Hamilelik Gebelik Doğum

14 Şubat 2010 - 0 yorum
Tüp bebek yöntemi (IVF) veya yumurtlamayı destekle­mek için kullanılan doğurganlık ilaçlarının güvenilirlik de­recesi ve göğüs kanseriyle "ilişkili olup olmadığı bilinme­mektedir. Ancak 1940'lardan 1960'lara kadar doğurganlığı arttırmak, düşüğü önlemek ya da süt salgılanmasını durdurmak için hastalara verilen DES (diethylstilbestrol) gibi hormonlar...
13 Şubat 2010 - 0 yorum
Göğüs kanserini teşhis etmek bazen kolay olmaz. Çün­kü hamilelik süresince kadının göğsünde meydana gelen değişiklikler, kanser belirtilerini gizleyebilir. Ayrıca bu sıra­da, mamogram gibi bazı standart teşhis araçları bebeğe za­rar verebileceği için kullanılmaz. Kadının, başka zamanlarda olduğu gibi, hamilelik süre­since de göğsünün...
11 Mayıs 2009 - 0 yorum
YENİ DOĞANIN AİLEYE KABULÜ Her zaman kendiliğinden olmaz; çünkü yeni bir çocuk ailenin önceki düzenini altüst eder. Çocuğun beklenişine, daha az katkısı olduğundan, baba, çocuğa biraz daha yabancıdır; bu nedenle de onu. biraz daha güç kabullenir. İlk çocuğun gelişiyle genç babanın, karısının dikkatini...
11 Mayıs 2009 - 0 yorum
DOĞUMEVİNE ZİYARETLER Günümüzde, bütün bir öğleden sonra ziyaretlere izin verme eğilimi güçlenmektedir. Bu nedenle annenin birçok ziyaretçisi olacaktır. Küçük kardeşlerin ziyaretine izin verilmez. Bunun bir nedeni hareketli olmaları, öteki de, okul çağındaysalar, bulaşıcı hastalık taşımaları olasılığıdır. Ailenin ve dostların da dikkatli davranması, annenin...
9 Mayıs 2009 - 0 yorum
AİLE ÜYELERİNİN TUTUMU Aile bireyleri doğumu değişik biçimlerde algılarlar. Anne, hafifleyeceğini düşünerek bir miktar rahatlar; son aylar geçmek bilmez ve yorucudur. Gebelik kadının bedenini de, ruhsal yaşamyıı da değiştirir; kadın eski görünümüne kavuşmayı özler. Ama bu arada doğumdan korkmaktadır da. Doğuma kendini ne...
5 Mayıs 2009 - 0 yorum
DOĞUMUN SONUÇLARI Doğum bittikten sonra, kadın daha 2-3 saat doğum odasında kalır. Daha. sonra da 3-10 gün kadar klinikte kalarak, muayenelerden geçirilir; bu arada çocuğunu daha iyi tanımayı ve yetiştirmeyi öğrenir. DOĞUM ODASINDAKİ SÜRE Çocuk ekleri çıktıktan, apışarası kesişi dikildikten (yapılmışsa) ve dölyatağı...
5 Mayıs 2009 - 0 yorum
SEZARYEN Eskiden sonuçları anne için tehlikelerle dolu olduğundan çok ender başvurulan sezaryen, günümüzde ameliyat ye uyuşturma tekniklerindeki ilerlemeler, antibiyotiklerin bulunması ve yeni doğmuş çocuklara yeniden canlandırma uygulanmasının sağladığı olanaklar sayesinde, gerek gebelikte, gerekse doğum sırasında (gerekli olduğu anlaşılırsa), büyük bir güvenle...
28 Nisan 2009 - 0 yorum
DOĞUM SIRASINDAKİ GİRİŞİMLER Dölyatağının açılış dönemi ya da çocuğun çıkış dönemi sırasındaki anormallikler, doğum hekiminin doğum sürecine doğrudan girişimini gerektirebilir. Girişim biçimlerinin bazısı önemsiz, bazısı önemlidir: Çıkışı kolaylaştırmayı amaçlayan yalın .bir apışarası kesişinden (epizyotomi), üst yoldan çıkarmaya (sezaryen) kadar. Bu girişimler,...
