<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kadınlar &#187; Verem</title>
	<atom:link href="http://www.kadinlar.tc/etiket/verem/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinlar.tc</link>
	<description>Kadın Sağlığı, kadın hastalıkları, Yemek Tarifleri, Şifalı Bitkiler</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 21:12:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Birincil Verem</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/birincil-verem/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/birincil-verem/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Aug 2009 19:22:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bulaşıcı Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Verem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=1839</guid>
		<description><![CDATA[Eskiden birincil verem bulaşmasına, çocuklarda çok sık raslanırdı. Neden sözettiğimizi anlamak için, yeni doğmuş bebeğin verem basiliyle hiç temas etmemiş olduğunu düşünmemiz gerekir. Oysa, er ya da geç, çoğunlukla da akciğer veremine tutulmuş bir kişiyle temas ederek, bu basili alacaktır. Veremli bir ineğin sütü de bulaşmaya neden olabilir. Çocuk basili aldıktan birkaç hafta sonra verem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;"></p> <p>Eskiden birincil <a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/verem/">verem</a> bulaşmasına, <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/bebek-ve-cocuk-sagligi/">çocuk</a>larda çok sık raslanırdı. Neden sözettiğimizi anlamak için, yeni doğmuş bebeğin verem basiliyle hiç temas etmemiş olduğunu düşünmemiz gerekir. Oysa, er ya da geç, çoğunlukla da <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/akciger-karaciger-hastaliklari/">akciğer</a> veremine tutulmuş bir kişiyle temas ederek, bu basili alacaktır. Veremli bir ineğin sütü de bulaşmaya neden olabilir.</p>
<p>Çocuk basili aldıktan birkaç hafta sonra verem bozunu oluşur. Basilin bedene girdiği yerde organizmanın tepkisi olan bu bozun (birincil verem odağı) çoğunlukla akciğerde, bazen de deride ya da mukozadadır. Çevresinde küçük ya da büyük bir iltihap tepkisi vardır. Gene birincil verem odağı dolaylarında veremli lenf düğümleri gelişir; verem bozunu akciğerdeyse, lenf düğümleri büyümeleri de soluk borusundan ya da ana bronşlar çevresinde yeralır. Hastalık çocuğa bulaşmamış olduğu sürece, çocuğun derisi tüberkülinle (verem basilinin oluşturduğu zehirli madde) temastan etkilenmez. Bu durumda, tüberkülinli deri tepkimeleri negatif demektir. </p>
<p>Bulaşmadan birkaç hafta sonraysa, deri tüberküline tepki gösterir. Bu durumda tüberkülin deri testi, pozitif diye nitelenir ve kişinin bu maddeye alerjisi olduğu anlaşılır. <a href="http://www.kadinlar.tc/alerji/">Alerji</a>nin ortaya çıkmasıyla birlikle ateş de görülür. Ateş bazen yüksek ve uzun süreli (39-40 C; 3,4, hattâ 5 hafta), bazen de daha düşük ve daha kısa sürelidir (38-38,5 C, 8-15 gün). Ateş bazen çok önemsiz de olabilir. Bazı çocuklar çok bitkinlesin bazıları hastalığa daha iyi katlanır Bacaklarda, ezik ya da çürüğe benzer, kırmızı renkli, düğüm düğüm oluşumlarla yansıyan kabartılı kızarıklık, az rasla-nan, ama anlamlı derisel belirtilerdendir.</p>
<p>Verem aşısı (BCG) kullanılmaya başlanmadan önce, birincil bulaşma teşhisi, aşağıdaki aşılarla yapılan «tüberküline karşı deri duyarlığı» incelemelerine dayandırılmaktaydı:</p>
<p>—  <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/deri-ve-cilt-hastaliklari/">deri</a> tepkimesi (deriyi çizsrek çiziğin üstüne ham tüberkülin koyma);<br />
