<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kadınlar &#187; Akciğer &#8211; Karaciğer Hastalıkları</title>
	<atom:link href="http://www.kadinlar.tc/kategori/akciger-karaciger-hastaliklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinlar.tc</link>
	<description>Kadın Sağlığı, kadın hastalıkları, Yemek Tarifleri, Şifalı Bitkiler</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 21:12:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Karaciğer ve Pankreas</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/karaciger-ve-pankreas/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/karaciger-ve-pankreas/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 2009 20:14:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akciğer - Karaciğer Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=6425</guid>
		<description><![CDATA[Vücuttaki en büyük bez karaciğerdir. Bebeklerde vücut ağırlığının % 4&#8242;ünü meydana getiren Karaciğer karın boşluğunun beşte ikisini kaplar. Bebeklerin şişkin karınlı görünmelerinin nedeni budur. Karın boşluğunun sağ tarafında diyaframa yakın yerdedir. İnsanda normal ağırlığı iki kilogramdır. Koyu kırmızı renkli olup, üzeri zarla kaplıdır. Lopçukların çevresinde safra kanalları bulunur. Bu kanallar toplanarak karaciğer kanalını oluşturur. Karaciğerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;"></p> <p>Vücuttaki en büyük bez <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/akciger-karaciger-hastaliklari/">karaciğer</a>dir. Bebeklerde vücut ağırlığının % 4&#8242;ünü meydana getiren Karaciğer karın boşluğunun beşte ikisini kaplar. <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/bebek-ve-cocuk-sagligi/">Bebek</a>lerin şişkin karınlı görünmelerinin nedeni budur. Karın boşluğunun sağ tarafında diyaframa yakın yerdedir. İnsanda normal ağırlığı iki kilogramdır. Koyu kırmızı renkli olup, üzeri zarla kaplıdır. Lopçukların çevresinde safra kanalları bulunur. Bu kanallar toplanarak karaciğer kanalını oluşturur.</p>
<p>Karaciğerin vücut metabolizmasında sayısız görevleri vardır. Karaciğer <a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/bagirsak-hastaliklari/">bağırsak</a>taki <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/sindirim-sistemi-hastaliklari/">sindirim</a>de ikinci derecede rol oynar. İki yönden kanla beslenir. Oksijen karaciğer atardamarıyla gelir. Kapı toplardamarı ile bağırsaklardan emilmiş besinler buradan geçer.</p>
<p>Karaciğerin sayısız görevleri arasında kırmızı kan hücrelerinin yok edilmesi, plazma proteinleri ve kan pıhtüaştırıcı öğelerin yapılandırılması, karbonhidratların glikojen halinde depolanması, yağ ve proteinlerin karbonhidrata dönüştürülmesi, süt şekerinin glikoza değişimi, amonyağın üreye dönüşmesi, yağın sindirilip emilmesi, bazı yağ ve proteinlerin depolanması, safra tuzlarının üretimi, yağ eriten vitaminlerin depolanması, depolanmış yağın daha kolay yanabilen kretonlar haline dönüşmesi çeşitli zehir ve uyuşturucu maddeleri değişime uğratması, yer alır.</p>
<p>Pankreas ise, <a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/mide-hastaliklari/">mide</a>nin arkasında bulunan boşaltıcı kanallarıyla oniki parmak bağırsağına bağlı, iç ve dış salgıları olan bir bezdir. Normal ağırlığı <a href="http://www.kadinlar.tc/">kadın</a> ve erkekte farklı olmak üzere 60-90 gram ağırlığmdadır. Sarımsı gri ya da pembe renkli bir organdır. Pankreas lipaz, amilaz ve tripsin gibi önemli sindirim enzimleri üretip günde yaklaşık 1 litre dolayında özsuyunu, onikiparmak barsağına boşaltır. İç salgı olarak vücut için gerekli çok az miktarda ensülini de oluşturur. Ensülin dokuların fazla glikoz soğurmasını sağlayarak, kandaki şeker oranını düşürür, karaciğerin şeker dengesine yardımcı olur. Ensülin salgılanmasındaki bozuklukla şeker hastalığı ortaya çıkar. Böyle hastabra dışarıdan ensülin verilir.</p>
<p>Karaciğer ve pankreas, vücudun iki önemli salgıbezi, özellikle karaciğer besin işleme fabrikasıdır. Sindirim kanalında besinlerin işlenmesinden kanımızda hücre düzeyindeki bir çok metabolik olaya kadar, bu iki organın hormonları ve salgılan gereklidir.</p>
<p>Karaciğerin, çevredeki bir çok organla da yakın ilişkisi vardır. Bu organlar hemen onikiparmak bağırsağına ya da yakında açılan kanalcıkları ile sindirim olayını gerçekleştiren enzimleri bağırsağa boşaltırlar. Pankreasın bir de iç salgı görevi vardır. Salgılar doğrudan kana veriliyorsa iç salgı, eğer kanalcık sistemi ile doğal kanallarına, özellikle <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/sindirim-sistemi-hastaliklari/">sindirim sistemi</a> kanalına boşaltılıyorsa dış salgı denilmektedir. Vücut olayında iç ve dış salgı sistemlerinin uyumlu çalışması gerekir.</p>
<p><strong><a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/bebek-ve-cocuk-sagligi/yeni-dogan/">Yenidoğan</a> Sarılığı ve Karaciğer Yangısı:</strong> Uzun süreli yenidoğan sarılıkları karaciğer yangısına, safra kanallannın gelişmemiş olmasına ya da sepsise bağlıdır. Sepsis mini canlıların bir odaktan bütün vücuda kanla yayılmasıdır. Karaciğer yangısı, olaylann % 50&#8242;sinden sorumludur. Klinik tablo bir çok etkene bağlı diğer olaylarda da taklit edilebilir. Sanlık belirtileri arasında karaciğer ve dalak büyümesi, idrar renginin çay rengi alması ve koyulaşması, dışkı rengini yitirerek beyaz gri renkte görünümü sayılabilir. Uyku hali, beslenme bozukluğu, kilo alma ve gelişmenin bozulması en sık rastlanılan durumlardır.</p>
<p>Karaciğer yangılannda önemli laboratuvar bulguları vardır. Karaciğerin durumunu değerlendirmek için laboratuvar testleri yapılır. Kanda bilurubin düzeyinde artım olur. Ayrıntılı değerlendirmeler yapılarak karaciğerin durumu ve metabolik işlevi belirlenir. Kimi zaman iğne ile alınan, karaciğer doku kesintilerinin incelenmesi gerekir. Karaciğer hücre yapılarının bozulup bozulmadığı ve hastalık sonucunun ne olacağı değerlendirilir.<br />
Yenidoğandaki uzayan sanlıkta, safra kanallarının gelişmemiş olmasına çaba harcanır. Karaciğer, safranın yapıldığı yerdir. Safra, safra kanalcıktan aracılığı ile ana safra kanalına ve buradan safra kesesine ulaşır. </p>
<p>Safra kesesinden salınarak bağırsakta yağlı besinlerin sindirimini sağlar. Karaciğer içersindeki safra kanalcıktan gelişmemişse bu mekanizma durur. Ayrıca bilurbin ve bazı metabolik olaylann sonucunda ortaya çıkan, atılması zorunlu zehirli madde bu kez karaciğerden kana kanşır. Aynca bir takım genetiksel hastalıklar da bu tip sarılıkla karışabilir.<br />
Hastalann çoğunluğu belirli bir hastalık süresinden sonra tablo ne kadar ağır olursa olsun iyileşirler. Nadiren 2 &#8211; 4 ay süren tipleri de bulunur. Bazen karaciğer yeterince dayanamaz. Hastalar da siroz ve karaciğer doku haraplanması meydana gelir ve ölümle sonuçlanır.</p>
