Kadınlar

Noni

Noni

NoniNoni
Turunçgiller familyasın-dandır. (Citrifolia, “limon yapraklı” demektir.)
3-6 metre boylarında; karşılıklı dizilişli, 10-25 cm uzunluk ve ve 5-17 cm genişlikteki, sivri uçlu, belirgin damarlı, yumurtamsı, parlak yeşil yapraklarını dökmeyen, başçıklar oluşturarak beş taçyapraklı beyaz çiçekler açan bir ağaççıktır. Çiçeklerin tek tek solmasıyla çiçek başının yerinde çam kozalağına benzer yeşil bir meyve çıkar. Bunlar ortaya çıktığında bir yandan da çiçekler açmaya devam eder. Bu sebeple çiçeklerle meyveler ağaççık üzerinde aynı anda varlıklarını sürdürürler. Yeşilken sert olan meyveler oigunlaşınca sararır, yumuşar ve biraz hoş olmayan bir şekilde, bozuk peynir ya da yoğurt gibi kokar.
Bitkinin anayurdu Pasifik (Büyük Okyanus), Polinezya, Asya ve Avustralya adalarıdır, ama günümüzde bütün tropikal bölgelerde görülür.
Kökleri boyar madde olarak kullanılır, asit ortamında sarı, baz ortamında kırmızı boya verir. Olgunlaşmamış meyveler Hindistan’da bir karışım baharatı olar körinin yapımına girer.
Bitkinin asıl değeri ve önemiyse şifa verici özelliklerinin olmasıdır.
Geleneksel Polinezya, Havvai ve Tahiti halk hekimliğinde 2000 yıldır yararlanılan bir eczadır noni. Yöre halkını bağışıklık sistemini güçlendirerek bakteri, virüs, parazit ya da mantar kökenli enfeksiyonlara karşı korumuştur.
Bunun için bitkinin özellikle meyveleri ile meyve suyu kullanılsa da, günümüze gelindiğinde diğer parçalar da adeta kapanın elinde kalmıştır. Çünkü bu bitkiden hareketle hazırlanmış sayısız ecza ya da besin var bugün ve bunların kimileri de yapraklardan, çiçeklerden, ağacın kabuğundan, köklerinden hazırlanıyor.
Aslında olgun meyvenin kokusunun pek hoş olmaması onun doğrudan tüketimini zorlaştırır, yöre halkı onu daha çok kıtlık dönemlerinde tüketmiştir, tüketir. Bugün de Avrupalı ithalatçılar meyve kurusunu ve meyveden hareketle hazırladıkları kapsül ya da komprimeleri, meyve sularını koku ve lezzet vericilerle çekici kılmaya çalışırlar.
Noninin bileşiminde potasyum, sodyum, kalsiyum, magnezyum, demir gibi mineraller, C, B1, B2, B6 ve E vitaminleri, alkaloitler, steroller, antioksidanlar, amino asitler bulunur.
Kanser, AİDS, yaşlanma, şeker, yüksek tansiyon, depresyon, eklem iltihabı (arthrite), kas ve baş ağrıları, bağışıklık sistemini güçlendirmek, kanseri önlemek ve kilo vermek için kullanılır.
Yapraklar sivilce ve yaralara lapa olarak sarılır.
Eczacı Jean-Louis Longuefosse’tan alınan bilgilere göre, ABD’de bu meyvenin suyunu içen 10 bin kişi üzerinde yapılan bir araştırmada, şu sonuçlar alınmıştır:
Meyvenin suyunu içenlerin yüzde 91 ‘inin vücutlarında bir canlanma olmuştur.
Kronik ağrı çeken hastaların yüzde 90’ının ağrıları hafiflemiştir.
Yüksek tansiyonluların yüzde 87’sinde tansiyon düşmüştür.
Şişmanların yüzde 72’si kilo vermiştir.
847 kanserli hastanın yüzde 67’sinde gözle görülür bir iyileşme gözlenmiştir.
Ayrıca bu meyvenin suyunu içenlerden; eklem rahatsızlığında, kalp-damar hastalıklarında, şekerde, alerjilerde ve depresyonda iyileşmeler görülmüştür.
Dikkat, halihazırda gözlenebilen bir yan etkisi bulunmamakla birlikte, bitki üzerinde henüz yeterli araştırma ve inceleme yapılamadığı için hamile ve emzikliler kullanmamalıdır!

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Tüm Kategoriler
Site Arşivi
Destekleyen Siteler



Hobiler