<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kadınlar &#187; N ile Başlayan Bitkiler</title>
	<atom:link href="http://www.kadinlar.tc/kategori/sifali-bitkiler/n-ile-baslayan-bitkiler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinlar.tc</link>
	<description>Kadın Sağlığı, kadın hastalıkları, Yemek Tarifleri, Şifalı Bitkiler</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 21:12:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Noni</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/noni/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/noni/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Sep 2009 21:18:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[N ile Başlayan Bitkiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=4705</guid>
		<description><![CDATA[Noni Turunçgiller familyasın-dandır. (Citrifolia, &#8220;limon yapraklı&#8221; demektir.) 3-6 metre boylarında; karşılıklı dizilişli, 10-25 cm uzunluk ve ve 5-17 cm genişlikteki, sivri uçlu, belirgin damarlı, yumurtamsı, parlak yeşil yapraklarını dökmeyen, başçıklar oluşturarak beş taçyapraklı beyaz çiçekler açan bir ağaççıktır. Çiçeklerin tek tek solmasıyla çiçek başının yerinde çam kozalağına benzer yeşil bir meyve çıkar. Bunlar ortaya çıktığında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;"></p> <p><strong><a href="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/10/Noni.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-5647" title="Noni" src="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/10/Noni-300x300.jpg" alt="Noni" width="300" height="300" /></a>Noni</strong><br />
Turunçgiller familyasın-dandır. (Citrifolia, &#8220;limon yapraklı&#8221; demektir.)<br />
3-6 metre boylarında; karşılıklı dizilişli, 10-25 cm uzunluk ve ve 5-17 cm genişlikteki, sivri uçlu, belirgin damarlı, yumurtamsı, parlak yeşil yapraklarını dökmeyen, başçıklar oluşturarak beş taçyapraklı beyaz çiçekler açan bir ağaççıktır. Çiçeklerin tek tek solmasıyla çiçek başının yerinde çam kozalağına benzer yeşil bir meyve çıkar. Bunlar ortaya çıktığında bir yandan da çiçekler açmaya devam eder. Bu sebeple çiçeklerle meyveler ağaççık üzerinde aynı anda varlıklarını sürdürürler. Yeşilken sert olan meyveler oigunlaşınca sararır, yumuşar ve biraz hoş olmayan bir şekilde, bozuk peynir ya da yoğurt gibi kokar.<br />
Bitkinin anayurdu Pasifik (Büyük Okyanus), Polinezya, Asya ve Avustralya adalarıdır, ama günümüzde bütün tropikal bölgelerde görülür.<br />
Kökleri boyar madde olarak kullanılır, asit ortamında sarı, baz ortamında kırmızı boya verir. Olgunlaşmamış meyveler Hindistan&#8217;da bir karışım baharatı olar körinin yapımına girer.<br />
Bitkinin asıl değeri ve önemiyse şifa verici özelliklerinin olmasıdır.<br />
Geleneksel Polinezya, Havvai ve Tahiti halk hekimliğinde 2000 yıldır yararlanılan bir eczadır noni. Yöre halkını bağışıklık sistemini güçlendirerek bakteri, virüs, parazit ya da mantar kökenli enfeksiyonlara karşı korumuştur.<br />
Bunun için bitkinin özellikle meyveleri ile meyve suyu kullanılsa da, günümüze gelindiğinde diğer parçalar da adeta kapanın elinde kalmıştır. Çünkü bu bitkiden hareketle hazırlanmış sayısız ecza ya da besin var bugün ve bunların kimileri de yapraklardan, çiçeklerden, ağacın kabuğundan, köklerinden hazırlanıyor.<br />
Aslında olgun meyvenin kokusunun pek hoş olmaması onun doğrudan tüketimini zorlaştırır, yöre halkı onu daha çok kıtlık dönemlerinde tüketmiştir, tüketir. Bugün de Avrupalı ithalatçılar meyve kurusunu ve meyveden hareketle hazırladıkları kapsül ya da komprimeleri, meyve sularını koku ve lezzet vericilerle çekici kılmaya çalışırlar.<br />
Noninin bileşiminde potasyum, sodyum, kalsiyum, magnezyum, demir gibi mineraller, C, B1, B2, B6 ve E vitaminleri, alkaloitler, steroller, antioksidanlar, amino asitler bulunur.<br />
Kanser, AİDS, yaşlanma, şeker, yüksek tansiyon, depresyon, eklem iltihabı (arthrite), kas ve baş ağrıları, bağışıklık sistemini güçlendirmek, kanseri önlemek ve kilo vermek için kullanılır.<br />
Yapraklar sivilce ve yaralara lapa olarak sarılır.<br />
Eczacı Jean-Louis Longuefosse&#8217;tan alınan bilgilere göre, ABD&#8217;de bu meyvenin suyunu içen 10 bin kişi üzerinde yapılan bir araştırmada, şu sonuçlar alınmıştır:<br />
Meyvenin suyunu içenlerin yüzde 91 &#8216;inin vücutlarında bir canlanma olmuştur.<br />
Kronik ağrı çeken hastaların yüzde 90&#8242;ının ağrıları hafiflemiştir.<br />
Yüksek tansiyonluların yüzde 87&#8242;sinde tansiyon düşmüştür.<br />
Şişmanların yüzde 72&#8242;si kilo vermiştir.<br />
847 kanserli hastanın yüzde 67&#8242;sinde gözle görülür bir iyileşme gözlenmiştir.<br />
Ayrıca bu meyvenin suyunu içenlerden; eklem rahatsızlığında, kalp-damar hastalıklarında, şekerde, alerjilerde ve depresyonda iyileşmeler görülmüştür.<br />