<p><strong>İlaç ve <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/saglik/hastaliklar-ve-tedavileri/enfeksiyon-hastaliklari/">Enfeksiyon</a>la Meydana Gelen Yeni Doğan <a href="http://www.kadinlar.tc/hepatit-a/">Sarılık</a>ları:</strong> Yenidoğan sarılıkları genellikle tıkanıklık yapıcı tiptedir. Hastanın genel durumu zaten ileri derecede bozuktur. Karaciğer biluribini yeterli biçimde uzaklaştıramaz, safra salgısının içerisine katarak, dışkı ile atılmasını sağlayamaz. Enfeksiyonlan, yenidoğan sarılıklarının en önemli nedenleri arasındadır. Sanhk ve karaciğer dalak büyümesi en sık görülen ve sürekli bulgulardır. Bazen frengi de bu tip sarılıkların nedeni olabilir. </p>
<p>İlaçlar içerisinde K vitamini, sulfonamidler bu tip sanlıklara yol açar. Bunlar bilurubinin serum proteinlerine bağlanma bölgelerini ortadan kaldırarak etkili olurlar. Novobiosin denilen ilaç, bilurubinin atılmasını sağlayan metabolik olaylan baltalar. Tetrasiklin denilen ilaçlar, karaciğer hücrelerinin haraplanmasına neden olur. Sonuçta bilurubin işlenmesi dahil bir çok görevlerini yapamaz. İlaç ve enfeksiyonla meydana gelen yenidoğan sarılığının tedavisi hekim tarafından yapılır.</p>
<p><strong>Karaciğer dışında safra kanlı tıkanıklıkları ya da gelişmemesi:</strong> Genellikle on bin doğumda bir görülür. En sık görülen tipi lkaraciğerin: dışında yer alan safra kanallannın bütünüyle gelişmemiş olmasıdır.Bunun nedeni tam olarak bilinmemektedir. Ancak, bebeğin anne karnında geçirdiği bir takım enfeksiyonlara yol açtığı belirtilmektedir.</p>
<p>Sarılık, <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/hamilelik-gebelik-dogum/">doğum</a>dan sonra hemen görülebileceği gibi, doğumdan sonra iki üç haftaya kadar da devam eder. idrar koyudur. Apış aralannı boyar. Dışkı sıklıkla beyaz gri renktedir. Dışkıya rengini veren maddeler bilurubinin metabolizma ürünleridir. Karaciğer büyümesi önce olur. Daha sonra dalak büyür. <a href="http://www.kadinlar.tc/kasinti/">Kaşıntı</a> parmaklarda çomaklaşma, raşitizmde sık görülen boncuk tanesi gibi büyümeler, muayene sırasında aranılan bulgulardandır. Kalp atışları hızlanır, seslerinde anormallik ortaya çıkar. Hastalığın teşhisi için çok sayıda labratuvar değerlendirmeleri yapılır. Karaciğerden alınan parçanın mikroskop altında incelenmesi çok yararlı sonuçlar verir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yenidoğan sarılığından ayırt edebilmek çok güçtür. Karaciğer ve diğer bozukluklara neden olan hastalıklarda yaşama şansını arttırabilmek için gerekli araştırmalar sürdürülmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Karaciğer İçerisindeki Safra Kanalcıklarının Gelişmemesi: </strong>Tıkanıklık tipi sanlık yapan hastalıklardan biridir. Genellikle safra kanalı gelişmemesine bağlı sanlıklann yüzde onu bu tiptedir. Bebek rahim içerisinde iken annenin kızamıkçık geçirmesi, zaman zaman oksijensiz kalması bu tip sanlıkların oluşumunda çok etkindir. Bazen kalıtsal olabilir. Her zaman dışkının renginde değişiklik olmaz. Fakat, kaşıntı çok ileri derecededir. <a href="http://www.kadinlar.tc/kasinti/">Kaşıntı</a>, kanda artan bilurubinin deride verdiği önemli bir belirtidir. Karaciğer işlevlerini bozan bir durum olduğu için yukarıda saydığımız karaciger işlev testleri, hastalığın tanısında yararlı olur. </p>
<p>Laboratuvar değerlendirmeleri zordur. Ülkemizde bu hastalıkların tanısını sağlıyacak testler kolayca yapılır. Karaciğerin içerisindeki küçük kanalcıklar gelişmediğinden safra, ana safra kanaiına verilmez. O nedenle kana karışır ve kanda bilurubin artar. Kanda bilurubin artması sarılık nedenidir. Kalıtsal tipinde sonuç daha kötüdür. Kaşıntının önlenmesi için yeni ilaçlar geliştirmektedirler. Ayrıca hastaların yaşama şansını arttıracak çalışmalar sürdürülmektedir.<br />
<strong>Karaciğer Tümörü:</strong> Çocukluk devresindeki kötücül hastalıklar çok az görülür. Genellikle erkek çocuklarda kızlara göre daha fazladır. Çocukların büyük çoğunluğu hastalığa bir ve üç yaşlarında yakalanır.<br />
Karında önemli büyüklükte kitle ele gelir. Bu kitle ağrısız ya da ağrılıdır. Fizik muayenede, belirgin bir tümör kütlesi olmayabilir. Bu durumda muayene sırasında karında ağri; ilk bulgulardan bîridir. Belirtileri arasında kilo kaybı, solukîuk olur. <a href="http://www.kadinlar.tc/ur-veya-tumor-nedir-kist-nedir/">Tümör</a>ün tanısının konulabilmesi için bazı laboratuvar değerlendirmeleri ve incelemeler yapılır. Zamanında cerrahi müdahale gerekir. Tümörün üzerinde bulunduğu, karaciğerin bölümü tümüyle çıkarılır. Diğer organlara da atlamış ise bunların da çıkarılması gerekir. Ameliyat vakit yitirmeden yapılmalıdır. Organlardaki yayılım bölgeleri ameliyattan önce radyoaktif olarak belirlenir.</p>
<p>Hastaların % 30 &#8211; 4O&#8217;ı herhangi bir yay&#8217;lım söz konusu olmaksızın yaşarlar. Tümörün çıkartılmasından sonra hastaların % 10 kadarı beş yıllık yaşama süresini aşarlar.<br />
<strong>Vilson Hastalığı:</strong> Vücudumuzda bakır içeren ve bakırın taşınmasını sağlayan enzimlerin eksikliği sonucu ortaya çıkan hastalıktır, özellikle solunum yollarında bu tip enzimlerin görev yaptığı bilinmektedir. Bu hastaların hepsinde karaciğer bozukluğunu gösteren bulgular vardır. Sinir sistemi ile ilgili belirtiler olur ya da olmaz. Karaciğerin tutulması birden ya da uzun sürede olur. Bulgular arasında sanlık, göz bebeğinin çevresinde yeşiî bir halka, titreme, konuşurken kekeleme, gibi belirtiler sayılabilir. Son iki merkez belirti sinir sisteminin de tutulduğu görülür.</p>
<p>Karaciğerin işlevlerini belirlemekte kullanılan test sonuçları bozuktur. idrarla şekerin atılması karaciğer işlevlerinin bozulduğunu gösteren önemli bir bulgudur. Karaciğer biyopsisi gerekir. Günümüzde tedavisiyle ilgili etkin ilaçlar bulunmaktadır. Bu ilaçların sürekli kullanılması gerekir.</p>
<p><strong>Pankreatit B:</strong> Süreğen ve ıvegen tipleri bulunan çok önemli bir <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/">hastalık</a>tır<br />
Pankreatinin ivegen tiplerinin en önemli nedenleri, kabakulak ve karma yapılan&#8217; darbedir. Diğerleri arasında safra kesesi taşları, askaris adı verilen asalağın yaptığı <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/saglik/hastaliklar-ve-tedavileri/enfeksiyon-hastaliklari/">enfeksiyon</a>lar, bazı ilaçların çok yüksek dozda kullanılması sayılabilir.</p>
<p>Klinik bulguların arasında şiddetli üst karın bölgesi ağrısı başta gelir. Genellikle herhangi bir kusma ve ateş olmaz. Bu tip vakalarda asit görülebilir. Komplikasyonlar arasında sıvı ve elektrolit bozuklukları sayılabilir. Tıbbi tedavisinde istirahat önemli bir yer tutar. Düzenli olarak mide sıvısının boşaltılması gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/karaciger-ve-pankreas/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Siroz</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/siroz/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/siroz/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Sep 2009 18:39:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akciğer - Karaciğer Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=2763</guid>
