<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kadınlar &#187; Enfeksiyon Hastalıkları</title>
	<atom:link href="http://www.kadinlar.tc/kategori/enfeksiyon-hastaliklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinlar.tc</link>
	<description>Kadın Sağlığı, kadın hastalıkları, Yemek Tarifleri, Şifalı Bitkiler</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 21:12:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Meme İltihabı</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/meme-iltihabi/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/meme-iltihabi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Sep 2009 19:13:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar ve Tedavileri]]></category>
		<category><![CDATA[İltihap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=2804</guid>
		<description><![CDATA[Emziren annelerin memelerinde çocuğun sütü iyi çekememesi veya bebeğin memeden kesilmesiyle süt birikir. Bunun sonucu süt bezleri iltihap yapabilir. Memelerde biriken fazla süt, iltihaba yol açmadan emicilerle alınmalıdır. Tedavisi: *  Memeler zeytinyağı ile silindikten sonra, üzerine kaynar suya sokulup çıkarılan karalahana yaprakları konur. * Bir kaşık ayva çekirdeği, bir bardak suda kaynatılarak lapa haline getirilir, memeler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;"></p> <p><span style="color: #282828;">Emziren annelerin memelerinde çocuğun sütü iyi çekememesi veya bebeğin memeden kesilmesiyle süt birikir. Bunun sonucu süt bezleri iltihap yapabilir. Memelerde biriken fazla süt, iltihaba yol açmadan emicilerle alınmalıdır.<img class="alignleft size-medium wp-image-2805" title="meme" src="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/09/meme-300x240.jpg" alt="meme" width="300" height="240" /></span></p>
<p><span style="color: #7fa0b7;">Tedavisi:</span></p>
<p><span style="color: #282828;">*  Memeler zeytinyağı ile silindikten sonra, üzerine kaynar suya sokulup çıkarılan karalahana yaprakları <span style="color: #000000;">konur.</span></span></p>
<p><span style="color: #282828;">* Bir kaşık ayva çekirdeği, bir bardak suda kaynatılarak lapa haline getirilir, memeler üzerine konur.</span></p>
<p><span style="color: #282828;">*  Ebegümeci yaprak ve çiçekleri sütle kaynatıp lapa haline getirilir, meme üzerine konur.</span></p>
<p><span style="color: #282828;">* Hatmi tohumları ezilir. Su ile lapa haline gelene kadar kaynatılır, meme üzerine konur.</span></p>
<p><span style="color: #282828;">*  Kaynamakta olan bir bardak suya bir kaşık papatya konur, beş dakika kaynatılır. Bu su ile memelere sık sık pansuman yapılır.</span></p>
<p><span style="color: #282828;">*   Ballıbaba gövde ve yaprakları, lapa haline  gelinceye kadar suda kaynatılıp meme üzerine konur.</span></p>
<p><span style="color: #282828;">*  Yonca yaprak ve gövdeleri <span style="color: #000000;">zeytinyağında </span>iyice  ezildikten sonra, meme üzerine konur.</span></p>
<p><span style="color: #282828;">*  Buğday kepeği sütle birlikte, lapa haline gelinceye kadar kaynatıldıktan sonra, meme üzerine konur.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/meme-iltihabi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kabakulak</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/kabakulak/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/kabakulak/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 06 Aug 2009 19:56:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=1764</guid>
		<description><![CDATA[Nedenler: Virüs kökenli bir hastalık olan kabakulak, her şeyden önce 6-10 yaşlar arasındaki çocuklarda görülür (2 yaşından önce az görülür; 6 aylıktan önce görülmesine son derece ender raslanır; lenf düğümleri büyümesi kabakulakla kolayca karıştırılabildiğinden, tekrarlama sanılan olaylar aslında birer teşhis yanlışıdır). Hastalık, bütün tükürük bezlerinin yanısıra öteki bezleri (pankreas ve erbezieri gibi) ve beyin zarlarını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Nedenler:</strong> Virüs kökenli bir hastalık olan kabakulak, her şeyden önce 6-10 yaşlar arasındaki çocuklarda görülür (2 yaşından önce az görülür; 6 aylıktan önce görülmesine son derece ender raslanır; lenf düğümleri büyümesi kabakulakla kolayca karıştırılabildiğinden, tekrarlama sanılan olaylar aslında birer teşhis yanlışıdır).</p>
