Sezaryenle Doğum

Reklamlar
Sezaryenle Doğum

SEZARYEN
Eskiden sonuçları anne için tehlikelerle dolu olduğundan çok ender başvurulan sezaryen, günümüzde ameliyat ye uyuşturma tekniklerindeki ilerlemeler, antibiyotiklerin bulunması ve yeni doğmuş çocuklara yeniden canlandırma uygulanmasının sağladığı olanaklar sayesinde, gerek gebelikte, gerekse doğum sırasında (gerekli olduğu anlaşılırsa), büyük bir güvenle uygulanabilmektedir.
Doğum uzun sürüyorsa ve kadının ya da çocuğun yaşamını tehlikeye sokuyorsa kullanılırlar.
Sezaryenle Doğum-1
sezeryanla-dogum-2
gelişinde arkadan gelen başa kaşık konması, genel uyuşturum altında yapılır. Hekim, kadının iyice açılmış olan dölyolundan dölyatağına kadar girerek, kalçadan gelmekte olan çocuğun ayaklarından birini yakalar. Böylece, önce iki bacak, aşağı alınarak çıkarılır, arkadan kalçalar ve omuzlar çıkar Bu işlem sırasında, çocuğun kollarının yukarı kalkmamasına, dikkat edilir. Son olarak (gerektiğinde kaşık kullanılarak), baş çıkarılır.
İçerden çevirme
Bazı anormal durumlarda, özellikle çocuğun çapraz geldiği durumlarda, dölyatağı boynunun tam olarak açılmış olması koşuluyla, içerden çevirmeyle dölütün konumu değiştirilir. Hekim, genel uyuşturma altında, eliyle dölyatağına girerek çocuğun ayaklarından birini tutup aşağı doğru çeker. Böylece, çapraz geliş durumu, makat gelişi durumuna dönüştürülmüş olur ve çıkarma işlemi, yukarda anlattığımız biçimde sona erer.

Sezaryen uygulama gerektiren durumlar
Sezaryen uygulama gerektiren durumların listesini çıkarmak güçtür. Özet olarak, daha önce saydığımız, doğumu güçleştirici koşullar sürüyor ya da ağırlaşıyorsa, sezaryen uygulamak gerektiğini söyleyebiliriz.

Dölyatağı boynunun açılış döneminden önce karar alınması

Sezaryene başvurma kararı, dölyatağı boynunun açılış dönemi başlamadan önce de alınabilir. Bu kararın alınmasını gerektiren durumlar arasında, dölütün büyüklüğü ile kadının leğeni arasında oransızlık, annede sağlık açısından çocuğun erken çıkarılmasını gerekli kılan bir hastalık bulunması (sözgelimi şeker hastalığı ya da kan uyuşmazlığının ciddi biçimleri), annede bünyenin sancılara dayanamayacağı izlenimini veren bir hastalık bulunması, annenin daha önce iki sezaryen geçirmiş olması sayılabilir. Annenin daha önce 2 sezaryen geçirmiş olması durumunda, normal doğum olasılığı bulunsa bile, önceki yaralar, dölyatağını,doğum süreci sırasında bozuna uğramasına yolaçacak ölçüde zayıflatmış olabilir.
Dölyatağı boynunun açılış dönemi sırasında karar alınması

Boynun açılış dönemi sırasında sezaryene başvurma kararı alınmasını gerektiren başlıca neden, doğum güçlüğünün önünün almamamasıdır (kasılma güçsüzlüğü, dölütün oksijenlenme yetersizliğinin artması ya da her ikisinin birlikte bulunması). Bu anlamda, dölyatağı kasılmalarmdaki, dölyatağı boynunun silinme ve açılmasının ilerlemesindeki önemli düzensizlikler, mekanik güçlüklerdir. Leğendeki biçim bozuklukları kemiksel güçlükleri, dölütün gelişindeki anormallikler ve geliş yönü ile kanala giriş biçimi arasındaki uyuşmazlıklar da, dölütten kaynaklanan güçlükleri oluştururlar.

Dölyatağı boynunun açılış dönemi sırasında, gerek annedeki bir hastalık, gerek dölütün gelişindeki anormallikler, gerekse yukarda sayılan güçlükler nedeniyle dölütün oksijenlenme yetersizliği arttığı zaman da, durum ciddileşmeden, sezaryene başvurmak gerekir.

