Çırpınmalar

Çırpınmalar

Çırpınmalar başlı başına bir hastalık değil, belirtidir. Bir hastalık bulunduğunu gösterirler. Tehlikeleri, özerk sinir sistemi bozukluklarıyla (kalp, solunum, bilinç bozuklukları) birlikte olmalarından ve en şiddetli durumlarda bu bozuklukların ölümle sonuçlanabilmesinden ileri gelmektedir. Bu nedenle, çocuğun çevresindekilerin çırpınmaları teşhis edebilmesi, tanımını yapabilmesi ve süresini saptayabilmesi gerekir.

NEDENLER

1. Beyin zarları iltihapları: Beyin zarları iltihapları (menenjitler), sık ras-lanmaları ve acil tedavi gerektirmeleri nedeniyle düşünülmesi gereken ilk nedendir. Çırpınma görüldüğünde belkemiğine iğneyle (girilerek sıvı alınmasının nedeni budur. İrinli ya da verem kökenli beyin zarları iltihaplarında, antibiyotik tedavisi gereklidir, virüs kökenli beyin zarları iltihaplarıysa, kendiliklerinden iyileşebilirler.

2. Zehirlenmeler: Teofilin. kurt düşürücü ilaçlar, piperazin ve penisilin gibi bazı antibiyotikler, çok yüksek dozda verilirlerse çırpınmaya neden ol ahi lirler.

3. Süt bebeklerindeki nedenler: Çoğunlukla bir travma sonrasında oluşan karın sert zarı altı kan toplanması, bıngıldağa iğneyle girilerek ortaya çıkarılır. İvegen su yitimi, kan şeker düzeyi düşüklüğü (kan kalsiyum düzeyi düşüklüğü sonucunda ortaya çıkan beden sıvıları dengesi bozuklukları), hemen kan incelemesi yapılarak belirlenir. Beyin hastalıklarının da çeşitli nedenleri vardır.

38°C’ı aşan nöbetlerin yaptığı yüksek ateşe bağlı çırpınmalar (havaleler), 6 ay-2 yaş arasında başlar, 4 yaştan sonra azalır. Tekrarlamalara sık raslanmakla birlikte, bu çocuklardan uzun dönemde yalnızca 15’inde sara görülür. Tedavi, çocuğu serin örtülere sarmağa, başına buz kesesi koymaya, günde 5 kez aspirin, 2 kez de barbitü-rak asit türevleri vermeye dayanır. Ateşli durum süresince her ateş nöbeti, önceden sistemli biçimde barbitürik asit türevleri verilerek karşılanır.

Hıçkırarak kasılma nöbetleri genellikle ilk aylarda, öfke anlarında başlar: Çocuk ağlar, soluğu kesilir, rengi mavileşir, hiç soluk alamaz olur; çoğunlukla bu durumu bilinç yitimi ve birkaç çırpınma izler. Bu nöbetler 5-6 yaşma doğru iz bırakmadan yiter.

Bükülme kasınmaları yaşamın ilk ayında başlar: Bu kasınmalar sırasında çocuk, birini kucak-lıyormuş gibi başını, gövdesini, kol ve bacaklarını peşpeşe büker. Bu durumu çoğunlukla bir büyüme-gelişme bozukluğu izlediğinden, tedavilere karşın bu çocukların 2/3’si saralı ve geri zekalı olur; ötekiler iyileşir.

Çocuklardaki nedenler

Çocuklardaki çırpınmaya, metabolizma bozuklukları, urlar ve beyin hastalıkları neden olabilir. Sara, 3 yaşma gelmiş çocuklarda görülür; çırpınma nöbetleri tekrarlayıcıdır; sıklıkları nedeniyle gerçek bir hastalık halini almıştır; hastanede tam bir bilanço çıkarıldıktan ve herhangi bir beyin urunun sözkonusu olmadığı anlaşıldıktan sonra, gerçek neden belirlenememiştir. Doğum sırasındaki travmaların (sözgelimi ters geliş; doğum yardımı sırasında kaşık travması; ilk çığlıkların gecikmesi; yeniden canlandırmanın uzun sürmesi), çok uzun süre sonra, çocuk büyüdüğünde, hattâ yetişkin olduğunda nöbetlere yolaçabileceği unutulmamalıdır. Yalnızca bazı sara biçimlerinde kalıtımsal neden bulunabilmiştir. Sara, çocuklarda ya yaygınlaşmış büyük nöbet tipi nöbetler ya da küçük nöbet tipi nöbetler (bilinç yitimi, kassal sıçramalar, düşmeler) biçiminde (ergenlik çağında geçebilir) görülür; büyük nöbetle birlikte olabilir ya da küçük nöbetin yerini büyük nöbet alabilir.