		<description><![CDATA[Karaciğer hücrelerinin zedelenmesi ile başlayan tehlikeli bir hastalıktır, genellikle orta yaşlı kimselerde görülür. Karnın şişmesi, mide ve bağırsak kanamaları sirozun en önemli iki belirtisidir. Bacaklarda şişlik, sağ böğrün altında ağrı görülür, cilt ve göz rengi sararır, yüzde ve ellerde çil gibi lekeler belirir. İdrar rengi koyu sarıya dönüşür. Hastalarda çarpıntı ve iştahsızlık görülür. Uzun süre [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/akciger-karaciger-hastaliklari/">Karaciğer</a> <a href="http://www.kadinlar.tc/hucrelerin-yapisi/">hücreler</a>inin zedelenmesi ile <a href="http://www.kadinlar.tc/bas-agrisi/">baş</a>layan tehlikeli bir <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/">hastalık</a>tır, genellikle orta yaşlı kimselerde görülür. Karnın şişmesi, <a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/mide-hastaliklari/">mide</a> ve <a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/bagirsak-hastaliklari/">bağırsak</a> kanamaları sirozun en önemli iki belirtisidir. <a href="http://www.kadinlar.tc/bacaklardaki-durus-kusurlari/">Bacak</a>larda şişlik, sağ böğrün altında ağrı görülür, <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/guzellik-ve-cilt-bakimi/">cilt</a> ve <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/goz-sagligi-ve-bakimi/">göz</a> rengi sararır, <a href="http://www.kadinlar.tc/yuz-cesitleri-ve-ideal-yuz-nasil-olmalidir/">yüz</a>de ve ellerde çil gibi lekeler belirir. <a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/idrar-hastaliklari/">İdrar</a> rengi koyu sarıya dönüşür. Hastalarda çarpıntı ve iştahsızlık görülür. Uzun süre ve çok miktarda alkol ve uyuşturucu kullanan kimselerde, kronik hepatit ve safra kesesi hastalarında, çeşitli ilaçları düzensiz ve çok miktarda kullananlarda daha sık rastlanır.<br />
<div id="attachment_10617" class="wp-caption alignleft" style="width: 305px"><a href="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/09/siroz.jpg"><img src="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/09/siroz-288x300.jpg" alt="" title="siroz" width="295" height="300" class="size-medium wp-image-10617" /></a><p class="wp-caption-text">Siroz, Sirozun Tedavisi Sebepleri Belirtileri Nedenleri</p></div><br />
<strong>Kronik hepatit ve siroz hastalarının dikkate alması gereken hususlar aşağıda belirtilmiştir:</strong></p>
<p>*  Vitamince zengin ve az yağlı proteinler, karbonhidrat ve şekerli gıdalardan sık olarak, fakat az miktarlarda yenir. Gaz yapıcı ve yağlı yiyecekler (yağlı et gibi) kesilir. Yemekler ızgara veya haşlama olarak yenir. Bol miktarda sebze, meyve, komposto, pekmez ve bal yenir.</p>
<p>*   Kekik, nane, kuşburnu asitsiz meyve suları tercih edilir. Tahıllardan istifade edilir, tabii besinler seçilir. Konserve yiyeceklerden sakınılır. Alkollü içeceklerden, kızartmalardan, fasulye, mercimek, nohut gibi baklagillerden, acılı ve baharatlı gıdalar ve hamur işlerinden uzak durulur. </p>
<p><strong>Tedavisi:</strong></span></p>
<p><span style="color: #272727;">Karaciğerle ilgili hastalıklara karşı, aşağıdaki bitkisel formüller kullanılır:</span></p>
<p><span style="color: #272727;">*  Aç karna bal şerbeti içilir veya bal yenir.</span></p>
<p><span style="color: #272727;">*  Bir miktar marul, kökleriyle birlikte robottan geçirilir. Elde edilen sudan sabah aç karnına ve gece yatarken birer fincan içilir. Yemeklerden önce 3 <span style="color: #000000;">- 4 adet </span>hurma yenir.</span></p>
<p><span style="color: #272727;">*  Bir litre suya, 100 gram sandal ağacı gövdesi veya kabuğu konulduktan sonra beş dakika kaynatılır. Balla tatlandırılarak, yemeklerden önce günde 3 &#8211; 4 çay bardağı içilir. Yemeklerden sonra veya önce ayva şurubu, reçeli veya tatlısı yenir veya içilir.</span></p>
<p><span>*  Toz <span style="color: #272727;">haline getirilen 10 gr. udu hindi, 100 gr. balla karıştırıldıktan sonra sabah ve akşam birer yemek kaşığı yenir.</span></span></p>
<p><span style="color: #272727;">*  Her gün zeytinyağlı, havuçlu ve tere otlu enginar yemeği yenir. Yemeklerden önce bir avuç üzüm yenir.</span></p>
<p><span style="color: #272727;">* Dere otu, tere otu, siyah turp ve salatalık (zeytinyağlı ve limonlu olarak) yenir.</span></p>
<p><span style="color: #272727;">*  Bir miktar siyah turp rendelenerek bir kavanoza konur, üzeri iyice örtülecek şekilde balla doldurulduk-</span></p>
<p><span>tan sonra bir gece bekletilir. Daha sonra sabah ve akşam, aç karna birer yemek kaşığı yenir.</span></p>
<p><span>*  Bir miktar siyah ve beyaz turp, robotta suyu çıkarıldıktan sonra, balla tatlandırılır. Sabah ve akşam yarım fincan (veya bir fincan) içilir.</span></p>
<p><span>*  Enginar yaprakları ve etli kısmını örten sert kabuk yaş olarak veya kurutularak, kaynamakta olan bir bardak suya bir tutam olmak üzere konur. Beş dakika kısık ateşte demlendikten sonra balla tatlandırılıp günde 2 &#8211; 3 bardak içilir.</span></p>
<p><span>*  50 gr. zencefil yarım kilo balla güzelce karıştırılıp, yemeklerden önce birer kaşık yenir.</span></p>
<p><span>*  Bir miktar kereviz, robotta suyu çıkarıldıktan sonra, balla tatlandırılıp sabah ve akşam birer fincan içilir. Zeytinyağlı, havuçlu, dereotlu ve tere otlu kereviz yemeği yenir.</span></p>
<p><span>*  Kartlaşarak çekirdekleri iyice gelişmiş salatalıklar, kabuklan ile birlikte robottan geçirilir, elde edilen sudan yemeklerden önce birer çay bardağı içilir.</span></p>
<p><span>*  10 gr. sarı sabır toz haline getirildikten sonra, 100 gram balla karıştırılır. Günde üç defa birer kaşık yenir.</span></p>
<p><span>*   Acı kavun ezilir, suyu burna damlatılır. (Damlatma esnasında suyun boğaza kaçmamasına dikkat edilir. Zira gırtlaktaki deri hücreleri tahriş olup şişerek nefes almayı güçleştirir.)</span></p>
<p><span>*  Koyun ve sığır etinden (kırmızı et) uzak durulur. Tavuk etinin göğüs kısmı ile balık etinin ızgara veya haşlaması yenir.</span></p>
<p><span>* Yemeklerde ekstra sızma zeytinyağı, findik veya ceviz yağı kullanılır. Günde 2 &#8211; 3 bardak ekşi nar suyu içilir.</span></p>
<p><span>* Rafine edilmemiş tuz, bir fırında kavrulur. Tuzlar ıslak bir torbaya konulduktan sonra 5-10 dakika karın üzerinde bekletilir. Bu uygulamaya karın üzerindeki siroz şişliği ininceye kadar 2 &#8211; 3 saat aralıklarla devam edilir.</span></p>
<p><span>*  Tuzla sirke ısıtılır. Karın üzerine hafifçe masaj yapılır.</span></p>
<p><span>* Aç karna günde 3 &#8211; 4 bardak deve sütü içilir. (Deve sütü içilirken su içilmez. Karındaki şişlik inip karaciğer iyileşinceye kadar süte devam edilir.)</span></p>
<p><span>*  Kaynamakta olan bir litre suya, 100 gr. hindiba kökü ve yaprağı konur, beş dakika kısık ateşte demlenmeye bırakılır. Balla tatlandırılarak günde dört defa birer bardak içilir.</span></p>
