Göğüs Bilinci

Göğüs Bilinci

NHS Kanser Görüntüleme Programı, kadınların ay için de farklı zamanlarda göğüslerini nasıl hissettiklerini ve nasıl göründüklerini bilmelerini tavsiye etmektedir. Böylece göğüslerinde oluşacak herhangi bir anormalliği de fark edebileceklerdir. Aynı şekilde erkekler de, göğüs dokularındaki değişiklikleri tespit etmek için tetikte olmalıdırlar.
Göğüs sağlığı bilinci için öncelikli olarak verilen tavsiyeler şunlardır:

• Göğüslerinizin normal halini bilin.
• Aramanız ve takip etmeniz gereken değişikliklerin ne olduğunu bilin.
• Herhangi bir değişikliği doktorunuza hemen bildirin.
• 50 yaşında veya üstündeyseniz, mamografı çektirin.

Belirtiler

Göğüs kanseri, hiçbir belirti göstermeden yıllarca varlığını sürdürebilir. Pek çok kadının fark ettiği ilk belirti, göğüslerinde veya koltuk altına yakın bir yerde kitle oluşumudur. Erken aşamalarda, bu kitle genellikle acı vermez ancak zaman zaman rahatsızlığa yol açabilir. İleri bir aşamaya ulaştığında acı verme ihtimali artar, ayrıca üstünü kaplayan ciltle altta uzanan kaslara yapışmış hissi verebilir. Bazen göğüs uçunda akıntı oluşur ya da göğüs ucu alttaki dokuya bağlı olduğu için içine döner yahut da kırmızı ve pul pul görünür.
Bazen de, kanser vücudun başka bir bölgesine yayılınca-ya kadar hiçbir belirti gözlemlenmez. Bu durumda fark edi len ilk belirtiler yorgunluk, iştahsızlık ve kilo kaybı olabilir.

Pek çok insan, sadece göğüslerinde kitle olduğu zaman endişelenmesi gerektiğini düşünür. Oysa bu yanlış bir düşüncedir ve birkaç günden fazla süren her türlü değişiklik incelenmelidir. Yapılacak en akıllıca şey, doktora gidip ne yapılması gerektiğine birlikte karar vermektir.
Üzerinde durulması gereken olası belirtiler ve değişiklikler:

• Göğüste veya göğsün kenarında beliren bir kitle ya da şişkinlik.
•Koltuk altında beliren bir kitle ya da şişkinlik.
• Özellikle kol hareketlerinden ya da göğsün kaldırılmasından kaynaklanan, göğsün büyüklüğünde ya da şeklinde görülen değişiklikler.
• Göğüs derisinde çukurlukların ya da kırışıklıkların oluşması.
• Göğüs derisinin renginde veya duyarlılığında, göğüs ucunda ya da göğüs ucunun çevresinde meydana gelen değişiklikler (sıcaklık, şişlik, kaşıntı, kızanklık, parçalanma gibi).
• Göğüs ucunda kanama ya da akıntı.
• Göğüs ucunda içe çekilme, içe dönme ya da bükülme.
• Göğüste özellikle yeni ortaya çıkan sürekli acı ya da ra hatsızlık hissi.

