Semizotu

Semizotu

SemizotuSemizotu
Semizotugiller familyasındandır. Diğer adlan Semizlik, Semiz ebe, Tohmegen, Cibille, Pürpürün, Perpin.
(Portulaca ‘nın Latin-cede “küçük kapı” demek oianpo/tu/a’dan geldiği kabul ediliyor.. Oleracea “sebze olarak kullanılan”, sativa “kül-türü yapılan” demek.)
10-20 cm boylarında, etli sulu gövdeli ve yine etli sulu, yuvarlağa yakın yumurtamsı yapraklı, ilkbaha r-sonbahar arasında küçük sarı Çiçekler açan, bir yıllık, otsu bir bitkidir. Doğal olarak yetişenlerinin yapraklan kültüre
alınmışlara göre daha küçüktür, ayrıca bunlar sürünücüdür. 20-30 cm boyunda
kırmızımsı, etli, sulu gövdeleri vardır.
Çiçekler solunca, yerlerinden çok küçük siyah tohum kümeleri çıkar. Doğal olarak yetişen türü çok arsız bir bitkidir, tarım alanlarında zararlı ot
muamelesi görür ve onu tarlatan söküp atmak, tüketmek neredeyse imkânsızdır.
Bu türün ya da “aşı semizlik” denen kültür türünün üretimi için toprak sürülür,
fazla derine olmamak üzere mayıs-ağustos aylarında ekilir ve sıralar arasının 25
cm olmasına dikkat edilir.
Sulanırsa daha geniş ve doyurucu yapraklı bitki elde edilebilir. Kökten sökmek yerine, dallar ve yapraklar koparılarak hasat edilirse, aynı bitkiden yılda birkaç kez ürün alınmış olur.
Anayurdu Hindistan olan bu bitki Avrupa’ya 16. yy’da getirilmiştir.
Hindistan’da, İran’da 2000 yıldır bilinir ve yenir. Eski Mısır’da da sebze, baharat ve tıbbi amaçlarla kullanılırdı.
Bitkiyi tanımlayan 13. yy’da Büyük Albert (1200-1280) olmuştur. Kültürünün yapıldığını 1 536’da Jean de La Ruelle kaydetmiştir, ingiltere’de kültürünün yapıldığı yıl 1 582’dir.
Eski Yunanlılar onu andrachne, Romalılar da portulacca adıyla bilirlerdi. 13. yy ile 19. yy’ın başları arasında kültürü çok yayılmıştı.
Ortaçağ’da (5-15. yy) Araplar ona çok değer verirler, hatta emirlerinin bahçelerinde bile yetiştirirlerdi. Güney ülkelerinde pişirilmeden yenirken, Kuzeyde pişirilerek yenir, yabanisi de kültürü de yaygınlıkla tüketilirdi.
Tarihte semizotuyla ilgili iyimserlik dolu inançların bazıları: Bu bitkiyi üzerinde bulunduran kişi şansı ve aşkı kendisine çeker, kötü ruhlardan uzak kalır. Çevresini semizotunun sardığı ev mutlulukla dolar. Yatağına semizotu koyan kişi kâbuslardan ve kötü rüyalardan uzak kalır. Zırhının altında çarpışan askerler kendilerini korumak için üzerlerinde semizotu taşırlar.
Bitkinin taze dallarıyla yaprakları salata yapılır, sebze olarak yenir. Pirinçli, bulgurlu, sade yemekleri yapılır ya da ıspanak gibi kavrulur.
Sapları kapari gibi sirkeli turşu yapılır.
Yapraklarının ayıklandığı saplan kurutulup, kışın salçalı ya da yoğurtlu yemek yapılır.
Tohumları tahıl olarak tüketilebilir, ama bunun için inanılmaz bir sabır gerekir; çok küçük olduğu için yeterli miktarı toplamak kolay değildir.
Bitkinin yapraklı dallarında A, B1 ve B2, B6, C vitaminleri, kalsiyum, fosfor, demir, sodyum, potasyum gibi mineraller, omega 3 bulunur.
İdrar söktürücü, kan temizleyici, kabızlık giderici, serinletici etkileri vardır.
Gut hastalığına, baş ağrısına iyi gelir. Tohumu kurt düşürücüdür. Yaprağı lapa halinde basura karşı uygulanır.
Ancak dikkat, aşırı yenmesi sindirim sorunları yaratabilir, ishale yol açabilir, hamilelik sırasında yenmemelidir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