<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kadınlar &#187; Aşk Ve Evlilik</title>
	<atom:link href="http://www.kadinlar.tc/kategori/ask-ve-evlilik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinlar.tc</link>
	<description>Kadın Sağlığı, kadın hastalıkları, Yemek Tarifleri, Şifalı Bitkiler</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 21:12:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Gerçek Sevgi</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/gercek-sevgi/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/gercek-sevgi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 03:25:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Ve Evlilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=8859</guid>
		<description><![CDATA[Neden sevgi gibi güzel bir duygu, bu kadar yıpratıcı ha­diselere neden olmakta? Çünkü sevgi, insani-manevi bir duygu iken, gençlik aşk­ları daha çok dürtüsel hislerdir. Tatmin edilmeyi bekleyen içgüdüler kabararak his pusulasını sıkça yanıltırlar. Ayrıca gençlik aşklarının birçoğu yalnız kalma korkusuy­la, iyi düşünülmeden verilen kararlarla meydana gelir. Yal­nızlık acı vericidir;, hele de o yaşlarda. Gençler o [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;"></p> <p>Neden sevgi gibi güzel bir duygu, bu kadar yıpratıcı ha­diselere neden olmakta?<br />
Çünkü sevgi, insani-manevi bir duygu iken, gençlik <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/ask-ve-evlilik/">aşk</a>­ları daha çok dürtüsel hislerdir. Tatmin edilmeyi bekleyen içgüdüler kabararak his pusulasını sıkça yanıltırlar.<br />
Ayrıca gençlik aşklarının birçoğu yalnız kalma korkusuy­la, iyi düşünülmeden verilen kararlarla meydana gelir. Yal­nızlık acı vericidir;, hele de o yaşlarda. Gençler o yaşlarda kendilerine güven için arkadaşlık ve duygusal ilişkiye çok fazla mana yüklemektedirler. Bunda, henüz 8-9 yaşlarındaki <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/bebek-ve-cocuk-sagligi/">çocuk</a>ların bile flört ettiğinden bahseden dizilerimizin de katkısı var kuşkusuz.<br />
Modern kültür flörtü serbestten öte mecburi tutan garip bir anlayışa sahip olduğu için; günümüz gençliğinin ilişkile­rinin birçoğu zarurettendir. Eğlenceye katılmayan gençlerin gruplardan dışlandığı; eğlence yerlerine ise &#8220;damsız&#8221; girilme­diği <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/goz-sagligi-ve-bakimi/">göz</a> önünde bulundurulursa bu daha kolay anlaşılır.</p>
<p><a href="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2010/03/2226021018_7900bb2953.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-8861" title="2226021018_7900bb2953" src="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2010/03/2226021018_7900bb2953-300x228.jpg" alt="" width="300" height="228" /></a></p>
<p>Oysa sevgi; üzerinde enikonu düşünülmesi gereken bir konudur.<br />
Sevgi, özel kimliğimizin duvarını aşarak bir başkasıyla birleşmemizdir. Gerçek anlamda &#8220;Aşık olmak&#8221;, iki kişinin sa­dece, birbirlerinin gözlerinin içerisine sevgiyle bakmaları de­ğil; aynı zamanda, tüm fikirleriyle aynı yöne bakabilmeleri­dir ve bakışlarla olduğu gibi ruhen de  bütünleşebilmeleridir.Oysa gençlik çağlarında henüz ne olduğunu, ne istediğini 2 belirlemiş midirler ki?</p>
<p>Flört sırasında genellikle taraflardan biri &#8220;ben böyle düşünuyorum, bunu seviyorum&#8221; vs. der. Diğeri birlikteliği sürdürmek istiyorsa &#8220;ah evet ben de&#8221; diye cevap verir ve &#8220;tam birbirimize göreyiz&#8221; hissi belirir.</p>
<p>Bir süre gerçekten de böyledir. Hatta bazen tüm şartlar uygun gelişir, araya ayrılık da girmezse <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/ask-ve-evlilik/">evlilik</a> bile gerçekle­şir. Fakat ne zaman ki ilişkide yapmacık nezaket dönemi bi­ter; işte o zaman gerçek meydanda sırıtır kalır.<br />
Aslında taraflardan biri bir ilişki sahibi olmaya fazlaca de­ğer yüklemiş, gerçek isteklerini hep baskılamıştır. Ama bu­nun sonsuza kadar sürdüremeyeceğini anlayınca gerçek kim­liğini aramaya başlar. Üstelik kendisini ancak ilişkilerde ya­pılandıracağını sanan biriyse bunu yeni bir ilişkide aramaya kalkışabilir&#8230;<br />
Gerçek şu ki, birçok kişide birleşme, biriyle sevgiyle bir olma isteği oldukça kuvvetlidir. O kadar ki kendi benliğini kurmasını engelleyecek kadar. Hep &#8220;bir&#8221; olacağı bir diğer ya­rısını aramaktadır.</p>
<p>Ancak evlendikten sonra çiftin &#8220;bir olma&#8221; fantezisi ger­çeklerin sınamasına dayanamaz. Günlük hayatın sorunları karşısında, er ya da geç ferdi irade ve istekler ortaya konu­lur. Çelişkiler belirir. <a href="http://www.kadinlar.tc/">Kadın</a> yine eskisi gibi gezmek ister, er­kek kabul etmez. Erkek para biriktirmek arzusundadır, ka­dın bulaşık makinesi için bastırır. Kadın ev işlerinden şikayet eder; erkekse kendi meşguliyetlerinden dem vurur. Böylece ilişkinin flört dönemindeki hisler ortadan kalkar; evliliğin aşkı öldürdüğü efsanesi anlatılmaya başlanır.Yada daha da kötüsü, &#8220;yanlış insanla evlenildiği&#8221;, daha doğrusu &#8220;evlendiğini sandığı insanla evlenmediği&#8221; neticesi­ne varılır. Birçok kişi ilişkilerin başlangıç kısımlarındaki heyecanlı dönemin tutkunu olur, bu nedenle evliliğe sadık kalamazlar.</p>
<p>Bütün bunlardan söz etmemizin nedeni sevgiye inanma­mamız değil, ama içgüdü baskısı, model ve kimlik arayışı, duygu tiryakiliği arasında sevginin hakikatinin yaşanmasının güçlüğünü anlatmaktır.<br />
