Melek Otu
Melek Otu
Maydanozgiller familyasındandır. Diğer adları Anjelik, Meiaike otu, Kekire.
Melek otu ya da Anjelika adı ona, adeta büyülü güçlerinden dolayı çok eski zamanlarda verilmiştir. (Hıristiyan halk inancına göreyse, şeytana karşı koruyucu güçleri harekete geçiren baş meleğin yortusunda çiçek açtığı için bu adı almıştır.)
70-225 cm boylarında, içi boş, üst kısımları morumsu renkli kalın gövdeli; temmuz-eylül aylarında sarımsı ya da bazen pembemsi, beyaz çiçekler açan; iki ya da çok yıllık (3-4 yıllık), hoş kokulu, otsu bir bitkidir. Tek ya da üç parçadan oluşma kazık köklüdür. Dişli kenarlı iri yapraklan parlak yeşil renklidir. 5-6 mm uzunluğundaki meyveleri kanatlıdır, üçüncü yazın sonunda bol sayıda olgunlaşır.
Çiçeksi dikenli dallan koparıldığında üç yıl olan ömrü dört yıla uzar.
Bitki dostu Maurice Messegue onun için şunları söylemektedir: “Bu bitki o kadar erdemlidir ki, eğer yurdumuzda yetişmeyen bir cins olsaydı, onu altın karşılığı başka ülkelerden satın almak gerekebilirdi.”
Neyse ki melek otu erdemli olduğu gibi cömert bir bitki de. Dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi ülkemizde de özellikle A. sylvesîrıs türü bolca yetişmektedir. Kuzey ve Güneydoğu Anadolu dağlarının sulak çayırlarında ve su kıyılarında, Uludağ’ın eteklerinde, 1700 metre yüksekliğe kadar olan yerlerde bulunur.
A. archangeiica türünün kültürü de mümkündür. Sonbaharda dökülen tohumlardan çıkan fideler ilkbaharda birer metre aralıklarla şaşırtılır.
Kalem kalınlığındaki taze gövdeleri şekerleme yapımında kullanılmak üzere yaz ortasından önce kesilip alınır. Yaprakları çiçeklenme başlamadan; olgun tohumlar yaz sonuna doğru; kökü ikinci yılın yaz sonlarından itibaren ağustos-eylül aylarında topraktan çıkarılarak temizlenip kurutulur.
Erzurum-Kars dolaylarında gövdesi, kabuğu soyulduktan sonra yenir. Bursa çevresindeyse gövde ve dallardan hoş kokulu bir reçel yapılır.
Saç örgüsünü andıran kökleri 1 cm kalınlık ve 30 cm’ye yaklaşan uzunluktadır. Şifalı olan bu kökün tadı keskin baharlı, buruk ya da biraz acıdır. Kök, kokusunu bitkinin diğer kısımlarına göre daha uzun süre korur.
Bileşiminde uçucu yağ, tanen, valerianik asit, exaltolit, angalicin, reçine; uçucu yağın içinde phellandren, pinen, cymol gibi terpenler bulunur.
Sindirim kolaylaştırıcı, kan temizleyici, spazm çözücü, ishali ve astım nöbetlerini giderici, idrar artına, uyana, güçlendirici etkileri vardır. Bunun için 50-100 gram bitki kökü, 1 litre (5 bardak) kaynar suyla demlenir, günde iki-üç kez birer bardak içilir.
Ya da 0.5-10 gramlık toz günde üç kez yutulur.
Taze yapraklarından elde edilen su diş ağrılarını dindirir.
Bir zamanlar baş bitlerinden kurtulmak için saç yıkamada da kullanılmıştır.
Bileşimindeki uçucu yağ (oleum angelicae) nedeniyle sindirim kolaylaştırıcı, spazm giderici ve idrar artırıcı özelliklerini modern tıp da kabul etmektedir
|
Bu kategoriye son eklenenler
|
Bu kategorinin diğer yazıları
|



Bu yazı için yorum yapın