—  deri içi tepkimesi (deri içine iğneyle tüberkülin eriyiği verme).<br />
Bu tepkimelerin anlaşılması bazen güç olduğundan, gerektiğinde tekrarlanmalıdırlar; çünkü sağlıklı bir yorum, ancak güvenli verilere dayanılarak yapılabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Deri tepkimesinin pozitif olması, kişinin verem basiliyle temas etmiş olduğunu gösterir; ama bu temasın ne zaman olduğunu belirtmez (BCG aşısı yapılmış çocuklarda da tüberkülin tepkimesi pozitif sonuçlanmaktadır).<br />
Tepkimenin negatif olması, kişinin verem basiliyle hiç temas etmemiş olduğunu gösterir.<br />
Daha önce negatif sonuç alınmışken, oldukça kısa bir süre içinde (birkaç haftada) tepkimenin pozitife dönüşmesi, bulaşma zamanı konusunda oldukça kesin bir fikir verir. Negatif I ikten pozitifliğe dönüşün zamanının güvenle saptanabilmesi, birincil veremin henüz ilerleme aşamasında olduğunu göstereceğinden, çok önemlidir.<br />
Dikkati <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/solunum-yollari-hastaliklari/">solunum sistemi</a>ne çekecek hiç bir belirti görülmez. Çocuk öksürmez, solunum güçlüğü çekmez. Dinlemede akciğerler normaldir.</p>
<p>Röntgen filminde çoğunlukla, <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/akciger-karaciger-hastaliklari/">akciğer</a>lerde lenf düğümleri büyümesinden ileri gelen niteleyici saydamsızlıklar (lekeler) görülürse de, birincil bulaşmalardan çoğunun röntgen belirtisi vermeyebileceğini unutmamak gerekir.</p>
<p>Hastaların çoğunda (modern tedavilerin bilinmediği dönemlerde de), birincil verem, röntgen belirtilerinin ortadan kalkması için gerekli süre olan 1-2 yıl içinde iyileşir; iyileşmeden sonra da, röntgen filmlerinde «<a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kireclenmenin-bitkisel-tedavisi/">kireçlenme</a>ler» görülür ve bunlar kalsiyum tuzları içeren <a href="http://www.kadinlar.tc/yaralar/">yara</a> izleri olarak kabul edilir.</p>
<p>Birincil bulaşmanın iyileşmeye <a href="http://www.kadinlar.tc/bas-agrisi/">baş</a>lama döneminde, bazı ihtilatlar ortaya çıkabilir:<br />
—  <a href="http://www.kadinlar.tc/solunum-sistemi-soluk-borusu-bronslari/">soluk borusu</a>nun dıştan lenf düğümleri tarafından sıkıştırılması ya da lenf düğümlerinin bronşa açılarak tıkaması: Bronş artık hava geçirmediği için, bu bölümün altında akciğer lobu havalanamaz ve röntgen de saydamsızlaşır (akciğer çökmesi); akciğer çökmesinin uzaması, bronşlarda genişlemeyle sonuçlanabilir;<br />
—  çoğunlukla evrimi iyi olan verem kökenli zatülcenp;<br />
—  genellikle küçük tanecikli (miliyer) veremle birlikte görülen ve bütün organizmaya yayılmış çok sayıda küçük tanecikler biçiminde oluşumlarla nitelenen verem kökenli beyin zarları iltihabı: Bu biçimler eskiden öldürücüydü;<br />
—  bebek hastalığa yaşamının ilk haftalarında yakalanırsa, son derece ciddi evrim gösteren atipik zatürreler.<br />
Birincil bulaşmayı izleyen yıllarda, hastalığın yer yer kemikleri de etkilediği görülebilir. Pott hastalığı, kalça (eklemi) veremi denilen bu biçimlere, artık son derece ender Taşlanmaktadır. 1-2 yıl sonra, birincil bulaşma iyileşmiş kabul edilir; ama bu, ilerde vereme bağlı başka <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/saglik/hastaliklar-ve-tedavileri/">hastalıklar</a>ın ortaya çıkmayacağı anlamına gelmez. Gerçekten, yarada, özellikle de kireçlenmiş lenf düğümlerinin içinde, canlı verem basilleri kalır. Beden bunlara, özellikle ergenlik çağını izleyen yıllarda (hattâ daha sonra) iyi katlanır; iyi beslenemeyenlerde, şeker hastalarında ve alkoliklerde, bazen görünen bir neden olmaksızın verem basilleri yeniden etkinleşir ve akciğerlerde kovuklar oluşturabilir. Bu, üçüncül verem diye de anılan «gerçek verem hastalığadır. Eskiden oldukça öldürücü, bu nedenle de korkutucu olmasına karşılık, günümüzde evrimi oldukça iyidir. Bunun iki nedeni vardın</p>
