Genç Kızlar Boş zamanlarını Nasıl Değerlendirir.?

Genç Kızlar Boş zamanlarını Nasıl Değerlendirir.?

Boş zamanları değerlendirme

Şimdiye kadar hep işten ve okuldan söz ettik. Ancak, insan hayatının tamamı okul ve işten ibaret değildir. Dinlenme saatleri de vardır. Günlük çalışma saatlerinden ar­ta kalan zamanlar, hafta sonu tatilleri, yıl­lık izinler, resmî tatiller, insanın eğlenme ve dinlenmeye, kısacası kendine ayırdığı zamanlardır. Herkes boş zamanlarını mümkün olduğu kadar iyi değerlendirmeye çalışır. Günümüzde geçmiş nesillerin bil­mediği pek çok dinlenme ve eğlence aracı icad edilmiştir. En azından hemen her evde bir radyo, teyp, televizyon vardır.

Ekono­mik durumu pek iyi olmayan biri bile arada bir sinemaya gidebilmektedir. Sonra, gaze­te, radyo, televizyon yayınları bizleri bütün dünyadaki olaylardan haberdar ederek in­sanları birbirine daha çok yaklaştırmış, adeta dünyayı küçültmüştür. Bu, gençlerin gelişimlerini olumlu yönde etkileyebilecek, önemli bir faktördür. Ancak, şunu belirte­lim ki, gençler seyredecekleri programları kendileri seçmelidirler. Saatlerce televiz­yon karşısında oturmak, hem gözlere za­rarlıdır, hem de hareket ve temiz hataya özellikle ihtiyacı olan gençlerin bedeninde tahribat yapabilir. TV’nin kişiyi pasifleş-tirdiği de unutulmamalıdır.

Televizyon ilk çıktığı dönemde karşısında çok hevesli bir izleyici kitlesi bulmuştu. Genç, ihtiyar hemen herkes zaman bulur bulmaz ekran karşısına geçer hale gelmiş, sinema ve tiyatro, kitap, ikinci plana atıl­mıştı. Gençler televizyon seyredebilmek için derslerinden seve seve fedakarlık edi­yorlardı. Özellikle müzik programlan genç­leri yığınlar halinde ekran başına toplu­yordu. Gençlerin yeni müzik türlerine olan hayranlıkları, kompozitörleri ve genç mü­zisyenleri daha başarılı eserler ortaya koy­maya şevketti. Dolayasıyla da plak şirket­lerine hafif müzik plaklanyla şans kapıları­nı açtı. Günümüzde televizyon eski önemi­ni kaybetmiş durumdadır.

Ancak yine de boş zamanlarımızda hepimizin aradığı veya bulunmaması halinde eksildiğini his­settiği bir dost olmaya devam etmektedir. Günümüzde televizyon programları arasın­da dünyamızı yakından tanımamızı sağla­yan belgesel filmler büyük ilgi görüyor. Televizyonun yanısıra radyo da iyi bir eğlence, öğrenme ve dinlenme aracıdır: Ders çalışırken, ev işleri ile uğraşırken ya­hut herhangi bir iş yaparken bize arkadaş­lık eden sadık bir dosttur. Aniden düğme­sini çevirip başka bir programa geçtiğimiz­de, hatta tamamen kapattığımızda bile hiç alınmıyor. Üstelik hafif bir müziğin sinirle­ri dinlendirdiği ve verimliliği artırdığı da bir gerçektir.

Ancak, uzmanlar kafa ile ilgi­li işlerde hafif bir müziğin bile zararlı oldu­ğunu, bunun ceremesini ileride sinir siste­minin çekeceğini ileri sürüyorlar. Bu yüz­den gençlere ders çalışırken müzik dinle­memelerini öğütlüyorlar.
Günümüzün bir başka eğlence aracı da bilindiği gibi sinema. İçinde bulundu­ğumuz dönemde sinema, bir zamanların vazgeçilmez eğlence aracı olan romanla­rın yerini almış durumda. Günümüzde, eğlendirici olmasının yanısıra öğretici, sanat değeri olan pek çok film çevril­mektedir.

Bunları seyretmek gerekir. Zi­ra bunlar kültürümüzün vazgeçilmez bir durum.
kendimizi tamamen bizim olan bir dünyaya atmanın en iyi yolla­rından biri de şüphesiz özel merakları-mızdır. Bu ikinci meşgale kimi zaman gerçek bir mesleğin başlangıcı da olabi­lir. Basit bir günlükten şiir denemeleri­ne, resim çalışmalarından heykeltıraşlı­ğa, pul, kelebek, para koleksiyonculuğu­na kadar çeşit çeşit meraklar vardır.

Ba­zılarının merakları son derece geniş kap­samlıdır. Bazıları ise, küçük bir koleksi­yonla, ucuz ama antika şeyleri biriktir­mekle yetinebilir. Çoğu zaman, hoşlan­madığı dahası yapmak istemediği şeyle­ri yapmak zorunda kaldığı bir dünyada böyle bir meşgale (hobi) genç kıza kendi­ni bulabilme imkanı verir. Eğer yetenekliyse ve biraz da şansı yardım ederse, önünde yepyeni ufuklar açılabilir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