28 Nisan 2009 - 0 yorum
ÇOCUĞUN GÖRÜNÜŞTE ÖLÜ DOĞMASI Bazen, çıkarılan çocuk ölü görünümlüdür: Hareket etmez, soluk almaz. Gene de hafif bir kan dolaşımı vardır; yeniden canlandırma olanaklarının tümünden yararlanılarak, bu dolaşımı korumak ve güçlendirmek gerekir. Nedenleri Başlıca neden, dölyatağı boynunun açılma dönemi sonuna doğru dölütün yeterince oksijen...
28 Nisan 2009 - 0 yorum
DÖLÜTÜN ÖLMESİ Dölüt, gebeliğin herhangi bir döneminde dölyatağı içinde, annedeki ya da yumurtadaki bir hastalık nedeniyle ölebilir. NEDENLERİ Dölütün gelişmesi çeşitli nedenlerle durabilir. Annenin hastalığı Atardamar basıncı yüksekliği gibi geçici, şeker hastalığı gibi kalıcı bir organik bozukluk ya da enfeksiyon hastalıkları türünden bir hastalık...
28 Nisan 2009 - 0 yorum
DOĞUM ZORLUĞU VE DÖLÜT SIKINTISI Kasılma anormalliği olsun, anne leğeninde anatomik bir anormallik olsun, dölütün gelişinde bir anormallik olsun ya da çocuğun inişinde bir engel olsun, herhangi bir anormallik doğum zorluğuna (güç doğum) neden olur. Güçlüğün önü bazen alınabilir, bazense alınamaz;...
28 Nisan 2009 - 0 yorum
DOĞUM SIRASINDA DÖLÜTÜN YETERİNCE OKSİJENLENMEMESİ Dölyatağı boynunun açılma dönemi süresince uygulanan denetim yöntemlerinin amacı, çocuğun doğum kasılmalarına iyi katlandığını saptamaktır. Dölütün oksijenlenme yetersizliği çektiğini düşündürecek belirtiler görülürse, gerek kasılmaların, gerekse doğumun çok özenle izlenmesi gerekir. Oksijenlenme yetersizliğinin nedeni, annede...
28 Nisan 2009 - 0 yorum
ÇOĞUL GEBELİKLER Doğum sürecinde, dölyatağı gerginliği nedeniyle kasılmalarda bozukluk ya da çocuk ufak tefek olduğundan genişlemede yetersizlik gibi düzensizlikler olabilir. Dölütün oksijenlenme yetersizliği çekmemesi için, bu doğuma yardımcı olmak gerekebilir. Doğum gerçekleştikten sonra kordon kesilir, özenle kapatılır ve eten çıkıncaya kadar...
28 Nisan 2009 - 0 yorum
DOĞUM SÜRESİNİN GECİKMESİ Öngörülen tarihte doğum yapamayan kadınların çoğu, kaygıya kapılarak doktora başvurur. Süre, belirgin ölçüde aşılmışsa, nedeninin araştırılması ve doğum sürecini harekete geçirme olanaklarının düşünülmesi gerekir. Nedenler Gecikmenin hiç bir özel nedeni olmayabileceği için, hekim önce doğum tarihinin doğru saptanıp saptanmamış olduğunu...
28 Nisan 2009 - 0 yorum
GEBELİK SÜRESİNDEKİ ANORMALLİKLER Gebelik süresi, buna bağlı olarak da doğum için beklenen tarih, ortalama bir değerdir; bir kadından ötekine ve bir doğumdan ötekine değişebilir. Beklenen tarihten» 15 gün öncesine ya da 8 gün sonrasına kadar olan süreler normal sayılır. ERKEN DOĞUM 180. günden...
28 Nisan 2009 - 0 yorum
ANORMAL YERLEŞİMLİ ETEN VE SARKMALAR Bazı olaylar, doğumun normal akışını köstekleyebilir. Çocuğun gelişi ile doğum kanalı arasında herhangi bir engel olabilir, sözgelimi, anormal yerleşimli eten, doğumu engelleyen bir olay sayılabilir. Kadının kemik leğenine ilk olarak göbek kordonunun ya da dölütün üyelerinden birinin (kol...