Dikkat, halihazırda gözlenebilen bir yan etkisi bulunmamakla birlikte, bitki üzerinde henüz yeterli araştırma ve inceleme yapılamadığı için hamile ve emzikliler kullanmamalıdır!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/noni/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nohut</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/nohut/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/nohut/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Sep 2009 21:17:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[N ile Başlayan Bitkiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=4703</guid>
		<description><![CDATA[Nohut Baklagiller familyasındandır. 30-60 cm boylarında, çalımsı görünümlü, beyaz ya da morumsu çiçekli, bir yıllık, otsu bir tarım bitkisidir. Telek biçiminde bileşik yaprakları hafif tüysü ve yeşilken ağza sürülürse, tuzlu gibidir. Küçük badıçlarında bir ya da iki tohum bulunur. Dünyada en çok Hindistan, Pakistan ve Türkiye&#8217;de yetiştirilir. Tohumlar, tazeyken, henüz yeşilken yenir. Olgunlaştığında sertleşir ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Nohut</strong></p>
<p>Baklagiller familyasındandır.<br />
30-60 cm boylarında, çalımsı görünümlü, beyaz ya da morumsu çiçekli, bir yıllık, otsu bir tarım bitkisidir. Telek biçiminde bileşik yaprakları hafif tüysü ve yeşilken ağza sürülürse, tuzlu gibidir. Küçük badıçlarında bir ya da iki tohum bulunur.<br />
<a href="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/10/nohut.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-5571" title="nohut" src="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/10/nohut-300x209.jpg" alt="nohut" width="300" height="209" /></a><br />
Dünyada en çok Hindistan, Pakistan ve Türkiye&#8217;de yetiştirilir.<br />
Tohumlar, tazeyken, henüz yeşilken yenir. Olgunlaştığında sertleşir ve yeşil renk sanmsı-krem rengine döner. Bu haldeki nohuttan yemek yapıldığı gibi, leblebi ve beyaz nohut denen çerez de yapılır. Geri kalan sap, yaprak ve öteki toprak üstü kısımlarsa hayvan yemi olarak kullanılır.</p>
<p>Yüksek miktarda protein, nişasta ve amino asitleri içerir.<br />
Nohut tanelerinin ve yapraklarının besleyici, emzikli annelerin sütünü artırıcı, kabız yapıcı etkileri vardır.<br />
Ünlü islam hekimi Razi (854-932) &#8220;Böbrek taşlarına karşı nohut yiyiniz ya da nohutu kaynatarak suyunu bardak bardak içiniz&#8221; demiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/nohut/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nicar</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/nicar/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/nicar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Sep 2009 21:11:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[N ile Başlayan Bitkiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=4697</guid>
		<description><![CDATA[Nicar Hardalgiller familyası ndandır. (Barbarea, barut ve ateşle çalışan sanatların piri olan Sainte Barbe&#8217;dan geliyor; vulgaris herkesçe bilinen&#8221; demek. Nicar, &#8220;bir şeyin çıktığı yer, kaynak, kök&#8221; anlamlarına gelen Arapça kökenli bir sözcük.) 30-90 cm boylarında, dik, oluklu, morumsu yeşil gövdeli, sadece yukarıda dallara ayrılan, iki ya da çok yıllık, otsu bir bitkidir. Birinci yılında tabanda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/10/nicar.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-5575" title="nicar" src="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/10/nicar-225x300.jpg" alt="nicar" width="225" height="300" /></a>Nicar</strong><br />
Hardalgiller familyası ndandır.<br />
(Barbarea, barut ve ateşle çalışan sanatların piri olan Sainte Barbe&#8217;dan geliyor; vulgaris herkesçe bilinen&#8221; demek. Nicar, &#8220;bir şeyin çıktığı yer, kaynak, kök&#8221; anlamlarına gelen Arapça kökenli bir sözcük.)<br />
30-90 cm boylarında, dik, oluklu, morumsu yeşil gövdeli, sadece yukarıda dallara ayrılan, iki ya da çok yıllık, otsu bir bitkidir. Birinci yılında tabanda rozet yapraklar oluşur, ikinci yıl yukarda dalgalı ve dişli kenarlı yaprakçıklardan oluşma yapraklar çıkar; bu yaprakçıkların en uçta olanı en büyüktür; bitkiyi benzerlerinden ayıran en göze çarpan özellik de budur.<br />
İkinci yılında mart &#8211; eylül aylarında dal uçlarında seyrek başak şeklinde, dört taçyapraklı sarı çiçekler açar. Bunlar hardalın çiçeklerine benzer, ama onlardan hem daha küçük, hem de daha parlaktırlar. Grimsi renkli tohumları 1.5-1.6 mm uzunlukve 1-1.2 genişliktedir.<br />
ABD&#8217;de tarım alanlarında zararlı ot muamelesi görürken, biryandan da park ve bahçelerde yetiştirilir. Kırlarda, nemli çayırlarda, hendek kenarlarında, yol boylarında bolca bulunur.<br />
300-2280 metre yükseklikler arasında, güneşli, nemli yerlerde yetişir.<br />
