Lopçuk Amfizemi

Lopçuk Amfizemi

Bütün lopçuğa (solunum bronşçukları, hava keseleri ve kese kanalları) yaygın biçimde yerleşen yıkım ve genişlemedir. Buna paralel olarak kılcal damar ağı da yıkılır. Küçük çaplı bronşçuklar genellikle genişlemişlerdir. Aynı biçimde büyük ve orta boy bronşlarda da genişlemeler görülür. Bozunlar 4’te 3 oranında, en çok havalanan bölgeler olan akciğerlerin alt yarısında yerleşirler. Bu yaygın bozunlar birleşirlerse, daha büyük boyda kabarcıklar oluşur.Lopçuk amfizeminin oluş nedeni bilinmemektedir; bununla birlikte bronş iltihabı (bronşit) ve ivegen bronşçuk iltihabıyla (akut bronşiyolit) olan ilgisi bilinmektedir. Solunulan havadaki zararlı etkenlerin (toz, duman) rolü olduğu sanılmaktadır., Bazen amfizemle birlikte alfaantitripsin adlı enzimin yittiği görülmüştür; bu enzim protein çözücü enzimleri engellemektedir. Böylece akciğer dokusunun yıkımıyla protein çözücü enzim ketleyicisinin yokluğu arasındaki dolaysız ilgi anlaşılmıştırBurada ikili bir yıkım vardır:

Hava yolları ve damar yapıları yitmektedir. Paralel olarak havalanma ve hava keseciği kılcal damar arası alışveriş azalmaktadır. Hava keseciği havalanması azalması ve akciğer atardamar basıncı yükselmesi, ancak akciğer dokusu yitimi yüzde 75’i aştığı zaman ortaya çıkmaktadır.Hastalık her zaman, yavaş yavaş ilerleyen bir soluk darlığı (çaba sırasında gelen soluk darlığı) ile başlar. Bu soluk darlığına öksürük ya da balgam çıkarma eşlik etmez (hiç değilse başlangıcında). Bu solunum güçlüğüne gece sıkıntısı nöbetleri (dönem dönem gelen soluk darlığı) eşlik edebilir.Klinik muayenede akciğer havasının artması belirtileri görülür; göğüs yuvarlaklaşır, genişler; göğüs kemiği öne, sırt omurları arkaya doğru bombeleşir. Bütün bunlar göğsün önarka çapının artmasına yolaçar. Soluk alma ve soluk verme arasındaki göğüs çevresinin farkı belirgin olarak azalır.Elle muayenede ses titreşimleri (hasta«41» diye sayarken doktor el ayasını göğüs çeperi üzerine koyar) azalmıştır.Parmakla vurarak muayenede ötümlülük artması (timpanizm) saptanır. Bronş belirtileri, horultulu railer yoktur.

Morarma ve alyuvar sayısı artması (polisitemi) da görülmez.Röntgende şu belirtiler görülür: Göğüs kafesi önarka çapının artması; kaburgaların yataylaşmasi; diyafram kubbelerinin alçalıp düzleşmesi. Akciğer dokusunda bir parlaklık artışı saptanır; çevrede akciğer sınırları belirgin değildir; tomografilerde kabarcıklar saptanır.Amfizeme yakalanmış kişi, hastalığın ileri devrelerinde, tek bir kibriti bile söndüremeyecek kadar solunum güçlüğü çeker.gaların genişlemelerini incelemeyi, özellikle de, derin soluk alma ve soluk verme sıralarında akciğer saydamsızlığı arasındaki farkın kesinlikle ortadan kalkmış olduğunu saptamayı sağlar.
Bu inceleme şunları ortaya koyar:
— tıkayıcı bir solunum yetmezliği: Gerçekten, saniyede azami soluk verme hacmi çok düşmüş, saniyede azami soluk verme hacmi zorlu soluk verme hacmi oranı yüzde 50’nin altına inmiştir;

— önemli bir akciğer genişlemesi: Akciğer toplam hacmi belirgin olarak artmıştır;
— kılcal damar yıkılması.
Hasta ne kadar gençse, evrim o kadar hızlı olur.Çoğunlukla, hastalık 50 yaşlarına doğru başlar ve evrimin toplam süresi yirmi yılı bulur. İvegen solunum yetmezliği ortaya çıkarsa, evrim çok ciddileşir. Sağ kalp yetmezliğine çok ender raslanır. Hastaların bir bölümünde lopçuk amfizemi 25 30 yaş arasında başlar. Bozunlar üst loblarda yerleşir ve hızla tabanlara doğru ilerler. Bu gençlerde görülen biçimlerin evrimi pek iyi değildir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