<p style="text-align: justify;">Hastalık, bütün tükürük bezlerinin yanısıra öteki bezleri (pankreas ve erbezieri gibi) ve beyin zarlarını da etkileyebilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Teşhis:</strong> Hastalığın bulaşmasından üç hafta sonra çocuk, 1-2 gün süreyle genel bir rahatsızlık hisseder, başı ve karnı ağrır, kusar. Ateş oldukça yüksektir (39°-~40°C). Bu evrede teşhis kolay değildir. Alt çenenin şakak ucuna bastırıldığında ağrı olması, daha sonra da kulakaltı bezinde (parotis) şişme görülmesi, teşhisi doğrular. Bu bez, kulak memesinin ön tarafmdadır( altında değil). Yüzün bir yanının şişmesi nedeniyle (bazen her iki yan da şişer) çocuğun yüzü çarpılır; şişen bölgeye dokunulduğunda, esnek bir dirençle karşılaşılır, ağrı vardır, deri hafifçe parlaktır. Hastalık birkaç günde, iyileşmeye doğru evrim gösterir.</p>
<p><img src="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/08/kabakulak.jpg" alt="kabakulak" title="kabakulak" width="350" height="300" class="alignleft size-full wp-image-1788" /></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İhtilatlar Kabakulak kökenli beyin zarları iltihabı</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Sık, hattâ hemen her hastada görülen ihtilat-lardandır. Gerçekten, kabakulak sırasında ensede her zaman bir sertleşme görülür,- ama bu durum önemli değildir, kabakulak sözkenusu olmaksızın da görülebilir: Kulakaltı bezi ya hiç şişmemiştir ya da şiştiğinin farkına varılmamıştır (farkına varıl-mamışsa bir teşhis sorunu ortaya çıkar). Belirtiler kaygılandırıcı olmakla birlikte, evrim her zaman iyidir; birkaç günde kesinlikle iyileşir. Belkemiğine iğneyle girilerek biraz beyin-omurilik sıvısı alınması, ağrıları yatıştırıcı etki yapar.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Erbezi iltihabı</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Yalnızca ergenlikten sonra görülür; hemen her zaman tek taraflıdır. Erbezi iri, sıcak ve çok ağrılıdır. İltihap iki yanlıysa körelme ve kısırlık tehlikesi azdır; cinsel gücü etkilemez.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Pankreasın etkilenmesi:</strong> Az raslanır, şiddetli karın ağrıları, kusma ve ishalle yansır (pankreas iltihabı). Evrimi iyidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Tedavi:</strong> Korkutucu görünüşüne karşın kabakulak, dinlenme dışında hiç bir özel tedavi gerektirmez.</p>
<p><strong>Kabakulak Hastalığının Sebepleri ve Tedavileri</strong><br />
<span style="color: #2c2c2c;">Kabakulak, tükürük bezlerinin iltihaplanma ve şişmesine yol açan bulaşıcı bir virüs hastalığıdır. Daha ziyade çocuklarda ve ergenlik dö</span><span style="color: #2a2a2a;">nemlerindeki gençlerde görülür. Virüs genellikle tükürük    bezlerini etkiler, ancak vücudun diğer organlarına, özellikle erkeklerde erbezlerini etkileyerek kısırlaştırmaya yol açabilir, kadınlarda yumurtalıklara ve merkezi sinir sistemine yayılabilir. Tedavi geciktirilmemeli, çocuklara bir yaşından sonra kabakulak aşısı yapılmalıdır.<img class="alignleft size-medium wp-image-2740" title="kabakulak" src="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/09/kabakulak-300x281.jpg" alt="kabakulak" width="300" height="281" /></span></p>
<p><span style="color: #2a2a2a;">Hastalık baş, boğaz ve kulak ağrısı, boyun kaslarında sertleşme ve yüksek ateşle kendini gösterir. Hasta özellikle çenesini oynatırken şiddetli ağn duyar. Konuşur ya da hap-şınrken tükürüğünde bulunan virüs, tükürük damlalarıyla çevreye yayılır. Acilen doktora başvurulmalıdır.</span></p>
<p><span style="color: #7fa0b7;">Tedavisi:</span></p>
<p><span style="color: #2a2a2a;">*  Bir fincan elma sirkesi ile aynı miktarda limon suyu karıştırılır. Şiş olan kısım zeytinyağı ile silindikten sonra, üzerine karışıma batırılmış pamuk konularak on dakika bekletilir, bu uygulama saat başı tekrarlanır.</span></p>
<p><span style="color: #2a2a2a;">*  Ballıbabanın gövde ve yaprakları ezildikten sonra suyla kaynatılıp lapa haline getirilir. Bir gazlı bez yardımıyla kulak altından boğaz kısmına kadar sarılır.</span></p>
<p><span style="color: #2a2a2a;">* Yonca yaprağı ve çiçekleri ezilir, zeytinyağı ile lapa haline getirilir, bir gazlı bez aracılığıyla şiş olan kısma sarılır.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/kabakulak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kızamıkçık</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/kizamikcik/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/kizamikcik/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 06 Aug 2009 19:51:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=1762</guid>