Elbette kişiliğini İnşa ettikten sonra, ciddi bir niyetle ve yapacağı özveriyi göze alarak, bilinçli bir ilişkiye giren kişi, sevgi deyince neyi anlaması gerektiğini çok daha iyi bilecek­tir. Bu dönemde zamanından erken yaşanmış acı verici dene­yimlerin gölgesi olmasa çok daha iyidir.<br />
Bu nedenle flört konusunda batı kültürünün yaklaşımın körü körüne benimsemek yerine, o hatalardan ders alarak daha doğru bir yaklaşım benimsemek daha uygun olabilir.<br />
Ayrıca bu demek değildir ki, gençlerimiz bu çağda; gele­nek göreneklerimizde olduğu gibi, anne baba kararıyla, gö­rücü usulüyle evlensinler!<br />
Ömür boyunca çalıştıkları yerde, sosyal ortamlarda vs. karşı cinsle bir arada olacak insanların; evliliklerini sağlam temel üzerine oturtması gerekir. İleride evliliklerde duygusal çekimin bitmemesi için kişinin duygularını ölçüp biçerek karar vermesi önemlidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/gercek-sevgi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Okul Aşkları</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/okul-asklari/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/okul-asklari/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 22:22:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Ve Evlilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=8856</guid>
		<description><![CDATA[Bedensel ve zihinsel gelişimini tamamlayıp, hisleri olgun­laşan genç kızlar, gittikçe &#8220;birlikte olmak istediği kişiye kar­şı duyulan sevgiyi&#8221; tanımaya başlar. Genellikle okul hayatı­nın önemli bir işlevi de, evlenilecek kişiyle tanışmadır. Hatta birçok genç okuldan mezun olmadan önce evlene­ceği kişiyi bulmayı önemser. Çünkü uzun bir süreyi bir arada geçirdikleri ve yaşıt oldukları için kolay anlaşacaklarını dü­şünürler. Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bedensel ve zihinsel gelişimini tamamlayıp, hisleri olgun­laşan <a href="http://www.kadinlar.tc/genc-kiz-ogretmen-iliskisi/">genç kızlar</a>, gittikçe &#8220;birlikte olmak istediği kişiye kar­şı duyulan sevgiyi&#8221; tanımaya <a href="http://www.kadinlar.tc/bas-agrisi/">baş</a>lar. Genellikle <a href="http://www.kadinlar.tc/genc-kiz-ve-okul-hayati/">okul hayatı­</a>nın önemli bir işlevi de, evlenilecek kişiyle tanışmadır.<br />
Hatta birçok genç okuldan mezun olmadan önce evlene­ceği kişiyi bulmayı önemser. Çünkü uzun bir süreyi bir arada  geçirdikleri ve yaşıt oldukları için kolay anlaşacaklarını dü­şünürler. Bu bir parça da doğrudur. Özellikle benzer hayat görüşüne sahip gençler okulda kendi aralarında gruplaşırlarken yakınlaşırlar. Hayata birlikte atılmayı düşünürler.<br />
Geleneksel olarak <a href="http://www.kadinlar.tc/genc-kizlar-icin-arkadaslik-iliskileri/">kızlar</a> ilk adımı erkeklerden beklediği için bazı sıkıntılar duyulur. Mesela asıl beğenilen deli<a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/kan-hastaliklari/">kan</a>lı­nın gözü başkasındadır; bu nedenle mecburen kendisine ala­ka gösteren kişiyle zaman geçirilir. Çünkü istediği kişiyi bek­lerken yalnız kalmaktan korkar.</p>
<p><a href="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2010/03/Okul-aşkları.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-8857" title="Okul aşkları" src="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2010/03/Okul-aşkları-300x175.jpg" alt="" width="300" height="245" /></a><br />
Elbette bazı çiftler gerçekten birbirini istediği için bir ara­ya gelirler. Bunlar mutlu azınlık diye tabir edebileceğimiz gruptur. Bunlar zannedilenin aksine genellikle popülerlik peşinde koşmayan, iddiasız ve içten kişilerdir.<br />
Popüler çiftler ise genellikle kibirlidir ve birbirlerini incit­tikleri çok olur. Ayrıca onlara karşı duyulan kıskançlık da mutluluklarını etkileyebilir. Özellikle günümüzdeki gibi, tüm ilişkinin <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/goz-sagligi-ve-bakimi/">göz</a> önünde yaşanması durumunda&#8230;</p>
<p>Günümüzde gençler çoğu zaman grup halinde yaşadıkla­rı ve çiftler halinde eğlendikleri için; birbirlerine gevşek bağ­larla bağlı çiftlerden gruplar oluşturmaktadırlar. Bu gruplar­da çiftler genellikle yalnız olan <a href="http://www.kadinlar.tc/kiz-cocugu-ve-genc-kiz/">kız</a> veya erkek arkadaşlarına eş bulurlar ki, o da yalnız kalmasın. Böylece birlikte eğlen­mek mümkün olsun.<br />
Bu arada aynı gruptaki kızlar genellikle birbirlerinin iliş­kisini yakından izler, dertleşir, paylaşırlar. Hatta paylaşmak İstemeyeni de sıkıştırıp sorgularlar. Bu arada kendininkiyle kıyaslamada bulunurlar. Bazen kıskandıkları durumlar olur, kendi partnerlerine sitem veya baskı yaparlar. Bazen de saf gördükleri arkadaşlarına akıl verirler. Ufak tefek so­runlar dertleşmeler sırasında büyütülür, moral bozucu sözler yüzünden ilişkiler sarsılır. Çünkü bu yaşlardaki gençler bir­birlerinden çok akıl alır ve çok etkilenirler.<br />
Bu yaşlarda da gençlerin ailelerin yardımına ihtiyaçları olabilir. Her ne kadar <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/aile-hukuku/">aile</a>den uzaklaşma eğilimi gösteriyor olsa da, yaşadıklarını hissettiklerini paylaşmaya teşvik etmek yerinde olur.</p>
<p>Çünkü maalesef bu çağlar acemilik nedeniyle bazen çok tatsız durumlara da sahne olmaktadır. Araştırmalar bir çok genç kızın duygusal ilişkide çok fazla bağımlılık duyduğunu, bu nedenle erkek arkadaşı tarafından şiddete, cinsi istismara uğrasa bile sesini çıkaramadığını göstermektedir.<br />
Kızınızın arkadaşlık veya duygusal beraberliğinde şu işa­retleri gösterip göstermediğini izlemeniz yararlı olur;</p>
