Menopoz Sonrası Alzheimer Hastalığının Önlenmesi

Menopoz Sonrası Alzheimer Hastalığının Önlenmesi

ALZHEİMER’İN ÖNLENMESİ
Alzheimer, menopoz sonrası kadınlarda sık görülen, kişi ve çevresindekiler için sorunlu bir hastalıktır.
56459127
Geriatrik yaş, yani 65 yaş grubundaki hastanın değerlendi­rilmesi, zaman harcayan bir işlemdir. Demans, unutkanlığın ön planda gittiği birçok hastalığın genel adıdır. Demans yaşlılarda sık görülen hastalıkların başında gelmektedir. Bunun en sık rastlanan tipi ise Alzheimer adlı bir bilim adamı tarafından ta­nımlanan, alzheimer hastalığıdır. Hacettepe Üniversitesi İç Has­talıkları Bölümü Geriatri Ünitesi’nde 2003 yılında yaşlılarda ya­pılan bir değerlendirmede incelemelerin sonucunda yüzde 14.4 demans (bunun yüzde 80’i Alzheimer tipi demans) ve yüzde 21.8 depresyon hastası saptanmıştır. Alzheimer hastalarının yüzde 34’ünde depresyon birlikteliği vardır. Bu sonuçlar dünya verileri ile benzerlik göstermektedir. Demans görülme sıklığı 65 yaş ve üzeri kişilerde yüzde 10-15, 80 yaş ve üzerinde yüzde 30-50’dir.

Alzheimer hastalığının yaşla beraber sıklığı artmaktadır ve beklenen yaşam süresi arttıkça alzheimer hastalığının sıklığının da artacağı düşünülmektedir. Bu hastalıkta tipik bulgular, öğ­renme ve hatırlama güçlüğü ve dil problemleridir. Hasta genel­likle planlama içgörü ve organizasyon yeteneklerini de yitirdi­ğinden bu sorunların farkında değildir. Hastalığın erken evre­lerinde toplumsal ilişkilerini sürdürebilse de, kompleks karar­lar vermekte güçlük çeker. Genellikle hasta yakınları tarafın­dan mevcut bulgular yaşlılığın bir sonucu olarak değerlendiril­diğinden, teşhis 1-2 yıl gecikebilir. Bu hastalar için tipik olan, zaman ve yer kavramının bozulmasıdır. Hastanın başlangıçta kelime hatırlamaktaki güçlüğü, konuşmanın akıcılığında bo­zulmaya ve hatta konuşmanın tamamen yitirilmesine kadar gi­der.

Sağlık ve hukuk açısından ilginç bir örnek vermek istiyo­rum: 85 yaşındaki A.F., 5 Haziran 2000’de, oğlundan habersiz bakıcısı H.G. ile nikahlandı. Oğlu, Sarıyer Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak, akıl sağlığının yerinde olmadığını ileri sürdüğü babasına vâsi tayin edilmesini talep etti. Yetişkin oğul, 6 Nisan 2003’te, babası ve üvey annesi aleyhine evliliğin geçer­sizliği davası açtı. Dava dosyasına 15 Haziran 2005’te giren Ad­li Tıp raporunda, “Evlilik tarihi olan 2000’de A.F.’nin tıbben akıl sağlığının yerinde olmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle evlilik ehliyeti yoktur” saptamasında bulunuldu. Davaya ba­kan Sarıyer Aile Mahkemesi, gelen rapor uyarınca 19 Eylül 2005’te kararını vererek, evliliğin iptal edilmesine hükmetti. Ül­kemizde bu hastalık yeterince tanınmadığı için bu hastalığa ya­kalanmış yaşlı insanların bu ve benzeri şekilde kandırılmaya çalışıldığını sık olarak duymaktayız. Bu hastalıkla ilgili bu ör­nek vakayı bazı kimseleri koruyacağı düşüncesiyle burada yer veriyorum.

Birinci dereceden akraba, anne baba veya kardeşte alzheimer hastalığının varlığının, demans gelişme riskini üç kat artır­dığı tespit edilmiştir.
Ostrojen eksikliğinin ve menopozun, bu hastalığın meydana gelişindeki rolü tartışmalıdır. Bazı yayınlarda ostrojen eksikliği­nin beyindeki kan akımını, nöronların uyarılmasını, beyindeki glial hücrelerin gelişimini ve maddelerin salgılanmasını etkile­yebileceği tespitlerine yer verilmiştir.
Genel olarak yaşamın uzaması sonucu, bu hastalığın daha sık görüldüğü artık bilindiğine göre, burada önemli olan bu hastalığın başlangıcında insanların uyanık olması gerekmekte­dir. Menopoz çağında olandan çok onun çevresinin ve çocukla­rının uyanık olması ve belirtiler başladığında hemen hekime başvurması gerekir. Bu şekilde kişide hastalık ilerlemeden ne gibi önlemler alınabileceği kararlaştırılmalıdır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