<p>—  günümüzde vereme karşı etkili ilaçlar vardır. Bunların kullanılması ve bütün birincil bulaşmaların erken ve sistemli biçimde tedavi edilmesi, bozunları kesin olarak mikroptan arındırmakta ve verem enfeksiyonunun geç belirtilerinin etkilerini büyük ölçüde azaltmaktadır;<br />
—  verem aşısının bulunmasıyla, verem enfeksiyonunu önlemekte büyük bir aşama gerçekleştirilmiştir. Verem aşısı (BCG), labcratuvar çalışmalarıyla elde edilmiş özel bir basildir. Sığır kökenli olan bu basil, özel ortamlarda çeşitli işlemlerden geçirildikten sonra, gerek insanlarda, gerekse sığırlarda, hastalık yapıcı niteliğini yitirir. Hastalık belirtilerine yolaçmaksızın bir tür alerjiye neden olur (tüberkülin karşısında deri tepkileri ve bu tepkilerin negatiften pozitife dönüşmesi). Böylece, tehlike yaratmadan bağışıklık kazandırılmış olur. Aşının uygulanmamasını gerektiren hiç bir durum yoktur. Genel durumu çok kötü olmamak koşuluyla her çocuğa, erken olarak verem aşısı yapılmalıdır.<br />
Verem aşısı uygulaması, aşının etkililiğinin (tüberkülin tepkimelerinin pozitifliğinin) denetlenmesini, tepkimelere yeniden negatif sonuçlandığında tekrar aşıları yapılmasını da içerir. Günün birinde verem basiliyle raslantısal bir temas, tüberkülin deri tepkimelerinin pozitifliğini, çocuğa hiç bir sıkıntı vermeksizin, kesin ve kalıcı kılacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/birincil-verem/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelik ve Verem</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/gebelik-ve-verem/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/gebelik-ve-verem/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Apr 2009 03:34:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bulaşıcı Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik Gebelik Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Verem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=809</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzde eskisi kadar yaygın olmayan verem ve frengi, gebelik süresince özel bir tutum gerektirir. Gebelik nedeniyle tedavinin ertelenmesine hiç bir zaman izin verilmez. Verem Halka, koruyucu BCG (verem aşısı) yapılması çok önemli bir koşuldur ve mutlaka yerine getirilmesi gerekir. Verem ile gebelik üç biçimde görülebilir: Gebelikle birlikte ya da gebelik süresinde ortaya çıkan verem; tedavi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde eskisi kadar yaygın olmayan <a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/verem/">verem</a> ve <a href="http://www.kadinlar.tc/bel-soguklugu-frengi/">frengi</a>, <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/hamilelik-gebelik-dogum/">gebelik</a> süresince özel bir tutum gerektirir. Gebelik nedeniyle tedavinin ertelenmesine hiç bir zaman izin verilmez.</p>
<p><strong>Verem</strong></p>
<p>Halka, koruyucu BCG (verem aşısı) yapılması çok önemli bir koşuldur ve mutlaka yerine getirilmesi gerekir. Verem ile gebelik üç biçimde görülebilir: Gebelikle birlikte ya da <a href="http://www.kadinlar.tc/gebelik-nedir-ve-suresi-ne-kadar/">gebelik süresi</a>nde ortaya çıkan verem; tedavi altındaki bir veremlinin gebe kalması; verem geçirmiş ve iyileşmiş bir kadının gebe kalması.</p>