Saksılarda evde yetiştirmek de mümkündür, ilkbahar ya da sonbaharda ekilen tohumlar 2-3 hafta içinde filizlenir.<br />
Bitkinin taze yaprakları salata olarak yenir, çeşni için yemeklere eklenir.<br />
Ispanakla birlikte pişirilebilir. Keskin bir hardal lezzeti olan tohumları yenir.<br />
Tereyle aynı köktendir, onun kullanıldığı yerlerde kullanılır.<br />
Bitkiyi, iki dönemde; kırağı düştükten hemen sonra ve yeniden çıktıklarından çiçekieninceye kadar geçen sürede toplamak gerekir, ilkbaharda acıdırlar. Bu durumda iki kez, ayrı suda kaynatarak işe yarar hale getirilir.<br />
Bileşiminde A, C ve E vitaminleri, kalsiyum, demir ve manganez gibi mineraller bulunur.<br />
İştah açıcı, iskorbüt ve yara iyileştirici, idrar artırıcı, iç temizleyici özellikleri vardır.<br />
Bunun için taze yapraklı dalları demlenerek içilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/nicar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nergis</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/nergis/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/nergis/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Sep 2009 21:10:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[N ile Başlayan Bitkiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=4693</guid>
		<description><![CDATA[Nergis Nergisgiller familyasındandır. (Narcissus, &#8220;uyutucu&#8221; demektir ki bitkinin uyuşturucu Özelliğine bir işarettir bu.) 20-90 cm boylarında, çok yıllık, soğanlı, otsu bir bitkidir. 2-10 kadarı bir arada açan, ortası san çevresi beyaz renkli çiçekleri, çok güçlü ve hoş kokuludur. Anayurdu ülkemiz de içinde olmak üzere Akdeniz havzasıdır. Süs bitkisi ve kesme çiçekçilikte sevilir ve değerlendirilir. Mitolojide, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/10/nergis.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-5587" title="nergis" src="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/10/nergis-261x300.jpg" alt="nergis" width="261" height="300" /></a>Nergis</strong><br />
Nergisgiller familyasındandır.<br />
(Narcissus, &#8220;uyutucu&#8221; demektir ki bitkinin uyuşturucu Özelliğine bir işarettir bu.)<br />
20-90 cm boylarında, çok yıllık, soğanlı, otsu bir bitkidir. 2-10 kadarı bir arada açan, ortası san çevresi beyaz renkli çiçekleri, çok güçlü ve hoş kokuludur.<br />
Anayurdu ülkemiz de içinde olmak üzere Akdeniz havzasıdır.<br />
Süs bitkisi ve kesme çiçekçilikte sevilir ve değerlendirilir.<br />
Mitolojide, durgun bir suda yansımasını görerek kendisine âşık olan yakışıklı delikanlı Narkissos ile ona âşık genç kız Ekho&#8217;nun umutsuz hikâyesi olarak anlatılır.<br />
Nergisin içeriğinde müsilaj, karbonhidrat ve narcıssin adlı zehirli bir alkaloit bulunur.<br />
Kurutulmuş çiçeklerin kusturucu, kabızlık giderici, yatıştırıcı, ateş düşürücü etkileri vardır.<br />
Bunun için 10-20 gram çiçek 1 litre (5 bardak) kaynar suyla demlenir ve sabah akşam birer bardak içilir.<br />
Başta fulya (N. jonquilia) olmak üzere nergis türlerinden elde edilen yağ parfüm sanayiinde kullanılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/nergis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Neem</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/neem/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/neem/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Sep 2009 21:09:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[N ile Başlayan Bitkiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=4691</guid>
		<description><![CDATA[Neem Tespihağacıgiller familyasındandır. 5-15 metre boylarında, dik gövdeli, karşılıklı dizilişli 20-40 cm uzunluğunda, çok parçalı yapraklarını ancak kuraklık dönemlerinde döken, normalde hepyeşil küçük bir ağaçtır. (Bazı türleri küçük yapraklıdır ve yılda iki kes yaprak dökerler.) Güçlü kokulu küçük beyaz çiçekleri salkım halindedir. Olgunlaştığında sararan tek ya da iki çekirdekli yumurtamsı küçük meyveleri vardır. Hindistan kökenli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/10/Neem.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-5601" title="Neem" src="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/10/Neem-300x225.jpg" alt="Neem" width="300" height="225" /></a>Neem</strong><br />
Tespihağacıgiller familyasındandır. 5-15 metre boylarında, dik gövdeli, karşılıklı dizilişli 20-40 cm uzunluğunda, çok parçalı yapraklarını ancak kuraklık dönemlerinde döken, normalde hepyeşil küçük bir ağaçtır. (Bazı türleri küçük yapraklıdır ve yılda iki kes yaprak dökerler.) Güçlü kokulu küçük beyaz çiçekleri salkım halindedir. Olgunlaştığında sararan tek ya da iki çekirdekli yumurtamsı küçük meyveleri vardır.<br />
Hindistan kökenli bu ağaç 1944&#8242;te Senegal&#8217;de yetiştirilmeye başlanmış ve buradan da pek çok Afrika ülkesine yayılmıştır. Dr. Earl Mindell &#8220;Batı&#8217;da aspirin neyse Ayurveda tıbbmda da neem odur&#8221; demekte. Bitkinin orijinal adı da zaten &#8220;Her derde deva&#8221; anlamına gelmekte.<br />
