Kayınlara Saygı
Kayınlara saygı
XI. yüzyıl Türkleri ise, “kayınlara saygı gösterilmesi” gerektiğine inanırlardı.’ Anlaşılan Türklerde, güveyilerin kayınları da tatlı idi. Kaşgarh Mahmud bunu belirtmek için bir halk atasözü de vermektedir: “Kardeş demiş, dönüp bakmamış; kayın demiş, dönüp bakmış (kaymış) ve sevgi göstermiş. Türklerde “dünür”, yani eski Türkçe’deki “tungur” de, kadının hısımları ve akrabaları demektir. Ancak XI. yüzyılda Kaşgarh Mahmud bir Türk atasözündeki, “dünür kayın buluştu” sözünü verirken “karşılıklı kız alıp verme” geleneğinden de söz açıyordu. Bu durumda dünürlük ve kayırdık da sözkonusuydu. Yani bir topluluk, yalnızca kız evi; diğerinin de, sürekli olarak oğlan evi olma durumu, ortadan kalkmış gibi görünmekteydi. Güveyilerle kayınbabalar arasındaki iyi ilişkilere, Kutadgu Bilig de değer veriyordu: Peygamberin dört sahabesinden söz açarken, “ikisi kayın babası (kadın), ikisi de damadı, güveyisi (küdegü) idi, bunlar halkın içinde en iyileri idiler”. Bunlar halk içinde en iyi “iki” idiler dediğine göre, kaymbabaları bir çift; güveyileri ise ayrı bir çift olarak kabul ediyor ve böylece kategorileri birbirinden ayırıyordu. Anlaşıldığına göre Karahanlı Devleti çağında da karşılıklı kız alıp verme vardı. Çünkü, “Onlar birbirinden kız istediler (koluştu)” gibi, örnek olarak verilen sözler geçiyordu. Yalnız kızlarını kalın ve düğünle evlendirmiyorlar; kırkın dedikleri cariyelerini de, herhalde para karşılığında değiştiriyorlardı. Göktürk yazıları ile yazılmış, Yeıîisey’deki Toyok yazıtının ön tarafında ise, “Güçlü kayınım (kadınım) üçün topladım veya zengin oldum (ökdüm)” deniyordu. Aslında Türk beyleri, soylu ve güçlü olmayan kimselerden kız almazlardı. Bilhassa bu yazıtta adı geçen, “Tuz Bay Küç Bars Külüg” gibi beyler. Kayın, Uygur yazısıyla yazılmış vesikalarda da “kadın” şeklinde geçer. Herhalde Uygurlar, “öz kayını” derken birinci kadının babasından söz açmak istiyorlardı. XI. yüzyıl Türkleri bütün kayınları içine, alarak söylemek için, “kayın kaynağın “(kadın kadnagm), yani bizim bugünkü kayın mayın benzetişimize benzer bir söz kullanıyorlardı. Bu sözün içinde kayın evinin bütün kişileri vardı. Eski Uygur şiirlerinde akrabalar sayılırken, kaymana ile kayınata biraz sonda kalıyorlardı: 1. Anam, 2. Atam, 3. Güveyim (küdegüm), 4. Küçük kardeşim
(inim), 5. Gelinim, 6. Oğlum, 7. Kızım, 8. Kayın atam (kadın atam), 9. Kayın anam (katın anam), 10. Büyük kardeşim (eçdm), 11. Küçük kardeşim. Güveysi ile gelinini öne alıyorlardı. Büyük ve küçük kardeşlerini ise, en sonda sayıyorlardı. Bu bir tesadüf de olabilirdi.
|
Bu kategoriye son eklenenler
|
Bu kategorinin diğer yazıları
|



Bu yazı için yorum yapın