28 Nisan 2009 - 0 yorum
ÇOCUĞUN GELİŞ BİÇİMLERİ Normal doğum sürecini anlatırken, çocuğun gelişi teriminden ne anlamak gerektiğini de söylemiş, bunun dölütün anne leğenine ilk gelen bölümü olduğunu ve dölütün geri kalan bölümüne kılavuzluk ettiğini belirtmiştik. Gelişin, normal doğuma olanak vermesi için, dölütün bütününe, leğen kas...
28 Nisan 2009 - 0 yorum
KASILMALAR ÜSTÜNE ETKİ Dölyatağı boynunun açılış dönemi sırasında kasılma anormallikleri dışında, sözkonusu dönemin herhangi bir anında kasılma ritim, şiddet ve niteliğinde yetersizlikler belirmesine oldukça sık rastlanır. Günümüzde, bu gibi durumlarda kullanılabilecek çok sayıda ilaç vardır. Başlıca 3 ilaç grubu kullanılabilir: — ...
26 Nisan 2009 - 0 yorum
SU KESESİNİN YAPAY OLARAK YIRTILMASI Su kesesi, çocuğun çıkışından az önce yırtılır Bu iş kendiliğinden olmazsa, yapay olarak gerçekleştirilir. Su kesesinin yapay olarak yırtılması gerekli görüldüğünde, dölyatağı boynunun açılış dönemi hangi evresinde bulunursa bulunsun, kadın, kadındoğum muayenesi konumunda yatırılır. Hekim, tıpkı kadın-doğum...
26 Nisan 2009 - 0 yorum
DOĞUM YARDIMI Doğum mekanizmasının ve fizyolojisinin daha iyi öğrenilmesi sayesinde modern doğum hekimliği, yavaş yavaş yirmi-otuz yıl öncesine kadar süregelmiş olan edilgin bekleme tutumundan kurtulmuştur. Edilgin beklemenin nedeni, ebelerin elinde pek çok ilaç bulunması, pekçok doğumun evde yapılması ve koşulların günümüzdekilere...
25 Nisan 2009 - 0 yorum
DOĞUM SONRASI BAKIM VE İLK MUAYENELER Normal doğumdan sonra bebekte oksijenlenme yetersizliği çekmiş olduğu kuşkusu uyandıracak belirti yoksa, bebeğe belirli ve alışılmış bir bakım modeli ve bir dizi uygulanır. Bakım Bebek, sıcak ve mikroptan arındırılmış bir çarşafa (göbek kordonu hemen kesilmemişse, hiç bir...
25 Nisan 2009 - 0 yorum
NORMAL DOĞUMUN AKIŞINDAKİ DEĞİŞİKLİKLER Normal doğumun akışını ve süresini, çeşitli etmenler değiştirebilir. Doğumların sayısı Genellikle, ilk doğumunu yapmakta olan kadının doğurma süresi, çok doğum yapmış olanın-kinden daha uzundur; gerek dölyatağı boynunun silinme ve açılma evreleri, gerekse çocuğun çıkış evresi daha uzun sürer. Bu...
23 Nisan 2009 - 0 yorum
NORMAL DOĞUMUN AKISI Doğal doğumda, yani doğum etkinliğinin kendiliğinden başladığı, ilaç yardımı ya da cerrahi girişim olmadan norma) akışını sürdürdüğü durumda kadın, doğum etkinliğinin çeşitli aşamalarını değişik biçimlerde algılar; ancak, her şeyin en iyi biçimde olması için, bu etkinliğe tam olarak...
22 Nisan 2009 - 0 yorum
DÖLYATAĞI BOYNUNUN AÇILIŞ DÖNEMİNİN BAŞLAMASI Gebe kadın, boynun açılış döneminin başladığını haber veren belirtileri tanımayı öğrenmiştir. Belirtiler bir kadından ötekine ve bir doğumdan ötekine değişiklik gösterebilir. Bunların önceden bilinmesi, özellikle ilk doğumunu yapacak kadınlar için önemlidir. Kadın böylece, doğumevine...
