olmaktadır. İdeali 15.ayda olmakla birlikte 9.ayda kızamık aşısı yapılmamış ise bu aşı 12-15 ay arasında da yapılabilir.

4-6 yaş arasında ikinci dozun uygulanması bu hastalıklara karşı muhtemelen ömür boyu bağışıklık sağlamaktadır.

Kabakulak, kızamık ve kızamıkçık gibi hastalıklar çocukluk çağında bir kez geçirildiğinde ömür boyu bağışıklık bırakan hastalıklardır. Eğer bu hastalıkların geçirildiği kesin olarak biliniyorsa geçirilen hastalığa karşı yeniden aşılamak gereksizdir. (Oysa difteri, tetanoz, boğmaca ve çocuk felci gibi hastalıkları geçirmiş olsalar bile, bu çocuklara iyileştikten sonra aşılama yapılmalıdır veya kaldığı yerden devam edilmelidir. Sadece boğmaca aşısı yaş ilerledikçe yan etkileri olacağı için 6 yaşın üzerinde yapılmaz.)

2) Hemofilus influenza tip b (Hib) aşısı:

Bugün için sağlık ocaklarında mevcut olmayan, ancak imkanı olan tüm sağlıklı çocuklara da tavsiye edilen bir aşıdır. Bu aşı çocuklarda orta kulak iltihabı, zatürre ve bazen de menenjit gibi çok sayıda sistemik hastalığa neden olabilen hemofilus influenza tip b (Hib) adındaki mikroba karşı korumaktadır. İlk 6 ay içinde (bebeklik döneminde) uygulanırsa; 4-8 hafta (1-2 ay) ara ile 3 enjeksiyon, 3.doz-dan 1 yıl sonra (15-18 aylıkken) tekrarı yapılır.

6-12 aylık çocuklarda başlanacak ise 4-8 hafta arayla 2 enjeksiyon, 2.dozdan 1 yıl sonra tekrarı yapılır.

1-5 yaş arası çocuklarda tek enjeksiyon yeterlidir.

Beş yaşından sonra sadece invaziv (ağır) Hib hastalığı yönünden risk taşıyan, dalağı herhangi bir nedenle çıkarılmış olanlar ve orak hücreli kansızlığı olan çocuklarda aşı uygulaması önerilir. Bu istisnai durumlar dışında 5 yaşından sonra aşı yapılması gerekmez.

Hib aşısının uygulamaya girmesinden ve özellikle rutin aşılama şemalarında yer almasından sonra, Hib menenjiti sıklığında çok belirgin bir azalma saptanmıştır. Bu sayede gelişmiş ülkelerde bu hastalığın kökünün kazınması noktasına yaklaşılmıştır.

3) A tipi bulaşıcı sardık aşısı (Hepatit A aşısı):

2 yaşından sonra uygulanır. İlk aşı dozunu takiben 6-12 ay sonra uygulanan 2.enjeksiyon ile etkili bir koruyuculuk sağlanır.

Hepatit A aşısı henüz hiçbir ülkede rutin olarak uygulanmamaktadır. Rutin aşılama ancak hepatit A sıklığı düşürülürse gündeme gelebilir. Şu anda sadece risk gruplarının aşılanması önerilmektedir.

-► Çocuk bakım evinde kalanlar ve çalışanlar,

-> Akut hepatit Alı hastalarla aynı evde yaşayanlar ve yakın teması olanlar,

-» Temizlik işçileri,

–> Gıda sektöründe çalışanlar ve

-> Sağlık personeli gibi gruplar aşının yapılması önerilen risk gruplarıdır.

4) Suçiçeği (Varisella) aşıss :

Cilt altına uygulanır ve 12 ayın üzerindekilere yapılır. 12 ay ile 13 yaş arasındakilere tek doz, 13 yaşından büyüklere bir ay arayla 2 doz önerilir.

Su çiçeği erken çocukluk döneminde, büyük çocuklarda ve erişkinlerde ağır seyrettiği için, hastalığı geçirmemiş sağlıklı çocukların suçiçeği aşısı ile aşılanmaları bir çok hekim tarafından önerilmektedir.

Ayrıca enfeksiyonun büyük risk taşıdığı kişiler örneğin sağlık personelinin ve immun suprese (bağışıklık sistemi baskılanmış) kişilerin, ev-içi temas olasılığı nedeniyle aşılanması önerilmektedir.

Yine hastalığı geçirmemiş, fakat hastalığa maruz kalma riski yüksek olan kişilerin ve çocuk doğurma yaşındaki kadınların da aşılanması uygun olur.

5) Grip (İnfluenza) aşısı :

6 aydan büyük, risk faktörlerini taşıyan çocuklar için aşının sonbaharda yapılması önerilmektedir. Koruyuculuk süresi bir yıldır.