Yaprakları ya da kökleri kaynatılarak sıtmayı iyileştirmede, ayrıca solucanlara ve deri hastalıklarına karşı mücadelede kullanılır&#8230;<br />
Kabuğunun kaynatılmasıyla elde edilen sıvı ateşe, güçsüzlük ve keyifsizliğe, cilt rahatsızlıklarına, yılan ve akrep sokmalarına; kabuğundan ya da köklerinden alınan özsu mayalandırılarak cüzama ve kronik cilt rahatsızlıklarına karşı kullanılır.<br />
Genç yaprakların suyu da virüs ve bakteri kaynaklı rahatsızlıklara karşı kullanılır!<br />
Meyvenin çekirdeğini emen bir çocuk sıtmaya, karın ağrısına ve daha pek çok hastalığa karşı peşinen korunmuş olur.<br />
Yapraklarda parezin ve azaderin ya da azaridin alkaloitleri; kabuk ve küçük dallarda margosin; tohumlarda sabit yağ ve bitkinin bütününde diterpenoitler, triterpenoitler ve tanenler bulunur.<br />
Ateşe ve sıtmaya karşı 30 gram yaprak 1 litre suda 30 dakika kaynatılır, günde yarım litre içilir.<br />
Kıtlık dönemlerinde ağacın yapraklan iyi bir hayvan yemidir ve yetişkin bir ağaçtan yılda 350 kg yaprak elde edilir.<br />
Bitkinin yağı, tohumları ve kabuğu organik antibiyotik, organik böcek öldürücü ve organik mantar temizleyicidir. Bitkiden elde edilen ürünler organik bakım ve güzellik ürünleri olarak da kullanılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/neem/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Natal Eriği</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/natal-erigi/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/natal-erigi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Sep 2009 21:08:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[N ile Başlayan Bitkiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=4689</guid>
		<description><![CDATA[Natal Eriği Zakkumgiller familyasındandır. (Grandiflora &#8220;iri çiçekli&#8221; demektir.) 3-6 metre boylarında, dikenli, koyu yeşil, yüreksi yapraklarını kışın da dökmeyen bir çalıdır. İlkbahardan başlayarak yaz boyunca sürekli açan, yasemine benzeyen, beş taçyapraklı, yıldızsı, hoş kokulu, gü£ei, beyaz çiçekleri vardır. Çiçekleri izleyen ve olgunlaştığında kırmızıya dönen ayvamsı lezzetli meyveleri yenir. Ama çekirdekleri zararlıdır. Natal, bitkinin anayurdu Güney [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/10/Natal-Eriği.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-5599" title="Natal Eriği" src="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/10/Natal-Eriği-300x250.jpg" alt="Natal Eriği" width="300" height="250" /></a>Natal Eriği</strong><br />
Zakkumgiller familyasındandır. (Grandiflora &#8220;iri çiçekli&#8221; demektir.) 3-6 metre boylarında, dikenli, koyu yeşil, yüreksi yapraklarını kışın da dökmeyen bir çalıdır. İlkbahardan başlayarak yaz boyunca sürekli açan, yasemine benzeyen, beş taçyapraklı, yıldızsı, hoş kokulu, gü£ei, beyaz çiçekleri vardır. Çiçekleri izleyen ve olgunlaştığında kırmızıya dönen ayvamsı lezzetli meyveleri yenir. Ama çekirdekleri zararlıdır. Natal, bitkinin anayurdu Güney Afrika Cumhuriyetinin güneyindeki bölgenin adıdır. Çalı tropikal ve subtropikal bölgelerde yetişir ve yetiştirilir. Çit bitkisi olarak, hatta büyükçe saksılarda da yetiştirilebilir.<br />
Meyvelerin bileşiminde boka C vitamini bulunur.<br />
Taze olarak yendiği gibi reçel, jöle, turta yapılarak da tüketilir.<br />
Bitkiden sızan beyaz sütün ve meyvenin ishal giderici etkisi vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/natal-erigi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nar</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/nar/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/nar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Sep 2009 21:07:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[N ile Başlayan Bitkiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=4687</guid>
		<description><![CDATA[Nar Nargiller familyasındandır. {Granatum, Latince &#8220;bol taneli&#8221; demek olan granatus sözcüğünden gelir. Punica da &#8220;Pön savaşlarıyla ilgili&#8221;, &#8220;Kartacalılarla ilgili&#8221; demek olan punicus&#8217;tan. Romalılar narı, ilkin bu savaşlar sırasında, Kartacahların ülkesinde. Kuzey Afrika&#8217;da görürler. Bizse &#8220;nar&#8221;ı Farsçadaki &#8220;enar-anar&#8221; sözcüğünden dönüştürerek almışız!) Nar; 5-7 metre boylarında, dikenli ya da dikensiz, eliptik yapraklı, dallarının uçlarına yakın yerlerde, nisan-mayıs [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/10/Nar.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-5597" title="Nar" src="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/10/Nar-300x225.jpg" alt="Nar" width="300" height="225" /></a>Nar</strong><br />
