Kızıl, Kızıl Hastalığı

Kızıl, Kızıl Hastalığı

Kızıl Hastalığı

Yüksek ateş ve boğaz ağrısı ile seyreden döküntülü bir hastalıktır. Damakta nokta tarzında kırmızı döküntüler ve dilde önce beyaz sonra kırmızı çilek görünümü vardır. 24 saat içinde tüm vücuda yayılan toplu iğne başı büyüklüğünde kırmızı renkli döküntüler görülür.

Hastanın cildine dokunulduğunda tavuk derisi gibi pürtüklü deri hissedilir. Döküntünün en önemli özelliği bir hafta sonra pullanma tarzında soyulmaya başlamasıdır.

Antibiyotik (penisilin türü) ile tedavisi yapılmadığı taktirde ağır seyredebilir.

Erken dönemde boyun lenf bezelerinde şişme, orta kulak iltihabı ve sinüzit; geç dönemde ise duyarlı bazı kişilerde kalp romatizması veya böbrek iltihabı (nefrit) gibi hastalıklara yol açabilir.

İlk çocukluğu izleyen, ikinci çocukluk denilen dönemde çok sık raslanan bir hastalıktır. Daha çok, hafif biçimleri görülür; ciddi biçimleri günümüzde azalmıştır. Sorumlu etken streptokoktur; hastalığın döküntülerinin ve bazı zehirlenme belirtilerinin nedeni de, streptokokun ürettiği toksinlerdir.

Teşhis: Kuluçka süresi çok kısadır (2-5 gün).

Başlangıç dönemi: Çok ağrılı bir kırmızı anjinle apansızın başlar. Ateş yüksektir, çocuk baş ağrısından yakınır ve sık sık kusar. Bu tür bir anjin olunması, özellikle de dilin ucunun ve kenarlarının kırmızı bir renk alması, kızıl hastalığının belirtileridir. Bu evrede teşhisi doğrulayabilmek için, yutak salgısından alınan örneklerde streptokok aranır. Hastayı sağlıklı kişilerden ayırmak ve erken olarak penisilin tedavisine girişmek, evrim süresini kısaltır ve ihtilat tehlikesini azaltır.

Yerleşme dönemi: Döküntüler, hastalığın başlangıcından 24-48 saat sonra ortaya çıkar. İnce pürtüklü, yaygın, kırmızı renkli bir örtü gibi bedeni kaplar. Kırmızı lekeler arasında sağlıklı deri bölgeleri görülmez; belirtiler göğüste, bacaklarda ve özellikle büklüm yerlerindeki deri katlarında yeralır ve tek bir nöbetle yayılır.

Bu evrede anjin şiddetlidir. Dildeki küçük kabartılar silinmiştir. Dilin ucundaki ve kenarlarındaki kızarıklık yayılarak, beyaz renkli bir üçgen çevresinde bir V harfi oluşturur.
8. günden başlayarak incecik deri parçaları dökülmeye başlar ve o zamana kadar teşhis konamamış ya da kesin konamamışsa, deri soyulmaları hastalık konusunda hiç bir kuşku bırakmaz.

Dökülme dilde de görülür. Dil bütünüyle soyulmuş gibi bir görünüş alır: Ağaççileği görünümü.

Hastalığın öteki biçimleri: Yalın biçimlere sık raslanmakla birlikte, bunlarda döküntü ve yutak belirtileri pek belirgin değildir. Hastalığın bu biçimleri, virüs enfeksiyonlarının neden olduğu döküntülü hastalıklarla (sözgelimi kızamıkçık) ya da her zaman kolayca teşhis edilemeyen alerji kökenli döküntülerle karıştırılabilir.

İhtilatlar: Antibiyotiklerin bulunmasından bu yana, ihtilatlara çok ender raslanır.

Anjine bağlı ihtilatlar boyun bölgesinde, lenf düğümleri büyümesi biçiminde ortaya çıkar. Aynı bölgedeki lenf düğümleri büyümesinin kulak iltihabına bağlı olmasına, çok daha ender raslanır.

Hastalığın erken dönemlerinde böbreklerin etkilenmesi, sidikte albümin bulunması, hattâ kan üre düzeyinin yükselmesiyle anlaşılır. Antibiyotik tedavisi, bu belirtileri geçirir.

Kızıl kökenli romatizma, son derece ender raslanan bir ihtilattır.

Tedavi: Tedavi, antibiyotik verilmesine dayanır. Antibiyotikler, hastalığın evrimini kısalttıkları gibi, bir ölçüde ihtilafları da önlerler. Bütün antibiyotikler etkilidir. Penisilin çoğunlukla ağızdan ya da (daha iyisi) kas içine iğneler biçiminde verilir.

Ayrıca çeşitli önlemler almak gerekir:

— yatak dinlenmesi;
— sidik incelemeleri (özellikle albümin araştırması);
— yutak salgılarından alınan iki örnek negatif sonuç vermeden, çocuğun okula gönderilmemesi;
— çocuğun sağlıklı kişilerden ayrılmasının, boğazda streptokok bulunmadığı anlaşıldıktan sonra, 10 gün daha sürmesi;
— hastalığın ilgili kuruluşlara bildirilmesi.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