Karı-Koca Arasında Tartışma

Karı-Koca Arasında Tartışma

Tartışmayı bilmek
Psikologlar, evlilik hayatında tartış­maların gerekli olduğu fikrinde birleşi­yorlar. Gerçekte de, tartışmalar evlilikte adeta emniyet subahı görevi yapar. Eş­lerde biriken ufak tefek öfkeler, bu şekil­de patlamalarla dışarı atılır. Ancak bu çok sık olmamalıdır. Şiddetli kavgaya ihtiyaç duyan çiftler de vardır. Bunların fazla kırıcı olmamasına dikkat etmeli­dir. Böyle çiftler, kavgalarda kırıp dök­mek, öfkelerini dağıtmak üzere değersiz eşyalar bile alırlar.
Bazıları bütün bunları gözönüne ala­rak, bir tartışma tekniği bir tartışma sanatı olduğundan süz edilir. Ne var ki, kavganın, tartışmanın gerçekten emniyet subabı görevini yapması için tabiî, kendiliğinden olması gerekir.
Ilımlı karakterdeki bir çiftte ilk kavga beklenmedik bir anda patlak verir. Bu ilk münakaşa her ikisini de büyük sıkın­tıya düşürür. Birbirlerine bu kadar çok öfke beslediklerini ummadıklarından hayal kırıklığına uğrar, kendilerini fela­kete düşmüş gibi hissederler.
Birbirleriyle yarış içinde olan, hare­ketli, canlı tipler ise, bu tür münakaşala­rı nişanlılık döneminde de yapmışlardır. Ancak bir farkla ki, o zamanlar evlen­diklerinde bütün problemlerin kendili­ğinden hallolacağına inanmışlardır.
İlk tartışmayı fazla büyütmek de, hiç önemsememek de tehlikelidir. Genellikle iki yanlış birlikte yapılır. Yani hem küçümsenir, hem de büyütülür.
Bir kere aşırı bir anlaşmazlık belirtisi olarak görülür, ancak sebebi araştırıl­maz. Ve de herhangi bir ders alınmaz. Çoğunlukla da, sinirlerin gevşeyip kor­kuların geçip ortalığın yatışması, normale dönmesi için iş zamana bıra­kılır. Bu süre de çoğu zaman 24 saati geçmez. Bu takdirde münakaşayı, ufak tefek olaylar neticesinde biriken, öfke ve kırgınlıkların doğurduğu bir patlama “ben”in ani intikamı olarak nitelendir­mek gerekir. Ayrıca tartışmaya yolaçar.
sebepler ve tartışmanın yarattığı tepki­ler üzerinde de dikkatle durulması gere­kir.
Bazı şeyleri görmezden gelmek çok tehlikelidir. Daha önceden belirttiğimiz gibi evliliği bir son olarak görmek de büyük yanılgıdır. Uzun bir nişanlılık dö­neminin ardından bile gelmiş olsa, evli­lik her zaman bir başlangıçtır. Evlilikte tartışmalar gerekli ve kaçınılmazdır da. Önemli olan, bunlardan ders almayı bilmektir.
Genellikle, birkaç tartışmadan sonra eşler bunlardan gereken dersi çıkarmaya başlarlar. Gerçekten de ilk zamanlarda­ki tartışmalar pek de makul değildir. İlk zamanlar, eşler tartışma sırasında kullandıkları kelimelerde, birbirlerine yönelttikleri suçlamalarda aşırıya ka­çarlar. Çoğu zaman ne söylediklerini bile bilmezler. Resmen ağızlarından çıkanı kulakları duymaz. Giderek tartışmalar daha bir akla yakın olmaya başlar. Se­bepler daha ağır olsa bile sözler, davra­nışlar daha kontrollüdür. Zira, eşler ar­tık birbirlerinin zayıf, duyarlı yönlerini anlamışlardır. Suçlamalarında daha et­kili ama daha dikkatlidirler. Olaya açık­lık getirmeye çalışırlar.
Münakaşalar yavaş yavaş seyrekleşiyor ve şiddetleri de azalıyorsa, şüphesiz bu iyiye işarettir. Ancak, kavgalar seyrekleşiyor ama şiddetleri artıyorsa bir şeyler yapmanın zamanı gelmiş demek­tir. Zira, bu durumda eşler çatışmadan çekinmekte ve birtakım duygularını, is­teklerini bastırmaya çalışıyorlar demek­tir. Öfkeler birikmekte, şiddetle patlaya­cakları anı beklemektedir. Ancak arala­rında bir anlaşma kaçınılmazlığını kabul etmeli ve bir­takım küçük öfkelerin, birikimlerin pat­laması olarak görmelidirler. Ancak, tar­tışmadan hemen sonra, söylenmiş bütün kötü sözleri unutup, mümkün olduğu kadar çabuk barışma yoluna gitmelidir­ler. Bunu, içlerinde gizledikleri birtakım gerçeklerin su yüzüne çıkması olarak de­ğil de, olağanüstü bir durum olarak gör­meli, kırıcı kelimeleri bir daha tekrarla­mamaya çalışmalıdırlar. En önemlisi de, münakaşalarda insanın gerçek kişiliğini, gerçek duygularını ortaya çıkardığını düşünmemelidirler. Bir insanın gerçek kişiliğinin ne zaman ortaya çıktığını söylemek çok zordur. Bazı kişiler her za­man, oldukları gibi görünürler. Bazıları da hiçbir zaman gerçek yüzlerini göster­mezler. Ancak şunu unutmamak gerekir ki, bir öfke krizi bir insanın iç dünyası­nın yalnızca bir bölümünü ortaya çıka­rır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