TEŞHİS

Genellikle apansızın başlayan ve bıçakla kesilmiş gibi sona eren nöbetler sözkonusudur.

1. Süt bebeklerinde: Nöbetler her zaman yaygın, bilinç yitimi apan-sızdır; gözler kayar, yüz solgundur; kollarda ve bacaklarda, yüzde çoğunlukla belli belirsiz, göz kırpmaya ya da parmak çekilmesine benzer kopuk kopuk sarsılmalar görülür.’ Bazı bebeklerde de bedenin katılması, başın arkaya gitmesi ve bacakların gerilmesi biçimindedir. Her iki durumda da çocuk, soluk almakta güçlük çeker, morarır, ama 1-2 dakika sonra her şey düzene girer; gerginlik çözülür, çocuk gevşer, rengi yerine gelir, soluk alması düzelir ve uykuya dalar. Bu arada çoğunlukla farkına varılmadan (özellikle gece) geçip giden türden, göz kayması, kasların bir an için boşanması, bir elde ya da dilde birkaç titreme biçiminde hafif belirtili nöbetler de bulunduğunu unutmamak gerekir.

2.Çocuklarda: Büyük nöbet tipi yaygın nöbetler biçiminde (düşme, bilinç yitimi, sidik kaçırma, dil ısırma, birkaç dakika süreli koma), teşhis daha kolaydır. Ama bu durumda da, bazı çırpınmalar bayılma biçimine bürünür (aşırı kas gevşekliğiyle birlikte bilinç yitimi). Kısa süreli baygınlıklar (düşme olmaksızın birkaç saniye süreli bilinç yitimleri, hareketsizlik), kassal sıçramalar (omuz ve kalçalarda kas sarsılmaları; özellikle sabahları görülür, gündüz de tekrarlar), başın apansızın göğse düşmesi ya da külçe halinde yere düşme, küçük nöbeti oluşturan belirtilerdir. Dolayısıyle, nöbet halinde gelen, birkaç saniyeden birkaç dakikaya kadar değişik süreli bilinç yitimine neden olan ve çocuğun anımsayamadığı her türlü anormal dönem, çırpınma nöbetlerini akla getirir ve hızla önlem almayı gerektirir.

EVRİM

Düşme ya da bilinç yitiminden sonra her türlü yaygın nöbet, solunum bozukluklarına yolaçar. Bu solunum bozuklukları çok tehlikeli olabilir. Bronşları salgılar kaplar, hattâ soluk alma durabilir; o zaman, kan yeterli oksijen alamaz ve havasızlıktan boğulmaya ya da beyinde bozunlara yolaçabi-lir. Ayrıca, nöbetler tekrarlayarak aralıksız bir «hastalık durumu»’yaratabilir. Hemen alınması gerekli önlemler hekim çağırmak, çocuğun kendisini yaralamasını önlemek, sırtüstü yatırıp başını arkaya eğerek soluk almasını kolaylaştırmak, başını çarşafın ya da yastığın altına sokup boğulmasına engel olmaktır.

TEDAVİ

Çırpınmaların (havalelerin) nedeni bulunduğunda, gerekli özel tedaviye girişilir. Beyin zarları iltihapları, zehirlenmeler, metabolizma bozuklukları, beyin sert zarı altında kan toplanması ya da ameliyat edilebilecek urlarda, özel tedavi olanaklıdır. Özel tedavi olanağı bulunmayan durumlarda, hekim, nöbetler arasındaki süreyi artırmak amacını güden uygun ilaçlara başvurur. Önemli olan, tedavinin tam bir düzen içinde olması, gözetim olanağı yoksa tehlikeli uğraşların (yüzme, bisiklet) ya-saklanmasıdır. Ama, ana-baba bu arada, gözetim ile aşırı korumacılığı birbirine karıştırmamalı, çocuğa her dakika «kol-kanat» germekten kaçınmalıdır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