Risk grubuna girenler düzenli tıbbi takibi gerekli olanlardır.

-> Astım veya diğer kronik akciğer hastalıkları,

-> Önemli kalp hastalıkları,

-> Bağışıklık sistemi baskılanmış veya baskılayıcı tedavi alanlar,

-► Uzun süre aspirin tedavisi gerektiren romatoid artrit, Kavvasaki hastalığı olanlar,

->  Diabet (şeker hastalığı), -> Kronik böbrek yetmezliği,

-> Kronik metabolik hastalığı olanlar önerilen hasta gruplarıdır.

Ayrıca influenza ile enfekte olma şansını azaltmak isteyen herhangi bir kişiye de grip aşısı yapılabilir. Yakın temasın olduğu okul, yatılı eğitim veren kurum ve spor takımının elemanlarına aşılama önerilebilir.

Çocuklarda Aşı Takvimi Çizelgesi

Doğumda hemen : Hepatit B

1. ay aşısı : Hepatit B

2. ay aşısı : Karma (DBT-Çocuk felci) + Verem , Rotavirüs(1.) ve Pnömokok(1.)

3. ay aşısı : Karma (DBT-Çocuk felci), Rotavirüs(2.) ve Pnömokok(2.)

4. ay aşısı : Karma (DBT-Çocuk felci), Pnömokok(3.)

6. ay aşısı : Hepatit B

9. ay aşısı : Kızamık (kaldırıldı)

12. ay aşısı : Kızamık, kızamıkçık, kabakulak

12 – 14 ay aşısı : Suçiçeği

12-15 ay aşısı : Pnömokok (4)

18. ay aşısı : Karma (DBT-Çocuk felci)

24. ay aşısı : Hepatit A

30. ay aşısı : Hepatit A

4-6 yaş arası aşısı : Kızamık, kızamıkçık, kabakulak

4-6 yaş arası aşısı : DBT-çocuk felci

4-6 yaş arası aşısı : Suçiçeği

Ancak rutin immunizasyon şeklinde uygulanması bugün için gerekli değildir.

Altı ay üç yaş arasındaki çocuklar için ilk defa aşılanıyorsa bir ay ara ile iki yarım doz, daha önce aşılanmış ise bir yarım doz yapılır.

İlk defa aşılanan 3-9 yaş arasındaki çocuklara bir ay ara ile iki tam doz, 9 yaşın üzerinde ise tek tam doz; uygulanması yeterlidir.

Çocuklara hizmet veren sağlık personeli, yüksek riskli çocuklar ile temas halinde olan diğer çocuklarında aşılanması önerilebilir.

Bazı özel durumlarda uygulanan aşılar var mıdır?

Bazen bulaşıcı hastalık salgınlarında, normal zamanda yapılmayan aşıları uygulamak gerekli olabilir. Kolera ve tifo aşısı gibi aşılar buna örnek olarak gösterilebilir. Bu aşıların, hastalıkların salgın olarak görüldüğü bölgelere seyahat etmeden önce yapılması uygun olur.

Pnömokök ve meningokok aşıları da bu enfeksiyonlar için risk taşıyan çocuklara 2 yaş üzerinde hekim tarafından önerilen aşılardır.

Kuduz aşısı:

Kuduz, sonu daima ölümle biten korkunç bir hastalıktır. O nedenle kuduz ya da kuduz şüphesi olan hayvan tarafından ısırılma durumlarında acil yapılması gereken 3 tedbir vardır.

1)  Mümkün olan en kısa zamanda yaranın sabunlu ve antiseptik solüsyonlar gerekir.

2)  İnsan kuduz immunglobulini (HRIG) kilo başına 20 Ünite (İÜ) yara içine ve çevresine tatbik edilir.

3)  1 mi human diploîd celi vaccine (HDCV) adı verilen insan hücrelerinde üretilmiş virüsten elde edilen kuduz aşısı, büyük çocuklarda ve erişkinlerde omuz adalesi içine, küçük çocuklarda uyluk adalesi içine 0, 3, 7, 14 ve 28. günlerde toplam 5 doz uygulanır.

Hamile annelerin aşılanması sakıncalı değil mi?

Genel olarak hamilelerin canlı virüs aşıları ile aşılanması sakıncalıdır. Bunun iki istisnası vardır. Gerekli olduğu durumlarda sarı humma aşısı ve yakın zamanda çocuk felci hastalığına maruz kalma riski varsa (ülkelerarası seyahat durumunda salgın varsa ve gebeye bulaşma ihtimali fazla ise) ilk 3 aydan sonra çocuk felci aşısı da yapılabilir. Mutlaka gerekiyorsa inaktif çocuk felci aşısı tercih edilmelidir.

Canlı aşı yapılmış anne adaylarının üç ay içinde gebe kalmamaları da önerilmektedir.

