Kadınlar

Manisa Lalesi

Manisa Lalesi
(Anemone puîsatilla ve A. nemarosu)

Düğünçiçeğigiller familyasındandır. Diğer adlan Dağ lalesi, Rüzgâr gülü, Gül lale, Kır lalesi, Lale, Yoğurt çiçeği.
5-35 cm boylarında, derin parçalı yapraklı, çiçek açma döneminde çıkan saplar üzerinde tek olarak açan güzel çiçekleriyle dikkat çeken, yumru köklü, çok yıllık,
otsu bir bitkidir. Çiçek rengi en çok kırmızı ve mordur. Beyaz olanları da vardır. Ülkemizde Güneydoğu Anadolu dışında hemen her yerde, 150-2600 metre yüksekliklerde bolca bulunur. 100 dolayındaki türden ülkemizde bulunanları S’dir. En çok bulunan ve doğadan toplanıp ihraç edilen iki türü ise Anemone coronaria ile Anemone blanda Schott ve Kottschy’dir.
Mart-Nisan aylarında çiçek açar. Çiçekler açıp solduktan bir süre sonra bitkinin toprak üstü kısmı bütünüyle kurur; bu durum onun doğadan aşırı toplanmasını önler.
Bitkinin tohumla ve yumru köklerinin bölünmesiyle yetiştirilmesi mümkündür. Yer üstü kısımları kullanılır. Tazeyken tümü zehirlidir. Ancak kurutulduktan sonra bu zehir kaybolur.
Çiçekli dallar balgam söktürücü ve idrar artırıcıdır.
İyice kıyılmış bitki zeytinyağıyla karıştırılıp irinli yaralara sürülürse iyileşme hızlanır.
Veterinerlikte de süreğen ve irinli yaralar için kullanılır. Dikkat, zehirli olduğu için hekim önerisi ve denetimi olmadan kullanılmamalıdır! Özel not: Doğup büyüdüğüm dağ köyünde (Manisa-Salihli-Kurttutan) baharın gelişi Anemone coronar/a’lann açısıyla anlaşılırdı. Köydeki adı “Lele”. Bunlar açtığında köylülerde kıştan çıkmış olmanın sevinci başlar; çevredeki çimenliklerin üzerineyse kırmızı bir kilim serilmiş gibi olurdu…

Manisa Lâlesi, Paskalya Çiçeği ve Numan Şakayıkı adlarıyla da tanınmıştır. Doğunun en bol soğanlı çiçeklerindendir. Bunlar Girit Lâleleriyle (Rononkül) birlikte Lâle Devri’nde Sümbül ve Lâle bahçelerinde Türk yöntemiyle süslenmiş olan bölmelerde kullanılmıştır. Manisa, İzmir, Aydın ve Denizli illerinin ovalarında kendiliğinden ve bolca yetişmektedir. Renkleri, güzelliği, güneşin etkisi altında renkleşmesi ve özellikle çeşitlerinin çokluğu dolayısıyla bu çiçekler sevilmiştir. Son yıllarda Avrupa’da pek çok yeni çeşiti elde edilmiştir. Elliye yakın çeşitleri arasından güzel cinslerinden en sevilenlerini sıralıyoruz :

manisa lalesi

1Kaen cinsi : Bu cinsin katmerli ve katmersiz çeşitleri vardır. Çiçekleri büyük ve renkleri pek değişiktir. Sapları uzun ve kalındır.

2Florist cinsi : Bu cinslerin de katmerli ve katmersiz çeşitleri ve her ikisinin renkli çiçeklere sahip yirmibeş kadar çeşitleri vardır.

3Rozet cinsi: Çiçekleri katmerli, dışardaki Çiçek Tacı’mn rengi beyaz – pembe ve ortası tamamen et rengindedir ve yavaş yavaş beyazlaşır. Katmersiz çeşiti yoktur.

4  — Eklatant: Çiçekleri katmersiz ve kırmızı parlak renktedir. Turfanda çiçek açtığından makbuldür. Şubat’tan Nisan’a kadar devamlı olarak görülür. Katmerli çeşiti daha çoktur.