Nargiller familyasındandır.<br />
{Granatum, Latince &#8220;bol taneli&#8221; demek olan granatus sözcüğünden gelir. Punica da &#8220;Pön savaşlarıyla ilgili&#8221;, &#8220;Kartacalılarla ilgili&#8221; demek olan punicus&#8217;tan.<br />
Romalılar narı, ilkin bu savaşlar sırasında, Kartacahların ülkesinde. Kuzey Afrika&#8217;da görürler. Bizse &#8220;nar&#8221;ı Farsçadaki &#8220;enar-anar&#8221; sözcüğünden dönüştürerek almışız!)<br />
Nar; 5-7 metre boylarında, dikenli ya da dikensiz, eliptik yapraklı, dallarının uçlarına yakın yerlerde, nisan-mayıs aylarında göz alıcı, koyu kırmızı çiçekler açan bir ağaççıktır.<br />
5-8 cm çapında, irice bir portakal ya da elma büyüklüğünde, küremsi, kırmızımsı-5arı renkli ince ve sert bir kabuğu olan, ucu taçlı meyvelerinin içindeki bölmelerde ortalama bin dolayında pembe sulu tane bulunur.<br />
Bu taneler, ağacın türüne göre tatlı ya da ekşidir. Örneğin, eylül ayında toplanan, iri meyveli, sert kabuklu, küçük çekirdekli Tirbeği narı, mayhoş lezzetliyken; ekimde toplanan, orta irilikte, ince kabuklu Kadı narı, tatlı lezzetlidir.<br />
Anayurdu İran, Afganistan olarak düşünülen nar ağacının ömrü, uzunca bir insan ömrü kadardır; 75-100 yıl.<br />
Nar ağacı, göz alıcı, güzel çiçekleri ve hoş yeşilliğinden dolayı park ve bahçelerde süs bitkisi olarak da yetiştirilir. Üretimi tohumla, çelikle, aşılamayla ve dip sürgünlerinin dikilmesiyle yapılır.<br />
Akdeniz çevresinde yüzyıllardır üretimi yapılır, incil nar ağacını pek çok kez &#8220;Bilgi ağacı&#8221; olarak anarken, meyvesinin da yasaklı olduğunu belirtir. Yunan mitolojisinde Kıbrıslı Afrodifin simgesidir. Ortaçağ&#8217;da (5-15. yy) ise Bakire Meryem&#8217;e adanır.<br />
Bir Arap efsanesine göreyse zamanın birinde kendisine âşık olan babasından kaçınmak isteyen güzel bir kız kendisini öldürür ve tanrılar onu nar ağacına dönüştürürlerken, babasını da bir atmacaya dönüştürürler. O gün bu gündür atmacalar nar ağacının çevresinde dönerler de dallarına konmaya cesaret edemezler.<br />
ispanya&#8217;nın Granada şehrinin, adını nardan almadığını kabul etmememiz için fazla sebebimiz yok görünüyor. Bu şehrin kalkanında ve Kara-yipler&#8217;deki Granada</p>
<p>adasının bayrağında birer nar resmi bulunur. Eski Yunanlılarla Romalıların değer verdikleri narı Hippokrates (JÖ 460-377) güçlendirici olarak önerir. Mar, tarihte, ayrıca, tanelerinin bolluğundan dolayı bolluğun bereketin, canlı kırmızı renginden dolayı da ölümün simgesidir.<br />
Nar meyvesinin kabuklarıyla çiçekleri boyar madde olarak kullanılır. Ekşi narın kurutulmuş taneleri Hindistan&#8217;ın kuzeyinde (Pencap) vejetaryen mutfakta baharat olarak kullanılır.<br />
Meyve olarak taze yenebileceği gibi, suyundan şurup ve likör gibi içecekler de yapılır.<br />
Hz. Muhammet, &#8220;Narlarınızdan bir nar yoktur ki bunlarda cennet narının bir tanesi bulunmasın&#8221;; Hz. Ali, &#8220;Bir kimse nar yerse Allah-ı Teala onun kalbini nurlandırır&#8221; sözleriyle över meyvemizi.<br />
Belki bu övgülerden de destek alarak Osmanlı sarayında, nar şurubu, &#8220;Nar ekşisi&#8221; adıyla çok sevilmiş ve ilaç olarak kullanılmıştır. Bir 17. yüzyıl tıp kitabında nar şurubunun yapılışı şöyle tarif edilir:</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/nar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nane</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/nane/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/nane/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Sep 2009 21:06:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[N ile Başlayan Bitkiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=4684</guid>
		<description><![CDATA[Nane Ballıbabagiller famiiyasındandır. (Mentha, Yunan mitolojisinde adı geçen ve aşağıda öyküsü anlatılan orman ve su perisi Menthe&#8217;den gelir. Piperita ise &#8220;acılı, biberli&#8221; demektir.) Eski Yunan mitolojisinde Mentha bir su ve orman perisidir (nemfa). Bir kıskançlık sonucunda hoş kokulu, yararlı bir ot olan naneye çevrilir. Bu konuda iki efsane anlatılır: Karanlıklar tanrısı Hades ona sevdalanır, kıskanan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Nane</strong></p>
<p>Ballıbabagiller famiiyasındandır.<br />
(Mentha, Yunan mitolojisinde adı geçen ve aşağıda öyküsü anlatılan orman ve su perisi Menthe&#8217;den gelir. Piperita ise &#8220;acılı, biberli&#8221; demektir.)<br />
<a href="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/10/Nane.JPG"><img class="alignleft size-medium wp-image-5595" title="Nane" src="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/10/Nane-253x300.jpg" alt="Nane" width="293" height="330" /></a><br />
Eski Yunan mitolojisinde Mentha bir su ve orman perisidir (nemfa). Bir kıskançlık sonucunda hoş kokulu, yararlı bir ot olan naneye çevrilir. </p>
