Boz Ot

Boz Ot

BOZOTBoz Ot
(Marrubium vulgare)

Ballıbabagiller familyasındandır. Diğer adları Köpek otu, Köpekayası, Akköpek otu, İt sineği, Karaderme, Kukas otu, Mayasıl otu.
{Marrubium, İbranicede “acı özsu” demek olan marrob sözcüğünden gelir; vulgare ise “bildik, yaygın, herkesçe bilinen” demek.)
20-60 cm boylarında; kare kesitli, ince tüylü, beyaz renkli, dallara ayrılan bir
gövdesi olan, hoş kokulu, çok yıllık, otsu bir bitkidir. Karşılıklı dizilişli, dişli kenarlı, buruşuk görünüşlü, yüreğimsi yapraklarının üst yüzleri, ince açık yeşil tüylü, alt yüzleri beyaz yünsü tüylüdür. Yaprak uçlarında da yün gibi örtüler bulunur. Bitkinin ikinci yılında mayıs-eylül aylarında yaprakların koltuğunda tutamlar halinde iki dudaklı, küçük, beyaz çiçekler çıkar. Bunlar, 2 mm uzunluğunda, gözyaşı biçimli, parlak koyu kahverengi tohumlara dönüşür.
Anayurdu Güney Avrupa’dır. Kuzeyi hariç bütün Avrupa’da, Akdeniz çevresinde, Asya’da, ABD, Kanada ve Meksika’da, Yeni Zelanda’da, | Avustralya’da, Türkiye’de 1500 metre yüksekliğe kadar olan hemen her yerde kendiliğinden yetişir.
Bitkininin bol güneşli tarla, bahçe ve hatta evlerde yetiştirilmesi mümkündür, ilkbahar sonunda tohumlar ekilir, yaz sonunda fideler 30 cm aralıklarla şaşırtılır…
Antik dönemde Mısırlılar onu öksürüğe karşı olduğu kadar, çeşitli zehirlere karşı panzehir olarak da kullanmışlardır. Eski Yunanlılarsa daha çok kuduz köpek ısırmalarına karşı. Eski Hint tıbbı Ayurveda’da, Avustralya, Kuzey Amerika yerlilerindeyse daha çok solunum yolları rahatsızlıkları için kullanılmıştır.
Hippokrates (İÖ 460-377) ve ardılları, birçok hastalığı bununla iyileştirmişlerdir, insanlar bu marifetli otun büyülü gücü olduğuna, kötü ruhları kovduğuna inanmışlardır. Musevilerin Hamursuz bayramının geleneksel bitkilerin-dendir.
Yapraklar ve çiçekli dallar mayıs-haziran aylarında toplanıp kurutulur, baharat olarak kullanılır. Koku verici olarak şerbet, şurup gibi bazı içeceklerle şekerlemelere katılır. Bazı reçellere, ingiltere’de de bira yapımına girer.
15-17. yy Osmanlı Saray yemekleri içinde, “Kendene çorbası” adıyla bozot çorbasının da bulunduğunu öğrenmek insana heyecan veriyor!
Günümüzde Bursa Karacabey’den alınan bir bal örneği üzerinde yapılan incelemede en çok poleni bulunan bitkinin bozot olduğu görülmüştür.
Bileşiminde potasyum nitrat, marrubiin adlı acı madde, saponin, tanenler, reçine, helme ve bolca C vitamini bulunur.
Çiçekli dalları idrar, gaz ve balgam söktürücü, safra artırıcı, göğüs yumuşatıcı, spazm çözücü, terletici, kurt düşürücü, ağrı kesici, mide iyileştirici, zayıflatıcıdır.
iştahsızlık, uykusuzluk, bronşit, astım, selülit, kalp, karaciğer, akciğer, ateş, öksürük, sinirlilik, şişmanlık, âdet düzensizlikleri gibi rahatsızlıklara iyi gelir.
Bu şikâyetler için 2 çorba kaşığı kuru bitki, yarım litre kaynar suya atılıp demlenir, günde 3-4 kez yemeklerden önce birer çay bardağı içilir. Kalp ve akciğer problemleri için içiliyorsa bal ile karıştırmakta yarar vardır.
Kaynatılmış suyu yaralara, egzamaya dışardan uygulanır.
Soğuk algınlığı başlarken 9 adet bozot yaprağı kıyılıp 15 mi balla karıştırılıp yenirse şikâyet ortadan kalkar. Aynı işlem gerekirse birkaç kez tekrarlanır.
Eczanelerdeki çeşitli şurup ve pastillerin yapımına girer.
Dikkat, hamile hanımların kullan-mamaları gerekir!
Parfümeri sanayiinde de kullanılır.
Kurutulmuş çiçekleri çiçek düzen-lemelerinde yer alır.
Yaprağından demlenen çay ağaçlardaki pamukçuk bitine karşı kullanılır, bunun için sıvı, el pompasına doldurulup sıkılır.
Aynı sıvı bir tabaktaki bir miktar süte karıştırılıp bırakılırsa süte gelen sinekler ölür.
Veteriner hekimlikte de hayvanların irinli yaralarının üzerine lapa olarak uygulanır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