5Krizantem çiçekli cinsi : Değişik cinsleri arasında en zarif çeşitlere sahip olan bu cinsin çiçekleri Kasım ve Saraypatlan’na benzer. Çiçekleri renkçe zengin ve şekilce sevimlidir. Çoğu katmerlidir. Bol çiçek açarlar.

6Sen Brijit cinsi : Bu cinsi Krizantem çiçekli cinsine benzer. Renkleri daha parlak, çiçekleri daha büyük ve çiçek taçları daha uzun ve seyrekçedir. Diğer çeşitlerinden daha çok ve daha devamlı olarak görünür, çeşitleri çoktur.

7Japonika cinsi: Çiçekleri pek büyük ve değişik renklidir. Bu cinsin en güzel çeşitleri şunlardır :

Alis, Bote-Parfe, Jeant-Blanş, Honorin -Jober, Monroz, Ren-Şarlot, Roze, Süperba. Bunların çiçeklerinin katmerli ve katmersizi vardır.

Soğanları saksıda pek güzel yetiştiği gibi, bölmelerin göbeklerine ve özellikle yalnız bu çiçeklerden ya da Lâle, Sümbül, Girit Lâlesi, Zerrin, Fulya ve başkaları ile karışık kenar bölmelerine veya çimenlerin her tarafına serpilmiş bir şekilde dikilerek, bahçeler süslenir. Gübreli ve kuvvetli topraktan hoşlanır, her bir soğan 5 -10 çiçek açar. Çiçeklerin sapı uzun ve dayanıklıdır. Demet yapımında çoklukla kullanılır.

Yetiştirilmesi: Bu çiçeğin soğanı siyah renkte bir pençedir. Bu pençenin her bir parçası, ayrıca bir fidan yetiştirir. Eylül sonunda çok iyi işlenerek yumuşatılmış ve çürütülmüş eski gübre (beygir gübresi) ile gübrelenmiş, hazırlanmış tarlalara 8-10 cm. derinliğinde ve 15 – 25 cm. aralıkla pençeler dikilir. Hava kurak ise, 1 – 2 kez sulanır.

Fidanlar gereğince yetişmeye başladığında aralarında ortaya çıkacak otlar çapalanarak temizlenir. Hava soğuk ve don yaparsa, ilerisini düşünerek bu fidanların aralarına ve üzerlerine samanla karışık kurumuş yaprak koymalıdır. Bu şekilde dikilen pençe, Mart’tan başlayarak ve eğer güneşe karşı ve soğuk rüzgârlardan korunmuş bir tarafa dikilmiş ise, Şubat’tan Mayıs’a dek görünürler. Bu şekil en iyi bir yöntemdir. Çünkü hem pençeler kuvvetli olur, hem de bol ve kuvvetli çiçek verirler. Bununla beraber, pençeleri Mart’ta ve Haziran’da da dikmek olanaklıdır. Ancak, bunların verecekleri çiçekler zayıf ve gösterişsiz olurlar. Pençelerin parçalarından da fidan yetiştirilebilir. Fakat bunları kasalara dikmeli ki, ziyan olmasınlar. Bu parçalar da aynı şekilde dikilirse de, bunların güzel ve kuvvetli çiçek açması için, bir yıl beklemek gerekir. Yani birinci yıl çiçek verirse de hem adedi az, hem de zayıftır.

Tohuma gelince, tohumla fidan yetiştirmek kolaydır. Hangi çiçekler beğenilirse, onlara işaret kovmalı ve pamuk gibi lifli olan tohumları tamamıyla kuruyunca, rüzgârdan uçmalarına meydan vermeden toplayarak Mart’ta (3) sayılı toprak harcını taşıyan kasalara seyrek olarak ekmelidir. Tohumları ince kumla ufalayıp, liflerden ayırmak kolaydır. Ekilen tohumlar gerek görüldükçe sulanır. Bunlardan bazıları küçük küçük çiçekler bile açarlar. Temmuz ya da Ağustos’ta yapraklar kuruduktan sonra, pençeler topraktan çıkarılarak serin ve nemsiz bir yerde torba içinde saklanır, diğer pençeler gibi bölmelere dikilir. Bütün pençeleri her yıl yaprakları kuruduktan sonra topraktan çıkarmalıdır. Saksı ve kasalar içinde pencere ve balkonları süslemekte de kullanılır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Tüm Kategoriler
Site Arşivi