Bekâret Kızlık Zarı

Bekâret Kızlık Zarı

Bekâret
Hunlar ile Göktürklerde zina büyük bir suçtur. Bilhassa kadınlar için, Doğu’daki geri Proto-Moğol kavimlerinde ise, kızlar serbesttirler ve serbest evlenme usulü ile evlenirler. Çin’de de kızın bekâ­reti çok mühimdir. Bu inanış Hunlar ile Göktürklerde olmasaydı, Çin kaynakla­rı onları ağır olarak suçlarlardı. Bu ko­nu üzerinde, zina ve namus maddesinde duracağız. Anlaşıldığına göre XI. yüzyıl­da gerçek bakire kıza “yinçke kız” yani ince kız diyorlardı. “İnce kişi” de ibadet eden, Tanrı yolundan ayrılmayan kişi­dir. Bakire kıza,’ halk dilinde ve biraz da kabaca “kapaghg kız” denirdi. Nitekim bu konuda suç işlemen ve kız bozanlar için “kızadi” veya “kapadı” sözler kullanılıyorlardı. Bu, bir suçtu. Göktürk yazıtlarında ise bakire karşılığı olarak kullanılan söz, “silig” veya “silig kız og-lı” idi. Aslında eski Türkçe’deki silig veya silik sözü temiz, saf demektir. Son­radan bu sözün mânası genişlemiştir. Bu söz İslâmiyet’teki “bikr-i hakikî” karşılığı olarak söylenmiştir. Bikri hükmî’nin eski Türklerde karşılığını ise bilmiyoruz. İslâmiyet’teki bu hükme gö­re, kız ince veya silig olamazdı. Evlen­memiş bekâr kıza, “ev kızı” da deniyor­du. Dede Korkut’ta “beker kız” deyimi­ni gördüğümüze göre, Oğuzlar evlenme­miş kıza artık “bekâr” diyebiliyorlardı.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