20 Nisan 2009 - 0 yorum
DÖLYATAĞI KASILMALARI Dölyatağı kasılmasının başlamasının gerçek nedenini kesinlikle belirtmek güç olmakla birlikte, hormon ölçümleri sayesinde, gebeliğinin sonunun yaklaştığı oldukça kesin biçimde saptanabilir.. Doğumda devreye giren mekanizmalar da çok iyi bilinmektedir. Bu mekanizmalar düzgün ve uyumlu biçimde gerçekleşirse, doğum da normal bir...
20 Nisan 2009 - 0 yorum
GELİŞMİŞ DÖLÜT Gebeliğin sonuna gelinirken, dölütün dölyatağı içindeki etkinlikleri de büyük ölçüde boy ve ağırlık büyümesi yönünde olur. Bütün organlar (tümü tam anlamıyla olgunlaşmış olmamakla birlikte), yaşamını annenin bünyesinin dışında sürdürmesine olanak verecek düzeye ulaşmıştır. Dölütün geri kalan bölümü, özellikle de...
19 Nisan 2009 - 0 yorum
DOĞUMA HAZIR KADININ ANATOMİSİ Gebelik sırasında, birbirini izleyen muayenelerle dölütün gelişmesi olduğu kadar, gebe kadının bedenindeki bazı değişiklikler de saptanabilir. Söz konusu değişikliklerin elden geldiğince doğru değerlendirilmesi, doğumun akışının nasıl olacağını kestirme olanağı sağlar. Genel durum Doğum yaklaştığında gebe kadının kendini yorgun hissetmesi,...
19 Nisan 2009 - 0 yorum
DÖL YATAĞI BOYNUNUN AÇILIŞ DÖNEMİ VE ÇOCUĞUN ÇIKIŞI Loğusa açısından doğum, çocuk eklerinin çıkışı dışında, iki temel bölüme ayrılabilir. Birinci bölüm, dölyatağı boynunun açılış dönemidir: Düzenli ağrıların başlamasından, dölyatağı boynunun tam açılmasına (10 sm) kadar geçen dönem . Bu dönemde dölyatağında kasılmalar...
19 Nisan 2009 - 0 yorum
DOĞUMLA İLGİLİ GENEL KAVRAMLAR Çocuğun dünyaya gelmesi gebeliğin son evresidir. Gebelik süresince yapılan düzenli muayeneler, normallik ölçütlerinin varolduğunu, dolayısıy-le doğumun, özel kuşkulara yer olmadan yapılabileceğini göstermiştir. Tersine, bazı anormal etmenler belirlenmişse, gebelik gibi doğum da özel bir özen, yoğun çalışmalar ve...
19 Nisan 2009 - 0 yorum
AĞRISIZ DOĞUMA HAZIRLIK Doğum sırasındaki sancılar konusunda, özellikle kadınlar çok abartmalı bir biçimde konuşmaktadırlar. Sözkonusu sancıların gerçekten «korkunç» olup olmadıkları bir yana, her kadına bedeni ve doğumun mekanizması daha iyi tanıtılarak, doğum sırasında duyulması kaçınılmaz olan ağrılı belirtilere daha kolay katlanmasını...
19 Nisan 2009 - 0 yorum
Doğum hastalıklarında frenginin önemi oldukça azalmıştır. Klinik açıdan zengin ve çok şiddetli biçimlere giderek daha az Taşlanmaktadır. Çoğunlukla, ancak özel serum incelemeleriyle ortaya çıkarılan biçimlerle karşılaşılmaktadır. Tarih boyunca frengi, gebelik süresince birçok tekrarlayan düşük, erken doğum, doğuştan oluşum bozuklukları, v.b....
19 Nisan 2009 - 0 yorum
Günümüzde eskisi kadar yaygın olmayan verem ve frengi, gebelik süresince özel bir tutum gerektirir. Gebelik nedeniyle tedavinin ertelenmesine hiç bir zaman izin verilmez. Verem Halka, koruyucu BCG (verem aşısı) yapılması çok önemli bir koşuldur ve mutlaka yerine getirilmesi gerekir. Verem ile gebelik...