		<description><![CDATA[Kızamıkçık Nedir Genellikle hafif seyirli bir hastalıktır. 2-3 haftalık bir kuluçka döneminden sonra, başın arka kısmında ve kulak arkasındaki bezeler şişer. Başlangıçta gözlerde kızarma ve sulanma, boğazda kızarıklık ve ağrı ile birlikte hafif derecede bir ateş yükselmesi görülür. Kızamığa benzeyen, ancak daha az belirgin ve 2-3 gün kadar süren bir döküntü vardır. Kızamıkçık çocuklarda hafif [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kızamıkçık Nedir</strong></p>
<p>Genellikle hafif seyirli bir hastalıktır. 2-3 haftalık bir kuluçka döneminden sonra, başın arka kısmında ve kulak arkasındaki bezeler şişer. Başlangıçta gözlerde kızarma ve sulanma, boğazda kızarıklık ve ağrı ile birlikte hafif derecede bir ateş yükselmesi görülür. Kızamığa benzeyen, ancak daha az belirgin ve 2-3 gün kadar süren bir döküntü vardır.</p>
<p>Kızamıkçık çocuklarda hafif seyirli bir hastalık olmasına karşılık, özellikle hamileliğin ilk aylarında geçirilirse doğacak bebekte büyük sakatlıklar oluşturabilir. Katarakt, doğuştan kalp hastalığı, zeka geriliği ve sağırlığa yol açan beyin hasarları ile seyretmeden ve <strong>&#8220;doğuştan kızamıkçık sendromu&#8221; </strong>adı verilen bu hastalığın etkin bir tedavisi de yoktur.</p>
<p>Hamilelikleri esnasında kızamıkçık geçiren kadınlara gerekirse yasal olarak kürtaj yaptırma (tıbbi abortus) hakkı tanınmıştır.</p>
<p>Hastalığın etkin tedavisi olmadığı için aşı ile korunma büyük önem kazanmaktadır. Kızamıkçık aşısını özellikle tüm kız çocuklarının olması gerekmektedir. 15&#8242;inci ayda &#8220;kızamık &#8211; kızamıkçık &#8211; kabakulak&#8221; aşısı yaptırılarak bu korunma sağlanabilir.</p>
<p>Daha önce kızamıkçık geçirmemiş ve aşılanmamış kız çocuklarının, hamilelik döneminden önce kızamıkçık aşısı olmaları gerekir. Aşısız anne adaylarının ise döküntülü hastalık geçiren çocuklardan uzak durmaları gerekir.</p>
<p><strong>Beşinci hastalık</strong></p>
<p>Yanaklarda ateşlenmiş veya güneş görmüş gibi kızarıklık (tokatlanmış çocuk görünümü), gövde kol ve bacaklarda birbirinin içine girmiş daireler şeklinde, dantel veya haritayı andıran kırmızı döküntüler ile karakterize, hafif ateşle seyreden zararsız bir hastalıktır. Döküntü genellikle kaşıntılı olup soyulma görülmez.</p>
<p><strong>Altıncı hastalık</strong></p>
<p>Üç gün süren ve 39-40° C&#8217;ye kadar yükselen ateşli dönemin ardından kırmızı leke tarzında döküntüler oluşur. Döküntülerin çıkmasıyla birlikte ateş hızla düşer. Genellikle 2 yaşın altında görülen bu hastalıkta, ateşli dönemde havale görülebilir. Ateşin kontrol altına alınması dışında, özel bir tedavisi yoktur.</p>
<p><strong>kızamıkçık belirtileri tedavi yolları kızamıkçık nasıl bulaşır</strong></p>
<p>Görünüşte enfeksiyon hastalıklarının en zararsızı olmakla birlikte, gebe kadınlarda çok tehlikeli olabilir. Virüs dölüte de geçtiğinden, sonuçlar son derece ciddidir (hastalığa yakalanan kadınların çocuklarında oluşum bozuklukları olasılığı yüksektir).</p>
<p><strong>Çocuklaıdaki kızamıkçık</strong>: Çocuk, hastalığı aldıktan iki hafta sonra, hafifçe ateşlenir (38&#8242;Cin altında). Ateşle birlikte 1-2 gün süreyle nezle de olabilir. Genel durumu oldukça iyidir.</p>
<p>Döküntüler ateşten sonra ortaya çıkar, pek belirgin değildir; çeşitli görüîiüşte küçük kırmızı leke-cikler birkaç saat içinde bütün bedeni kaplar; üç gün içinde de yiter. Sırayla bir kızılı, bir kızamığı akla getirir ve teşhiste yanılgıya yolaçabilir.</p>
<p>Lenf düğümü büyümeleri büyük ölçüde yardımcı olur: Bezelye büyüklüğünde, çok sayıda ve az ağrılıdırlar; boyunda ya da ensede, kulakların arkasında, hattâ koltukaltlarında ele gelirler.</p>
<p>Kızamıkçık teşhisi, hele hastanın yakın çevresinde gebe bir kadın varsa, hasta kız çocuğuysa ya da gebe bir kadınsa, kesin olmalıdır. Teşhiste çeşitli laboratuvar incelemelerinden yararlanılabilir. plazmositleri (özel bir görünüm veren akyuvarlar) araştırmak için kan formülü;</p>
<p>—  bulaşmanın zamanını saptamak için antikor ölçümü (bulaşma yakın tarihte olmuşsa antikor oram yüksek, enfeksiyon ilerlenin evresindeyse gene yüksek, enfeksiyon eskiyse düşüktür; ama sıfır değildir).</p>
<p>Antikor oranı yüksek bulunursa (enfeksiyonun yeni ya da ilerleme evresinde olması), 15 gün arayla 2 kez daha kan almak gerekir. Yeni ölçümlerde de antikor oranlarının aynı bulunması hastalık bulaştığında kadının henüz gebe olmadığını, ikinci ölçümde bulunan oranın birincıdekinden yüksek olması ise, hastalığın sürmekte olduğunu gösterir.</p>
