Çocuk Felci

Çocuk Felci

Çocuk Felci ve Aşısı

Çocuk felci (Poliomiyelit)

Genellikle kirli su ve besinlerle, bazen solunum yolu ile bulaşabilen ateşli bir enfeksiyon hastalığıdır. Hastalık halsizlik, ateş, baş ağrısı, bulantı, kusma, karın ağrısı gibi yakınmalarla başlar. Daha sonra hastalık ilerleyerek beyin ve omurilikte tahribat yaparsa çocuğun kol ve bacaklarında felçler ortaya çıkar. Ağır seyreden durumlarda solunum felci ile koma ve ölüme neden olabilir.

Hastalığın etkin tedavisi olmadığı için korunma esastır. Öldürücü veya sakat bırakabilen bu hastalıktan en etkili korunma, çocukları mutlaka zamanında aşılamaktır.

Oral çocuk felci aşısı karma aşılarla birlikte sağlık ocaklarında yapılmaktadır. Diğer aşılardan farklı olarak ağızdan damla şeklinde verilir.

İnaktive çocuk felci aşısı enjeksiyon şeklinde uygulanan ölü bir aşıdır. Son derece güvenli ve etkin olan bu aşı, bazı firmaların geliştirdiği beşli aşılar içinde bulunmaktadır. Çocuk felcine karşı bireysel korunmanın sağlanmasında vazgeçilmez bir aşıdır.

Son yıllarda aşılamanın yaygın olarak uygulanması sayesinde ülkemizde bu hastalık çok azalmıştır. Aşılama sayesinde pek yakında hastalığın kökünün kazınması (eradi-kasyonu) ümit edilmektedir.

Günümüzde ender raslanmakla birlikte, çok tehlikeli bir hastalıktır. Solunum bozuklukları yaratabileceğinden, yaşamı tehlikeye sokabilir. Beden işlevleri açısından da, yeniden eğitim olanaklarına karşın, ciddi izler bırakabilir. Tek korunma yolu olan çocuk felci aşısı, bazı ülkelerde zorunlu kılınmıştır.

Yaz ve ilkbahar aylarında küçük salgınlar halinde yayılan bu hastalık, aşılanmamış kişileri etkiler. Sağlık koşullarının yüksek düzeyde olduğu ülkelerde, sağlık koşullarının yetersiz olduğu ülkelerin tersine, felç yapan biçimlerine daha çok, farkına varılmayan enfeksiyonlaraysa da az raslanır.

Hastalığa yolaçan virüslerin özellikle üç değişik kökü vardır. Bulaşma biçimi tam olarak bilinememektedir.

Teşhis: Kuluçka süresi tam olarak bilinmemektedir (ortalama 10-14 gün). Virüsün bedene yayılması 3-4 gün sürer ve apansızın başlayan yüksek ateş, sindirim bozuklukları (bulantı, kusma, ishal), omurga boyunca ağrılar, kas ağrıları ve baş ağrılarıyla nitelenir.

Muayenede, kas kütleleri üstüne basıldığında, baş ya da bacaklara çekme uygulandığında, ağrı vardır. Çoğunlukla grip ya da yalın bir enfeksiyon hastalığı sanılan bu evreden sonra hastalık gelişirse, ensede sertleşme ve torbada sidik birikmesi görülebilir. Felçler hızla yerleşerek, çok kısa bir süre (2-3 günde) içinde azami düzeye ulaşır; genellikle bacak kaslarını etkilerler; gevşek, dağılımları çok düzensiz ve bakışımsızdırlar; bir kastan ötekine ya da bir üyeden ötekine farklılık gösterirler. Refleksler yiter, Ateşin düşmesiyle birlikte felcin yayılması da sona erer ve aylarca, hattâ 1 yıl sürebilen gerileme dönemi başlar.

Felçli üyelerde, kas kütleleri hızla erir; hareket yeteneğini korumuş kas grupları kasılarak, kalıcı biçim bozukluklarına yolaçar. Bu durumu elden geldiğince önlemek için kasların çalıştırılmasına ve hastada kas yeniden eğitimine elden geldiğince erken başlamak ve bıkmadan sürdürmek gerekir.

Felcin gerilemesi çok uzun sürdüğünden, hastalıktan etkilenmiş bütün kasları, elden gelen en yüksek ölçüde kurtarmak için savaşılmalıdır. 1, hattâ 2 ya da 3 yıldan önce, kalıcı izlerden sözedi-lemez. Sakatlıklar, kol ve bacaklarda olduğu kadar gövdede de yeralabilir (bacakların birinde ya da her ikisinde felç; eklemlerin birinde felç; bir ayakta sakatlık; bir omuzda hareketsizlik ve düşüklük).

Hastalığın öteki biçimleri: Hastalığın soğanilikte felç yaparak solunum merkezini etkileyen biçimi, son derece tehlikelidir; ölümle sonuçlanabilir. Raslanma sıklığı yüzde 6-20 arasında değişir. Öksürüğün sıkıntılı olması, ses bozuklukları, yutma ve yutkunma güçlükleri bu biçimi akla getirmelidir.

Göğüs kaslarındaki felç, hafif ya da büyük ölçüde solunum güçlüklerine yolaçacak kadar ciddi olabilir. Çok hafifse, gerileyerek tam olarak iyileşebilir. Bazen öyle ciddidir ki, solunum etkinliği yardımsız gerçekleşemez. Çocuğun aygıtlar yardımıyla (çelik ciğer) soluk alması zorunlu olur. Kendiliklerinden iyileşebilen felçsiz biçimler de vardır; bunlar, beyin iltihabı ve ivegen beyin zarları iltihabı belirtileri verir.

En hafif durumda, hastalık sinirsel hiç bir belirti vermeden hafif ve olağan sayılabilecek bir ateşle geçirilir ve çoğunlukla farkına varılmaz.

Tedavi: Felçlerin ortaya çıkması ve yayılması henüz önlenememektedir; tek yapılabilecek şey, hastalığın bırakacağı izlerin önünü almaya çalışmaktır. Başlangıçta dinlenme öğütlenip, ateş düşürücü ve yatıştırıcı ilaçlar verilerek, kol ve bacakları uygun konumda tutmak gerekir.

Solunum işlevi her gün denetlenmemelidir. Hastalığın solunum sistemini etkileyen biçimlerinde, yapay solunum sorunu ortaya çıkar. İvegen dönem atlatıldıktan sonra, hareket yeniden eğitimi ağırlık kazanır. Bu iş için deneyimli fizik tedavi uygulayıcıları, bazen de ortopedik girişim gereklidir. Aşı, çocuk felci tehlikesini günümüzde büyük ölçüde azaltmıştır.

Ağızdan aşı, virüsün her üç köküne karşı iyi bir koruma sağlar; kesinlikle zararsız ve uygulanması kolaydır. Ama çocuk aşıdan sonraki ilk üç ayda sindirim bozukluğuna uğramışsa, aşının tekrarlanması gerekir. Birer ay ara ile üç defada uygulanır ve bir yıl sonra tekrar aşısı yapılır. Hastanın sağlıklı kişilerden ayrılması zorunludur; kardeşleri de okula gönderilmez.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