Safra Kesesi Kanseri

3 Ocak 2009
643 kez görüntülendi

Safra kesesi, kastan yapılmış armut biçiminde bir torbadır ve karaciğerin altında bulunur. Daha önce de söylediğimiz gibi biri büyük diğeri küçük iki abdan meydana gelen karaciğerin yaptığı safra, her lofedan çıkan birer kanala dökülürler. Bu iki kanal daha sonra birle­şirler ve tok kanal olarak aşağıya on iki parmak bağırsağa varmadan yan tarafa bir kol verir ve bu kol safra kesesine gider. Böylece az ve fakat devamlı olarak karaciğer tarafından yapılan safra bu kese ve­ya torba içinde birikir. Yedi’ğpmiz yemekler mideden on iki parmak, bağırsağa geçerken sinirler safra kesesinin sıkışmasını sağlar. Saf­ra kesesi sıkışınca içinde birikmiş safra on iki parmak bağırsaktan geçen yiyeceklerin üzerimeakar.
Şu halde, safra kesesinin görevi, karaciğerin çıkardığı safrayı geçici olarak depolamaktır. Onsuz da yaşam normal sürebilir Saf­ra kesesi bazan iltihaplanır veya safra içinde bulunan tuzlar .küme­lenerek bir büyük veya bir kaç orta taşlar meydana getirirler. On iki parmak bağırsaktan gelerek yukarı keseye çıkan çeşitli mikroplar safra kesesinin iltihaplanmasına sebep olurlar. Safra kesesinin ilti­haplanması veya içinde taşlar meydana geldiğinde bu kese ameliyat­la çıkarılır. iBu takdirde safra artık depolanamaz ve karaciğer tara­fından yapıldıkça on iki parmak bağırsağa akar.
Safra kesesi kanseri dekaraciğerinki gibi sık değildir. Bazı coğ­rafi bölgelerde daha sık görülmektedir. Mesela, Japonya’ da ve Afraki’da olduğu gibi. Safra kesesi kanseri daha çok yaşlılarda; ve er­keklere nazaran kadınlarda kat kat daha fazla görülmektedir. Aynı şekilde safra kesesi taşları ekeklere nazaran kadınlarda çak daha sık ve fazla görülmektedir.
Ameliyatla çıkarılan safra keseleri kanserlerinin hemen hepsin­de kese içinde taş bulunmuştur. Uzun müddet kalmış ve iltihaplan­mış kese taşları zamanla keseyi tırmalamakta, tahriş etmekte ve bun­lar ise safra kesesi kanserinin muhtemel sebepleri arasında sayıl­maktadır.
Safra kesesi kanserinin ilk ve en sık görülen belirtisi sarılıktır. Bunu ağrılar, kaşıntı, zayıflama takip eder. Burada bir hususu belirt­mek isteriz. Her görülen sarılık kötü bir hastalığın başladığı anlamına gelmez. Zira, sarılık aslında bir hastalık olmayıp bir belirtidir. Aynen baş ağrısı gibi. Karaciğerin iki salgısı olduğunu söylemiştik.
Biri glikojen karaciğerin kan damarları ile dolaşıma karışır- Diğer sindirim için gerekli olan safradır. Safra ise kanalları He oniki par­mak bağırsağa akar. Şimdi eğer bu safra kanallarında bir iltihap,hastalık, taş veya dışarıdan bir baskı ile bu kanallar tıkanır veya ka­panır ise ne olur? Tabii safra akmaz ve kana karışır. Bunun sonucu, kanda safra birikir ve sarılık ortaya çıkar, idrar koyulaşır ve dışkıya safra karışmadığı için rengi açık olur.. Şu halde, heryangii bir se­beple safra, oniki parmak bağırsağa kısmen akar veya hiç akmaz ise, koyu sarı enkli safra kana karışır ve sarılık ortaya çıkar. Sarılı­ğın derecesi kana karışan safra ile orantılıdır.
Safra kesesi kanserinin belirtilerinde sarılıktan sonra ağrı, ka­rında dolgunluk ve şişlik hissi, getirttiği kusma ishal, iştahsızlık, kuv­vetsizlik ve zayıflama yer alır. Tabii bunların derecesi hastalığın ne zaman başlamış ve ne kadar yayılmış olmasına bağlıdır.
Teşhis’ te en önemli yeri röntgen alır. Sonra kan ve idrar tah­lilleri gelir. Safra kesesi kanserinden korunma açısından bazı ün­lü yazarların öğütlerini buraya aktarmak yerinde oiur. Zira, biz de onların görüşlerine katılmaktayız, punlara göre, Safra kesesinin sık sık iltihaplanması veya rötgende taş görülmesi halinde herhan­gi bir kompiikasyon ve sonunda kötü bir ortama düşmeden, safra kesesi ameliyatla alınmalıdı.Genellikle hastalık (yani kanser) be­lirtilerini gösterip kanser teşhisi konduğu vakit çok zaman kayıp edilmiş olur. Diğe açıdan, safra kesesinin bir kompiikasyon meydana getirmeden zamanında çıkarılması, yukarıda da izah ettiğimiz gibi hayatı ve yaşantıyı fazla etkilemez.

Sponsorlu Bağlantılar
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yukarı Çık Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.