<p><span>*   Rezene, papatya, biberiye ve maydanoz ayrı ayrı çay gibi demlenip balla tatlandırılarak, günde üç defa birer bardak içilir.</span></p>
<p><span>*   Toz haline getirilen 30 gram kişniş, yarım kilo balla karıştırılarak macun haline getirilir. Günde üç defa birer yemek kaşığı yenir.</span></p>
<p><span>^J fa birer</span></p>
<p><span>*  50 gr. kerevizle, aynı miktarlarda rezene, ayrık otu, çemen, anason ve enginar yaprağı toz haline getirilir. İki litre suya bir kaşık atılarak, on dakika kaynatılır, soğuduktan sonra süzülür. Balla tatlandırılarak günde 3 &#8211; 4 bardak içilir.</span></p>
<p><span>* Nohut pişirilir, süzülen suyu bol bol içilir. Ayrıca cevizle birlikte incir yenir. Bir tatlı kaşığı katran köpüğü, balla karıştırılarak günde iki defa yenir.</span></p>
<p><span>*  100 gr. salatalık çekirdeği, 100 gr. kavun çekirdeği, 50 gr. karpuz çekirdeği toz haline getirildikten sonra, bir bardak suya bir tatlı kaşığı konur, beş dakika kaynatılır. Bu karışımdan günde üç defa birer bardak içilir.</span></p>
<p><span>*  Toz haline getirilen 50 gr. üzerlik tohumu, yarım kilo balla karıştırılarak macun kıvamına sokulur. Günde üç defa birer kaşık yenir.</span></p>
<p><span>*  Bir miktar küçük Hindistan cevizi (besbase) toz haline getirilir. Balla karıştırılarak, günde üç defa birer çay kaşığı yenir.</span></p>
<p><span>*  Bir adet ada soğanının suyu çıkarılır, balla tatlandırılarak, günde üç defa birer çay kaşığı içilir.</span></p>
<p><span>* Bir miktar çörekotu balla karıştırılır, sabah ve akşam aç karna birer tatlı kaşığı yenir.</span></p>
<p><span>*   Sabah ve akşam yemeklerden önce, birer çay kaşığı çörekotu yağı</span></p>
<p><span style="color: #212121;">içilir. 10 gr. damla sakızı balla karıştırılıp macun haline getirilir, iki defada yenir.</span></p>
<p><span style="color: #212121;">*  50 gr. ökse otu bir litre suda bir gece bekletilir. Sabahleyin ateşe konur, kaynamaya yakın indirilir. Soğuduktan sonra balla tatlandırılır, günde üç defa birer bardak içilir.</span></p>
<p><span style="color: #212121;">*  50 gr. ısırgan tohumuyla 30 gr. çörekotu, bir kilo balla karıştırılarak macun haline getirilir. Karışımdan günde üç defa birer kaşık yenir.</span></p>
<p><span style="color: #212121;">* Balla tatlandırılarak, günde 3 &#8211; 4 bardak ısırgan çayı içilir.</span></p>
<p><span style="color: #212121;">*  Her gün 3 <span style="color: #000000;">- </span>4 bardak karabaş otu (lavanta) çayı içilir.</span></p>
<p><span style="color: #212121;">* Birkaç adet taze patatesin robotta suyu çıkarılır. Elde edilen sıvı balla karıştırılır, günde iki defa birer fincan içilir.</span></p>
<p><span style="color: #212121;">*  Birkaç adet pancar yumrusunun robotta suyu çıkarılır. Elde edilen sıvı balla tatlandırılır, günde üç defa birer çay bardağı içilir. Roka yaprağı, zeytinyağı ve limonla zenginleştirilerek bol miktarda yenir.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/siroz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karaciğer Hastalığı</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/karaciger-hastaliklari/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/karaciger-hastaliklari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Sep 2009 18:33:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akciğer - Karaciğer Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=2751</guid>
		<description><![CDATA[Vücudun en büyük salgı bezi olan karaciğer, karın boşluğunun sağ tarafında, diyaframın hemen altında yer alır. Yaklaşık 2 kilo ağırlığında, koyu kırmızı ve yumuşak bir organ olan karaciğer, sayısız fonksiyonlar gerçekleştirir. Alyuvarların parçalanması, öd tuzlarının oluşturulması, amonyağın üreye dönüştürülmesi, glikoz depolanması, vücuda giren ilaç ve zehirlerin değişikliğe uğratılması, vücudun ihtiyacı olan vitaminlerin yapılması, beden ısısının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vücudun en büyük salgı bezi olan <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/akciger-karaciger-hastaliklari/">karaciğer</a>, <a href="http://www.kadinlar.tc/karin-agrilari/">karın</a> boşluğunun sağ tarafında, <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/diyafram-fitigi/">diyafram</a>ın hemen altında yer alır. Yaklaşık 2 kilo ağırlığında, koyu kırmızı ve yumuşak bir organ olan karaciğer, sayısız fonksiyonlar gerçekleştirir. <a href="http://www.kadinlar.tc/eritrositleralyuvarlar/">Alyuvarlar</a>ın parçalanması, öd tuzlarının oluşturulması, amonyağın üreye dönüştürülmesi, glikoz depolanması, vücuda giren ilaç ve zehirlerin değişikliğe uğratılması, vücudun ihtiyacı olan vitaminlerin yapılması, beden ısısının ve kan miktarının ayarlanması karaciğerin görevleri arasındadır.<img class="alignleft size-medium wp-image-2752" title="karaciger" src="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/09/karaciger-300x227.jpg" alt="karaciger" width="300" height="227" /></span></p>
<p><span style="color: #272727;">Vücudumuzun kimya laboratuarıdır. Günde ortalama dört bardak civarında <a href="http://www.kadinlar.tc/safra-kesesi-kanseri/">safra</a> salgılar. Görevlerini yapamaması çeşitli hastalıkları meydana getirir. En yaygın <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/akciger-karaciger-hastaliklari/">karaciğer hastalığı</a> virüs kökenli karaciğer iltihaplanmasıdır. Karaciğer iltihaplanmalarına karşı alkolden, aşırı kilodan ve <a href="http://www.kadinlar.tc/kadinlarin-protein-gereksinimi/">protein</a> yetersizliğinden kaçınmalı, proteini zenginleştirilmiş gıdalar yemelidir.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/karaciger-hastaliklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Farenjit ve Larenjit</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/farenjit-ve-larenjit/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/farenjit-ve-larenjit/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Sep 2009 17:47:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akciğer - Karaciğer Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=2677</guid>
		<description><![CDATA[Üst solunum yolları iltihabıyla birlikte görülen, boğaz enfeksiyonuna farenjit adı verilir. Bu durumda çoğu zaman burun, soluk borusu ve ses tellerinde iltihap, boğazda kuruluk, şişkinlik ve kızarıklık vardır. Hekim tavsiyesi dışında aşağıdaki bitkisel formüllerden istifade edilebilir. Tedavisi: * İki çay kaşığı tuz, bir çay bardağı limon suyunda eritilir. Bu suyla günde dört defa, 3 -4 dakika [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #2b2b2b;">Üst solunum yolları iltihabıyla birlikte görülen, boğaz enfeksiyonuna farenjit adı verilir. Bu durumda çoğu zaman burun, soluk borusu ve ses tellerinde iltihap, boğazda kuruluk, şişkinlik ve kızarıklık vardır.<img class="alignleft size-medium wp-image-2678" title="drbluefalconym8" src="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/09/drbluefalconym8-209x300.jpg" alt="drbluefalconym8" width="209" height="300" /></span></p>