<p><strong>Bu konuda iki efsane anlatılır:</strong> Karanlıklar tanrısı Hades ona sevdalanır, kıskanan karısı Persefon periyi geri dönüşsüz bir şekilde bitkiye çevirir, Hades de ona bildik o ünlü kokusunu verir. </p>
<p><strong>Diğer versiyon:</strong> Menîha&#8217;yia Plüton birbirlerini severler, Plüton onu kıskanç karısından korumak için kokulu bir bitkiye dönüştürür. </p>
<p>O gün bugündür insanların yanı başında onlarla vazgeçilmez bir ilişki içinde varlığını sürdürür gelir, sürdürüp gider&#8230;<br />
30-90 cm boylarında, dört köşe kırmızımsı gövdeli ve dallara ayrılan yapıda, güçlü, hoş kokulu, tüylü, çok yıllık, otsu bir bitkidir. 3-8 cm uzunluğunda, uzunca yumurtamsı, saplı, buruşuk görünüşlü, koyu yeşil yaprakları karşılıklı ve <a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/agiz-ve-dis-sagligi/">diş</a>li kenarlıdır. Temmuz-ağustos aylarında dal uçlarında açan, birçoğu bir arada pembemsi-<a href="http://www.kadinlar.tc/leylak/">leylak</a> ya da beyaz çiçekleri vardır. Çok küçük küremsi tohumları koyu kahverengidir.</p>
<p>Anayurdu Avrupa olan nane Kuzey Amerika&#8217;dan Avustralya&#8217;ya, Japonya&#8217;ya kadar dünyanın her yerine yayılmıştır. Tıbbi özelliklerinden dolayı Antikite&#8217;den (İÖ 6.-İS 3.yy) bu yana kullanılmıştır. Museviler ondan kutsal bir içecek yapmışlardır. Asurlular, Babilliler, eski Mısırlılar, Hintliler, Çinliler, Romalılar, Osmanlılar naneyi hem baharat, hem ilaç olarak kullanmışlardır. Eski <a href="http://www.kadinlar.tc/misir/">Mısır</a>&#8216;da İÖ 1000 yıllarından kalan bir piramitte nane bulunmuştur. Japonlar nane esansını 2000 yılı aşkın bir süredir kullanmaktadır. İncil&#8217;de Fariziler nane için vergi öderler, ingiltere&#8217;ye Romalılar tarafından götürülür. 9. yy&#8217;da manastırlarda nane üretimi yapılır. </p>
<p>Dioskorides&#8217;e (I. yy.) göre nane cinsel güçlendiricidir. Yaşlı Plinius&#8217;a (23-79) göre de ülserli <a href="http://www.kadinlar.tc/yaralar/">yaralar</a>a ve cüzzama karşı kullanılır. Yaşlı Plinius bize <a href="http://www.kadinlar.tc/dalak-rahatsizligi/">dalak</a> sorunlarıyla ilgili bir de reçete önerir: Dokuz gün bahçede taze nane yenirse dalak rahatsızlıkları iyileşir.</p>
<p>Bitki köklü ya da köksüz dalının toprağa dikilmesiyle üretilir ve çok çabuk gelişip, çevreye yayılır.<br />
Yaprak bitlerini uzaklaştırıcı etkisinden dolayı diğer kültür bitkileri için de yararlıdır.<br />
Bitkinin taze ya da kurutulup ufalanmış yapraklan yemeklere ve salatalara çeşni, lezzet ve koku verici olarak katılır. Nane likörü ünlüdür.<br />
Yapraklar özel ve güçlü kokulu, baharlı lezzetli ve serinletici özelliktedir.<br />
Bileşiminde tanen, reçine, uçucu yağ ve acı madde bulunur. Uçucu yağın içinde nanenin türüne göre değişmekle birlikte, mentol, menton, mentofuran ve terpenler bulunur. Az miktarda bulunan jasmon sabit yağın kalitesini yükseltir.<br />
Nane yaprağının sinirsel mide bulantılarını ve baş ağrılarını kesici, konsantrasyon sağlayıcı, sindirim kolaylaştırıcı, mikrop öldürücü, kan temizleyici, idrar ve gaz söktürücü, yatıştırıcı, güçlendirici, tansiyon düşürücü, nefes darlığını giderici, koku verici, nezle ve gripte yüksek ateşi düşürücü, karaciğer rahatsızlıklarında<br />
iyileştirici etkileri vardır.</p>
<p>Bunun için 40-50 gramlık kurutulmuş yapraklı demet 1 litre {5 bardak) kaynar suyla demlenir, sabah akşam birer bardak içilir. Çiçekli ve yapraklı dallarının su buharıyla damıtılmasıyla elde edilen nane ruhu ya da nane esansı da şifalıdır. Yakıcı, güçlü ve özel kokulu bir sıvıdır. Ferahlatıcı, bulantıları kesici, koku verici ve hafif mikrop öldürücü etkileri vardır; bu etkileri elde etmek için günde 2-10 damla, bir şeker parçası üzerine damlatılarak alınır.<br />
Nanenin başka şifalı bitkilerle karıştırılarak içilmesi de önerilir. Örneğin karaciğer rahatsızlığı için birer avuç nane, fesleğen, anason, rezene, frenk maydanozu,biberiye alınıp büyük bir demlikte karıştırılarak, demlenip yemeklerden önce birer bardak içilir.</p>
<p>Nane bunların yanında bedeni yorgunluğu ve ruhi bunalımı giderir. Erkeklerde cinsel gücü artırır.<br />
Modem tıp, nanenin sindirimle ilgili ve mikrop öldürücü özellikleri başta olmak üzere sağlığa katkılarını kabul eder.<br />
Ancak dikkat, aşırı kullanımı alerjiye yol açabilir.</p>
<p>Nane esansı: Su buharına tutulmasıyla elde edilir. Otsu, mentollü, hafif limonsu, taze bir kokusu vardır. Pek çok besinin ve ilacın oluşumuna girer.</p>
<p>Bileşiminde iinaloi, jereniyol, sitronellol, sineol, beta pinen, beta carofilen gibi maddeler bulunur.<br />
Bergamot kokulu nane türü, yeri çok çabuk istila eder, kokulu bir yer örtücüdür.<br />
Bergamot kokulu nane esansı güçsüzlüğe, sinir bozukluğuna, depresyona karşı etkilidir. Sinir sistemini güçlendirir, spazm çözücü etki yapar, idrar ve sindirim yolları iltihaplarını iyileştirir. Sindirimi düzenler, bulantıyı giderir. Karaciğeri, pankreası güçlendirir. </p>