<p>Kızamıkçığın en çok hafif biçimlerine raslamr. Hastalığın yayılmasında bu biçimler büyük rol oynar ve belirgin biçimi kadar bağışıklık sağlarlar. Bu sayede, kadınların yüzde 9O&#8217;ı, çocuk yapabilecek yaşa geldiğinde hastalığa karşı bağışıklık kazanmış olur.</p>
<p><strong>Kızamıkçık kökenli dölüt hastalığı:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kızamıkçığın asıl tehlikesi, nölütte yaptığı sakatlıklardır. Gebe kadın, hastalığa gebeliğinin ilk 12 haftası içinde yakalanmışsa, dölütün oluşum bozukluğuyla doğma tehlikesi vardır (hele kadın, hastalığa ilk ayda yakalanmışsa, tehlike oranı yüzde 50&#8242;ye yükselir). Oluşum bozuklukları çok çeşitli biçimlerde olabilir:</p>
<p style="text-align: justify;">—  kalp anormallikleri (yüzde 80&#8242;inde atardamar kanalı kapanmaz);</p>
<p style="text-align: justify;">—  göz anormallikleri (yüzde 70&#8242;inde katarakt, körlük); —  hareket ve zihin gelişmesinde gecikmeler;</p>
<p style="text-align: justify;">—  sağırlık (yüzde 30&#8242;unda).</p>
<p style="text-align: justify;">Gebe kadın, kızamıkçığa 4. a.ydan sonra yaka-lanmışsa, özellikle gebeliğin sonuna doğru çocuk, çeşitli organların etkilenmesiyle nitelenen «doğuştan kızamıkçık» hastalığına yakalanmış olarak doğar.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Tedavi:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kızamıkçığın tedavisi burun ve boğazın mikroptan arındırılmasına, dinlenmeye ve çocuğun öteki çocuklardan v&#8217;e gebe kadınlardan ayrılmasına dayanır. Gebe kadınlara gamaglobülin iğnesi yapmanın etkililiği kuşkuludur.</p>
<p style="text-align: justify;">Küçük kızların kızamıkçığa yakalanmalarını sağlamak ya da daha büyük kızları aşılamak (ya sistemli olarak ya da serum incelemesiyle -bağışıklığı olmadığı anlaşıldıktan sonra), koruyucu yöntemlerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Gebe kadınlarda sorun, kızamıkçığa yakalanma tarihine bağlıdır; bulaşma gebeliğin erken dönemlerinde olmuşsa çocuğu almak (tedavi amaçlı düşük) düşünülebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/kizamikcik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beyin İltihabı</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/beyin-iltihabi/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/beyin-iltihabi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 06 Aug 2009 19:47:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beyin ve Kafa Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=1760</guid>
		<description><![CDATA[Ortaya çıkışı önceden kestirilemez; hiç bir tedaviden de etkilenmez. Döküntülerin 4. — 5. gününde apansızın 30-403C ateş, bilinç bozuklukları, hattâ koma, çırpınmalar ve çeşitli felçlerle ortaya çıkar. Evrimi çocuktan çocuğa değişir. Hastaların zihin ve hareket işlevlerinde bozukluk bırakır, iz bırakmadan iyileşir ya da ölümle sonuçlanır (hastaların 1/3&#8242;inde). Kendiliklerinden iyileşmeye doğru evrim gösteren denge bozuklukları da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Ortaya çıkışı önceden kestirilemez; hiç bir tedaviden de etkilenmez. Döküntülerin 4. — 5. gününde apansızın 30-403C ateş, bilinç bozuklukları, hattâ koma, çırpınmalar ve çeşitli <a href="http://www.kadinlar.tc/felc/">felç</a>lerle ortaya çıkar.</p>
<p style="text-align: justify;">Evrimi <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/bebek-ve-cocuk-sagligi/">çocuk</a>tan çocuğa değişir. Hastaların zihin ve hareket işlevlerinde bozukluk bırakır, iz bırakmadan iyileşir ya da ölümle sonuçlanır (hastaların 1/3&#8242;inde).</p>
<p style="text-align: justify;">Kendiliklerinden iyileşmeye doğru evrim gösteren denge bozuklukları da beyin iltihabına bağlanabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Tedavi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Şunları kapsar:</p>
<p style="text-align: justify;">—  hasta, öteki çocuklardan ayrılır (hastaneye yatırma önerilmez);</p>
<p style="text-align: justify;">—  aspirin ve istediği kadar içecek verilerek, <a href="http://www.kadinlar.tc/ates/">ateş</a>le savaşılır; <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/beslenme-ve-diyet/">beslenme</a> dengeli ve yalın olmalıdır.</p>