Yenidoğan tetanozu ülkemizde oldukça sık görülen, tedaviye rağmen ölüm oranı yüksek, ancak aşılama ile korunulması mümkün olan hastalıklardandır. Özellikle riskli bölgelerde hamile annelere bir ay ara ile 2 doz tetanoz aşısının uygulanmasıyla yenidoğan bebek tetanozdan korunmuş olur.

Ayrıca hamilelere gerekli görüldüğü hallerde 3. aydan sonra B tipi hepatit aşısı ve kuduz aşısı da yapılabilir.

Özet olarak gebelikte hiçbir aşı gereksiz yere uygulanmamalıdır. Sadece anne önemli bir hastalığa karşı bağışık değilse ve bu hastalıkla karşılaşma riski çok yüksek ise, hastalığın ve aşının doğacak bebek üzerindeki etkilen göz önüne alınarak doktor tarafından karar verilmeli, mümkünse aşıların inaktif şekilleri seçilmeli ve gebeliğin ilk 3 ayında yapılmamalıdır.

Aşılar arası sürenin önemi nedir?

Bazı aşılarda yeterli bağışıklık oluşturmak ve bağışıklığın aynı düzeyde devam etmesini sağlamak için, aşının belirli aralıklarla tekrar edilmesi, pekiştirme dozlarının yapılması gereklidir.

Bu aşılar arasındaki sürenin önerilenden herhangi bir nedenle uzun olması, sağlanacak bağışıklık düzeyini genel olarak fazla etkilememektedir. Yani pekiştirme dozlarının yapılmasında herhangi bir nedenle gecikme olursa, aşı programının yeniden başlanmasına veya fazladan bir doz aşı yapılmasına gerek yoktur, aşı programına bırakıldığı yerden devam edilmelidir.

Bunun tersine, önerilenden daha kısa aralıklarla aşı yapılması, meydana gelen antikor (savunma cisimcikleri) düzeyini azaltarak, yeterli bağışıklık sağlanamamasına neden olabilir. Bu nedenle önerilenden daha kısa bir süre geçtikten sonra yapılan rapel (hatırlatma dozu) aşılar sayılmamalı, önerilen zaman geldiğinde tekrar edilmelidir. En doğru uygulamanın ülkemiz için belirlenen aşı takvimine tam olarak uyulması olduğu unutulmamalıdır.

Çocukluk çağı kombine aşıları nelerdir?

Çocukların aşı ile korunulabilir hastalıkların tümünden korunması, ilk yıl içinde yaklaşık 14-15 enjeksiyon yapılması ile mümkün olmaktadır. Bu da beraberinde sağlık kuruluşunun çok sık ziyaret edilmesini gerektirmektedir. Enjeksiyon sayısı ve ziyaret sıklığının fazla olması ailelerin aşıya uyumunu azaltabilmekte ve maliyeti arttırmaktadır. Bunun çözümü birden çok antijenin beraber verildiği kombine aşılardır.Kombine aşılar enjeksiyon sayısını ve sağlık kuruluşu ziyaret sayısını azaltması ile birlikte aşı programının basitleştirilmesini sağlar.

Ayrıca aşıya uyumu aşılama oranlarını arttırarak hastalık kontrolünü daha İyi sağlar. Aşılama maliyetlerini de azaltabilir.

Günümüzde lisans almış ve kullanımda olan bazı konv aşılar şunlardır:

DaBT (aselüler boğmaca içeren karma aşı)’nın tercih edildiği durumlar şunlardır.

1)  DBT (tam hücreli boğmaca içeren karma aşı) sonrası aşağıdaki tabloların oluşması halinde aşı takvimi DaBT ile sürdürülmelidir.

a)  Çığlık atarak 3 saat sürekli ağlama

b) 72 saat içinde havale geçirme

c) 40.5 QC üzerinde ateş

d)  Ensefalopati (şuur kaybına yol açan beyin hasarı) gelişmesi

2)  Progressif nörolojik hastalıkları (İlerleyici beyin hastalıkları) olan bebeklerin tüm karma aşıları DaBT ile yapılmalıdır.

Aşılar hakkında son söz

Geleceğimizin güvencesi olan çocuklarımızı sağlıklı olarak yetiştirebilmek için aşı ile korunabilir hastalıklara karşı zamanında aşılamaya özen göstermeliyiz.

Yakınlarımıza, tanıdıklarımıza aşılamanın önemini anlatmalıyız.

Sağlık kuruluşlarında parasız olarak sunulan bu hizmetten en iyi şekilde yararlanmalıyız.

Aşıların kısırlığa yol açtığı şeklindeki tamamen uydurma olan söylentilere inanarak aşıları ihmal etmek çok büyük bir yanlışlıktır.

Sponsorlu Bağlantılar
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yukarı Çık