Aile Hukuku

22 Şubat 2009 - 0 yorum
Vesayet, bir kimsenin vesayet altına alınmasını gerektiren sebep ortadan kalkınca sona erer. Küçük üzerindeki ve­sayet küçüğün reşit olmasıyla kendili­ğinden kalkar. Hapis halinde de cezanın sona ermesi vesayetin kendiliğinden kalkma sebebidir. Diğer hallerde ise mahkemenin ref (kaldırma) kararı ver­mesi gerekir. Hacir...
22 Şubat 2009 - 0 yorum
Kanunda vesayet kurumu düzenlenir­ken, sahibi belli olmayan malların idare­si veya bir kimsenin belli çıkarlarının korunması gibi hallerde, bu işleri mah­kemenin gözetiminde yapacak kişiler­den de bahsedilmiştir. Mahkeme tara­fından, kanunda belirtilen durumlarda, yine kanunda gösterilen işlemi görmek üzere görevlendirilen bu kişilere kayyım...
22 Şubat 2009 - 0 yorum
Vasinin görevi Mahkemece tayin edilen vasi, sulh mahkemesinin genel gözetimi altında, küçük ve mahcuru korumak, ona neza­ret etmek, mallarını ve parasını muhafa­za edip işletmek, vesayet altında bulu­nan küçük ise onu bakıp beslemek, eğiti­mini sağlamak gibi görevleri yapar. Ay­rıca, hukukî işlemlerinde küçüğü...
22 Şubat 2009 - 0 yorum
Hacir kararı Hacir kararım mahkeme verir. Mah­kemeden bu kararı isteme yetkisi esas itibarıyla ilgili kişilerindir. Bununla bir­likte, bazı hallerde adliye ve idare ma­kamları da hacri gerektiren durumları mahkemeye bildirmekle yükümlüdürler. Hacir kararını verecek mahkeme/sulh mahkemesidir. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle hacir...
20 Şubat 2009 - 0 yorum
Aile malları Aile mallarına ilişkin hükümler Mede­nî Kanun'un "ölü hükümleri"dir. Bun­lar bizim uygulamamızda rağbet bulma­yan "aile vakfı", "aile şirketi emvali" ve "aile yurdu" gibi bir yardımlaşma ya da ekonomik faaliyet biriminin meydana getirilmesi ile ilgilidir. Aile vakfı, aile bireylerinin eğitim ve öğretimine,...
20 Şubat 2009 - 0 yorum
Ev reisliği hükümleri, esas itibariyle büyük aile tipi ile ilgili hükümlerdir. Ka­nuna, sözleşmeye ya da örfe göre bira-rada yaşayan kimseler, bu anlamda bir aile meydana getirirler. Bu birim içinde, kan hısımları, sıhrî hısımlar, işçiler, çı­raklar hep birlikte bulunabilirler. Bunla­rın hepsi...
20 Şubat 2009 - 0 yorum
Medenî Kanun'un 315-345. maddele­rinde "geniş anlamıyla aile" denilebile­cek bir toplulukla ilgili hükümler yeralmaktadır. Bundan önceki kısımlarda ön­ce karı-koca sonra da karı-koca-çocuklardan kurulu aile birimi gözönün-,de tutulmuşken, burada daha geniş çev­ren bir aile birimi ile ilgili hükümlere yer verilmektedir. Kanunda isabetli sayılmayacak...
20 Şubat 2009 - 0 yorum
Sadece anasına sahih olmayan nesep bağı ile bağlanan çocuk onun soyadını alır, onun mirasçısı olur. Mahkeme vela­yeti de anaya verebilir. Buna karşılık, tanıma veya babalığa (kişisel sonuçlarıyla) hüküm suretiyle çocukla baba arasında gayrısahih nesep bağı kurulmuşsa, çocuk babanm soyadını alır....
20 Şubat 2009 - 0 yorum
Evlilik dışında doğan çocuğun anası ve çocuk, doğal baba aleyhine dâva aça­rak çocuğun babayla olan doğal ilişkisi­ni hukukî bir ilişkiye döndürme talebin­de bulunabilirler. Bu hukukî ilişki iki türlü olabilir: Birincisi, çocuk ile ba­ba arasında bütün şahsî sonuçlarıyla "gayrı sahih nesep"...
20 Şubat 2009 - 0 yorum
Evlilik dışında doğan çocuk babası tarafından veya babanın ölümü yahut temyiz kudretini kaybetmesi halinde ba­basının babası tarafından tanınabilir. Tanıma resmî bir senet yapı­larak veya vasiyetname düzenlemek su­retiyle gerçekleşir ve nüfus memurluğu­na bildirilir. MK.292'ye göre birbirle­riyle evlenmeleri yasak olanlardan veya evli...
