Evlenme,Evlenmenin Niteliği ve Önemi

Evlenme,Evlenmenin Niteliği ve Önemi

Evlenme, evlilik denen hayat ortaklı­ğını kuran sözleşmedir, iki tarafın bir­birleriyle bir hayat boyu birarada bulun­mak, hayat ve kader birliği yapmak üze­re karşılıklı anlaşmaları ve bunu fiilî olarak açığa vurmaları açısından ele alınırsa, evlenmenin hukukî yapısını, sü­rekli ilişki doğuran herhangi bir sözleş­me gibi kabul edebiliriz.
Bu benzetmede önemli bir yanlışlık ol­duğu söylenemez. Gerçekten, evlenme­nin bir sözleşme, bir akit olduğu herkesçe bilinir ve söylenir. Kanun koyucular da evlilik birliğini meydana getiren işle­min bir “akit” olduğunu belirten terim­ler kullanarak bu ilişkiyi düzenlerler. Meselâ, bizim kanunlarımızda da “ni­kâh akdi”nden, “evlenme akdi”nden söz açan kurallar, hükümler vardır. Bunun­la birlikte, evlilik ilişkisini kuran işlemi, sıradan bir sözleşme kavramı içine sok­mak, bunun niteliğinin ve tabî olduğu şartların sürekli ilişki kurulmasına yolaçan herhangi bir sözleşme gibi olduğu­nu söylemek yerinde olmaz. Şekille ilgili şartlardan haşlamak üzere, birçok yö­nüyle evlenme akdi, sıradan bir ilişki ku­ran (meselâ bir kira veya hizmet akdin­den) sözleşmelerden nitelikçe ayrı sayı­lır. Bu ayrılığı meydana getiren en önemli sebep, tabiatıyla, bu işlem sonu­cunda kurulacak ilişkidir. Evlenme iliş­kisi, öteki sürekli ilişkilerden farklı ola­rak, sadece bir hukukî ilişki değildir. Ev­lilik ilişkisinin hukukî yanı kadar, ahlâkî ve sosyal yanı da vardır. Hattâ birçok yönden, evliliğin hukukî bağ olarak de­ğeri, öteki yanlarına göre daha fazla de­ğildir. Bu nokta evliliğe sadakat göste­rilmemesi halinde uygulanabilir, zorla­yıcı araçların (yaptırımların) yetersizli­ğinde de ortaya çıkar. Özellikle bu gibi patalojik durumlarda, evliliğin hukukî olmaktan ziyâde, moral değerler üzerine kurulmuş bir ilişki olduğu algılanır. İşte bu gibi sebeplerle, evlenmenin, sadece bir medenî hukuk sözleşmesi değil, ahlâ­kî ve manevî yönü ağır basan bir işlem olduğunu söylemek yerinde olur.
Evlenmenin önemini belirtmek için fazla bir açıklamaya gerek olmadığı or­tadadır. Hayat boyu sürecek ve tarafları her yönden birbirine bağlayacak bir iliş­kiyi kurmaya yarayan işlemin anlam ve önemini bu ilişki anlatmaya yeter. He­men bütün hukuk düzenlerinde evlen­menin bu önemini gözönünde tutan ve buna uyan hükümlere yer verilmiştir. Bunun sonucu olarak, meydana gelmesi ne derece teşvik edilmek gerekirse ge­reksin, kanun koyucular, evlenme akdi­nin yapılışında gerek şekil yönünden, gerekse öz bakımından birtakım geçer­lik şartları getirmişlerdir. Bu şartlar gerçekleşmeden bir evlilik ilişkisinin ku­rutması toplumsal bakımdan da sakıncalı sayılmıştır. Bunun sonucu olarak da devlet, şu veya bu yolla, evliliğin mey­dana gelişini sağlayan işlemi denetim al­tında tutmaya özen göstermiştir. Bu­nunla uyumlu olarak, bizim hukuku­muzda da, evlilik, şekil yönünden “tö­renli bir işlem” olarak gerçekleşen, kanunî gereklere uygun­luğu kamusal denetimden geçen evlen­me sözleşmesi ile kurulmaktadır. Bu­nunla ilgîli şartları ve usulleri aşağıda inceleyeceğiz. Bu vesile ile şu noktayı da belirtelim ki, evlilik ilişkisini muhteviyatça düzenleyecek hukuk normlarının etkinli­ği çok yüksek değildir. İşaret ettiğimiz gibi bu ilişkinin moral ve manevî yönleri hukukî yanına nazaran daha fazladır ve ağır basmaktadır. Devletin bu tür bir ilişkiye müdahale ederek, ortaya çıkabilecek çekişmeleri “buyurucu” biçimde halletmeye kalkışması pratik olarak zor, hattâ imkânsızdır. Hukuk normunun “şahsî alanlara” bu derece yaklaşarak çözüm getirmeye kalkışması, başanlı bir düzenleme olmaz. Tam tersine, bun­dan dolayı işlerin büsbütün karışması, kendi doğasına göre düzelecek birçok yaraların iyileşmez hâle gelmesi mümkün­dür. Bunu gözönünde tutan kanun koyu­cular, evliliğin muhtevasını düzenleyen ku­ralları en az ölçüde tutmayı yeğlemektedir.
Buna karşılık kanun koyucular için dene­tim altına alınması ve ayrıntılı olarak düzenlenmesi hem pratik bakandan mümkün olan, hem de ihtiyaca cevap teşkil eden alan işlem, evlilik ilişkisini kuran işlemdir. Bu sebepledir ki, kanun­larda, evliliğin meydana gelmesine iliş­kin ayrıntılı kuralların yeraldığını görü­rüz. Bizim kanun açısından da du­rum böyledir. Aşağıda göreceğimiz gibi, Türk Medenî Kanunu, evlenmenin ya­pılması ile ilgili olarak çok sayılacak ölçüde kural ihtiva etmektedir. Bu kurallar, özellikle bizim ülkemiz açısından önem taşıyan kurallardır. Çünkü evlenme hu­kukumuz, evvelki hukuk, düzenimizde yeralan evlenme düzeninden yapısal olarak çok farklıdır. Çağdaşlaşmanın gereği olan bu yenilik dolayısıyla Me­denî Kanunumuzdaki evlenme şart­larını ve uygulamayı iyice belirtme­mizde yarar vardır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