Kitleler

Göğüs kitleleri, her yaştan kadında yaygın olarak görülmekle birlikte menopoz öncesi dönemde bulunan kadınlarda daha sık oluşur. Pek çok kadın, göğsündeki kitleyi banyo yaparken fark eder çünkü yıkanırken ıslak ve sabunlu olan parmaklar cildin üstünde kolaylıkla gezer. Kadınların kendi kendilerine fark ettikleri on kitleden sekizi iyi huyludur, yani kanser riski taşımaz. Söz konusu iyi huylu kitleleri taşıyan kişiler, ekseriyetle genç yaştaki kadınlardır. İyi huylu tümörler, oluştukları dokudaki hücrelere benzeyen hücrelerden müteşekkildir. Bu hücreler kitle oluşturuncaya kadar bir araya toplanır ve kanserli hücrelerin aksine, belirli bir büyüklüğe eriştikten sonra büyümeyi keserler.
Fibroadenom, genellikle ergenlerde ve genç kadınlarda görülen pürüzsüz, lastik gibi veya sert yapılı, iyi huylu bir kitledir. Soliter kistler (içi sıvı dolu kesecikler) 35-55 yaş arası kadınlarda en çok görülen iyi huylu göğüs kitleleridir. Bu kitleler teşhis edilip, kistin türüne göre iğne aspirasyonuyla tedavi edilebilir.
Birçok göğüs kitlesinin zararsız olduğu doğrudur fakat bütün kitlelerin doktora gösterilmesi gerekir. Bazı kadınlar her yeni kitleyi ciddiye alırken bazıları da kist şeklinde kitle oluşumlarına o kadar alışkınlardır ki, belli bir zamandan sonra, fark ettikleri kitleleri hiç ciddiye almazlar. İşte bu ta vır, tehlikeli sonuçlara yol açabilir.

Göğüs görüntüleme (mamogram)

İngiltere’de kadınlar 50 yaşından bir süre sonra, göğüs görüntüleme ünitesine çağnlırlar. Bunu 65 yaşına kadar devam eden ve her üç yılda bir yenilenen tetkikler takip eder.Göğüs görüntüleme ünitesinde, hastaya herhangi bir belirti taşıyıp taşımadığı ya da daha önce göğüs kanseri olup olmadığı sorulur. Hasta daha sonra mamograma girer. Mamogramda her göğüs, ayn ayrı röntgen cihazına yerleştirilir ve temiz bir levhayla sıkıca bastırılır. Bu olduk ça rahatsızlık verici bir durumdur, bazı kadınlar canlannın biraz yandığını söylerler fakat bu işlem sadece birkaç sani ye sürer; göğüslere de zarar vermez.
Mamogram resimleri incelenir, sonuçlar iki hafta içinde hastalara ve pratisyenlere gönderilir. NHS, ilk mamogram-dan sonra kadınların %95’ine temiz raporu verildiğini ve sonra daha ayrıntılı muayene için çağrılanlar arasında se kiz kadından birinde kanser bulunduğunu belirtmektedir.
Mamogram, göğüs kanserinin erken teşhis edilmesi açısından güvenilir bir yöntemdir ancak mükemmel değildir. Bazı kanser türlerinin X ışınında görülmesi oldukça zordur, bazılarıysa X ışınına hiç yakalanmaz. Kimi zaman da görüntüyü okuyan kişi kanseri gözden kaçırabilir.

Doktorlar teşhisi nasıl koyarlar?

Doktor eğer kitleden şüphelenirse, hastayı cerraha gönderir. Aşağıdaki testler yapıldıktan sonra teşhis konulur:
•Palpasyon (dokunarak muayene etme):doktor sadece kitleye ve çevresindeki dokuya dokunarak kitle hakkın da çok şey söyleyebilir. Parmaklarının iç kısmıyla, her iki göğsü, göğüs ucunu ve koltuk altına yakın yerleri muayene eder. Doktorlar çoğunlukla dokunmak suretiy le iyi huylu bir tümörle kanserli tümörü ayırt edebilirler. Sözgelimi bir fıbroadenom, elinizi kolaylıkla etrafında gezdirebileceğiniz pürüzsüz, yuvarlak, zararsız bir kitle dir, göğüs dokusunun geri kalan kısmından oldukça farklıdır.

•Mamogram (düşük dozda X ışını):Bu işlemde göğse kompres yapılır ve göğüs iki levha arasında yassılaştırı-lır. Rahatsızlık verici bir işlem olsa’da, tedavi için yarar lı olacak bilgiler verebilir, aynca oldukça kısa sürer. Ancak bu yöntemi genç kadınlarda kullanmak pek yararlı değildir. Çünkü genç kadınların göğüs dokusu daha sıkı ve kalındır, yani menopoz öncesi evredeki kadınlarınkinden daha aktif bir göğüs dokulan vardır ve göğüsle-rindeki yağ oranı düşüktür. Bu da göğsün, mamografide okunmasını zorlaştırır.