<p><span style="color: #2b2b2b;">Hekim tavsiyesi dışında aşağıdaki bitkisel formüllerden istifade edilebilir.</span></p>
<p><span style="color: #7fa0b7;">Tedavisi:</span></p>
<p><span style="color: #2b2b2b;">* İki çay kaşığı tuz, bir çay bardağı limon suyunda eritilir. Bu suyla</span></p>
<p><span style="color: #2b2b2b;">günde dört defa, 3 <span style="color: #000000;">-</span>4 dakika gargara yapılır.</span></p>
<p><span style="color: #2b2b2b;">*    Ateşte   çörek otu yakılır, ağız ve burundan nefes alıp verilerek dumanında durulur.</span></p>
<p><span style="color: #2b2b2b;">*  Bir miktar karalahana yaprağı, saplarıyla birlikte robota atılarak suyu çıkarılır. Bu su ile günde 2 <span style="color: #000000;">- </span>3 defa ağız çalkalanır, gargara yapılır.</span></p>
<p><span style="color: #2b2b2b;">*  Kaynamakta olan bir bardak suya, bir tutam hatmi çiçeği (ve yaprağı) konur. Kaynatmaya bir dakika daha kısık ateşte devam edilir, sonra süzülür. Bu su ile günde 3 &#8211; 4 defa ağız çalkalanır, gargara yapılır.</span></p>
<p><span style="color: #2b2b2b;">*  Kaynamakta olan bir bardak suya, bir tatlı kaşığı kekik konur, bir dakika daha kısık ateşte bırakılır. Su ılık hale gelince, günde 3 <span style="color: #000000;">- </span>4 defa gargara yapılır.</span></p>
<p><span style="color: #2b2b2b;">* Kaynayan kekik suyunun buharı üzerinde, ağız ve burundan nefes alıp vererek, beş dakika durulur.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/farenjit-ve-larenjit/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Astım Ve Nefes Darlığı</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/astim-ve-nefes-darligi/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/astim-ve-nefes-darligi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Sep 2009 15:11:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akciğer - Karaciğer Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Solunum Yolları Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=2546</guid>
		<description><![CDATA[Astım Astım hastalığında ciğerlerdeki ince hava kanalları, iç duvarlarının şişmesi ve bir salgı yapması sonucu daralır. Bu daralma, ciğerlere hava akışını kısmen engelleyerek solunum zorluğuna yol açar. Astım krizlerine bazen bir alerji neden olabilir. Çiçek tozu, kürk, tüy ya da belli yiyeceklere alerjik bünyeler dışında, astım krizlerinin çoğu enfeksiyon yada solunum yollarına kaçan herhangi bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.kadinlar.tc/astim-ve-nefes-darligi/">Astım</a></strong></p>
<p>Astım hastalığında ciğerlerdeki ince hava kanalları, iç duvarlarının şişmesi ve bir salgı yapması sonucu daralır. Bu daralma, ciğerlere hava akışını kısmen engelleyerek solunum zorluğuna yol açar. Astım krizlerine bazen bir alerji neden olabilir. Çiçek tozu, kürk, tüy ya da belli yiyeceklere alerjik bünyeler dışında, astım krizlerinin çoğu enfeksiyon yada solunum yollarına kaçan herhangi bir yabancı madde nedeniyle oluşur. Ayrıca, fiziksel ya da psikolojik baskılar da astım krizine neden olabilir.</p>
<p>Astım çoğunlukla aileden gelen bir hastalıktır. Ayrıca alerjik nezle, ya da egzema görülen çocuklarda rastlanır. Astım krizleri dört yaşından küçük çocuklarda çok enderdir. Bu krizler genelde ergenlik çağından sonra kesilir.</p>
<p><strong>Belirtileri</strong></p>
<p>Astımın başlıca belirtileri hırıltılı bir soluma sesi ve solunum zorluğudur. Krizler hafif hırıltılardan şiddetli soluk tıkanıklıklarına kadar değişen derecelerde görülebilir. Bazı çocuklarda hırıltı sesi aylarca kesilmez. Diğerlerinde ise iki kriz arasında hiçbir belirti görülmez.</p>
<p><strong>Tedavi</strong></p>
<p>Astım tedavisi, krizlerin sıklığına ve şiddetine göre değişir. Ara sıra görülen krizler için bir spreyle agıza sıkılan, bronşları açan bir ilaç kullanılır. Bu ilaç kriz anında kullanılabileceği gibi, solunum zorluğu yaratacak herhangi Bir jimnastik, ya da hareketten önce önlem olarak da kullanılır. Öte yandan sık görülen krizlerde ve geceleri yoğunlaşan öksürük krizleri halinde, düzenli olarak krizleri önleyici ve hafifletici haplar alınır.</p>
<p>Astım olan çocukların yaşıtlarının faaliyetlerinden geri kalması gerektiği görüşü yanlıştır. Tersine, çocuk için bu faaliyetleri sürdürmek yararlıdır. Yorucu hareketler ya da jimnastik öncesi ilaçların dozunu artırarak çocuğun özellikle yüzme gibi sporlara katılması teşvik edilmelidir.</p>
<p><strong>Astım krizlerinin önlenmesi</strong></p>
<p>Astımlı bir çocuğun, astım krizlerinin nedenleri belirlenerek önlenirse krizler azaltılabilir. Ancak çoğu durumlarda bu krizlerin belli nedenleri yoktur. Deri altından alerjen maddeler verilerek çocuğun alerjileri saptanabilir. Çocuğun kriz öncesi yediği gıdalar veyahut içinde bulunduğu koşullar sürekli olarak izlenerek önlemler da alınabilir.</p>
<p>Örneğin çocuğun etkilendiği psikolojik durumlar belirlenebilir. Bütün bu ayrıntılar kriz nedenlerini ortaya çıkarmakta yardımcı ipuçları olabilir. Ayrıca, bir dağ havası ya da kasaba havasının çocuğa iyi geldiği gözlenebilir.</p>
<p><strong>Astım Hastalığının Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler</strong></p>
<p>Astım, akciğerlerdeki hava borucuklannın (bronşlar) belirli süreler için daralmasına yol açan bir hasta­lıktır. Böyle bir daralma solunum güçlüğüne yol açar. Nezle ve gribe karşı vücudu dirençli tutarak bu has­talıklara yakalanmamak, allerjik re­aksiyon yapan maddelerden uzak durmak, ev ve çiçek tozlarından ko­runmak, sigara, alkol ve şişmanlık­tan kaçınmak, alınması gereken önemli tedbirler arasındadır.<img class="alignleft size-full wp-image-2547" title="astım" src="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/09/astım.jpeg" alt="astım" width="135" height="135" /></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tedavisi:</strong></span><br />
*  Bir tas suya bir miktar zeytin yaprağı konup kaynatılır. Buharında 15-20 dakika durulur. Boru çiçeği yakılarak dumanında durulur,<br />
*  Bir siyah turpun, ortası çukurlaş-tırılıp içine bal konur. Turpun altına bir kap yerleştirilir. Bal, turp suyu ile karışık bir şekilde, turpun altından damlalar halinde sızar. Bu karışım­dan sabah ve akşam birer tadı kaşığı içilir.<br />
*  Kaynamakta olan 500 cc. suya, 20 gr. anasonla 10 gr. sığır kuyruğu konur. Bir dakika kadar kaynatılır, 10-15 dakika sonra süzülür, balla tatlandırılarak günde 3 &#8211; 4 defa birer fincan içilir.<br />
*  50 gr. toz zencefille 50 gr. kiş­niş, yanm kilo balla karıştırılarak macun haline getirilir. Günde 3 &#8211; 4 kaşık yenir.<br />
*  100 cc. süte, ezilmiş 3 &#8211; 4 diş sa­rımsak konur ve kaynatılır. Günde 3 &#8211; 4 defa birer fincan içilir.<br />
*  Kaynamakta olan iki su bardağı süte, 3 &#8211; 4 yaprak kara lahana konur. Kır, bir dakika kaynatılır. Soğuduk­tan sonra süzülür. Günde üç defa birer çay bardağı içilir.<br />
