Türk Ailesinde Kadının Yeri

16 Şubat 2009 - 0 yorum
Nişanlan­ma, bir takım özellikleri olmakla birlik­te, bir sözleşmedir. Bunun, sonradan ya­pılması amaçlanan evlenme akdine nis­peti dolayısıyla bir "ön- sözleşme" ola­rak nitelendiği de görülür. Hukukî yapı­sı ister sözleşme, ister Ön sözleşme ol­sun, bu işlemin esasını, işleme taraf olan kimselerin "karşılıklı ve...
15 Şubat 2009 - 0 yorum
Kadınla erkek arasında kurulan hayat ortaklığı ve genel olarak aile konusu­nun, tarihin her döneminde, her toplum­da birtakım kurallara bağlanmış oldu­ğunu belirtmiştik. Dinden, hukuktan veya törelerden kaynaklanan bu kuralla­rın etkisi tarih boyunca çeşitli toplum­larda değişik aşamalardan geç­miştir. Günümüzde de dünya yüzündeki...
14 Şubat 2009 - 0 yorum
Boşanma Karı-kocanın mahkeme kararıyla bir­birlerinden ayrılmaları olan boşanma, genelde arzu edilmeyen bir durumdur. Ancak ortak hayat sürekli huzursuzluk, çatışma ortamında sürmeye başlar, ta­rafların evliliklerini kurtarmak için yap­tıkları çabalar sonuç vermezse tek çö­züm boşanma olur. Anne-babanın çocuğa gösterdikleri il­gi, sevgi,...
14 Şubat 2009 - 0 yorum
Kriz devreleri Daha önce de belirttiğimiz gibi, psiko­loglar evlilik hayatında 3 kritik dönem olduğunu söylerler. Başlangıç dönemi 5-7, 12 ve 14. yular arasındaki dönemler­dir. Bu bir Amerikan istatistiğidir. Dün­yanın her ülkesinde aynı sonuçları ver­meyebilir. Fakat, her evlilikte kritik devrelerin olduğu muhakkaktır....
13 Şubat 2009 - 0 yorum
Kadın olma gereği Bir evliliğin başarısı, mutluluğu er­kekten çok kadının davranışlarına bağlı­dır. Erkek, evlilik hayatına genellikle kolay uyum sağlar. Zira, erkek evlilikte huzur arar. Vasat erkek tipi, evlendik­ten sonra daha çok mesleğinde, işinde ilerlemek, yükselmek ister. Kadının daha geniş bir hayal gücü...
13 Şubat 2009 - 0 yorum
Tartışmayı bilmek Psikologlar, evlilik hayatında tartış­maların gerekli olduğu fikrinde birleşi­yorlar. Gerçekte de, tartışmalar evlilikte adeta emniyet subahı görevi yapar. Eş­lerde biriken ufak tefek öfkeler, bu şekil­de patlamalarla dışarı atılır. Ancak bu çok sık olmamalıdır. Şiddetli kavgaya ihtiyaç duyan çiftler de vardır....
13 Şubat 2009 - 0 yorum
Şimdiye kadar evlilikte aşkın önemini anlatmaya çalıştık. Şimdi de küçük ama önemli birkaç nokta üzerinde durmak is­tiyoruz. Evlilik rayına oturduktan sonra, sevgi ifade eden davranışlarla aradaki bağı canlı tutmak gerekir. Aslında sevgi, aşk, tıpkı bir çiçek gibidir. Sürekli ba­kım, dikkat ister....
11 Şubat 2009 - 0 yorum
Bazı olumsuz davranışlar Eşler birbirlerini anlamaya, tanıma­ya, aralarında uyum sağlamaya çalıştık­ları sırada bazı engellerle karşılaşacak­lardır elbette. Çoğu kere bazı minik, .olumsuz, davra­nışlar devleştirilip, aşılması güç engeller haline sokulur. Zira, evliliğin başından itibaren, eşlerden biri, olaylar karşısın­da takındığı tavrın, yerinde olduğunu değiştirmemesi gerektiğini...
8 Şubat 2009 - 0 yorum
Nişanlılık döneminde, gençler, evlen­meye kesin karar vermeden önce, birbir­leriyle anlaşıp anlaşmadıklarına bakma­lıdırlar. Ancak, pek az nişanlı çiftte ni­şanlılık gerçek amacına ulaşır. Çiftlerin gerçek kişilikleri genellikle evlendikten sonra ortaya çıkar. Çünkü, görüş açıları, fikirleri, evlilik hayatında tamamen değişir. Kısacası karı-koca, ev­lendikten sonra...
8 Şubat 2009 - 0 yorum
Nişanlılık döneminin ilk zamanlarında sık ve ısrarla sorulan bir sorudur, "Beni seviyor musun? ". Bu, cevabı zaten bilinen çok saçma bir sorudur. Ancak, çoğu kez şımarıklık ol­sun diye sorulsa bile, bazen nişanlıların içlerinde yatan kararsızlıkları da ortaya koyabilir. Ve, genellikle, bu şüpheler,...