•Ultrason:Ultrasonda göğsü taramak için yüksek frekanslı ses dalgası kullanılır. Göğüsleri sıkı olan genç kadınların teşhisi için daha yararlıdır. Taramayı yapacak olan doktor veya radyografi uzmanı göğse bir jel sürüp ucu keskin olmayan bir cerrah milini bu yüzeyin üstünde gezdirir ve ekranda çıkan şekli inceler. Ultrason özel likle göğüs kistlerinin aranmasında çok yararlıdır

•înce iğne aspirasyonu:Bu işlem, göğüsteki kitlenin sıvı dolu kist ya da katı kitle (kitle kanserli olabilir de, olma yabilir de) olup olmadığını anlamak amacıyla doku ör neği almak için kullanılır.

•Kor iğne biyopsisi-Yukandaki yönteme benzer ancak bunda kullanılan iğne biraz daha büyüktür. Alınan do ku örneği, kanserli hücrelerin aranması için laboratuara gönderilir.

•Cenahi biyopsi:Bu işlemde cerrah, incelemek için kitlenin ya da şüpheli dokunun bir kısmını ya da tamamını keser.

Kanserin yayılıp yayılmadığını nasıl anlayacağız?

Kanserin yayılıp yayılmadığını kesin bir şekilde anlamanın imkânı yoktur. Ayrıca göğüs kanserinin yayılma riski diğer kanserlere nazaran daha yüksektir. Kanserin yayılıp yayılmadığının en iyi göstergesi, koltuk altlarında ki lenf düğümlerinde kanser hücrelerinin olup olmadığıdır. Kanserli hücre olan lenf düğümü ne kadar çoksa, hastalığın vücuda, özellikle kemiklere, akciğerlere, karaciğere, bazen de beyne yayılmış olma riski de o kadar fazladır.
Başka bir uyancı belirti de, hücrenin görünümündeki anormalliktir. Normal göğüs hücrelerine benzeyen kanser hücrelerinin yayılma riski, anaplastik olmuş, neredeyse göğüs hücresine hiç benzemeyenlere nazaran daha azdır.
Kanser hücreleri gerek kan akışı yoluyla gerekse lenf bezleriyle vücudun başka bir bölümüne yayıldıklarında, başka organ ya da dokuların içinde hapsolabilirler. Bu hücreler bazen hapsolduklan yerde ölür ya da yıllarca hareketsiz kalabilirler. Fakat bazen de bilinmeyen bir nedenle uyanıp yeni bir tümör oluşturabilirler. Yeni tümöre ikincil (ya da metastatik) kanser denir. Akciğerlere ya da ka raciğere yayılan göğüs kanserleri yine göğüs kanseridir. Yeni tümör de ikincil göğüs kanseridir, akciğer ya da kara ciğer kanseri değil. Akciğerlerdeki ikincil göğüs kanserinin tedavisi, akciğer kanseri tedavisinin aynısı değildir.

İkincil göğüs kanseri Lokal ya da bölgesel nüksetme

Bazen ameliyat esnasında çok küçük kanser hücreleri vücutta kalabilir ve kanser, eski tümörün olduğu yerde ameliyat yarasının üstünde yeniden ortaya çıkabilir. Buna “lokal” nüksetme denir. Eğer kanser, koltuk altındaki lenf düğümlerinden birinde ya da köprücük kemiği üstünde ortaya çıkarsa, buna da “bölgesel” nütesetme adı verilir.
İki göğüsten birinde yeni bir kanserin oluşması da mümkündür. Bu kanser, ilkinden yıllar sonra, göğsün tamamıyla farklı bir bölgesinde çıkabilir. Eğer radyoterapi uygulanmış bir göğüste yeni bir kanser çıkarsa, hastanın mastektomi olması gerekir çünkü göğüs aynı şekilde ikinci kez tedavi edilemez.
Bölgesel veya lokal nüksetmenin ortaya çıkması, kanserin göğsü geçip vücudun öteki bölgelerine de yayıldığı anlamına gelmez. Ancak yayılıp yayılmadığını anlamanın ilk yolu, bir dizi test yaptırmaktır.