*  Kaynamakta olan yarım litre su­ya, 20 gr. sinirli ot ile 20 gr. gül hat­mi konur, beş dakika kısık alevde kaynatılır. Soğuduktan sonra balla tatlandırılarak günde 3 &#8211; 4 bardak içilir.<br />
*  250 gr. çemen bir kilo balla ka­rıştırılarak macun haline getirilir. Günde 2 &#8211; 3 kaşık yenir.<br />
*  100 gr. meyan kökü yarım litre suyun İçinde bir gece bekletilir. Sa­bah olduğunda süzülür ve 100 gr. çam bah ilave edilerek günde üç de­fa birer su bardağı içilir.<br />
*  200 cc. süte 10 gr. deniz kada­yıfı konulduktan sonra 5 dakika ka­dar kaynatılır, soğuyunca süzülür ve günde üç defa birer çay bardağı içi­lir.<br />
*  100 gr. keten tohıımuyla 50 gr. ısırgan tohumu toz haline getirildik­ten sonra bir kilo balla karıştırılır. Günde üç defa birer kaşık yenir.<br />
*  Sırta ve göğse havacıva sürülür. Bir kaşık havacıva ile bir kaşık tere­yağı, bir kaşık balla kaynatıldıktan sonra soğutulur ve içilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/astim-ve-nefes-darligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akciğerlerin Nemlendirilmesi</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/akcigerlerin-nemlendirilmesi/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/akcigerlerin-nemlendirilmesi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 Aug 2009 19:43:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akciğer - Karaciğer Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Solunum Yolları Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=2067</guid>
		<description><![CDATA[Akciğerlerin kuruması, balgam çıkartılmasını imkansız hale getirebilir. Böyle durumlarda akciğerlerin nemlendirilmesi zorunluluğu doğar. Akciğerlerin nemlendirilmesi için solunan havanın belirli bir oranda neme doymuş olması gerekir. Eğer bu nem sağlanamayacak olursa, solunum yolları kurur. Akciğerlerdeki birikintilerin balgam halinde atılması, imkansız hale gelir. İnsanlar, solunumla havaya bol miktarda su buharı da verirler. Akciğer hastaları yeterince su almayacak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Akciğerlerin kuruması, balgam çıkartılmasını imkansız hale getirebilir. Böyle durumlarda akciğerlerin nemlendirilmesi zorunluluğu doğar. Akciğerlerin nemlendirilmesi için solunan havanın belirli bir oranda neme doymuş olması gerekir. Eğer bu nem sağlanamayacak olursa, solunum yolları kurur. Akciğerlerdeki birikintilerin balgam halinde atılması, imkansız hale gelir. İnsanlar, solunumla havaya bol miktarda su buharı da verirler. Akciğer hastaları yeterince su almayacak olurlarsa dudakların kuruduğu ağızların çatladığı görülür.</p>
<p style="text-align: justify;">Havadaki su buharı belirli bir oranda olmalıdır. Eğer bu, sağlanamayacak olursa, solunum yollarının aşağı bölümleri etkilenir. Günümüzde nemlendirmeyi sağlayacak özel araçlar yapılmıştır. Hastalara verilecek oksijen, özel bir nemlendiriciden geçirilir.</p>
<p><img src="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/08/Akciğerlerin-Nemlendirilmesi.jpg" alt="Akciğerlerin Nemlendirilmesi" title="Akciğerlerin Nemlendirilmesi" width="350" height="300" class="alignleft size-full wp-image-2069" />
<p style="text-align: justify;">Balgam söktürücü olarak ta nemin büyük yaran vardır. Bir çok balgam söktürücü içersinde en etkini sudur. Akciğer hastalarının bol bol su içerek akciğerlerin deki birikintileri kolayca, sökmeleri sağlanır. Gereğinde hekimler, damardan sıvı vererek akciğerlerin nemlenmesini kolaylaştınrlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Akciğerlerde aşın avı birikiminin ters etki yaptığına kuşku yoktur. Kimi zaman damar sıvıları akciğer zarlarından sızarak bronşların içerisini doldurur. Bu ise akciğerlerin havalanma yüzeyini azaltır. Acil müdahale ilaçları ile akciğerlerde biriken fazla sıvının kolayca ortadan kalkmasını sağlanır. Akciğerlerde sıvı birikimi, dinleme araçları ya da çekilen akciğer filmleri ile anlaşılabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu amaçla hava banyoları, akciğer ve solunum yolları hastalıkları, kalp ve kan dolaşım bozukluklarında başarı ile uygunabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/akcigerlerin-nemlendirilmesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akciğer Testleri</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/akciger-testleri/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/akciger-testleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 Aug 2009 19:40:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akciğer - Karaciğer Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Solunum Yolları Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=2065</guid>
		<description><![CDATA[Solunum değerlendirilmesinde akciğer testleri yapılır. Akciğer testleri bir araçla ölçülür. Bu araçta bir boru sistemi, kişinin ağzına bağlanır. Borunun ucu körüklü ya da su içerisinde inen çıkan kapalı bir sisteme bağlanır. İnsanların belirli sürelerde ne hacimde hava aldığı ve verdiği, kendilerini zorlayarak ne kadar hava alıp verebildikleri, bu araçla ölçülür. Eğer hava yollarının direncinde bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Solunum değerlendirilmesinde akciğer testleri yapılır. Akciğer testleri bir araçla ölçülür. Bu araçta bir boru sistemi, kişinin ağzına bağlanır. Borunun ucu körüklü ya da su içerisinde inen çıkan kapalı bir sisteme bağlanır. İnsanların belirli sürelerde ne hacimde hava aldığı ve verdiği, kendilerini zorlayarak ne kadar hava alıp verebildikleri, bu araçla ölçülür. Eğer hava yollarının direncinde bir artma varsa soluk veriş zamanları uzar, miktarları azalır. Bunun sonucunda akciğer işlevlerinin bozulmuş olduğuna karar verilir.</p>
<p style="text-align: justify;">İnsanlann normal bir soluk alış verişte alıp çıkardıkları, kendilerini zorlayarak alıp verebildikleri miktar ya da kendilerini ne kadar zorlarsa zorlasınlar akciğerlerinde kalan hava miktarı, bu araçla kolayca ölçülür. Bunların normalde hangi sınırlarda olması gerektiği yapılan araştırmalarla belirlenmiştir. Eldeki çizelgelerle sonuçlar karşılaştırılarak akciğer işlevlerinde herhangi bir bozukluk olup olmadığı kolayca belirlenebilir. Akciğer işlevlerindeki bozukluklara göre tıkanıklık, hava yollarının hava girişine direnci belirlenir.</p>
<p><img src="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/08/Akciğer-Testleri.JPG" alt="Akciğer Testleri" title="Akciğer Testleri" width="300" height="350" class="alignleft size-full wp-image-2073" /></p>
<p style="text-align: justify;">Akciğer hacimlerinin ölçümünü günümüzde bilgisayarla yapan araçlar geliştirilmiştir. Bunların boyutları küçülmüş, her yere kolay taşınabilir özellik kazanmıştır. Okul taramaları ile bir çok akciğer hastalığının erken dönemde belirlenmesi imkanıda doğmuştur. Oksijen çadırları yeterli kapalılığa sahip olmaları durumunda gerekli oksijeni sağlayamadıkları için,avantajlı sayılmaz. Günümüzde oksijen kaçırmayan çadırlar yapılmıştır. Bunun içersinde hastanın bakımı ve izlenmesi güçtür.</p>