<p>■  Erkek arkadaşının öfkesinden korkuyor mu?<br />
■  Kendisine veya ailesinden birine zarar vermekle tehdit etmesi nedeniyle ilişkisini bitirmekte zorlanıyor mu?<br />
■  Sık sık arkadaşının davranışları için özür dilemek ya da savunma yapmak zorunda kalıyor mu?<br />
■  Erkek arkadaşının fikrine karşı çıkmaktan korkuyor mu?<br />
■  Erkek arkadaşının istem dışı olarak bir yere götürdü­ğü, salıvermediği, gözünü korkutarak ilişkiye zorladığı olu­yor mu? .<br />
■  Kendini depresif ve diken üstünde hissediyor mu?<br />
Gençler özellikle kızlar, arkadaşını kaybetme korkusuyla istemediği bir ilişkiye zorlanmakta, hayır diyememektedir. Bu tarz süren ilişkide <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/cinsel-saglik/">cinsel</a> istismara açık hale gelmektedir.<br />
Uzmanlar yukarıdaki maddelerle anne babaları uyarıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/okul-asklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlk Aşk</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/ilk-ask/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/ilk-ask/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 22:17:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Ve Evlilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=8852</guid>
		<description><![CDATA[Ergenlik çağı belki de en çok &#8220;ilk aşk&#8221; macerasıyla ha­yatımıza damgasını vurur. İlk aşk dediğimiz duygusal tec­rübe çoğu zaman oldukça münasebetsiz bir kişiye karşı his­sedilir. Genç ve yakışıklı bir öğretmenden, servis şoförüne, market çalışanına kadar her hangi biri olabilir bu kişi. Ak­baba ve komşulardan genç bir yetişkin olması da kuvvetle muhtemeldir. Genellikle ilk aşık olunan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/ergenlik-donemi/">Ergenlik</a> çağı belki de en çok &#8220;ilk <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/ask-ve-evlilik/">aşk</a>&#8221; macerasıyla ha­yatımıza damgasını vurur. İlk aşk dediğimiz duygusal tec­rübe çoğu zaman oldukça münasebetsiz bir kişiye karşı his­sedilir. Genç ve yakışıklı bir öğretmenden, servis şoförüne, market çalışanına kadar her hangi biri olabilir bu kişi. Ak­baba ve komşulardan genç bir yetişkin olması da kuvvetle muhtemeldir.<br />
<a href="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2010/03/ask.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-8853" title="ask" src="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2010/03/ask-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a><br />
Genellikle ilk aşık olunan kişinin özelliği, dış görünüştür. Bazı <a href="http://www.kadinlar.tc/kiz-cocugu-ve-genc-kiz/">genç kızlar</a> çok da yakışıklı ve hatta genç olmayan birine de aşık olabilirler. O zaman neden, duygusal olarak sempati duymak, yani benzerlik kurmak olabilir.<br />
Doğal olarak insanlar kendilerine benzeyen kişilere sem­pati duyarlar. Yani aynı sanatçıyı beğenmek, aynı sosyal tu­tuma meyilli olmak gibi&#8230; Örneğin sosyal aktivitelerden çok kitap okumayı seven bir öğrenci, onu kendisine yakın bulan edebiyat öğretmenine aşık olabilir. Hele de onu takdir edi­yor, yakınlık gösteriyorsa.Benzer şekilde, sakin, kimseyi kırmayan müşfik yapısı ne­deniyle kendisine aşık olunan yetişkinler çoktur. Çünkü bu yıllarda ergen kızlar için duygularını anlayan bir kişiye ihti­yaç duyma had safhadadır.</p>
<p>Karakterini oluşturma çabası içinde oldukları için bu dö­nemde gençler karizmanın da çok etkisinde kalırlar. Mesela servis şoförü oldukça karizmatiktir, öz güvenli ve gruba ha­kim bir kişiliği vardır. Onun el kol hareketiyle veya sözle ta­kılmaları bile heyecan uyandırmaktadır.<br />
Yani bir çok zaman ilk aşkta güçlü bir karakterin tesirine kapılmak önemli bir unsurdur. Bu dönemde karşı cinsle ya­şanan en küçük duygulanım bile çok abartılı hissedilebilir. &#8220;Bana şöyle dedi, böyle baktı&#8221; diye <a href="http://www.kadinlar.tc/bal/">bal</a>landırıla ballandırıla anlatılır.</p>
<p>Genç kızlar gizli gizli içtikleri <a href="http://www.kadinlar.tc/sigara-ve-alkol/">sigara</a>nın filtresindeki leke­de veya kahve telvesinde sevdikleri kişinin adının baş harfi­ni ya da siluetini filan görürler. Okul çevresindeki çingene­ye ucuzundan fal baktırıldığı da olur. Tabi en kolayı <a href="http://www.kadinlar.tc/papatya/">papatya</a> falıdır, &#8220;seviyor, sevmiyor&#8230;&#8221;<br />
Ergen kızlar, hele de yaşıtı olan oğlanlar daha <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/bebek-ve-cocuk-sagligi/">çocuk</a>su oldukları bu çağda; genelde yetişkinlere karşı ilgi duyarlar; ama bazen yaşıtlarına karşı çocukluktan gelme hisleri de olabilir.</p>
<p>Ergenlik çağının ilk devrelerinde kız ve erkek çocuklar kümeleşir, kendi aralarında oynamaya başlarlar. Karşı cinsi ya gönülsüz olarak aralarına alırlar, ya da almazlar. Bu kü­meleşme zaten ilkokuldayken başlamıştır, ilkokulun son yıl­larında ise adeta çatışan kümeler oluştururlar. Artık birlikte oynamadıkları gibi; birbirine takılır, birbirini küçümser, alay ederler. Erkek çocuklar kız çocukların kızdırmaktan, vurup kaçmaktan, çantalarını düşürmekten zevk alırlar.<br />
12 yaşından sonra bu karşıtlık yerini merak ve ilgiye bı­rakır. Erken gelişen <a href="http://www.kadinlar.tc/genc-kizlar-icin-arkadaslik-iliskileri/">kızlar</a>da, <a href="http://www.kadinlar.tc/erkek-cinsellik-organi/">erkek</a> çocukların ilgisini çek­me, beğenisini kazanma isteği ortaya çıkar. Ancak gelenek­sel olarak ilk adım erkeklerden beklendiği için duygular da­ha çok içte yaşanır.</p>