Bu testlerin içinde şunlar vardır:

1.Kemiğe yayılıp yayılmadığını anlamak için kemik tarama testi
2.Akciğerlere ya da kemiklere yayılıp yayılmadığını anlamak için röntgen
3. Karaciğer ve yumurtalıklar için ultrason
4.Kan ve karaciğer için CT taraması (bilgisayar tomografisi veya vücut taraması)
5.Göğüsteki kanserin ne kadar yaygın olduğunu belirlemek için MR (manyetik rezonans)
6.Karaciğer veya kemiklere yayılıp yayılmadığını anlamak için kan testi.

İkincil (veya metastatik) göğüs kanseri

Diğer organlara yayılan göğüs kanserinin tedavi edilmesi daha zordur ama bu, kanserin tedavi edilmeyeceği anlamına gelmez. İkincil göğüs kanseri olan kadınlar da uzun yıllar yaşayabilirler. Hastaya uygulanacak tedavi, ilk kanserin baskınlığı, hormonlara duyarlı olup olmadığı, kaç yerde metastaza uğradığı, hangi organlarda yeniden türe-diği gibi faktörlere bağlı olarak farklılık gösterir.

Metastatik göğüs kanserinde uygulanan tedavinin genel yaklaşımı, hastanın yaşam kalitesini sürdürmeye ve hayat ta kalma süresini uzatmaya yöneliktir. Kemoterapi ve rad yoterapinin yanı sıra, belirtilerin verdiği acıyı dindirmek için hormon tedavisi ve bağışıklık terapisi de uygulanabilir.
Tedavi şekillerini doktorla görüşmek önemlidir. Bazı hastalar,.hiçbir işe yaramadığı gibi, hayatı daha da zorlaştırdığını düşünüp tedaviden tümüyle vazgeçebilirler. Bu kararı alanlara, tedavi etmeksizin sadece bedensel yakınmaları gidermeye yönelik palyatif bakım uygulanabilir.

İkincil kanserin belirtileri nelerdir?

Birçok vakada, kanser büyük ölçüde vücuda yayılıncaya kadar pek bir belirti ortaya çıkmaz.

Kemikler
Pek çok insanda ilk belirti, kemik ağrısı şeklinde kendini gösterir. Ağrılar uyumayı zorlaştırır, hareket ederken de çok acı verir. Bazen bu ağnnın kuyruksokumundan kaynaklandığı ya da mafsal iltihabı gibi başka bir durum olduğu düşünülebilir. Ancak, günler geçtikçe hareket etmenin kolaylaştığı mafsal iltihabının aksine, kanserin sebep olduğu kemik ağrısı sabittir. Bir haftadan fazla süren ağrı doktora gösterilmelidir.
Karaciğer
Karaciğere yayılan göğüs kanseri, hastayı her zamankinden çok daha yorgun ve bitkin hale getirir. Mide bulantısı Ve iştahsızlık görülür. Ayrıca kannda şişme ve karın bölgesinin sağ tarafında rahatsızlık oluşabilir. Cildin rengi ve gözlerin akı sarıya dönüşebilir, cilt kaşınabilir.
Akciğerler
Akciğerlerinde ikincil göğüs kanseri olanlarda ortaya çı kan ilk belirti, nefes nefese kalmak ve kronik öksürüktür.
Beyin
Eğer ikincil göğüs kanseri beyinde ortaya çıkarsa, baş ağrıları ve mide bulantısı görülür. Belirtiler bazen, beynin tıkanan yarısına bağlı olarak takatsizlik, yürürken dengenin kaybedilmesi, tek gözle görememe gibi şekillerde ortaya çıkabilir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