Eşek Sütü Banyosu

Reklamlar
Eşek Sütü Banyosu

Eşek sütü banyoları
Antik çağlarda sabun henüz bilinmi­yordu. Sabun yerine bakla unu, soda veya ince kil kullanılıyordu. Roma’da Cumhuriyetin son dönemlerinde asil ta­bakaya mensup kadınlar eşek sütünü keşfettiler. Bu dönemde cildi yumuşak ve beyaz yapan eşek sütü banyoları çok moda oldu. Plinio bir eserinde “Neron’un karısı Poppea, bu kıymetli banyolar­dan mahrum kalmamak için her seyaha­te çıkışında beraberinde 500 eşek götü­rüyordu'” diye yazmıştır.
Yine çok eski devirlerde, Romalılar banyodan sonra vücutlarım zeytinyağı ile ovarlardı. Amaç, soğukalgınlığı, grip, nezle gibi hastalıklardan korunmaktı. Daha sonraları merhemler ortaya çıktı. Zeytinyağının kokusunu gidermek için kullanılan hoş kokulu maddeler katıla­rak yapılan bu merhemlerin değişik çe­şitleri vardı.
Merhemler genellikle banyodan sonra veya masaj sırasında kullanılıyordu. Ge­rek kadınlar, gerekse erkekler, bu hoş kokulu merhemleri saçlarına ve yüzleri­ne sürüyorlardı. İmparatorluk dönemin­de kadınlar, ağaran saçlarının beyazlığı­nı gizlemek için boya kullanmaya başla­dılar. Bu dönemde ayrıca saçları sarartmak da moda oldu. Bunun için özel sabunlardan faydalanılıyordu. Bu sa­bunlar saçlara tatlı bir ateş kırmızısı rengi veriyordu
Gereksiz tüyleri yok etmek için de yağ, reçine, zift yakıcı maddelerle hazır­lanan bir karışım kullanılıyordu.
Romalılar arasında oldukça yaygın olan bir başka güzellik malzemesi de “Splenda” adı verilen pembe renkte, muhallebi kıvamında bir maddeydi. Ro­malı kadınlar bu maddeyi yara izi ve le­keleri gizlemede kullanırlardı. Ayrıca, yüksek tabakaya mensup kadınlar “ya­lancı ben” yapmak için de bu maddeden faydalanırlardı. Zira o dönemde yalancı benler çok modaydı.
Romalı kadınların kullandıkları güzel­lik malzemelerinin en önemlileri kirpik ve kaşların rengini koyultarak daha bir belirginleştiren, kirpikleri uzatan “sür­me”, “rastık” ve cilde renk veren “allık”tı.
Türk kadınları göz makyaj ında sürme ve rastık kullanırlardı. Gözlerini sür­meyle belirginleştirir, bakışlarına derin­lik kazandırırlardı.
Kaşlarını koyulaştırmak içinse yine rastıktan yararlanırlardı. . İçyağı, civa, sürmen (bir taş) gibi maddeler katılarak hazırlanan beyaz süt görünümündeki “düzgün” ise cildlerine beyaz, pürüzsüz bir görünüm vermeleri­ni sağlıyordu. Günümüzde de kimi ka­dınlar tarafından hâlâ kullanılmakta olan düzgün, içinde civa gibi son derece zehirli bir maddenin bulunması yüzün­den uzun süreli kullanımı halinde dişlerde lekelere yol açabileceğinden zarar­lıdır.
Türk kadınları el ve ayaklarına kına yakarlardı. Düğünden önce evlenecek kız için düzenlenen kına geceleri, düğün törenlerinin bir parçasıydı. Bu kına ge­celerinde gelin olacak kıza mânilerle kı­na yakılır, kız da gene mânilerle karşılık verirdi.
Yaşlı Türk kadınları beyazlanan saçla­rına kına yakarlardı. Bu âdet bugünde devam etmektedir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