<p>Hoş kokusundan dolayı sıcak alkollü içeceklere eklenir. Karaciğer rahatsızlıkları için havuç esansıyla birlikte kullanılabilir. Dışardan da her türlü vücut kırıklıkları için yumuşatıcı ve gevşeticidir.<br />
Dikkat, hamilelerle emzikli anneler ve 8 yaşından küçük çocuklar kullanmamalıdır.</p>
<p><strong>Tüylü Nane (Men Iha longifolia)</strong><br />
Ballıbabagiller familyasındandır. Diğer adları İtnanesi, Yabani nane. Uzun yapraklı nane.<br />
{Longifolia, &#8220;uzun yapraklı&#8221; elemek. Mentha sözcüğünün, Yunan mitolojisinde, adı bir yasak aşk ve kıskançlık öyküsüne karışan orman ve su perisi Menthe&#8217;den geldiğini Nane maddemizde anlatmıştık. Öyküyü kısaca hatırlayalım: Mentha&#8217;yla Plüton birbirlerini çılgınca sever. </p>
<p>Durumu Plüton&#8217;un karısı fark eder. Olacakları önlemek isteyen âşık adam, yasak aşkını korumak için onu hoş kokulu, güzel bir bitkiye dönüştürür. Naneler o gün bugündür insanlarla çok yakın bir ilişki İçindedir. Bu da bir tür aşk değil midir?..) 30-90 cm boylarında; özellikle arka yüzleri beyaz ipeksi tüylerle kaplı, dişli kenarlı, dar ve uzun (boy 45-100, en 7-20 mm), sivri yaprakları olan; haziran-ekim aylannda, dal uçlarında, pek çoğu bir arada bir koçan oluşturarak, 5 mm boyunda, pembe, açık mor, mavimsi beyaz küçük çiçekler açan (arılarla kelebekler bunları pek sever), hoş kokulu, yer altındaki köksaplarıyla, varlığını hep sürdüren, yenileyen, çok yıllık otsu bir bitkidir<br />
Anayurdu Avrupa ve Asya&#8217;dır. 1900 metre yüksekliğe kadar olan sulak ve nemli yerlerde, dere, nehir, göl kenarlarında, hendeklerde, patika kıyılarında, ekili alanlarda yetişir.</p>
<p>Ülkemizde Marmara ve özellikle Karadeniz bölgelerimizde bolca bulunur. Üretimi daldırmayla, kökten ayırmayla ve tohumla yapılır. Bütün nane türleri çok çabuk ürer ve hatta istila edici olabilir. Tohum mart-nisanda seraya ekilir, çıkan fideler mayıs-haziranda dışarıdaki yerlerine şaşırtılır.<br />
Bitkinin sakinleştirici, mikrop öldürücü, iştah açıcı, mide rahatsızlıklarını giderici, sindirim düzenleyici Özellikleri vardır. Akciğer rahatsızlıklarına, astıma ve migrene, kronik bronşit, öksürük gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır.</p>
<p>Bunun için 40-50 gr yaprak 1 litre kaynar suda demlenip içilir.<br />
Kuru yaprakların dışardan uygulanması migreni ve sinir ağrısını (nevralji) keser.<br />
Mutfakta başta domates çorbası olmak üzere çeşitli yemeklere eklenir.</p>
<p><strong>Ispanakgiller familyasmdandır.Diğer adı Kara pazı.</strong><br />
1.5-2 metre boylanabilen, bir yıllık, otsu bir bitkidir. Yeşilimsi dalları ile, üçgensi sivri uçlu ve düzensiz dişli uzun yapraklan una bulanmış gibi tüylüdür, iki yaprağın birleştiği noktada temmuz-ekim aylarında grup halinde küçük yeşil çiçekler açar. Bunfar salkım halinde küremsi armutsu, kırmızımsı küçük meyvelere dönüşür,<br />
Kars dolaylarında ıspanak gibi pişirilerek yenir.</p>
<p>Atriplex hortensis türü Avrupa&#8217;nın en eski sebzelerinden biridir. Ortaçağ&#8217;da (5-15. yy) yaygınlıkla tüketilmiştir. Yaz aylarında ıspanağın yerine geçer ve mutfakta onun gibi kullanılır.<br />
Bileşiminde C vitaminiyle çeşitli mineraller bulunur.<br />
Çarpıcı mor dalları, hafif morumsu renkli, yüreksi geniş yapraklarıyla sebze bahçelerinde dekoratif bir görünüşü vardır. Burada kültürel yolla üretilir.</p>
<p>Hodangiller familyasındandır. (Bitkinin cins adı myosotis, Yunanca &#8220;fare kulağı&#8221; demek olan muosof/s&#8217;ten gelir ki bitkinin yapraklarının biçimine bir göndermedir bu. Tür adı scorpioides ise, &#8220;akrep biçimli&#8221; demektir ki bu da bitkinin çiçek açmaya hazırlanan tomurcuklarına göndermedir.)<br />
&#8220;Unutmabeni&#8221; adıyla ilgili efsaneler&#8230; Kimine göre bitkiyi yanlışlıkla yiyen birinin ağzında kalan kötü lezzete bir göndermedir, &#8220;Unutma beni&#8221;.</p>
<p>Bir efsanede, sevdiği genç kız için yarın ucundan çiçek derleyen delikanlının, uçurumdan aşağı düşerken, çiçek demetini sevdiği genç kıza fırlatıp, &#8220;Unutma beni!&#8221; diye bağırdığı anlatılır.Bir Avusturya efsanesinde. Tuna nehri kıyısında gezen iki âşıktan genç kız, suların yüzeyinde balkıyan güzel çiçekler görür ve onları edinmek ister. Bu isteği yerine getirmek isteyen delikanlı suya dalar, çiçekleri koparır, ama suda sürüklenmeye başlar. Yine de onları sevdiği kıza vermeyi başarır ve son sözleri &#8220;Unutma beni!&#8221; olur&#8230; Ve efsaneler sürer gider.,.</p>
<p>30-60 cm boylarında, dik, dallı gövdeli, mayıs-ağustos aylarında açan, ortası sarı, 5 taçlı gök mavisi çiçekleriyfe dikkat çeken, tüylü, iki yıllık, otsu bir bitkidir. Unutmabeni. Beyaz ya da pembe çiçek açanlarına da rastlanır. Bu çiçekler ancak 5-8 mm çapındadır. Almaşık dizilişli, tüylü şeritsi yaprakların altta olanları küçük saplı, üsttekiler sapsızdır.</p>
