Eski Türklerde Kız Alıp Verme

Eski Türklerde Kız Alıp Verme

Kızı almak için bir “emek” verme, yu­vanın kurulmasına bir meşruiyet kazan­dırıyordu. Türk masalları şu motiflerle doludur: “Kız babaları kızlarını vermek için gençlerden olağanüstü hünerler gös­termelerini isterler.” Türklerde iyi bir kız alma ve onunla yuva kurabilme, ko­lay bir iş olarak görülmemiştir. Zaten Göktürk yazıtlarından beri “kız” sözü­nün ikinci bir manası da, “değerli ve pa­halı” demekti. Aslında kalın ödeme de, bir “emek” ve fedâkârlık işiydi. Nitekim Kaşgarh Mahmud’un derlediği bir Türk halk atasözünde de bir damad kayınbabasına şöyle diyordu: “Size kalın ver­dim, bu emeğimi (emgek), bilin ve değerlendirin!” Eski Türkçe’de emek yani (emgek), zahmet çekmek demektir. Dede Korkut Kitabı’nda hikâyelerde geçen kız kalınları ise, mitolojik bir örtüye bürünmüştür.
Oğlan, Trabzon Tekfuru’nun kızını alabilmek için, üç vahşi ve korkunç hay­vanı, elleriyle öldürmek zorunda bırakı­lıyordu. Bu üç vahşi hayvan acaba kızın kalım mıydı; yoksa kızın veya kız ailesi­nin rızasını alabilmek için, bir başlangıç mıydı? Dede Korkut’un başka bir hikâ­yesinde ise Deli Karçar, kızkardeşini is­teyen Dede Korkut’u öldürmek için ko­valıyor; fakat Dede Korkut’un duası üzerine, kılıçlı kolu havada kalıyor ye bunun üzerine Allah’tan korkup kızı ve­riyordu. Ancak bundan sonra da, “kızkardeşinin yoluna” kalın pazarlığı başlı­yordu. Deli Karçar kızkardeşinin yoluna dişiye aşmamış, “bin aygır, biıi buğra ve bin koç”un yanında; bin tane de “semiz pire” istemişti. Böylece mitolojik motif, burada da kendisini gösteriyordu. Ana­dolu’da da, “kız evi, naz evi” derler. As­lında bu, kızı veya gelecekteki yuvanın kadınını, birçeşit saygılama ve yücelt­medir. Hunlar, Göktürkler ve Oğuzlar gibi büyük imparatorluk hayatı yaşamış Türk kesimlerinde, yalnızca kız kaçırma yolu ile evlenme, çoktan kaybolmuştu. Ancak kız kaçırma yoluyla evlenme de, bir “emek” sonucudur. Cermenlerde ol­duğu gibi evlilik, meşruluğunu buradan alıyordu. Türk Mitolojisi’nde ve Manas Destanı’nda, çok eski gelenekler ile ye­niler, sık sık birbirleriyle çatışırlardı. Manas Destanı’nın bazı eski parçalarına göre, “Manas’ın karısı Kanıkey Hatun, babası. Temir Han’dan zorla alınmıştı.” Bazılarına göre ise, “Hatun 60 deve yükü çeyizle” gelmişti.
Devlet veya beyler tarafından verilen kalınlar: Devlete veya beylere hizmet eden kişiler, kalını hanlar veya beyler ta­rafından verilerek evlendiriliyordu. Dev­lete ve topluluğa hizmetleri geçmiş olan bu yiğitlerin, kalın ve düğün masrafları, han veya beyler tarafından ödenebiliyor­du. Türk Mitolojisi’nde bunun örnekleri­ni de görebiliyoruz: Dede Korkut kita­bında, 39 yiğidin han tarafından evlen­dirildiği söyleniyordu. Er Sayın Desta­nı’nda ise yiğitler, ‘Kızıl kaftan giyme­dik, bize oğlu gibi bakmadı, dökülüp sa­çılan malından, bize kalın vermedi”, diye beylerinden şikâyet ediyorlardı. Kırmızı kaftan. Dede Korkut’ta da bir güveyilik elbisesidir. Dede Kor­kut kitabında Beyrek, adaklısı, yani ni­şanlısından gelen kırmızı kaftam giyin­ce, çevresindeki silâh arkadaşları ve yiğidleri bozulmuşlardı. “Sen kızıl kaftan giyersin de biz ağ kaftan giyiyoruz”, ya­ni evlenemiyoruz diye şikâyet etmişler­di. Bundan da anlaşılıyor ki, nişanlıdan kırmızı kaftan gelmesiyle, kaim arasın­da bir ilişki vardı.
Kalınsız evlenme, Türk törelerine pek uygun görülmüyordu. Türklerde zengin­ler çok vererek, fakirler de az vererek, kendi yuvalarım kuruyorlardı. “Kalın­sız kız verme” ilk defa Göktürk yazıları ile yazılmış, Yenisey yazıtlarında görülüyor. Ulu Yüz Türklerinde kalınsız kız verme, daha çok bir “diyet” olarak gö­rülüyordu. Öldürülen bir kişinin ailesine para yerine kalınsız bir kız veriliyor ve böylece anlaşma yoluna gidiliyordu. Aslında bu, bir “barış” andlaşması idi. Krader ise Doğu’daki geri Moğol gele­neklerine benzeştirerek bunu, bir alışve­riş veya ceza olarak gösteriyordu. Yine Ulu Yüz Türklerinde, kısır veya baba evinden gelme bir hastalıkla ölen gelinlerin yerine de, kızkardeşleri kahnsız olarak verilebiliyordu. Çünkü gelinin ölmesinde oğlan evinin bir suçu yoktu.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