<p>Bu dönemde <a href="http://www.kadinlar.tc/kiz-cocugu-ve-genc-kiz/">kız</a>lar kendi aralarında oğlanları çekiştirir, fısıldaşır, gülüşürler. Kendi aralarında sırnaşık erkeklerden iöz ederler. &#8220;Ahmet var ya, Hani şu yakışıklı çocuk, işte o benimle çıkmak istedi, reddettim!&#8221; diye övünürler. Genç kız­lar ancak içli dışlı arkadaşlarına şu veya bu çocuğu beğendi­ğini açıklar. Arkadaşı bu sırrı çevreye yayarsa büyük tepki pösterir.<br />
Ergen erkekler ise genellikle 14 yaşından başlayarak kız­lara açıkça ilgi duyduklarını belli ederler. Genç giyimine, ku­şamına özen göstermeye, kızlarla şakalaşmaya, takılmaya başlar. Soytarılık yaparak, fıkra anlatarak güldürerek kızla­rın ilgisini çekmeye çalışır.</p>
<p>Genç ergen gülümseyen her kızın kendine tutulduğunu sanır. Arkadaşlarına bundan övünerek söz eder. Kısa buluşmalar, el ele tutuşmalar, ballandıra ballandıra anlatılır.Arkadaşları, &#8220;Anlat, sonra ne oldu?&#8221; dedikçe genç öyküsünü yer yer uydurmalara kaçarak süslemeye başlar. Kimi I genç ise kızlara yaklaşamaz, sıkılır, konuşamaz, kekeler. O         Bu çağlarda kızların çoğunda &#8220;Bizi kader bir araya getirdi&#8221; gibi duygular çok ön plandadır. Duygusal ve mizaç yönünden uyum fikrine çok önem. verirler; tıpkı yetişkin gençi: kızlar gibi&#8230; Ama birçok zaman oğlanın bu kadar uzun uzadıya hislerle alakası yoktur; kayıtsızdır&#8230;</p>
<p>Bu yaşlarda hisler tam da acemicedir. İlgi duyulan kişiden olumsuz bir şekilde söz edilse bozulmalar, heyecanım belli etmeler, hatta söylemek için bahane aramalar. Bir yandan; o kişi hariç herkes anlar; bir yandan da bir türlü itiraf edile­mez, hatta ağlaya sızlaya inkâr edilir&#8230;<br />
Bununla birlikte hayat boyunca, sol tarafta tatlı bir sızıy­la hatırlanacak hoş şeylerdir. Hesapsız mütevazı, temiz duy­gulardır çoğunlukla&#8230; Elbette bu gibi platonik hisler yerini gittikçe daha gerçek­çi, hesap edilmiş, çeşitli koşulları düşünülmüş duygulara bı­rakacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/ilk-ask/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mutlu Bir Evlilik İçin</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/mutlu-bir-evlilik-icin/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/mutlu-bir-evlilik-icin/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Mar 2010 07:41:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Ve Evlilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=8846</guid>
		<description><![CDATA[Flörtü savunan kesimlerin genel yaklaşımı, &#8220;ilerde mutlu bir evlilik için karşı cinsi tanıma gereği, bu konuda bir kâç deneyim yaşanmasının şart olduğu&#8221; iddiaları çevresinde şe­killenmektedir. Gençler arasında &#8220;çıkma&#8221; da denilen flört, evlilik gibi ma­nevi ve sorumlu bir bağın kuruluşuna başlangıç için uygun mudur bir düşünelim. Her şeyden önce &#8220;çıkma&#8221;, genç kızların erkeklere biraz para harcattığı, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/flort-nedir/">Flört</a>ü savunan kesimlerin genel yaklaşımı, &#8220;ilerde mutlu bir <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/ask-ve-evlilik/">evlilik</a> için karşı cinsi tanıma gereği, bu konuda bir kâç deneyim yaşanmasının şart olduğu&#8221; iddiaları çevresinde şe­killenmektedir.<br />
Gençler arasında &#8220;çıkma&#8221; da denilen flört, evlilik gibi ma­nevi ve sorumlu bir bağın kuruluşuna <a href="http://www.kadinlar.tc/bas-agrisi/">baş</a>langıç için uygun mudur bir düşünelim.<br />
<a href="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2010/03/evlilik.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-8847" title="evlilik" src="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2010/03/evlilik-300x199.jpg" alt="" width="300" height="250" /></a><br />
Her şeyden önce &#8220;çıkma&#8221;, <a href="http://www.kadinlar.tc/genc-kizlar-icin-arkadaslik-iliskileri/">genç kızlar</a>ın <a href="http://www.kadinlar.tc/erkek-cinsellik-organi/">erkek</a>lere biraz para harcattığı, karşılığında da kendisini birazcık kullandır­dığı bir ilişki biçimidir. Peki karşı cinsi bu deneyimle tanı­mak ne kadar <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/saglik/">sağlık</a>lıdır?<br />
Malumdur ki karşı cinsle ilişkiyi bu deneyimle tanıyan kişiler bir ömür boyu evlilikten şikayet ederler. Çünkü bu tür ilişki sırf eğlenceye, hoşça vakit geçirme anlayışına da­yalıdır. Hayatın sıkıntılarını birlikte omuzlamak, birbiri için fedakârlık yapmak, bağlanmak, sadakat göstermek gi­bi değerler söz konusu değildir. Oysa bunlarsız evlilik dü­şünülemez&#8230;</p>
<p>İşin doğrusu evliliklerin pek azı flörtle başlar. Birçok ki­şi çıktığı kişiyle sadece eğlenmeyi hedeflemektedir, bu ne­denle ona eğlenceli bir rol takınır. Ama hayatın hep eğlene­rek geçmeyeceğini bildiği için, eğlenmek için seçilen part­nerden farklı bir &#8220;evlenilecek kişi&#8221; arayışına girer. Özellikle de erkekler&#8230;<br />
Çünkü ne kadar modern olsa da genellikle erkeklerin kadın algısı, şöyledir, kadınlar ikiye ayrılır, &#8220;birincisi, annem gibi, güvenilir, sadık, vefalı, fedakar, birlikte ev kurulabile­cek kadınlar; ikincisi eğlenilecek kadınlar&#8230;&#8221;<br />
<a href="http://www.kadinlar.tc/ergenlikte-okul-donemi/">Ergenlik dönemi</a> henüz taşkınlıkların <a href="http://www.kadinlar.tc/diz-agrisi/">diz</a>ginlenemediği ve enerjinin doğru yönlendirilemediği acemilik çağıdır. En önemlisi cinsler arasındaki farklılık bu dönemde had safha­da hissedilir.<br />