<p>Anayurdu Avrupa ve Asya&#8217;dır. 2000 metre yüksekliğe kadar su kenarlarında, nemli ormanlarda, bataklıklarda yetişir.<br />
Üretimi tohumla ya da ayırmayla yapılır. Dekoratif görünüşünden dolayı park ve bahçelerde; kısa türleri de güneşli balkonlarda ve pencere pervazlarında yetiştirilir. Bazı türleri kesme çiçekçiliğe uygundur.<br />
Tohumlar haziran-temmuz aylarında ekilir, iki üç hafta sonra çimlenen filizler seyreltilir, ekim ayında 20-25 cm aralıklarla şaşırtılır. Sıcağı ve güneşi sever. Bileşiminde tanenler ve potasyum bulunur.</p>
<p>Halk hekimliğinde çiçekli dal uçlanyla yaprakları kullanılır. Bunlar mayıs-ağustos aylarında toplanıp buketler halinde bir yere asılarak kurutulur.<br />
Güçlendirici, ağrı kesici, yatıştırıcı, iltihap giderici etkileri vardır. Yorgunluk, kulak ve göz şikâyetleri için kullanılır.</p>
<p>Ve ünlü Fransız şair Robert Desnos&#8217;dan (1900-1945) &#8220;Unutmabeni&#8221; çiçeğiyle ilgili bir şiir (çeviri naçizane benden): Bütün belleğini yitirdiğinden /Sıkılıyordu bir unutmabeni çiçeği I Onun da vardı anlatılacak bir tarihi I Ancak unutuyordu daha başlarken I Ne geç-mişi ne geleceği I Velhasıl hatırasızdı unutmabeni çiçeği&#8230;<br />
Fesçitarağıgiller familyasındandır. Diğer adlan Gıcık otu. Maya otu, Kavurt otu, Kum otu.<br />
Ülkemizde 30 kadar türü bulunan bir ya da çok yıllık, otsu bitkilerdir. Bazılarının dipleri odunsudur. Kendiliğinden yetişenleri olduğu gibi bahçelerde süs bitkisi olarak da yetiştirilir. Yapraklar toprağın hemen üstünden rozetler halinde çıkar.</p>
<p>Bunların ortasından gövdeler ve bunların ucundan da çok sayıda minik çiçekten oluşma çiçek başları çıkar. Çiçekler pembe, mor, beyaz ya da sarı renklidir. 5. columbaria türünün Türkçedeki adı Küçük Uyuz otudur. 60 cm uzunluğunda ve çok yıllıktır. Dip yaprakları uzunca, yumurtamsı, dişli kenarlı, gövde yapraklarıysa parçalıdır. Açık mavi çiçekler açar. S. arvensis ya da Knautia arvensis türü de pembemsi çiçeklidir. Kuru çayır ve çalılıklarda yetişir. Uyuz otunun kabızlık giderici, idrar artırıcı, terletici, iştah açıcı, yara, egzama, kronik cilt rahatsızlıklarını iyileştirici özellikleri vardır. Uyuz otu denilmesinin nedeni, kaynatılmış suyunun bu hastalığa bağlı kaşıntıları durdurmasıdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/nane/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nanahan</title>
		<link>http://www.kadinlar.tc/nanahan/</link>
		<comments>http://www.kadinlar.tc/nanahan/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Sep 2009 21:05:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[N ile Başlayan Bitkiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlar.tc/?p=4682</guid>
		<description><![CDATA[Nanahan Maydanozgiller famiiyasındandır. Diğer adı Mısır anasonu. 30-60 cm boylarında, bir yıllık, otsu bir bitkidir. Parçalı yapraklan, beyaz çiçekleri vardır. Yabani maydanoza benzer. Güney Hindistan kökenlidir. Burada binlerce yıldan bu yana üretimi yapılmaktadır. Pakistan&#8217;da, Afganistan&#8217;da, iran&#8217;da ve Mısır&#8217;da, ülkemizde de Birecik-Urfa dolaylarında üretilir. 2 mm çapında esmer renkli ajovvan adlı meyveleri ezildiğinde kekiğe benzer, acı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/10/Nanahan.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-5593" title="Nanahan" src="http://www.kadinlar.tc/wp-content/uploads/2009/10/Nanahan-300x280.jpg" alt="Nanahan" width="300" height="280" /></a>Nanahan</strong><br />
Maydanozgiller famiiyasındandır.<br />
Diğer adı Mısır anasonu.<br />
30-60 cm boylarında, bir yıllık, otsu bir bitkidir. Parçalı yapraklan, beyaz çiçekleri vardır. Yabani maydanoza benzer.<br />
Güney Hindistan kökenlidir. Burada binlerce yıldan bu yana üretimi yapılmaktadır. Pakistan&#8217;da, Afganistan&#8217;da, iran&#8217;da ve Mısır&#8217;da, ülkemizde de Birecik-Urfa dolaylarında üretilir.<br />
2 mm çapında esmer renkli ajovvan adlı meyveleri ezildiğinde kekiğe benzer, acı ve keskin bir koku yayar ve bunlar, ekmek, galeta, şekerleme yapımlarına yer alır.<br />
Baharat olarak da mercimeğe, kırmızı fasulyeye, köriye ve pirinç yemeklerine eklenir. Hintliler bitkiyi kereviz yerine ve kerevizi nerelerde kullanıyorlarsa oralarda kullanırlar. Arap ülkelerinde de Taleb el koubs adıyla tüketilir. Lübnan mutfağında da yeri vardır.<br />
Bileşiminde monoterpenler, parasimen, gama terpinenler, kanfen, fenoller, timol, karvakrol bulunur. Meyvelerin ve bunlardan çıkarılan uçucu yağın gaz ve idrar söktürücü, ishal giderici, kurt düşürücü, süt artırıcı, cinsel gücü artırıcı, mikrop, bakteri ve mantar yok edici, ağrı kesici, bulantı giderici etkileri vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlar.tc/nanahan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