<p><img src="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/08/Beyin-İltihabı.jpg" alt="Beyin İltihabı" title="Beyin İltihabı" width="250" height="300" class="alignleft size-full wp-image-1792" /></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/bebek-ve-cocuk-sagligi/sut-bebegi/">Süt bebekleri</a> dışında, antibiyotik kullanılmaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Gamaglobülin iğneleri, özellikle süt bebeklerinde ve dirençsiz çocuklarda yararlı olur. Zaten çoğunlukla, çocuk 6 aylık oluncaya kadar annesinden aldığı antikorlarla korunduğundan, ilk 6 aylık dönemde kızamık pek görülmez. Bulaşma sırasında yapılan gamaglobülin iğnesi, 21 gün sürekli etkili bir koruma sağlar; bulaşmadan 5-9 gün sonra yapılansa, hastalığı hafifletir.</p>
<p style="text-align: justify;">8 aylıktan büyük bütün çocukların, özellikle de gelişmekte gecikme gösteren, <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/solunum-yollari-hastaliklari/">solunum</a>, <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/kalp-ve-damar-hastaliklari/">kalp</a> ya da genel <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/">hastalıklar</a>ı (<a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/seker-hastaligi/">şeker hastalığı</a>) olan ve toplu halde yaşayan (yuva, kreş) çocukların aşılanması önerilir. <a href="http://www.kadinlar.tc/bebeklere-asi-ile-bagisiklik-saglama/">Aşı</a> yapıldıktan 11 gün sonra bazen, hafif, döküntüleri belli belirsiz ve a tipik (tipik olmayan) bir <a href="http://www.kadinlar.tc/kizamik/">kızamık</a> durumu görülebilir. Aşının koruyuculuğu da kalıcı değildir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/beyin-iltihabi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Solunum Enfeksiyonları</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/solunum-enfeksiyonlari/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/solunum-enfeksiyonlari/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 06 Aug 2009 19:45:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Solunum Yolları Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=1758</guid>
		<description><![CDATA[Bronş iltihabı (bronşit) belirtileri yalın kızamıkta bile vardır; hastalığın yolaçtığı öksürük de çok sıkıntılıdır. Küçük çocukta bu belirtiler ciddi olabilir: Çok yorucu öksürükler; göğüste yaygın railer (hırıltılı soluk alış). Röntgen filminde «kızamıklı akciğer» diye nitelenen görüntü elde edilir. Antibiyotiklerin bulunmasından bu yana, bakteri kökenli akciğer-bronş enfeksiyonları eklenmesine ender raslanmaktadır. Atipik zatürre (bu hastalık, çocuğun genel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bronş iltihabı (bronşit) belirtileri yalın kızamıkta bile vardır; hastalığın yolaçtığı öksürük de çok sıkıntılıdır. Küçük çocukta bu belirtiler ciddi olabilir: Çok yorucu öksürükler; göğüste yaygın railer (hırıltılı soluk alış). Röntgen filminde «kızamıklı akciğer» diye nitelenen görüntü elde edilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Antibiyotiklerin bulunmasından bu yana, bakteri kökenli akciğer-bronş enfeksiyonları eklenmesine ender raslanmaktadır.<br />
<a href="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/08/Solunum-Enfeksiyonları.jpg"><img src="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/08/Solunum-Enfeksiyonları.jpg" alt="" title="Solunum-Enfeksiyonları" width="300" height="260" class="alignleft size-full wp-image-8386" /></a><br />
Atipik zatürre (bu hastalık, çocuğun genel durumunu ciddi biçimde bozar ve bazen öldürücü olabilen sorunum bozukluklarına yolaçar) eklenmesine de hemen hiç raslanmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Üst solunum yollarının etkilenmesi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Öteki ihtilatlann tersine, hâlâ çok sık raslanmaktadır. Ateş yeniden yükselirse, bir kulak ya da burun-boğaz iltihabı sistemli olarak araştırılmalıdır; bulunursa, antibiyotiklerle kısa sürede iyileştirilebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Döküntülerin ortaya çıkmasından önce apansızın ve genellikle geceleri, başgösteren yalancı Krup hastalığı da, özel dikkat gösterilmesi gereken ihtilatlardandır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/solunum-enfeksiyonlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kızamık</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/kizamik/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/kizamik/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 06 Aug 2009 19:44:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bulaşıcı Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=1756</guid>