19 Nisan 2009 - 0 yorum
ZAMANINDAN ÖNCE SONLANAN GEBELİKLER Gebeliğin zamanından önce sona ermesi, kadın ilk çocuğuna gebe kalmışsa, erken doğum ya da düşük tehdidi biçiminde olabilir. Bu olaylar, bir kadının birbirini izleyen gebeliklerinde tekrarlanabilir. Daha önce bu tür bir olay geçirme-miş bir kadında, uygulanacak muayenelerin...
19 Nisan 2009 - 0 yorum
GEBELİK VE HASTALIKLAR Bazen, gebeliğin akışı çeşitli sistemli muayenelerde kullanılan normallik ölçütlerine uymayabilir. Gebeliğin üçer aylık dönemlerinin her birinde Taşlanabilecek anormal belirtileri daha önce ele almıştık. Bunların nedenleri az ya da çok kolaylıkla saptanabilir ve gebelik boyunca, kadının sağlığını koruyacak ve...
17 Nisan 2009 - 0 yorum
SON ÜÇ AYDA DÖLÜTÜN Anormal bir durum görülmesi, klinik denetleme dışında, tamamlayıcı muayenelere başvurmayı gerektirir; bu muayeneler sırasında dölüt daha kolay incelenebilir. Röntgen incelemeleri Dölyatağı içeriğinin röntgen filmi, kemikleşme noktaları bulunmasına ya da bulunmamasına göre, dölütün gelişme durumu konusunda bilgi sağlar. Bilek, kalça...
17 Nisan 2009 - 0 yorum
SON ÜÇ AYDAKİ BOZUKLUK VE İHTİLATLAR Gebe kadının son üç ayda hissedebileceği rahatsızlıklar, genellikle önceki dönemlerdekilerden farklı değildir; bununla birlikte, dölyatağı hacminin artmış olması bu rahatsızlıkları başlatıcı ya da kolaylaştırıcı etmen olabilir; erken doğum tehdidi ortaya çıkarsa, tıbbi tedaviyle, dölütün yaşamını...
17 Nisan 2009 - 0 yorum
SON ÜÇ AYDA UYULACAK SAĞLIK KORUMA KURALLARI Gebeliğin en yorucu ayları kuşkusuz son üç ay, özellikle de 8. ve 9. aylardır. Doğum izninin amacı, aşırı yorgunluğun erken doğuma neden olmasını engellemektedir. Dinlenme Dinlenmek tam bir hareketsizlik anlamına gelmez. Kilo almayı kolaylaştıracak ve bacaklardaki...
17 Nisan 2009 - 0 yorum
GEBELİĞİN ÜÇÜNCÜ ÜÇ AYI Gebeliğin son üç ayında artık, doğum beklenmeye başlanır. Dölüt yaşayabilecek duruma gelmiş, hareketleri etkin ve giderek daha kolay hissedilir olmuştur. Dölyatağı hacmini artırmış, ağırlığı da artmış olduğu için, sıkıntı verici olmuştur. Ancak bu durum, gebelikten gebeliğe ve...
17 Nisan 2009 - 0 yorum
İKİNCİ ÜÇ AYDA GEBE KADININ SAĞLIK KORUNMASI Gebe kadının da yaşam biçimi, bu dönemde dikkatli inceleme gerektirmez. Gebelik başlangıcı sıkıntıları ikinci üç ayda gerilemiştir. Kusma ve bulantılar ortadan kalkmıştır, kalkmamışsa ve 4. aydan sonra da sürüyorsa, organik bir neden araştırmak gerekir. Sıkıntılarının...
17 Nisan 2009 - 0 yorum
DÖLÜT, DÖLYATAĞI,ETEN Dölüt Birinci 3 ayın sonunda, embriyonun organ oluşumu gelişmeye başlar, cinsi de bakılmakla anlaşılacak duruma gelmiştir. İkinci 3 ayın sonunda, dölütün yaşama yeteneği kazandığı, yani kendi organlarının, yaşamını anne organizmasının dışında sürdürmesini sağlayacak evreye gelmiş olduğu kabul edilir. Bununla birlikte,...