Ergen olsun, yetişkin olsun <a href="http://www.kadinlar.tc/">kadınlar</a> her türden ayrıntı­lara önem verirlerken erkekler pek önem vermezler. Mese­la duyguları, duyguları simgeleyen jest ve hediyeleri, söz­cükleri, vs.<br />
Erkekler bu &#8220;enstürmanları&#8221; sadece istediklerini elde et­mek, bir ilişki sahibi olmayı başarmak için &#8220;kullanırlar.&#8221; Yok­sa asla <a href="http://www.kadinlar.tc/kadin-olmanin-sartlari/">kadın</a>lar kadar değer vermezler.</p>
<p>Erkek <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/bebek-ve-cocuk-sagligi/">çocuk</a>ları ilişkilere macera gözüyle bakarlar. Daha dürtüsel ve acelecidirler. Birçoğunun yaşadıkları kırgınlıkla­ra fazla anlam yüklemedikleri görülebilir. Çok kolay yeni bir maceraya atlayabilirler, hatta bir maceranın içindeyken bir diğerini kollayabilirler.<br />
Bunun nedeni şudur; <a href="http://www.kadinlar.tc/ergenlik-cagi-bozukluklari/">ergenlik</a> dönemindeki erkek çocu­ğu için erkek arkadaşları çoğu zaman kız arkadaşlarından daha merkezi bir öneme sahiptir. Adeta kızlar onun için grupta bir partnere sahip olma ihtiyacını karşılayan herhan­gi bir öğedir. Birlikte eğlenirken damsız kalmamak için bir mecburiyet; bir masraf kapısı, bir kapris kumkuması!<br />
Erkek çocuklarının karşı cinse daha <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/deri-ve-cilt-hastaliklari/">deri</a>n duygular besle­mesi, uzun vadeli planları olması için daha yıllara ihtiyaç vardır.<br />
Oysa <a href="http://www.kadinlar.tc/genc-kiz-ogretmen-iliskisi/">kızlar</a> tam tersine son derece duyarlı, fazlasıyla alın­gandır. Her şeyden önce yaşadıkları maceraya değil, yaşadığı kişiye odaklı düşünürler. Birlikte olduğu kişiyi yüceltme, birlikte bir gelecek tasarlama eğilimleri vardır. Hem de daha bunun için çok erken olduğunu bilmelerine rağmen.</p>
<p><a href="http://www.kadinlar.tc/kiz-cocugu-ve-genc-kiz/">Kız</a>lar erkeklerin kendilerine yaptığı muamelelerin bilin­çaltını sezerler. Çıktığı kişinin kendisiyle henüz duygusal bir şekilde ilgilenmediğini hisseder, bunun kendisinden kaynak­landığını sanarak acı duyarlar. Bu nedenle bu yaşlardaki flörtler oldukça sancılı ve birçok zaman umut kırıcıdır.<br />
Özellikler ergenlik çağındaki acemilik hesaba katılırsa, çoğu zaman ilk ilişkiler son derece hayal kırıklığı yaşatıcıdır. Genç kız çok fazla mana yüklediği buluşmaya, çok fazla ha­zırlanarak gitmiştir, ama umduğu iltifatları duyamadan ha­yal kırıklığı ile döner.<br />
Hatta belki genç adam biraz güdülerine hakim olamadı­ğı, biraz da arkadaşlarına anlatacak bir macerası olsun diye aşırı hareketlerde bulunur. Genç kız bu durumda kendisini kullanılmış hissederek acı duyar ve hep doğru kişiyi bulmak ümidiyle yeni ilişkilere koşar. Böylece aradığı prensi bulmak için bir sürü kurbağayı boşuna öpmüş duygusuna kapılır&#8230;</p>
<p>Bu deneyimlerden geçen birçok kadın; hissettiği hayal kı­rıklığı nedeniyle iş kolik, kariyer perest olacak kadar ilişki­lerden kaçma yolunu tutuyor. Kimisi annesine büsbütün bağlanıyor, tümüyle içine kapanıyor ve tüm ilişkilere olum­suz bir bakış açısı geliştiriyor.<br />
Bazı kadınlar ise çıktığı kişide aradığı özellikleri bulama­yınca kaçmak ve değiştirmek onun için bir hayat biçimi olu­yor ve hayatı böylece geçiyor. Bir kaç evlilik yapsa da mutlu olamıyor. Bunların örnekleri çoktur ve farklı hikayelerle ör­nekleri çoğaltmak mümkündür.<br />
Öyleyse flörtün, ya da daha geniş anlamda nikahsız ilişkinin yararı ve zararı ne kadar ölçülmüştür?</p>
<p>Elbette şunu söylemek istemiyoruz; &#8220;kızlar erkeklerle ke­sin bir şekilde görüştürülmesin; <a href="http://www.kadinlar.tc/anne-ana/">anne</a> babanın seçtiği kişiyle evlensin.&#8221;<br />
Söylemek istediğimiz şu ki; flörtü evlilik öncesi tanışma ve kaynaşma yöntemi olarak görüyorsak; bunu daha tutarlı bir usulle yapmalı değil miyiz?<br />
Nitekim günümüzde Hıristiyan inanç ve geleneklerine bağlı batılılar da; &#8220;birlikte eğlenmek ve para harcamak&#8221; şek­lindeki, kapitalist flört yöntemini benimsemiyor. Bunun ye­rine <a href="http://www.kadinlar.tc/evlenme-yasievlenme-cagi/">evlenme çağı</a> gelmiş, kendini yetiştirmiş, karakterini oturtmuş yetişkinleri; fikir klüpleri, dernekler, cemaat ve ce­miyetlerde veya aile ortamlarında münasip bir şekilde tanış­tırma yoluna gidiyorlar. Hem böylesi, tarafların birbirine ya­lan söylememesi, rol yapmaması için de çok daha uygun.<br />
Çünkü görülüyor ki, evlilik gelip geçici duygular üzerine inşa edilemiyor, edilse de sağlam olmuyor. Ama fikir birliği, karakter ve yetişme tarzı uyumu üzerine oturtulunca çok da­ha sağlam oluyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/mutlu-bir-evlilik-icin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mahkemece Tayin Edilen Vasinin Görevi</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/mahkemece-tayin-edilen-vasinin-gorevi/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/mahkemece-tayin-edilen-vasinin-gorevi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Feb 2009 16:01:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk Ve Evlilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=587</guid>
		<description><![CDATA[Vasinin görevi Mahkemece tayin edilen vasi, sulh mahkemesinin genel gözetimi altında, küçük ve mahcuru korumak, ona neza­ret etmek, mallarını ve parasını muhafa­za edip işletmek, vesayet altında bulu­nan küçük ise onu bakıp beslemek, eğiti­mini sağlamak gibi görevleri yapar. Ay­rıca, hukukî işlemlerinde küçüğü veya mahcuru temsil etmek ve onun adına ve hesabına üçüncü kişilerle ilişkiler kur­mak da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vasinin görevi</strong><br />