		<description><![CDATA[Kızamık Nedir? Genellikle salgınlar halinde görülen, çok bulaşıcı, yüksek ateş yapan ve özellikle süt çocuklarında ağır seyreden önemli bir hastalıktır. 10-12 gün süren kuluçka döneminden (mikrobun vücuda girmesinden hastalık belirtilerinin ortaya çıkmasına kadar geçen süre) sonra, birkaç gün devam eden yüksek ateş, öksürük, gözlerde kızarma ve sulanma ile burun akıntısı şeklinde başlar. Bu dönemde yanağın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kızamık Nedir?</strong></p>
<p>Genellikle salgınlar halinde görülen, çok bulaşıcı, yüksek ateş yapan ve özellikle süt çocuklarında ağır seyreden önemli bir hastalıktır.</p>
<p>10-12 gün süren kuluçka döneminden (mikrobun vücuda girmesinden hastalık belirtilerinin ortaya çıkmasına kadar geçen süre) sonra, birkaç gün devam eden yüksek ateş, öksürük, gözlerde kızarma ve sulanma ile burun akıntısı şeklinde başlar. Bu dönemde yanağın iç yüzünde azı dişleri seviyesinde kırmızı zemin üzerinde beyaz lekeler oluşabilir.</p>
<p>Kızamık döküntüleri önce kulak arkası ve yüzde başlar; daha sonra tüm vücuda yayılır. Döküntüler kırmızı renkte, <strong>hafif ciltten </strong>kabarık ve döküntüler arasında normal derinin de bulunduğu lekeler şeklindedir.</p>
<p>Normalde döküntünün üçüncü gününden itibaren ateşin düşmesi beklenir. Ateş düşmemiş ise vücut direncinin düşmesine bağlı birtakım ek hastalıklardan şüphelenilmelidir. Bunlar orta kulak iltihabı, zatürre (akciğer iltihabı), sinüzit, vücutta yaygın kanamalar, beyin iltihabı (ensefalit) olabilir.</p>
<p>Yüksek ateş ile seyreden bu hastalıkta, ateşi düşürmeye yönelik ilk girişim aile tarafından yapılmalı ve sonra doktora başvurulmalıdır.</p>
<p>Kızamıklı çocukları sıcak tutmak gerektiği şeklindeki inanç yanlış olup bu girişim ateşli havaleye neden olabileceğinden tehlikeli sonuçlara yol açabilir.</p>
<p>Kızamıktan korunmak için aşılanmak gerekir. Bebeklik döneminde 9 ve 15&#8242;inci aylarda ve ilkokulun birinci sınıfında uygulanan kızamık aşısının her üçünü de zamanında yaptırmak gerekir.</p>
<p>Ayrıca salgınlarda kızamıklı çocuklardan uzak durulmalıdır. Malnütrisyonlu (beslenme durumu bozuk) kronik hastalıkları olan çocuklar, kızamıklı bir çocukla karşılaşırlarsa, ilk beş gün içinde doktora getirilirlerse alınacak bazı önlemlerle kızamıktan korunmaları veya hastalığı hafif geçirmeleri sağlanabilir.</p>
<p>Kızamıklı bir hasta pratik olarak döküntüleri kaybolun-caya kadar hastalığı çevresine bulaştırabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Çok <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/bulasici-hastaliklar/">bulaşıcı hastalık</a>tır, aşağı yukarı bütün <a href="http://www.kadinlar.tc/cocuklar-ve-ev-disindaki-kazalar/">çocuklar</a> bu hastalığa yakalanır. <a href="http://www.kadinlar.tc/virus-kokenli-zaturreler/">Virüs</a>ünün kolayca yayılması nedeniyle çok sık görülür. Genellikle zararsız, ama çocuğu bitkin düşüren bir hastalıktır. Bazı koşullarda ciddi olabilir (çok küçük çocuklarda; Siyah Afrika ülkelerinde; azgelişmiş ülkelerde; iç içe, üst üste yaşanan yerlerde). Bu yüzden, yakın bir geçmişte bulunan <a href="http://www.kadinlar.tc/kizamik/">kızamık</a> aşısı çok yararlı olmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nedenler: </strong>Kızamık virüsü miksovirüsler grubundandır. Hastalığın döküntü evresinde, önce <a href="http://www.kadinlar.tc/burun-rahatsizliklari/">burun</a> salgılarında bulunur (bu nedenle, <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/bebek-ve-cocuk-sagligi/">çocuk</a>, döküntü döneminden önce bulaştırıcıdır).</p>
<p style="text-align: justify;">Hastanın öksürüğüyle doğrudan bulaşır, çok ender olarak üçüncü kişiler aracılığıyla dolaylı olarak bulaştığı da görülür. Özellikle sonbaharda ve ilkbaharda küçük salgınlarla yayılır, ilke olarak kızamığa, ömür boyunca yalnızca bir kez yakalanılması, kazandırdığı bağışıklığın sağlam ve kesin olduğunu göstermektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Teşhis Başlangıç evresi:</strong><br />
Sessiz geçen kuluçka evresinden sonraki başlangıç evresi, niteleyicidir. Teşhis, bu evrenin belirtilerine dayanılarak konur. 3-5 gün sürer; bu sürede başka <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/saglik/hastaliklar-ve-tedavileri/">hastalıklar</a>la karıştırılma olasılığı da vardır. <a href="http://www.kadinlar.tc/ates-basmalari/">Ateş</a> 38,5 — 39°C arasında değişir. Öksürük boğuk ve sıkıntılıdır. <a href="http://www.kadinlar.tc/goz-cesitleri/">Gözler</a> kızarır, akar. Çocuğun burnu .da sürekli aktığından ve <a href="http://www.kadinlar.tc/yuz-cesitleri-ve-ideal-yuz-nasil-olmalidir/">yüz</a>ü şiştiğinden, yüzü ağlamaklı ve asık bir görünüm alır. </p>