<p><strong>Gebelik ve Verem</strong></p>
<p>Gebelik ve verem birlikte gelişiyorlarsa ya da verem gebelik süresi içinde ilerlemekteyse, teşhis sistemli olarak konmalıdır (<a href="http://www.kadinlar.tc/kadin-olmanin-sartlari/">kadın</a>la konuşarak deri tepkimesinde negatiften pozitife dönüşme olup olmadığını, daha önce verem geçirip geçirmediğini, verem aşısı yapılıp yapılmadığını öğrenmek, bu nedenle yararlıdır). Teşhis konduktan sonra tutulacak yol, düzenli bir denetim altında, özel verem ilaçlarıyla tedaviye girişmektir.</p>
<p>Verem ilaçları kesinlikle etkili olduğundan, hastalığın önü alınabilir (önü alındı diye tedaviye ara verilmemelidir). Böylece, dölütün hastalığın olası sonuçlarına katlanabilme şansı artar.</p>
<p><strong>Verem tedavisi gören kadının gebe kalması</strong></p>
<p>Verem tedavi edilmekteyken gebeliğin ortaya çıkmasından korkmaya gerek yoktur. Günümüzün olanaklarıyla ilaç tedavisi sürdürülmeli, gerekiyorsa cerrahi tedaviyle tamamlanmalıdır.</p>
<p><strong>Verem geçirmiş kadın ve gebelik</strong></p>
<p><strong>Veremli kadının çocuğu</strong></p>
<p>İlerleyici bir veremin tedavi görmemesi, verem ilaçlarının bilinmediği dönemlerde olduğu gibi, hastalığın önemli ölçüde ilerlemesine, gebe kadının durumunu, dolayısıyle de dölütü ciddi biçimde etkilemesine yolaçar.</p>
<p>Tedavi sürerken, doğum sırasında özel önlemler almak gerekir. Verem aşağı yukarı gebelikle aynı zamanda ya da kısa süre önce başlamış ve tedavi altına alınmışsa, annenin artık bulaştırıcı olmadığı kesinlikle anlaşılıncaya kadar, çocuğu anneden ayırmak temkinli bir tutum olur. Ayrıca, çocuğa verem aşısı (BCG) uygulamak da gerekir.</p>
<p>Veremin üstünden 2 yıl geçmemişse, annenin çocuğa süt vermesi öğütlenmez. Hastalık daha eskiyse, annenin veremden ne ölçüde etkilenmiş olduğuna bakılır.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/gebelik-ve-verem/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gırtlak Veremi</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/girtlak-veremi/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/girtlak-veremi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Mar 2009 09:48:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar ve Tedavileri]]></category>
		<category><![CDATA[Verem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kansertedavisi.us/?p=551</guid>
		<description><![CDATA[GIRTLAK VEREMİ Görülme sıklığı günümüzde büyük ölçüde azalmıştır. Genellikle, akciğerde verem bozunlarıyla birliktedir. Enfeksiyonun, lenf yolları aracılığıyla yayıldığı düşünülmektedir. Gırtlak veremi çoğunlukla süreğendir ve hasta, bir kulakburun boğaz uzmanına başvurur. Konuşma güçlükleri çekmektedir (disfoni). Bu, genellikle en erken belirtidir. Konuşma güçlükleri hasta sabah uyandığında ya da geceleri daha belirgindir. Sonraları sürekli bir hal alır, öksürük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.kadinlar.tc/girtlak-veremi/">GIRTLAK VEREMİ</a></strong><br />
Görülme sıklığı günümüzde büyük ölçüde azalmıştır. Genellikle, <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/akciger-karaciger-hastaliklari/">akciğer</a>de verem bozunlarıyla birliktedir. Enfeksiyonun, lenf yolları aracılığıyla yayıldığı düşünülmektedir. Gırtlak veremi çoğunlukla süreğendir ve hasta, bir kulakburun boğaz uzmanına başvurur. Konuşma güçlükleri çekmektedir (disfoni). Bu, genellikle en erken belirtidir. Konuşma güçlükleri hasta sabah uyandığında ya da geceleri daha belirgindir. Sonraları sürekli bir hal alır, öksürük ve ağrılarla birlikte olabilir.<img src="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/03/Gırtlak-Veremi.jpg" alt="Gırtlak Veremi" title="Gırtlak Veremi" width="260" height="295" class="alignleft size-full wp-image-1462" /><br />
