Sponsorlu Bağlantılar

Kardeşler ve Kızkardeş

21 Ocak 2009
131 kez görüntülendi

Yukarıda “hala” maddesinde de be­lirttiğimiz gibi kız kardeşler el evlerine gidicidirler. Baba evinde sürekli olarak kalıcı değildirler. Eskiden kız kardeşle­rin çocukları, bir zaman sonra dayılarına karşı da durmuşlardı. Ancak Türklerde aile bağı, çok güçlüdür. Kız karkdeşlerin erkek kardeşlerine karşı olan sevgileri, en canlı ve içten olarak, Dede Korkut Kitabı’nda dile getirilmiştir. Beyrek’in ölüm haberi gelince, “Oğuz’un kizı geli­ni kas kas gülmez oldu. Kızıl kına ak eli­ne yakmaz oldu. Yedi kız kardeşi ağ çı’ kardılar, kara donlar (elbiseler) geydiler: “Vay beğim kardaş, muradına maksu­duna ermeyen yalnız kardaş!” deyip, ağlaştılar, böğrüştüler. Burada “yedi kar­deş” deyimi, 7 sayısının kutlu olma­sı; hattâ astronomik ye kozmogonik bir manası bulunmasından dolayı söy­lenmiştir. Yine Bamsı Beyrek bezir­ganlara, kendi kız kardeşlerini görüp görmediklerini soruyor. Bezirgan da şöyle diyor:’ ‘Yedi kız kardeşin, yedi yol ayırdında ağlar gördüm, güz alması gibi al yanakların yırtar gördüm, “vardı gel­mez kardeş” diye, zârılık eder gördüm. Başka bir yerde .Beyrek’in “Ulu kız kardeşi (ozanı) Beyrek’e benzetti, ka­ra kıyma gözleri kan yaş doldu” deni­yordu. Görülüyor ki Oğuzlarda ablaya “ulu kız kardeş”* küçük kız kardeşlere “kiçi kız kardeş” denmeye başlanmıştı. Kızlar, erkek kardeşleri Beyrek’e ise “ağam” diyorlardı. Bu bizim “ağabey” deyimimizin, başlangıçları idi: “Ağam Beyrek’e benzedürem Ozan seni, sevin­dirdin, yerindirme Ozan meni!”. “Çalma Ozan, ayıtma Ozan, ağam Beyrek gideli bize Ozan geldiği yok!.” Kız karde­şin erkek kardeşe söylediği sevgi dolu bir şiir de, Çora Batır’m kızkardeşi tarafından söylenmiştir: “Gitme ağam gitme, ağam sen de gidersen, baban ile ananı, kime emanet edersin!..” “Dede Korkut’taki dil ve söyleyiş, elbette ki Çora Batır Destanı’nda görülemez. Yukarıda da söylediğimiz gibi Dede Korkut’ta Deli Karçar’in kız kardeşi Banı Çiçek, ağabeysince çok değerlidir. Deli Karçar, kız kardeşini isteyeni, yani kız dileyeni öldürür. Deli Karçar, Banı Çiçek’i istemeye gelen Dede Korkut’u da öldürecekti.
Ancak Dede, Allah’ın yardımıyla kur­tuldu. Kuzey Türk destanlarında, gelin giden kızlar için, “artık bundan sonra kız kardeşleriniz görümcelerîniz olacak­lar”, deniyordu. Kaşgarlı Mahmud, XI. yüzyıl Türklerinin, “kocanın küçük kız kardeşine “singü”; büyük kız kardeşine ise “eke” dediklerini söylüyordu. Gök­türk yazıtlarında Bilge Kağan, kendilerine bağlanan kavimlere, kağan unvanı ile birlikte küçük kız kardeşini de gelin olarak, onlara verdiklerinden söz açıyordu. “Eke” de çoğu zaman büyük kız kardeşler için söylenirdi. Kül Tegin de, otağını basan düşmanı yendiğini ve böylece, “anneleri, ablaları (ekelerim) ve gelinlerinin” esir olmasının önüne geçti­ğini söylüyordu . Eski Uygur şiirlerinde ise, “ekem Tilek Tegin Kız Tengrim” unvanım taşıyan bir abladan söz açı­lıyordu. Anlaşıldığına göre ablalar, daha saygıdereğer görülüyorlardı. Zaten “eke” sözü de, ablayı saygılamak ye yü­celtmek için söylenen bir sözdü. Ana­dolu’da yaşlı kadınlar ile büyük halalara da, “eke” denir. Ablalar ve yaşlı kadın­lar için söylenen “eçi, eçe” sözü de, Anadolu ile bütün Türk dünyasında, çok yaygındır.
“Apa” veya “aba” sözü, ablaları ça­ğırmak için kullanılan en yaygın bir Türk deyimidir. Bizim bugün kullandı­ğımız abla sözü de, herhalde buradan ge­liyordu. Abla, anne yerine geçen bir ka­dındı-. Bunun için büyümekte olan çocukların terbiyesinde, ablaların yeri büyüktü. Bundan dolayı Altay Türk masallarında, ünlü alplerin yetişme ve terbiyelerinde, anne ile ablaların yer ve rolleri büyüktü. Prof. A.înan, bu gerçeği doğru olarak görebilmiştir. Türkler kü­çük erkek kardeşe “ini” derlerdi. Fakat eski bir Uygur şiirinde ise, “sevgili doğ­muş küçük kız kardeşim (ini) ve gelin ağam, nerdesin”, deniyordu. Rahmeti Bey bunu böyle anlamıştı. Bu sözü, “küçük kardeşim ve gelin ağam” diye yorumlarsak, belki daha doğru olabilir­di. Dış Türkler, kız kardeşlerim yerine, “apa singdi”, yani büyük ve küçük kız kardeşlerim demeyi, daha açık ve daha doğru buluyorlardı. Görülüyor ki Türk­lerde her kız kardeşin ayrı yeri, ayr sev­gisi ve ayrı değeri vardı.

Sponsorlu Reklamlar
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yukarı Çık