<p>Bu evrede teşhis, <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/agiz-ve-dis-sagligi/">ağız</a>da Koplik belirtisi (yanakların iç yüzünde kırmızı bir lekeyi çevreleyen bir ya da birkaç tane beyaz renkli küçük kabartı) aranarak doğrulanır. Tozşekere benzeyen kabartılar, mukozaya sıkıca yapışıktır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yerleşme evresi: </strong><a href="http://www.kadinlar.tc/cocuk-hastaliklari-biliminin-gelismesi/">Çocuk hastalığı</a> kaptıktan 14 gün sonra, döküntüler başlar. Ateş her zaman yüksektir (zaten ateşsiz kızamık olmaz). Döküntüler saçların dibinde ve kulakların arkasında başlar, sonra gövdeye, kol ve bacaklara iner (2-3 günde). Tipiktir: Kırmızı lekeler yuvarlak, birkaç milimetre çapında, hafifçe kabarık, yer yer de birbirine bitişiktir. Genellikle lekelerin arasında sağlıklı deri bölgeleri vardır. Kaşıntı yoktur.<br />
<img class="alignleft size-medium wp-image-2783" title="kizamik" src="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/09/kizamik-300x300.jpg" alt="kizamik" width="300" height="300" /></span><br />
Çocuk tepeden tırnağa kırmızı renktedir. Yavaş yavaş ateş ve döküntüler azalır, yorgunluk hali yiter. Çoğunlukla, nekahet döneminde ihtilata raslanmaz. Çocuk 16 gün okula gidemez.</p>
<p><img src="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/08/kizamik.gif" alt="kizamik" title="kizamik" width="300" height="300" class="alignleft size-full wp-image-1781" /><br />
<span style="color: #282828;">Döküntülü bir <a href="http://www.kadinlar.tc/virus-kokenli-zaturreler/">virüs</a> hastalığıdır. Başlangıçta soğuk algınlığından fark edümez. Bir defa kızamığa yakalanan kimse ömür boyu hastalığa bağışıklık kazanmış olur. Virüs, soluk verme sırasında, hastanın ağzından çıkan nem damlacıklarıyla bulaşır. Daha çok 5-10 yaş arasındaki çocuklarda görülür. Kızamık aşısı hastalığın hafif geçmesini sağlar.</span></p>
<p><span style="color: #282828;">Döküntüler, deri üzerinde meydana gelen kırmızı kabarcıklardır. Ağız içinde beyazımsı kabarcıklar oluşur, ateş 39 &#8211; 40 dereceye kadar yükselebilir. <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/deri-dokuntusu/">Deri döküntüleri</a> önce <a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/bas-agrilarinin-sebepleri/">baş</a>ta, özellikle kulakların arkasında, boyunda ve alında belirir. 24 saat içinde gövdeye, kol ve bacaklara yayılır. Üç gün içinde döküntüler şiddetini kaybeder, vücut sıcaklığı normale döner.<br />
<span style="color: #282828;"><a href="http://www.kadinlar.tc/kizamikcik/">Kızamıkçık</a> da yine döküntülü bir çocuk hastalığıdır. Kızamıktan daha hafif geçer. 2 &#8211; 3 gün içinde tamamen kaybolur. Fakat gebelik sırasında, özellikle ilk üç ay içinde anne kızamıkçık çıkarırsa, doğacak çocuk için büyük bir tehlike söz konusudur. Çocuğun beyni ve kalbi zedelenebilir, körlük ve sağırlığa yol açabilir. Bu gibi durumlarda hasta süreldi hekim kontrolünde bulunmalıdır.</span></p>
<p><span style="color: #282828;">Kızamık ve kızamıkçıkta hastanın bulunacağı ortam sıcak olmalıdır.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/kizamik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mikrop ve Bakterilerin Sebep Olduğu Hastalıklar</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/mikrop-ve-bakterilerin-sebep-oldugu-hastaliklar/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/mikrop-ve-bakterilerin-sebep-oldugu-hastaliklar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 06 Aug 2009 19:40:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bulaşıcı Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=1754</guid>