Larengoskop adı verilen ve gırtlağı görmeyi sağlayan araçla az ya da çok hızla ülserleşen bozunlar saptanır. Balgamda <a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/verem/">verem</a> basilinin bulunması, çoğunlukla akciğerde bir verem bozunu gösteren röntgen filmi ve larengoskopla görülen bozunlar, teşhisi doğrular. Günümüzde çok etkili verem ilaçları tedavisi sayesinde, hastalığın evrimi iyileşmeye doğrudur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/girtlak-veremi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akciğer Veremi</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/akciger-veremi/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/akciger-veremi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Mar 2009 09:44:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akciğer - Karaciğer Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Verem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kansertedavisi.us/?p=547</guid>
		<description><![CDATA[AKCİĞER VEREMİ Akciğer, verem basilinin en sık yerleştiği organdır. Bulaşma, genel kural olarak solunum yolundandır. Akciğer veremi, verem basilinin öncelikle solunum sistemine yerleşmesidir. Öteki organlara yerleşmesi ender görülür.Verem basilleri, eski verem odaklarının yeniden etkinleşmesiyle(beden içi yeniden enfeksiyon) ortaya çıkabilir. Dolayısıyle ilk bulaşmanın (verem basiliyle ilk ilişki) önemi anlaşılmaktadır: Mikropların belli bir bölümü depolanır, büyük çoğunluğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>AKCİĞER VEREMİ<br />
Akciğer, verem basilinin en sık yerleştiği organdır. Bulaşma, genel kural olarak solunum yolundandır.<br />
Akciğer veremi, verem basilinin öncelikle solunum sistemine yerleşmesidir. Öteki organlara yerleşmesi ender görülür.Verem basilleri, eski verem odaklarının yeniden etkinleşmesiyle(beden içi yeniden enfeksiyon) ortaya çıkabilir. Dolayısıyle ilk bulaşmanın (verem basiliyle ilk ilişki) önemi anlaşılmaktadır: Mikropların belli bir bölümü depolanır, büyük çoğunluğu yokolur, bir bölümü de hiçbir belirti vermeden sessiz duruma geçer. Ama bu sessiz duruma geçen mikroplar yeniden canlanarak, gelişen bir verem oluşturabilirler. Bu yüzden, her birincil verem karşısında, verem ilaçlarıyla tedavi uygulanır. Verem basili dışardan da gelebilir (dıştan enfeksiyon); verem servislerinde çalışan sağlık personeline hastalık bu yolla bulaşır. Aslında bu durumlar enderdir ve basilin hareket noktası ister dıştan, ister içten olsun, hastalığın başlamasını kolaylaştırıcı bazı elmenler vardır. Aşırı kafa yorgunluğu; aşırı çalışma; yetersiz beslenme; ruhsal nedenler; alkoliklik; şeker hastalığı. Bu etmenler, veremin sıklığını ve ciddiliğini artırır.<br />
Yeni gelişmekte olan genç odaklarda bu bozunlara ivegen biçimde raslanmıştır. Makroskopik olarak küçük gri yumrulardırlar. Dokusal açıdan, hiçbir özelliği olmayan hava kesecikleri iltihapları (alveolitler) bulunur. Bunu hava kesecikleriarası bölmelerin ölümü izler ve olay kazeinsi bozunla sonlanır.Verem bozunlarının en sık görülenidir. Kazein, koyu yapışkan, beyazımsı, sert ya da yumuşamış ölü akciğer dokusu alanlarıdır. Mikroskopta hücre öğelerinin yitmiş olduğu görülür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/akciger-veremi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