<p style="text-align: justify;">Oksijen maskesinin üzerine özel delikler konularak belirli oranda oksijenin akciğerlere ulaşması sağlanır. Fazla oksijenin zararlı olabileceği kuşku ile karşılanabilir. Doğrudur. Çünkü solunum merkezinin uyarılması için kandaki karbondioksitin belirli bir basınca ulaşmış olması gerekir. Eğer saf oksijen, verir, kandaki karbondioksit basıncının solunum merkezinin uyarılması için gereken seviyenin altına düşmesine yol açılırsa, solunum merkezi çalışamaz,solunum durur.</p>
<p style="text-align: justify;">Ayrıca aşın oksijen solutulması, akciğer duvarlarının haraplanmasına ve bu duvarda fibrozis gelişmesine de yol açar. Yenidoğan bebeklerde gereğinden fazla oksijen solutulması, göz merceğinin kan damarları ile dolmasına, sonuçta körlüğe yol açar. Hekimler,oksijen tedavisini verirken çok dikkat ederler. Gereğinde kan gazlarını özel araçlarla ölçerek hangi oranda oksijen verilmesi gerektiğini belirlerler. Hastahanelerde hekimin önerileri ile yapılan oksijen tedavisinde tehlike, tamamen kalkmıştır .</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/akciger-testleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Balgam, Kanlı Balgamlı Kanamalar</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/balgam-kanli-balgamli-kanamalar/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/balgam-kanli-balgamli-kanamalar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Mar 2009 18:09:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akciğer - Karaciğer Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kansertedavisi.us/?p=581</guid>
		<description><![CDATA[KANLI BALGAMLI KANAMALARI Kanlı balgam nedenleri pekçoktur; ama hastaların incelenmesi, hekimi hızla teşhise götürür. Kalbin dinlenmesi ve toplardamar trombozu belirtilerinin sistemli araştırılması, kalp damar sistemiyle ilgili nedenleri hemen bir yana bırakmayı sağlar. Göğüs filmi ve bakteri incelemesi, verem olup olmadığını aydınlatır. 40 yaşını aşmış bir kişide kanlı balgam, akla hemen bir bronş kanseri olasılığını getirir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KANLI BALGAMLI KANAMALARI</strong></p>
<p><a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/kan-hastaliklari/">Kan</a>lı <a href="http://www.kadinlar.tc/balgam-kanli-balgamli-kanamalar/">balgam</a> nedenleri pekçoktur; ama hastaların incelenmesi, hekimi hızla teşhise götürür. <a href="http://www.kadinlar.tc/siyanozsuz-kalp-hastaliklari/">Kalbin dinlenmesi</a> ve toplardamar trombozu belirtilerinin sistemli araştırılması, <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/kalp-ve-damar-hastaliklari/">kalp damar</a> sistemiyle ilgili nedenleri hemen bir yana bırakmayı sağlar. Göğüs filmi ve bakteri incelemesi, <a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/verem/">verem</a> olup olmadığını aydınlatır. 40 yaşını aşmış bir kişide kanlı balgam, akla hemen bir <a href="http://www.kadinlar.tc/akciger-brons-kanserleri/">bronş kanseri</a> olasılığını getirir.<br />
<img src="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/03/Kanlı-Balgamlı-Kanamalar.jpg" alt="Kanlı Balgamlı Kanamalar" title="Kanlı Balgamlı Kanamalar" width="295" height="250" class="alignleft size-full wp-image-1464" /><br />
Kanlı balgamın üçüncü büyük nedeni, bronş genişlemesidir. Öteki nedenlerin araştırılmasına, ancak bu olasılıklar bir yana bırakıldıktan sonra başvurulur. Bu durumlarda eksiksiz bir sorgu, bronkoskopi ve tam bir klinik muayene, çoğunlukla teşhisi sağlar.</p>
<p><strong>Kanlı balgamın başlıca nedenidir.</strong></p>
<p><strong>Hastalığı ortaya çıkaran kanlı balgam</strong></p>
<p><strong>Verem teşhisi şunlara dayanır:</strong></p>
<p>—  hastanın geçmişinde bir birincil verem, bir bulaşma öyküsü, genel durum bozulması ve sinsi <a href="http://www.kadinlar.tc/ates/">ateş</a> araştıran sorgu;</p>
<p>—  öksürük ve ateş varlığını gösteren klinik muayene;</p>
<p>—  teşhisi doğrulayacak olan tamamlayıcı muayeneler (radyografi ve tomografiler hastalığı akla getiren görüntüler verirler; bakteri incelemesi temel muayenedir; verem basili tekrar tekrar aranmalıdır).Doku ölümü sonucunda kovuk içindeki damarın yırtılmasının sonucudur; günümüzde çok ender raslanmaktadır.</p>
<p><strong>Kanlı balgam şu durumlarda ortaya çıkabilir:</strong></p>
<p>birincil bir verem sırasında;</p>
<p>—  geç bir lenf bezi bronş veremi sırasında;</p>
<p>—  özellikle bir iltihap bulunduğunda, verem kökenli bronş daralmaları durumunda.</p>
<p>Çoğunlukla <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/akciger-karaciger-hastaliklari/">akciğer</a> bronş <a href="http://www.kadinlar.tc/urlarin-turleri/">urlar</a>ının başlıca nedenidir; 40 yaşını aşkın erkeklerde kanlı balgam, kanseri akla getirir.Hastalığın belirtisi olan kanlı balgam, ender olarak «ağaç çileği peltesi» görünümündedir. Çoğunlukla az miktardadır. </p>
<p>Sabahları görülür, üst üste çıkarılır; tek basmadır ya da yalın akciğer bronş iltihaplarıyla birliktedir. Çok şiddetli olabilir. Bu durumda, yaygın ur yıkımına bağlıdır.Klinik belirtiler inatçı bir öksürük, mediyastin basısı belirtileri ve çomakparmaklılıktır. </p>
<p><strong>Tamamlayıcı muayeneler çok önemlidir. Röntgen filminde şunlar görülebilir:</strong></p>
<p>—  mediyastinde ya da akciğer dokusunda saydamsızlıklar;</p>
<p>—  akciğerlerde havalanma bozuklukları;</p>
<p>—  akciğer zarında sıvı toplanması. Bronkoskopi çoğunlukla uru ortaya çıkarır ve o sırada alman parçanın (biyopsi) incelenmesi, urun tipini belirler.</p>
<p>Akciğere yayılmalar  (metastazlar), kanlı balgamlarla ortaya çıkabilirler.</p>
<p>Özellikle gençlerde nispeten sık görülürler. Çoğunlukla, yalın bir bronş akıntısı biçiminin evrimi sırasında ortaya çıkarlar. </p>
<p>Katışıksız kanamalı biçim (kan), çok ender sözkonusudur. Teşhis, lİpiyodol ile bronkografiye dayanır; bronkografi, genişlemeleri, yaygınlıklarını ve yerlerini gösterir.</p>
<p><strong>Başlıcaları şunlardır:</strong></p>
<p>Enfeksiyon kökenli <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/akciger-karaciger-hastaliklari/">akciğer hastalıkları</a></p>
<p>—  <a href="http://www.kadinlar.tc/kusma/">kusma</a> biçiminde balgam çıkarmaya öncülük eden <a href="http://www.kadinlar.tc/akciger-apseleri/">akciğer apsesi</a>;</p>
<p>—  ivegen bakteri ya da virüs kökenli akciğer hastalıkları (gribin kanlı balgama yolaçmasına oldukça sık raslanır).(hidatik kist) ile asperjillozdur. </p>
<p>(Teşhis, röntgen filminde üstünde çok ince aydınlık bir hilal bulunan yuvarlak bir saydamsızlık görülmesiyle doğrulanır; verem basili aranması negatif sonuç verir).</p>
<p>Röntgen filmi normal olduğunda, hastaların 2/3&#8242;sinde kanlı balgamın nedeni bronş iltihaplarıdır.</p>
<p>Bunlar arasında bronşa giren yabancı cisimler, bronş astımı, bronş mantar hastalıkları sayılabilir.</p>
