Hamilelik Gebe Kalma

Hamilelik Gebe Kalma

Hamilelik
Hamilelik veya gebe kalma Allah’ın bir lütfûdur. Türk mitolojisi, çocuğu olmayanların Tanrı’ya yakarışlarıyla doludur. Tanrı’nın çocuk vermesi için, bir yığın kurban kesilir. Anadolu’da da çiftlere, Hızır kutlu bir elma verir ve çiftler böylece çocuğa kavuşurlar.

As­lında Anadolu’daki Hızır motifi, Orta Asya’daki eski “gök sakallılar” yani Tanrı’nın elçileri gibidir. Çocuğu olma­yan Manas’ın babası karısına “gidip el­ma ağacının altında oynamadın” diye çatıyor ve ona söyleniyordu. Bundan da anlaşılıyor ki, Anadolu’daki çocuk veren kutlu elma motifi de, çok eski Türk gele­neklerine dayanıyordu.

Aslında Türklerin inanışlarında ağaç ile doğum arasında yalan ilişkiler vardı. Ağaç, pınar, kuyu, su ayağı gibi hayatın fışkırıp geldiği yerler, doğumla ilgili görülmüştü. Dede Korkut’ta da çocuğu olmayan kadın, suya tatlı şeyler (sücüler) dökmüştü.

Dede Korkut kitabında şöyle deniyor­du: “Kaytabanın mayasını (yani dişi de­vesini) yüklü (hamile) kodun, koyununu yüklü kodun, koç oldu; ala gözlü görklü halalun (helalini) yüklü kodun, aslan ol­du” Oğuzlar burada hamile olan her şeyleri için “yüklü” sözünü kullanı­yorlardı.

Oğuz Kağan eşini aldı yattı ve kadını, “töl boğaz” (yani hamile) oldu. Günlerden ve gecelerden sonra Oğuz Kağan’ın gözü aydın oldu (yarudı), yani çocuğu oldu.” Uygur yazısı ile yazılmış bu eski Oğuz destanında, Oğuz Kağan’­ın oğlu oldu denmiyor; yalnızca “aydın­landı” yani (yarudı) sözü kullanılıyordu.

Bizim “gözü aydın oldu” sözümüz de herhalde buradan geliyordu. Oğuz Ka­ğan destanında hamilelik karşılığı ola­rak söylenen “töl boğaz” sözü Dede Korkut’ta yalnızca “boğaz” olmuştur: “And içeyim bu kez, boğaz kısrağa bindüğüm yok” sözünde görüldüğü gibi.

Bugün Anadolu’da da çoğu zaman hayvan ve bazen de kadınların gebeliği için “bo­ğaz” sözü kullanılır. Orta Asya ve Ana­dolu Türklerinde kadınlar da koyun ve kısrağa benzetilerek hamilelik için de­nen “kuzlaç, kulunaçı” gibi sözler bilhassa hayvancı Türklerde çok söylenegelir.

“Aylı günlü, iki canlı” gibi sözleri­miz ise, başka güzellik ve manalar taşır­lar. Ancak Dede Korkut’ta da insanı maldan ayırma ve kadına “hamile” deme eğilimi yavaş yavaş doğmaya baş­lamıştı: “Allah Ta’ala bir ayal verdi,Hatunı hamile oku” gibi.

Tabiî olarak İslâmiyet, Türklerin dünya görüşlerinde de büyük bir gelişme yapmıştı. İlk çocuğun doğumu ise Türklerde çok önemlidir. Eski Türkler ilk çocuğa “Tun oğul” derlerdi. Oğul Türklerde “evlad” karşılığı olarak kullanılmıştır. Çocuk ister kız, isterse oğlan olsun ona oğul derlerdi.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