Kalp Yetmezliğinin Klinik Belirtileri

Kalp Yetmezliğinin Klinik Belirtileri

Şok, acil tedavi gerektiren bir klinik tablo yaratır. Hastanın görünümü genellikle kaygı uyandırıcıdır ve hemen hastalığı akla getirir: Benzi çok soluk, dudakları morarmış, yüz hatları keskinleş miştir ve sıkıntı duyar; solunumu hızlı ve yüzeysel, derisi (özellikle el ve ayakları) belirgin biçimde soğuktur. Hemen her zaman soğuk terler döker ve şiddetli susuzluk duyar. Hızlı bir kalp damar muayenesi teşhisi doğrular: Nabız zayıf, ince, hırlıdır; alınması güç, bazen olanaksızdır. Atardamar basıncı düşmüş, büyük basınç çok azalmıştır (ama büyük basınç hastanın her zamanki basıncına göre değerlendirilmelidir); küçük basınç da (daha az derecede) düşmüştür. Dolayısıyle, genellikle büyük küçük basınç farkı azalmıştır. Aslında çoğunlukla, atardamar basıncı hiç alınamaz.Kalp dinlendiğinde hızlı ve zayıflamış sesler duyulur. Yüzeysel toplardamarlar bazen silikleşirler ve bunlara iğneyle girmek güçtür.Öteki klinik belirtiler şokun asıl nedeniyle ilişkilidir. Teşhis, her türlü nedene yönelik araştırmadan önce acil bir tedavi gerektirir.
Hızla yapılırlar. Aynı gruptan kan aktarımı için kan grubunun bilinmesi gerekir. Alyuvarların sayılması, hemoglobülin düzeyinin ölçülmesi ve kanda alyuvar hacmi plazma hacmi oranının (hematokrit) bilinmesi, bir kan yitimi olasılığını değerlendirme açısından önemlidir. Toplardamar basıncının ölçülmesi tedavideki tutum bakımından yararlıdır. Elektrokardiyogram da bazen çok önemli bilgiler verir. Öteki tamamlayıcı muayeneler, düşünülen şok nedenine göre kararlaştırılır.Şokun evrimi klinik ve tamamlayıcı muayenelerle ciddi biçimde izlenmelidir. Evrim bazen iyidir. Tedavinin etkisiyle atardamar basıncı yükselir, nabız yeniden normale döner. Ama durum kötüye de gidebilir: Nabız ve atardamar basıncı alınamaz duruma gelir (ya da öyle kalır). Kuşkusuz, hastanın geleceği yalnızca şokun nedenine değil, tedavinin erkenliğine de bağlıdır.Acil önlemleri ve çeşitli tedavi yöntemlerini kapsar.
Kan hacmi azalmışsa, ilk yapılacak iş, kan aktarımı olanağı beklenirken damarları, toplardamar yoluyla plazma ya da büyük moleküller vererek doldurmaktır. Gerekirse, hastanın soluk borusuna boru yerleştirilerek akciğerler havalandırılarak ve oksijen verilerek solunumun rahatlığı sağlanır. Şokun tipine göre çeşitli ilaçlar da kullanılabilir.
Birtek tedavi yöntemi yoktur ve tedavide şokun nedeni hedef alınmalıdır. Sözgelimi:
— kalp yetmezliği durumunda kalbi güçlendirici iğneler yapmak;
— Kalp dışzarı boşluğuna önemli derecede sıvı toplanması durumunda, sıvıyı iğneyle boşaltmak ya da bir ritim bozukluğunu seçici olarak tedavi etmek gerekir.Kalp krizi geçirenlerin tedavisi son derece acil önlemlerle yapılmalı ve hastanın kalpbilim ünitesine götürülmesi sırasında başlamalıdır. Gelişmiş cankurtaranların donatımı yaşamın kurtarılmasını sağlayabilir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