20 Şubat 2009 - 0 yorum
l.Mesele: Karı koca mallarının yöneti­mi meselesi, evlilik birliğine taraf olan eş­lerin mal varlıklarının durumu ile ilgili­dir. Daha önceki bölümde gördüğümüz konular, karı kocanın evlilik birliği için­deki kişisel durumları ile ilgili bulunu­yordu. Gerçi bunlar arasında, nafaka yü­kümü, borçlardan sorumluluk gibi bazı...
20 Şubat 2009 - 0 yorum
l-Karı ve kocanın kişisel durumları: Kanuna göre "evlenme merasiminin ic­rası ile evlilik birliği vücut bulur" ve bu birlik içinde "karı koca yekdiğerine karşı birliğin saadetini müttehiden temin ve çocukların iaşe ve ter­biyesine beraberce ihtimam etmek hu­suslarını iltizam etmiş olurlar". Bu...
20 Şubat 2009 - 0 yorum
Evlenme akdi tamamlanınca, taraflar arasında "evlilik" adı verilen birlik ku­rulmuş olur. En dar anlamıyla aile, karı ve kocadan oluşan bu iki kişilik birliktir. Bu birlik, doğal yapısına uygun biçim­de, kural olarak birliğe sonradan katıla­cak çocukların gelmesiyle ana-baba ve çocuklardan oluşan...
20 Şubat 2009 - 0 yorum
1- Dâva Hakkı: Evlenmenin geçersizli­ği sonucu kendiliğinden meydana gel­mez. Yokluk halleri dışında kalan haller­de (mutlak ve nisbî butlan halleri), ge­çersizliği bir mahkeme kararıyla hüküm altına aldırmak gerekir. Böyle bir karar olmadıkça, evlenme geçerli bir evlenme gibi hüküm ifade eder. Dâva hakkını...
19 Şubat 2009 - 0 yorum
Her hukukî işlem gibi, evlenme de, bir sözleşme olarak, geçerlilik şartlarına uyularak yapılmalıdır. Yukarıda açıkla­dığımız hususlar, gerek ehliyet yönün­den, gerekse kanunla konulan yasaklar yönünden, evlenme işleminin şartlarını belirlemektedir. Şu halde, bu şartlara uyulmaması, evlenme işleminin sağlığı­nı bozan bir sebep teşkil...
19 Şubat 2009 - 0 yorum
1) Genel Bilgiler. Yukarıda belirttiği­miz ehliyete ve evlenme engellerine iliş­kin hususlar, .evlenme sözleşmesinin meydana gelmesi için gerekli olan maddî şartları göstermektedir. Bir evliliğin, kurulması için zorunlu olan bu şartları "öze ilişkin şartlar" olarak niteleyebiliriz. Bunların varolması gerektiği gibi, evlenmenin gerçekleşebilmesi...
19 Şubat 2009 - 0 yorum
Kesin olmayan evlenme engelleri çe­şitlidir. Bunların ortak nitelikleri, resmî evlenme başvurusu sırasında gözönünde tutularak, evlenme işlemim yürüten gö­revli tarafından, evlenmenin yapılmasın­dan imtina edilmesinde görülür. Başka bir deyişle, evlendirme memuru, kendi­sine yapılan başvuruda, ister kesin, ister kesin olmayan bir engel bulunduğunu...
19 Şubat 2009 - 0 yorum
1) Hısımlık- Hısımlığın belli derecesi evlenmeye engel teşkil eder. Bu eski yeni, hemen bütün hukuk düzenlerinde kabul edilmiş bir esastır. Yalnız ahlâkî sebeplerle değil, aynı zamanda toplum sağlığı açısından da yakın hısımlar ara­sındaki evlenmenin caiz olmadığı bilinen bir gerçektir. Bu...
19 Şubat 2009 - 0 yorum
Evlenme engelleri Evlenme engelleri, tasarlanan bir evli­liğin meydana gelmesini önleyen sebep­lerdir. Bunların bulunması halinde, ta­raflar kendi açılarından tam ehliyetli de olsalar evlenemezler. Hemen hemen bütün hukuk düzenlerinde, gerek ahlâk açısından, gerekse toplumsal bakımdan geçerli olan "değer yargılarına" daya­nılmak suretiyle, bu türden...
18 Şubat 2009 - 0 yorum
Evlenmenin ilk şartı, evlenecek kişi­lerin kanunun öngördüğü ehliyete sahip obualarıdır. Nişanlılar evlenmek için başvurduklarında, evlenmeye "ehil" ol­manın gerektirdiği durum ve olgunlukta bulunmalıdırlar. Bizim Medenî Kanunumuza göre bu ehliyetin gerçek­leşmesi için, evlenme adayının belli bir yaşı doldurması ve temyiz gücüne sahip...
Sonraki Sayfa »