Mahkemece tayin edilen vasi, sulh mahkemesinin genel gözetimi altında, küçük ve mahcuru korumak, ona neza­ret etmek, mallarını ve parasını muhafa­za edip işletmek, vesayet altında bulu­nan küçük ise onu bakıp beslemek, eğiti­mini sağlamak gibi görevleri yapar. Ay­rıca, hukukî işlemlerinde küçüğü veya mahcuru temsil etmek ve onun adına ve hesabına üçüncü kişilerle ilişkiler kur­mak da vasinin görevleri arasındadır.<br />
Vasi, vasilik görevine tayin edildikten sonra, küçüğün veya mahcurun mal var­lığının bir defterini yapar. Gerekli haller­de bu defter, mahkemenin onayından ge­çecek resmî bir defter olarak yapılır. Bu deftere göre mal varlığının durumu tes­pit edildikten sonra vasi, sulh mahkeme­since uygun görülecek zamanlarda veya yılda en az bir kere, vesayet altında bulu­nan kişinin hesap durumunu mahkeme­ye rapor eder. Vasinin, bu hizmeti karşı­lığında bir ücret isteme hakkı da vardır. Ücretin tutarını mahkeme belirler.<br />
<img src="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/02/mahkeme.jpg" alt="mahkeme" title="mahkeme" width="250" height="200" class="alignleft size-full wp-image-1287" /><br />
Vasinin işlemleri sulh mahkemesinin denetimine tabidir. Bu denetim, temyiz kudretine sahip olan küçük veya mahcu­run veya herhangi bir ilgilinin şikayeti üzerine de yapılır. Sulh mahkemesinin şikayet üzerine verdiği kararlar aleyhine asliye mahkemesine itiraz olunabilir.<br />
Vasi, vesayet altında bulunan kimse adına her çeşit hukukî işlemi yapabi­lir. Fakat, bağışlama, kefalet ve vakıf kurma bunun dışındadır. Bazı işlemler için ise sulh yargıcının onayı gerekir (MK.M.405&#8242;te yazılı işlemler). Kanuna göre, daha önemli olan bir kısım işlemler için, sulh yargıcından başka, asliye mah­kemesinin de onayına gerek vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/mahkemece-tayin-edilen-vasinin-gorevi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hacir Kararı</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/hacir-karari/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/hacir-karari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Feb 2009 15:59:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk Ve Evlilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=585</guid>
		<description><![CDATA[Hacir kararı Hacir kararım mahkeme verir. Mah­kemeden bu kararı isteme yetkisi esas itibarıyla ilgili kişilerindir. Bununla bir­likte, bazı hallerde adliye ve idare ma­kamları da hacri gerektiren durumları mahkemeye bildirmekle yükümlüdürler. Hacir kararını verecek mahkeme/sulh mahkemesidir. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle hacir kararı vermek için, mahkeme bilirkişiden rapor almak zorundadır. Bu raporda hacredilecek kimsenin mahkemece [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hacir kararı</strong><br />
Hacir kararım mahkeme verir. Mah­kemeden bu kararı isteme yetkisi esas itibarıyla ilgili kişilerindir. Bununla bir­likte, bazı hallerde adliye ve idare ma­kamları da hacri gerektiren durumları mahkemeye bildirmekle yükümlüdürler.<br />
Hacir kararını verecek mahkeme/sulh mahkemesidir. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle hacir kararı vermek için, mahkeme bilirkişiden rapor almak zorundadır. Bu raporda hacredilecek kimsenin mahkemece dinlenmesinin ya­rarlı olup olmadığı da belirtilir. Öteki hallerde hacredilecek kimse dinlenir. Hapis sebebiyle hacirde ise buna gerek yoktur. Mahkemece verilecek hacir ka­rarı derhal ilân edilir.<br />
Sulh mahkemesi hacir kararıyla birlik­te, mahcura bir vasi atar. Vesayeti gerektiren sebep küçüklük ise ayrıca bir hacir kararı gerekmediğinden, sulh yar­gıcı doğrudan vasi tayinine ilişkin kararı verir. Vasi, vesayet işlerini gör­meye ehil bir reşit kişi olacaktır. Vasi ol­mada, küçük ya da mahcurun yakın kan ve sihri hısımlarının önceliği vardır. Bu konuda mahcura ya da küçüğe kişisel yakınlık ve ikametgah itibariyle yakın­da bulunma gözönünde tutulur. Ayrıca hacredilecek kişinin kendisinin veya ana ve babasımn istekleri de nazara alınır. Kanun, bazı kişilerin kendilerine verile­cek vasilik görevini kabulden kaçınabile-ceklerini, bazılarının vasi olarak tayin edilmesinin de caiz olmadığını belirtiyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/hacir-karari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aile Mallarına İlişkin Hükümler</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/aile-mallarina-iliskin-hukumler/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/aile-mallarina-iliskin-hukumler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Feb 2009 18:32:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk Ve Evlilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=580</guid>
		<description><![CDATA[Aile malları Aile mallarına ilişkin hükümler Mede­nî Kanun&#8217;un &#8220;ölü hükümleri&#8221;dir. Bun­lar bizim uygulamamızda rağbet bulma­yan &#8220;aile vakfı&#8221;, &#8220;aile şirketi emvali&#8221; ve &#8220;aile yurdu&#8221; gibi bir yardımlaşma ya da ekonomik faaliyet biriminin meydana getirilmesi ile ilgilidir. Aile vakfı, aile bireylerinin eğitim ve öğretimine, donanımııia veya bunlar arasındaki yardımlaşmaya yönelik amaçlarla kurulan bir vakıf türüdür. Aile şirketi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Aile malları</strong><br />