8 Şubat 2009 - 0 yorum
Rekabet hissi Genç bir çift arasında, rekabet hissi bir savaş haline dönüştüğü zaman, karı-koca yüzyüze gelerek, olayı ortaya çıkar­malıdır. Ancak, kesinlikle, başkalarının yanında aralarında rekabet olduğunu belli etmemeleri gerekir. Evlilik hayatında zorluklara ya birlik­te göğüs gerilir, ya da boyun eğilir. Bu yüzden...
8 Şubat 2009 - 0 yorum
Anneler çocuklarının büyüdüklerini bir türlü kabullenemezler. Birçok kadın uzun seneler sorumluluğunu taşıdığı ev­ladının aileden ayrılacağı fikrine alışamaz. Esasında bazı anneler, özellikle er­kek anneleri, çocuklarını gözlerinde yü­celtir ve evlenecekleri kızları bilinçaltı kıskanırlar. Bu durumda, kocanın hali son derece acıklıdır. Çünkü, karısının tarafını...
8 Şubat 2009 - 0 yorum
Çiftlerin, aileleriyle birlikte oturmala­rı, her şeyin daha da güçleşmesine yolaçar. Gençlerin, bağımsız­ca hareket edebilecekleri ayrı bir evleri olmalıdır. Zira, duygularını baskı altın­da tutmaları hepsine zarar verebilir. An­cak, "Ben yaşlı annemi tek başına bıra­kamam! gibi haklı gerekçelere karşı koy­mak öyle pek...
7 Şubat 2009 - 0 yorum
İki tarafın, aileleriyle olan ilişkileri, ge­nellikle problemli olur. Daha önce, evli gençlerin ailelerine yakınlaştığını söyle­miştik. Bu durum, özellikle, 20 ile 25 yaşları arasındaki gençlerde görülür. Di­ğer yaşlardaki çocuklar, aile büyükleri­ne zaten rakip gözüyle bakmazlar. Ev­lendikten sonra, gerek erkek, gerekse kadın,...
7 Şubat 2009 - 0 yorum
Nişan Evlenmenin söz kesiminden sonraki safhası nişandır. Bu safha, evliliğin mühim safhalarından biridir. Buraya kadar yapılan hazırlıklar iki ailenin birbirleri­ne yaklaşmasını sağlamıştı. Nişan saf­hası ise aileleri birleştirici rol oynaya­caktır. Nişan, bazen basit olan bir mera­simle, gelin ve damat...
7 Şubat 2009 - 0 yorum
Söz kesimi Kızın verileceğinin belirtilmesinden sonra, evlenme hadisesinin en mühim safhası gelmektedir. Oldukça sade bir şekilde gerçekleştirilen söz kesimi, tat­lılığı ifade etmesi için şerbet adı verilen bir şurubun içilmesiyle tamamlanır. Merasimin bu sahfasında damat bulunmaz. Evvelce gönderilen şekerden yapılan şerbetin içilmesi...
7 Şubat 2009 - 0 yorum
Kaçma ve kaçırma hadisesi farklıdır. Eğer kızın da oğlanda gönlü varsa ve bohçasını hazırlayıp oğlanın kendisini kaçırmasını bekliyorsa bu kaçmadır. Eğer kızı vermemişler ve kızın de pek gözü yoksa, oğlan, bazen akraba ve ar­kadaşlarının da yardımıyla kızı kaçırır. Buna da...
7 Şubat 2009 - 0 yorum
Oğullarının evlenme çağına geldiğini gören aileler onu evlendirmek isterler. Bir ana-babanın en büyük emeli oğulları­nın gününü görmek, torunlarını sevmek­tir. Bazı bölgelerimizde kız torunu "ka­vak yeli" olarak adlandırılırken oğul to­runu "an balı" olarak değerlendirilmek­tedir (Tokat). Bu sebeple aileler bazen oğullan vaktinden...
7 Şubat 2009 - 0 yorum
Anadolu'da evlenme çağma gelen veya evlenmek isteyen erkekler, bu ar­zularım çeşitli şekillerde yakınlarına ima ederler. Bir erkeğin babasına böyle bir arzuyu söylemesi töreye aylarıdır. O, ancak annesine söyleyebilir. Annesi de babasma iletecektir. Bazen bu da müm­kün olmayabilir. O takdirde araya...
6 Şubat 2009 - 0 yorum
Gençlerin tanışması Anadolu'da kız ve oğlanın gönlünün sesine pek kulak verilmez. Baba, oğluna kimi alırsa, o evin gelini olur. Oğlanların bazen "filanın kızı" şeklinde bir aday belirtmelerinin yanında kızların böyle bir hakkı da yoktur. Onlar ancak evliliği istemedikleri zaman bir dereceye...
Sonraki Sayfa »