		<description><![CDATA[Enfeksiyonlar nedeniyle ölüm, otuz-kırk yıldır (hiç değilse gelişmiş ülkelerde) çok azalmıştır. Bununla birlikte, enfeksiyon hastalıklarında azalma yoktur. Sorunlar da tam olarak çözümlenmiş değildir. Enfeksiyon hastalıklarının «organizmaya virüs ya da bakterilerin girdiği bir durum» olarak değerlendirildiği dönem geride kalmıştır. Aslında insanlar, mikroplarla sürekli temastadır; bu nedenle, insan bedeninin korunma olanakları ile mikroplar arasında sürekli bir denge [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Enfeksiyonlar nedeniyle ölüm, otuz-kırk yıldır (hiç değilse gelişmiş ülkelerde) çok azalmıştır. Bununla birlikte, enfeksiyon hastalıklarında azalma yoktur. Sorunlar da tam olarak çözümlenmiş değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">Enfeksiyon hastalıklarının «organizmaya virüs ya da bakterilerin girdiği bir durum» olarak değerlendirildiği dönem geride kalmıştır. Aslında insanlar, mikroplarla sürekli temastadır; bu nedenle, insan bedeninin korunma olanakları ile mikroplar arasında sürekli bir denge kurulur.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu olanakların başlıca bölümünü «bağışıklıklar» oluşturur. Sözkonusu denge, gerek mikropların güçlülüğü, gerekse bedenin korunma olanaklarındaki bir zayıflama nedeniyle bozulduğu zaman, enfeksiyon hastalığı ortaya çıkar.İlgili bölümde ayrıntılarıyla incelemiş olduğumuz enfeksiyon hastalıklarını, burada çocuk açısından ele almakla yetineceğiz. Doğumda çocuğun bakterilerle hiç bir teması olmamıştır. Gene de, 6 aylık olmadan önce suçiçeği, kızamık ya da kabakulak gibi döküntülü hastalıklara yakalanmaz.<br />
<img src="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/08/Mikrop-ve-Bakteriler.jpg" alt="Mikrop ve Bakteriler" title="Mikrop ve Bakteriler" width="250" height="200" class="alignleft size-full wp-image-1786" /><br />
Bunun nedeni, dölyatağı içi yaşam süresince annenin, kendi antikorlarını eten yoluyla dölüte aktarmış olmasıdır. Anneden gelen antikorlar (annenin sözkonusu hastalıkları geçirmiş olması koşuluyla), doğumdan sonra bebeğin bedeninde birkaç hafta ile birkaç ay arasında değişen bir süre için etkinliklerini korurlar. Daha sonra, bebeğin organizması mikroplarla temas ettikçe, kendi antikorlarını ya da imünoglobülinlerini oluşturarak, kendi korunma sistemini geliştirmeye başlar. Aşının amacı, belli bir hastalığa karşı antikor oluşumunu başlatmak olduğundan, bebek 2-3 aylık olmadan önce aşılanmamalıdır (doğumdan hemen sonra bile yapılabilen verem aşısı dışında).</p>
<p style="text-align: justify;">Enfeksiyon hastalıklarında soğuğun rolü sanıldığı kadar önemli değildir. Hastalık yapıcı etken olmadan enfeksiyon da olmayacağından, hava akımları hastalık nedeni olamaz. Bütün etkenler aynı güçte değildir. Sözgelimi, suçiçeği etkeninin hemen her zaman klinik belirtiler vermesine karşın, farklı görüntüler veren, hattâ belirtilerinin farkına bile varılmayan etkenler (çocuk felci virüsü, felçten çok gribe benzer enfeksiyonlara yolaçar) de vardır. Görüldüğü gibi, hastalık yapıcı etkenlerin özellikleri, henüz tam anlamıyla açıklanabilmiş değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">Organizmanın savunması zayıflayabilir; ama süt çocuğunun «dirençsiz» olduğunu söylemek, bilimsel açıdan yanlıştır. Yalnızca, bebeğin direncini azaltan özel koşulların varlığından sözedilebilir. Bunlar arasında kötü beslenme, bünyede genel zayıflık, güçten düşürücü bir hastalık, verem, süreğen ishal, kanser tedavisi, uzun süreli kortizon tedavisi, bağışıklık sistemlerinde bozulma (kan kanseri) sayılabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ayrıca, bazı yeni doğmuş çocuklar, daha baştan bağışıksız olduklarından, miKrop saldırısı karşısında savunmasız kalırlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Doğuştan bağışıksızlıklar, çok ender raslanır durumlardır. Her zaman ciddidirler. Klinik görünümleri de farklıdır:</p>
<p style="text-align: justify;">—  ilerleyici septik (mikroplu) granülomlar: Daha ilk yıldan başlayarak öldürücü enfeksiyonlara yolaçabilir; hemen her zaman erkek çocuklarda görülür;</p>
<p style="text-align: justify;">—  Schwachman &#8211; Diamond sendromu: Kan yuvarlarının azalması, pankreas yetersizliğine bağlı sindirim bozuklukları ve kemik bozunlarıyla nitelenir;</p>
<p style="text-align: justify;">—  imünoglobülin eksiklikleri;</p>
<p style="text-align: justify;">—  timüs yokluğu: Timüs, tiroyit bezinin altında yeralan bir bezdir. Normalde süt bebeğinde çok gelişmiştir; bu çağda organizmanın savunmasında önemli rolü vardır;</p>
<p style="text-align: justify;">—  Sturge-Weber sendromu: Beyinciği etkileyerek sinirsel belirtiler verir; deride çok sayıda damar uruyla ve tekrarlamalı enfeksiyonlarla yansır;</p>
<p style="text-align: justify;">—  Wiskott-Aldrich sendromu: İlk haftalarda kanamalar, egzamaya benzer deri bozunları ve hızla ölümle sonuçlanan ciddi enfeksiyon belirtileriyle yansır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/mikrop-ve-bakterilerin-sebep-oldugu-hastaliklar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

