Nar

1 Ekim 2009
637 kez görüntülendi

NarNar
Nargiller familyasındandır.
{Granatum, Latince “bol taneli” demek olan granatus sözcüğünden gelir. Punica da “Pön savaşlarıyla ilgili”, “Kartacalılarla ilgili” demek olan punicus’tan.
Romalılar narı, ilkin bu savaşlar sırasında, Kartacahların ülkesinde. Kuzey Afrika’da görürler. Bizse “nar”ı Farsçadaki “enar-anar” sözcüğünden dönüştürerek almışız!)
Nar; 5-7 metre boylarında, dikenli ya da dikensiz, eliptik yapraklı, dallarının uçlarına yakın yerlerde, nisan-mayıs aylarında göz alıcı, koyu kırmızı çiçekler açan bir ağaççıktır.
5-8 cm çapında, irice bir portakal ya da elma büyüklüğünde, küremsi, kırmızımsı-5arı renkli ince ve sert bir kabuğu olan, ucu taçlı meyvelerinin içindeki bölmelerde ortalama bin dolayında pembe sulu tane bulunur.
Bu taneler, ağacın türüne göre tatlı ya da ekşidir. Örneğin, eylül ayında toplanan, iri meyveli, sert kabuklu, küçük çekirdekli Tirbeği narı, mayhoş lezzetliyken; ekimde toplanan, orta irilikte, ince kabuklu Kadı narı, tatlı lezzetlidir.
Anayurdu İran, Afganistan olarak düşünülen nar ağacının ömrü, uzunca bir insan ömrü kadardır; 75-100 yıl.
Nar ağacı, göz alıcı, güzel çiçekleri ve hoş yeşilliğinden dolayı park ve bahçelerde süs bitkisi olarak da yetiştirilir. Üretimi tohumla, çelikle, aşılamayla ve dip sürgünlerinin dikilmesiyle yapılır.
Akdeniz çevresinde yüzyıllardır üretimi yapılır, incil nar ağacını pek çok kez “Bilgi ağacı” olarak anarken, meyvesinin da yasaklı olduğunu belirtir. Yunan mitolojisinde Kıbrıslı Afrodifin simgesidir. Ortaçağ’da (5-15. yy) ise Bakire Meryem’e adanır.
Bir Arap efsanesine göreyse zamanın birinde kendisine âşık olan babasından kaçınmak isteyen güzel bir kız kendisini öldürür ve tanrılar onu nar ağacına dönüştürürlerken, babasını da bir atmacaya dönüştürürler. O gün bu gündür atmacalar nar ağacının çevresinde dönerler de dallarına konmaya cesaret edemezler.
ispanya’nın Granada şehrinin, adını nardan almadığını kabul etmememiz için fazla sebebimiz yok görünüyor. Bu şehrin kalkanında ve Kara-yipler’deki Granada

adasının bayrağında birer nar resmi bulunur. Eski Yunanlılarla Romalıların değer verdikleri narı Hippokrates (JÖ 460-377) güçlendirici olarak önerir. Mar, tarihte, ayrıca, tanelerinin bolluğundan dolayı bolluğun bereketin, canlı kırmızı renginden dolayı da ölümün simgesidir.
Nar meyvesinin kabuklarıyla çiçekleri boyar madde olarak kullanılır. Ekşi narın kurutulmuş taneleri Hindistan’ın kuzeyinde (Pencap) vejetaryen mutfakta baharat olarak kullanılır.
Meyve olarak taze yenebileceği gibi, suyundan şurup ve likör gibi içecekler de yapılır.
Hz. Muhammet, “Narlarınızdan bir nar yoktur ki bunlarda cennet narının bir tanesi bulunmasın”; Hz. Ali, “Bir kimse nar yerse Allah-ı Teala onun kalbini nurlandırır” sözleriyle över meyvemizi.
Belki bu övgülerden de destek alarak Osmanlı sarayında, nar şurubu, “Nar ekşisi” adıyla çok sevilmiş ve ilaç olarak kullanılmıştır. Bir 17. yüzyıl tıp kitabında nar şurubunun yapılışı şöyle tarif edilir:

Sponsorlu Bağlantılar
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yukarı Çık Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.