Ergenlik Çağı Bozuklukları

7 Ağustos 2009
560 kez görüntülendi

Ergenlik, «soyu sürdürme yeteneğinin kazanıldığı yaşam dönemi» olarak tanımlanır. Bu dönemin başlıca olgusu, ikincil cinsel özelliklerin ortaya çıkmasını belirleyen üreme bezlerinin olgunlaşmasıdır.

Ergenliğin başlaması: Ergenlik, değişik kişilerde değişik yaşlarda başlar. Normal mekanizma kız çocuklarda 9-13, erkek çocuklarda 11-16 yaşlar arasıdır. Ergenliğin başlamasını kolaylaştıran etmenler arasında şunlar sayılabilir:

— ailesel etmenler (annede hangi yaşta başlamışsa, genellikle kızında da o yaşlarda başlayacaktır);

— beden görünümü (ergenliğin kısa boylularda, uzun boylulara oranla daha erken başladığı sanılmaktadır);

— beslenme koşulları ve biçimi (sağlık durumu, çevre, süreğen çocuk hastalıkları, yetersiz beslenme, ergenliğin başlamasını geciktirebilir).

Son yirmi-otuz yıldır, gelişmiş toplumlarda büyümede ve ergenliğe ulaşmada hızlanma görülmektedir; bunun nedeninin, yaşama, sağlık ve beslenme koşullarının iyiye gidişi olduğu sanılmaktadır. İklim ve ırk etmenlerinin önemi çok azdır. Organizmanın olgunlaşmasının en iyi göstergesinin, kemik yaşı olduğu gözlenmiştir (ergenlik başladığında, erkek çocukta 13, kız çocukta 11).

Erkek çocuklarda ergenliğin klinik evreleri: Ergenliğin ilk habercisi, öteki bütün belirtilerden 6 ay – 1 yıl önce, erbezlerinin büyümesidir. Erbezleri kesin boyutlarına ergenlikten 4 yıl sonra erişirler; buna paralel olarak spermatozoyitler de oluşur. Erkek hormonu salgısına doğrudan bağlı olan ikincil cinsel özelliklerin gelişmesi de, gene bu düzen içinde gerçekleşir. Gözle görülür ilk belirti olan kamışın gelişmesi, oldukça hızlıdır (2 yıldan daha kısa sürede). Kamış ve erbezi boyutlarının ölçümü, ergenlik sürecinin gözetimi açısından yararlıdır. Çatı bölgesi kıllanması, kamış kıllanma-sıyla aynı zamanda başlar, ama çok daha yavaş ilerler. Koltukaltı kıllanması, bundan yaklaşık 1 yıl sonra görülür. Göğsün ve yüzün kıllanması, kişilere ve ırklara bağlı olarak çok daha değişkendir; tam gelişmesi 5 yıl, hattâ daha da sonra gerçekleşir.

Aynı süre içinde ses de değişikliğe uğrar, büyüme ve kas gelişmesi hızlanır. Daha sonra, ergenlik sivilcesi ve ilk boşalmalar ortaya çıkar. Bunların görülmesi de kuşkusuz kişiden kişiye çok değişir.

Kız çocuklarda ergenliğin klinik evreleri: En görünür olay, memelerin gelişmesidir. Önce meme başları kabarır; bunu asıl meme bezinin kabarması izler. Çatı bölgesi kıllanması da genellikle aynı sırada başlar ve sonraki 2 yılda tam olarak gelişir. Koltukaltı kıllanması daha geçtir. Cinsel organlardaki değişmeler daha az belirgin, klinik açıdan değerlendirilmeleri de daha güçtür.

Erkek çocukta olduğu gibi, büyümenin ve kemik olgunlaşmasının hız kazanması, bu ilk belirtilerle aynı zamandadır. İlk âdet kanamaları, göğüslerin gelişmesinden yaklaşık 2 yıl sonra (genellikle 1-3 yıl sonra) gerçekleşir.

Biyolojik veriler: Erkeklik hormonu (testosteron) ve dişilik hormonu (östrojenler ve progesteron), kanda ve sidikte ölçülebilir. Yukarda tanımladığımız belirtilerin zamanında ya da belirginliğinde değişiklikler varsa, bu incelemelere başvurmak yararlı olur.

Ergenlikte fizyolojik bozukluklar: İlk kanamaları izleyen yıllardaki düzensizlikler, normal kabul edilmelidir. Özellikle âdet çevrimleri 40-45 güne kadar uzayabilir ya da 2-3 ay hiç kanama olmayabilir; bu durum kesinlikle normaldir. Çoğunlukla, ilk âdet çevrimlerinde yumurtlama olmadığından, hiç bir gebelik tehlikesi de yoktur. Tedavi gereksizdir.

Âdet sancısı adı verilen kanama öncesi sancılara sık raslanır. Sancılarla birlikte kusma, ishal ve yarım baş ağrısı görülüyorsa, ağrı kesici ilaçların yanısıra hormon tedavisi de uygulanmalıdır. Bu sıkıntılar genellikle ilk doğumdan sonra ortadan kalkar.

Ergenliğin fizyolojik değişiklikleri: Genel olarak, ergenliğin başlama sınırı, erkek çocuklarda 11-16, kızlarda 9-14 yaşları arasındadır.