<p>Kanlı balgam, hastalığı ortaya çıkarıcı belirti olabilir; tipik olarak parça parça gelen siyahımsı, kanlı bir balgamdır. Ambolinin nedeni olan çevresel toplardamar iltihabı araştırılır: </p>
<p>Kendiliğinden ağrı, baldır yumuşaklığının azalması ve loğusalık, ameliyat geçirmiş olma, yatağa bağlı kalmış olma gibi hazırlayıcı durumların varlığıyla tanınır.Kanlı balgam genç bir <a href="http://www.kadinlar.tc/">kadın</a>da ortaya çıkmışsa, sistemli olarak ikili kapak darlığı araştırılır. </p>
<p>Kanlı balgam bu durumda, çaba harcama sırasında çıkarılan kırmızı kanla nitelenir. Teşhis, kalbin dinlenmesinde anormal kalp seslerinin duyulduğu klinik muayene ile röntgen filmi çekme (büyük bir sol kulakçık görülür), elektrokardiyogram (sol kulakçık yüklenmesi gösterir) gibi tamamlayıcı muayenelere dayanır.</p>
<p>Bunlar arasında ikili kapak yetmezliği, aort yetmezliği ya da darlığı, <a href="http://www.kadinlar.tc/kalp-yetmezligi/">kalp yetmezliği</a>, atardamar yüksek basıncı, doğuştan kalp hastalıkları sayılabilir.Süite verem basilinin varlığını saptamak için yapılan laboratuvar incelemesinde açık (delici) bir darbe sonucu ortaya çıkan kanlı balgam, bir kaburga kırığı ve akciğer yaralanması araştırmaya yöneltecektir.<br />
Hastaların yüzde 10-20&#8242;sinde hiçbir neden bulunamaz. Hastayı düzenli olarak gözetim altında tutmak önemlidir. Çünkü bir akciğer veremi ya da kanseri olasılığı büyüktür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/balgam-kanli-balgamli-kanamalar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akciğer Sertleşmeleri</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/akciger-sertlesmeleri/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/akciger-sertlesmeleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Mar 2009 18:00:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akciğer - Karaciğer Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kansertedavisi.us/?p=577</guid>
		<description><![CDATA[Akciğer sertleşmeleri ya da bağdokusu artışları, hava kesecikleri çeperlerinin bağdokusu artışıyla kalmlaşmasıdır; bu durum, akciğer dokusunun esnekliğini yitirmesine ve hava keseciklerikılcal damarlararası alışverişlerin azalmasına yol açar.Akciğer sertleşmesinin en büyük nedeni eskiden akciğer veremiydi; gerçekten, veremin alışılmış evrimi, hozunlarm yerini artmış bağdokusunun almasıydı.Günümüzde, veremle ilgisiz olarak, ilerleyici solunum yetmezliklerine yolaçan yaygın sertleşmeler ayırdedilmektedir. Bu bölümde işte [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Akciğer sertleşmeleri ya da bağdokusu artışları, hava kesecikleri çeperlerinin bağdokusu artışıyla kalmlaşmasıdır; bu durum, akciğer dokusunun esnekliğini yitirmesine ve hava keseciklerikılcal damarlararası alışverişlerin azalmasına yol açar.Akciğer sertleşmesinin en büyük nedeni eskiden akciğer veremiydi; gerçekten, veremin alışılmış evrimi, hozunlarm yerini artmış bağdokusunun almasıydı.Günümüzde, veremle ilgisiz olarak, ilerleyici solunum yetmezliklerine yolaçan yaygın sertleşmeler ayırdedilmektedir. Bu bölümde işte bu yaygın sertleşmeleri inceleyeceğiz.Yaygın bir sertleşmeye pekçok hastalık yol açabilir.Verem, yaygından çok, yerel bir sertleşme oluştur.Savaş gazları, nitrik asit buharları, akciğer toz hastalıkları, sertleşme tablosu verebilir.Genellikle nedeni bilinmeyen hastalıklarla birlikte görülürler; sözgelimi, sarkoyidozun 3. devresinde yaygın bir bağdokusu artışına tanık olunur; esnek bağdokusu hastalıkları sırasında da yaygın sertleşmeler görülebilir.Bu anormalliğin kökeninde hiçbir hastalık yoktur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/akciger-sertlesmeleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akciğer Hava Kistleri</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/akciger-hava-kistleri/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/akciger-hava-kistleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2009 15:35:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akciğer - Karaciğer Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kansertedavisi.us/?p=569</guid>
		<description><![CDATA[AKCİĞER HAVA KİSTLERİ Bunlar yuvarlak, içlerinde hava bulunan, akciğerlerde yerleşmiş ve bronş örtüsüyle çevrili oluşumlardır.Evrim boyunca az miktarda kan kapsayan ve çok sık çıkarılan kanlı balgamlara raslanır. Evrim süresince enfeksiyonlar ortaya çıkabilir; irinle karışık bir balgama yolaçabilir.Tablo bazen yüksek ateş, bol miktarda balgam çıkarma ve genel durumun bozulmasıyla ivegen olabilir. Röntgende kist, çevresi kalınlaşmış ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>AKCİĞER HAVA KİSTLERİ</strong></p>
<p>Bunlar yuvarlak, içlerinde hava bulunan, akciğerlerde yerleşmiş ve bronş örtüsüyle çevrili oluşumlardır.Evrim boyunca az miktarda kan kapsayan ve çok sık çıkarılan kanlı balgamlara raslanır. Evrim süresince enfeksiyonlar ortaya çıkabilir; irinle karışık bir balgama yolaçabilir.Tablo bazen yüksek ateş, bol miktarda balgam çıkarma ve genel durumun bozulmasıyla ivegen olabilir.</p>
<p>Röntgende kist, çevresi kalınlaşmış ve salgıyla dolmuş olarak görülür. Görüntü artık hava sıvı düzeyli bir durum alır (yani alt bölümünde sıvı kapsayan bir bölüm, bunun üstünde hava bulunur.Çok geç ortaya çıkan bir ihtilaftır; kistlerin sayısı çok fazla ise, akciğer alanı bol miktarda dokudan yoksun kalır. Hava alışverişi azalır, bu da çaba harcama sırasında gelen soluk darlığını ve giderek artan solunum yetmezliğini açıklar.<br />
<img src="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/03/Akciğer-Hava-Kistleri.jpg" alt="Akciğer Hava Kistleri" title="Akciğer Hava Kistleri" width="300" height="300" class="alignleft size-full wp-image-1481" /><br />
Orta hacimli kistler, solunum alışverişine yansımazlar. Bununla birlikte, evrimleri süresince hacimleri artıp akciğer zarı boşluğuna açılırlarsa, ihtilatlara neden olurlar.Çoğunlukla klinik belirti bulunmaz; kist yalnızca sistemli röntgen muayenesi sırasında ortaya çıkarılabilir. Bazen kanlı balgam, bir enfeksiyon ya da kistin akciğer zarı boşluğuna yırtılması ile akciğer zarı boşluğunda hava toplanması gibi bir ihtilatla kendini belli eder.</p>
<p>Röntgende niteleyici görünümlü, orta hacimli kistler (parlak, yuvarlak, düzenli, düzgün bir kenarla çevrili, ince çeperlidirler) ya da göğsün bir yarısının tamamını ya da yarısını kaplayan büyük hacimli kistler ayırdedilir. O zaman akciğer filminde, göğsün bir yarısında bir parlaklık saptanır; mediyastin (kalp) karşı tarafa doğru yer değiştirmiştir. Ayrıca röntgen filminde hem tepe düzeyinde, hem de kaburga diyafram sinüsünde akciğer dokusu ayırdedilebilir. Görünüşü nasıl olursa olsun kist, tek ya da çok sayıda olabilir. Hattâ, bütün bir akciğer çok sayıda kistle kaplı olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/akciger-hava-kistleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