Aile mallarına ilişkin hükümler Mede­nî Kanun&#8217;un &#8220;ölü hükümleri&#8221;dir. Bun­lar bizim uygulamamızda rağbet bulma­yan &#8220;aile vakfı&#8221;, &#8220;aile şirketi emvali&#8221; ve &#8220;aile yurdu&#8221; gibi bir yardımlaşma ya da ekonomik faaliyet biriminin meydana getirilmesi ile ilgilidir.<br />
Aile vakfı, aile bireylerinin eğitim ve öğretimine, donanımııia veya bunlar arasındaki yardımlaşmaya yönelik amaçlarla kurulan bir vakıf türüdür.<br />
Aile şirketi emvali, bir mirasçılar gru­bunun, terekedeki paylarının tamamını ya da bir kısmım bırakarak veya buna başka mallar ilâve ederek kurdukları bir mal ortaklığıdır, özellikle bir bütün ha­linde işletilmesi sözkonusu olan miras malları dolayısıyla mirasçıların süreli veya süresiz olarak böyle bir ortaklık meydana getirmekte ortak çıkarları ola­bilir. Kanunda, bu tür ortaklığın yöneti­mi ve işletilmesi bakımından ayrıntılı sa­yılabilecek hükümler yeralmaktadır.<br />
Aile yurdu ise tarımsal ya da sanayi işletmesi ihtiva eden bir taşınmazın veya bir meskenin, bir ailenin geçimi ve­ya oturması için tahsisi ile kurulan bir birimdir. Mülk sahibi.kanunda öngörü­len belli işlemleri yapmak suretiyle, taşınmazını böyle bir yurt haline dönüştü­rebilir.<br />
Yukarıda değindiğimiz gibi, Medeni Kanun&#8217;un &#8220;aile malları&#8221; başlığı ile dü­zenlediği bu kurumlar, bizde rağbet gör­memiştir. Bu sebeple MK. 322-345. maddelerinde yeralan hükümlerin ayrıntı­lı olarak açıklanması gerekli değildir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/aile-mallarina-iliskin-hukumler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aile Kurumunda Ev Reisliği</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/aile-kurumunda-ev-reisligi/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/aile-kurumunda-ev-reisligi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Feb 2009 18:25:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk Ve Evlilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=578</guid>
		<description><![CDATA[Ev reisliği hükümleri, esas itibariyle büyük aile tipi ile ilgili hükümlerdir. Ka­nuna, sözleşmeye ya da örfe göre bira-rada yaşayan kimseler, bu anlamda bir aile meydana getirirler. Bu birim içinde, kan hısımları, sıhrî hısımlar, işçiler, çı­raklar hep birlikte bulunabilirler. Bunla­rın hepsi üzerinde, kanun, gelenek veya sözleşme hükmü uyarınca bir başkanlık hakkı sözkonusu olur. Meselâ, bir çift­likte [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ev reisliği hükümleri, esas itibariyle büyük aile tipi ile ilgili hükümlerdir. Ka­nuna, sözleşmeye ya da örfe göre bira-rada yaşayan kimseler, bu anlamda bir aile meydana getirirler. Bu birim içinde, kan hısımları, sıhrî hısımlar, işçiler, çı­raklar hep birlikte bulunabilirler. Bunla­rın hepsi üzerinde, kanun, gelenek veya sözleşme hükmü uyarınca bir başkanlık hakkı sözkonusu olur. Meselâ, bir çift­likte birlikte yaşayan kimseler bu du­rumdadırlar. Bunların reisinin kim ola­cağı, kanundan, sözleşmeden ya da gele­nekten çıkar.<br />
Ev reisi birlikte yaşayanların tâbi ola­cakları kuralları belirler. Bunlara &#8220;evin kuralları&#8221; denir. Birlikte yaşayanların hepsinin çıkarları bu kurallar içinde gö­zetilir, özellikle eğitim, meslek ve ibadet ihtiyaçları ve özgürlükleri gözönünde tutulur. Ev reisi birlikte yaşa­yan kişilerin mallarma karşı da gereken özeni göstermek ve bu malları kendi eşyası gibi güven altında tutmakla yüküm­lüdür.<br />
Ev reisinin en önemli ödevi, kendi baş­kanlığı altında bulunan küçük, kısıtlı, akıl hastası ve akıl zayıfı olan kişilere nezaret etmektir. 8u gibi kişilerin baş­kalarını tehlikeye düşürecek eylem ve davranışlarda bulunmalarını önlemek için ev reisi icabeden her türlü önlemi al­mak zorundadır. Bu gibi kişiler haksız fiil işleyerek başkalarının zarara uğra­masına yol açmışlarsa, bundan dolayı ev reisi, kendi mal varlığı ile sorumlu olur. Bu sorumluluk &#8220;objektifleştirümiş ku­sur sorumluluğu &#8220;dur. Ev reisinin &#8220;ku­sursuzluğunu&#8221; ispatlaması yetmez. So­rumluluktan kurtulmak için ev reisi &#8220;ge­reken bütün önlemleri almış bulunduğu­nu&#8221; müspet olarak kanıtlamak yükünü taşır.<br />
Yalnız büyük aile tipi bakımından de­ğil, karı koca ve çocuklardan oluşan aile tipi bakımından da uygulanan bu so­rumluluk hükmü, reşit ol­mayan çocukların işledikleri haksız fiil­lerden babayı (baba yoksa anayı) veli sı­fatıyla sorumlu kılması açısından büyük önem taşır. Bu bakımdan oldukça geniş bir uygulaması vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/aile-kurumunda-ev-reisligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aile Topluluğunda Nafaka</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/aile-toplulugunda-nafaka/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/aile-toplulugunda-nafaka/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Feb 2009 18:19:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk Ve Evlilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=576</guid>