Yalın ergenlik gecikmesi: Ergenlik gecikmelerine aynı ailenin bireyleri arasında, özellikle de erke’k çocuklarda sık raslanır. Fizyolojik gelişmede genel bir gecikme (boy kısalığı, büyüme hızında azalma), özellikle de kemik yaşında (röntgen filmiyle saptanır) gecikme görülür. Kanda hormon ölçümlerini yorumlamak kolay değildir; yersiz tedavi girişimlerinden de kaçınmak gerekir.

Yalın ergenlik gecikmesiyle şişmanlığa sık raslanır.

Yalın erken ergenlik:

Daha sık raslanır ve daha az kaygı uyandırır. Hiç bir tedavi bünyenin olgunlaşmasını frenleye-meyeceğinden, burada da hekimin görevi, çocuğu gözetim altında tutmaktan öteye geçmez. Erken ergenliğin tek sakıncalı sonucu, birleşme kıkırdaklarının erken kaynaması nedeniyle, ilerde boyun kısa kalması olasılığıdır.

Tek başına erken kıllanma: Erkek çocuklarda kızlardan daha az görülür; ikinci çocukluk döneminde, çatı bölgesinde sınırlı kalan, bazen de koltuk altlarma yayılan bir kıllanmayla nitelenir. Öteki cinsel özellikler ya çok az gelişir ya da hiç gelişmez.

Tek başına erken meme gelişmesi: İkinci çocukluk döneminde görülür; yanısıra başka ergenlik belirtisi yoktur. Meme bezlerinin aşırı gelişmesi, ergenlikten 1-2 yıl önce olabilir. Kızlarda normal karşılanmakla birlikte, erkeklerde şaşırtıcıdır. Meme başının arkasında küçük ve duyarlı bir disk oluşmasından kaygılanmamak gerekir; zaten olaya dikkati çeken de bu diskin oluşmasıdır. Kan ölçümleri gereksizdir. Çocuğun hekim gözetiminde tutulması yeterli olur.

Gerçek erken ergenlikler: Üreme bezleri (yumurtalık ya da erbezleri) geliştiği zaman, ergenlik tamamlanmış demektir.

Mekanizma: Erkek çocukta 11, kızda 9 yaşından önce, dış üreme organları ile ikincil cinsel özellikler birbirine paralel gelişir. Kızların âdet kanamaları, göğüslerin ve kıllanmanın ortaya çıkmasından az önce başlar. Erkek çocukta erbezleri ve kıllanma, 10 yaş dolaylarında başlar.

Her iki cinste de beden büyümesi hızlanır (çoğunlukla ergenlik gelişmesinden önce başlar). Kemik olgunlaşması genellikle bir tür atılım yapar ve bu sırada yaşına göre çok büyük olan çocuğun, kıkırdakların erken kaynaması sonucu ilerde normal yetişkin kişi boyuna erişememesinden korkulur. Sidikte hormon ölçümleri gereksizdir; kanda hormon ölçümleri yeterli olur.

Nedenler: Gerçek erken ergenlikte, beyin uru olasılığı ağır basar. Urlar boyutlarının küçüklüğü nedeniyle araştırmalarda pek ortaya çıkarılamadıklarından, kesinlikle saptanmaları güçtür. Cerrahi tedavi zor, hattâ olanaksızdır; elde edilen sonuçlar da bu nedenle her zaman başarılı değildir.

Beyin zarları iltihabının bıraktığı izler, ive-gen beyin zarları iltihapları, travmalar ve beyin iltihapları gibi ur kökenli olmayan beyin hastalıkları da ergenliği erken başlatabilir.

Belirli nedeni olmayan erken ergenliklere, kızlarda erkeklere oranla daha sık raslamr (kızlarda yüzde 80, erkeklerde yüzde 40). Bilinen bütün nedenler araştırıldıktan sonra, bu olasılık düşünülmelidir. Teşhis koymak için, çocuğun o güne kadarki geçmişini gözönüne almak ve muayeneleri tekrarlamak gerekebilir.

Yalancı erken ergenlikler: Üreme bezleri (yumurtalıklar ve testisler) gelişmedikçe, ergenlik tamamlanmış olmaz. Erkek çocukta aldatıcı erken ergenlikler, ikincil cinsel özelliklerin (kıllanma, erbezleri olgunlaşmadan kamışın gelişmesi) gelişmesiyle tanımlanır. Nedenleri arasında şunlar sayılabilir:

— böbreküstü bezlerinin doğuştan büyük olması;

— erbezinde ya da böbreküstü bezlerinde, erkek özelliklerini geliştirici urlar bulunması (mutlaka cerrahi girişim gerekir).

Kız çocukta ergenliğin erken başlaması ve ek1-sik kalması nedenleri arasında da şunlar sayılabilir:

— yumurtalıkta ya da böbreküstü bezlerinde, dişi özelliklerini geliştirici urlar bulunması;

— dişilik hormonu içeren maddeler alınması (östrojenler, ilaçlar, hattâ hormon verilmiş kümes hayvanları ve yumurtaları);

— böbreküstü bezlerinin doğuştan büyük olması.

Sponsorlu Bağlantılar

Ergenlik Çağı Bozuklukları Konusuna Ait Etiketler

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yukarı Çık