		<description><![CDATA[Medenî Kanun&#8217;un 315-345. maddele­rinde &#8220;geniş anlamıyla aile&#8221; denilebile­cek bir toplulukla ilgili hükümler yeralmaktadır. Bundan önceki kısımlarda ön­ce karı-koca sonra da karı-koca-çocuklardan kurulu aile birimi gözönün-,de tutulmuşken, burada daha geniş çev­ren bir aile birimi ile ilgili hükümlere yer verilmektedir. Kanunda isabetli sayılmayacak &#8220;Ai­le&#8221; başlığı altında toplanan bu hüküm­ler üç fasla ayrılmıştır: Nafaka, Ev Reis­liği ve Aile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Medenî Kanun&#8217;un 315-345. maddele­rinde &#8220;geniş anlamıyla aile&#8221; denilebile­cek bir toplulukla ilgili hükümler yeralmaktadır. Bundan önceki kısımlarda ön­ce karı-koca sonra da karı-koca-çocuklardan kurulu aile birimi gözönün-,de tutulmuşken, burada daha geniş çev­ren bir aile birimi ile ilgili hükümlere yer verilmektedir.<br />
Kanunda isabetli sayılmayacak &#8220;Ai­le&#8221; başlığı altında toplanan bu hüküm­ler üç fasla ayrılmıştır: Nafaka, Ev Reis­liği ve Aile Malları. Bunları kısaca ince­leyelim.<br />
<strong>Nafaka</strong><br />
MK.M.315&#8242;e göre &#8220;herkes, yardım et­mediği surette zarurete düşecek olan usul ve füruuna ve erkek ve kız kardeş­lerine muavenet ile mükelleftir.&#8221;<br />
Bu maddede düzenlenen yükümlülük aile içi dayamşma ile ilgilidir. Belli kan hısımları arasında yoksul ve muhtaç du­ruma düşecek kimseye karşı, yakın hı­sımların bakım borcu olduğu kanunda belirtilmektedir.<br />
Nafaka borcu, usul ve füru ile kardeş­lere hasredilmiştir. Bunlar dışında kalan hısımlar arasmda nafaka yükümü  ahlaken var olsa bile- hukuken yoktur. Usul füru her şeyden önce ana baba ile çocukları ihtiva eder; ama bununla sınırlı değildir. Torun ile dede, nine vb. arasmda da nafaka yükümü olabilir. Çünkü bü­tün bunlar usulfüru (dikey çizgi) hısım­larıdır. Kardeşlerin de birbirlerinden na­faka talep etmeleri mümkündür. Yalnız bunun için, kendisinden nafaka istene­cek kardeşin &#8220;hali refahta&#8221; bulunması şarttır. Şu halde kendi ge­çimini ancak sağlayabilen kardeş nafa­ka yükümlüsü değildir.<br />
Nafaka isteyebilmek için &#8220;zarurete düşmek&#8221; şartı vardır. Bunun sabit bir ölçüsü olduğu söylenemez. Çoğunlukla, nafaka isteyenin sosyal durumu gözönünde tutularak zaruret şartı değerlen­dirilecektir. Nafaka isteyen kimse, bu talebini, mirastaki tertip sırasına göre ileri sürmelidir. Meselâ, bir kimsenin ço­cuğu varken (ve nafaka verebilecek du­rumda iken) torunundan nafaka isteme­si kabul edilemez. Ama, aynı sıradaki yükümlülerden birlikte nafaka istenebi­lir. Meselâ, bir anne, çocuklarının hep­sinden birlikte nafaka talebinde buluna­bilir.<br />
Nafaka, esas itibarıyla nakden ödene­cek bir irat şeklinde hükme bağlanır. Bunun aylık, üç aylık ya da yıllık olarak kararlaştırılması mümkündür. Olağan olan aylık ödeme şeklidir. Nafakanın tu­tarının ne olacağı somut olayın özellikle­rine göre yargıç tarafından tespit edilir. Kanuna göre bu tutar &#8220;davacının geçin­mesi için gerekli olan ve dâvâlının geliri ile de orantılı bulunan&#8221; bir tutardır. &#8220;Ge­çim&#8221; için ne miktar nafakaya muhtaç olunduğu davacının sosyal durumuna göre belirlenir. Dâvâlının geliri ile oran­tılı (mütenasip) olma da, onun geçim gi­derleri gözönünde tutularak tespit edile­cektir.<br />
Nafaka isteyebilecek kişi bir yardım kurumunda bakılmakta ise (Darülaceze gibi) nafaka dâvası bu tür kurumların yönetimi tarafından açılabilir. Kanuna göre ana ve babası belli olmayan çocuklar belediyelerce bakılırlar. Kimsesiz çocukların bakı­mı ve korunması ile ilgili özel mevzuat da vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/aile-toplulugunda-nafaka/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sahih Olmayan Nesebin Sonuçları</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/sahih-olmayan-nesebin-sonuclari/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/sahih-olmayan-nesebin-sonuclari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Feb 2009 18:09:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk Ve Evlilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=574</guid>
		<description><![CDATA[Sadece anasına sahih olmayan nesep bağı ile bağlanan çocuk onun soyadını alır, onun mirasçısı olur. Mahkeme vela­yeti de anaya verebilir. Buna karşılık, tanıma veya babalığa (kişisel sonuçlarıyla) hüküm suretiyle çocukla baba arasında gayrısahih nesep bağı kurulmuşsa, çocuk babanm soyadını alır. Baba, tıpkı sahih nesepli çocuğu gi­bi, çocuğuna bakmak, nafaka vermekle yükümlüdür. Çocuk babası­na ve ailesine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sadece anasına sahih olmayan nesep bağı ile bağlanan çocuk onun soyadını alır, onun mirasçısı olur. Mahkeme vela­yeti de anaya verebilir. Buna karşılık, tanıma veya babalığa (kişisel sonuçlarıyla) hüküm suretiyle çocukla baba arasında gayrısahih nesep bağı kurulmuşsa, çocuk babanm soyadını alır. Baba, tıpkı sahih nesepli çocuğu gi­bi, çocuğuna bakmak, nafaka vermekle yükümlüdür. Çocuk babası­na ve ailesine mirasçı da olur, fakat onun sahih nesepli çocuklarıyla birlikte mirasçı olursa, onların alacağı payın ya­rısını alır.<br />
Baba yönünden sahih olmayan nesep ilişkisi kurulmuşsa, mahkeme, çocuğun velayetini anaya veya babaya verebilir. Bu takdirde, velayeti almayan taraf ile çocuğun kişisel ilişkilerini de mahkeme belirleyecektir. Gayrısahih nesebin sözkonusu olduğu hallerde vela­yet, sahih nesepten farklı olarak, kendi­liğinden kurulmaz; yargıcın bir karar vermek suretiyle bunu belirlemesi gere­kir.<br />
Sahih olmayan nesep ilişkisinin dü­zenlenmesi ile ilgili bu hükümler çağdaş gereklere uygun değildir. Bu sebeple Medenî Kanun&#8217;da yapılması düşünülen değişiklikler için de kanunun bu konuda­ki hükümleri de ele alınmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/sahih-olmayan-nesebin-sonuclari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