Sezaryen tekniği

Cerrahi bir girişim olan sezaryen, kural olarak, genel uyuşturma altında ve ameliyathanede yapılır.

Uyuşturma, ameliyat bölgesinin cerrah tarafından hazırlanmasından önce yapılabileceği gibi, kullanılan maddenin dölütün kan dolaşımına karışmasının elden geldiğince kısa süreli olması için, hazırlıklardan sonra da yapılabilir.

Deri kesişi, göbek ile çatı kaynağı arasına uygulanır. Genellikle orta çizgide ve dikeydir. Daha aşağıda yapılan yatay kesiye, daha estetik olmakla birlikte, karın çeperinin açılması uzun sürdüğünden ve ikinci bir sezaryen gerekirse güçlük çıkarabileceğinden, daha az başvurulmaktadır.

Karın boşluğu açıldıktan sonra cerrah, dölyatağının ön yüzüne kolayca ulaşabilir (gebelik sonunda sindirim kanalı genellikle dölyatağınm arkasında kalmıştır); dölyatağını en ince yerinden, yani alt bölümden yararak, elini dölyatağı boşluğuna sokup çocuğu başından ya da bacaklarının birinden tutarak çıkarır. Çocuk çıkar çıkmaz, kordon kesilir; ameliyatta hazır bulunan ebe, çocuğu mikroptan arındırma koşulları altında ilk bakımının yapılması için, yeniden canlandırma odasına götürür.

Cerrah, çocuğu aldıktan sonra eteni de elle çıkarır; boşalmış olan dölyatağının alt bölümünü diker. Karın çeperinin de dikilmesiyle ameliyat tamamlanır.

Sonuçlar

Günümüzün koşullarında, sezaryen ameliyatı büyük bir girişim değildir.

Gebelik sonrasının fizyolojik kanamaları fazla önemli değildir; loğusa, girişimin ertesi günü ayağa kalkabilir.

Anne, klinikte normal doğum için gerekli süreden biraz daha fazla kalacaktır. Genellikle sezaryenden sonra, karşıt madde verilerek dölyatağı filmi çekme yöntemiyle, dölyatağındaki yaranın iyileşme durumu denetlenir. Dölyatağı henüz eski sağlamlığına kavuşmadan (genellikle altı ay), yeni bir gebelikten kaçınılmalıdır.

Sonraki yıllarda yeni bir gebelik durumunda, tutulacak yol, ilk sezaryenin nedenlerine bağlıdır. Birinci girişimi gerektirmiş olan durum hâlâ varsa, ikinci bir sezaryen gerekli demektir. Tersine, bu neden ortadan kalkmışsa, dölyatağı boynunun açılış dönemini yönetmek için doğumu kolaylaştırıcı ilaçlara başvurmaktan kaçınılarak, doğal yoldan doğum denenebilir.

Sezaryenden sonra ikinci bir gebelikte, deri üstündeki yara izi genellikle çirkin bir görünüm alır; ikinci sezaryen yapılırken, her zaman birincinin izi kaldırılır.

Gebelik sırasında dölyatağı yırtılmasıyla karşılaşmamak için, bir kadına en çok 4 sezaryen uygulanmalıdır.

Bu durumda cerrah, çocuğu çıkardıktan sonra karı-kocanın onayıyla, dölyatağı borularını bağlayarak anneyi kısırlaştırabilir.

Bu girişim sırasında, bir dölyatağı miyomunu çıkarmak ve başka anormallikleri gidermek olanağı da vardır.

ÜST YOLDAN YAPILAN ÖTEKİ GİRİŞİMLER

Sezaryen ya da bu amaçla uygulanacak tamamlayıcı girişimler dışında, üst yoldan yapılabilecek girişimlerin başlıcası, dölyatağı çıkarma ameliyatıdır. Bu girişim, aşağıdaki durumlarda mutlaka uygulanmalıdır:

— dayanıklılığını yitirmiş ya da aşırı gerilmiş bir dölyatağınm, boynun açılış dönemi sırasında yırtılması (ender raslanır); bu durumda, girişimin ilk amacı çocuğu kurtarmak, ikinci amacı da, onarılması olanaksız dölyatağı yırtığının yolaçtığı kanamadan anneyi kurtarmaktır;

— çocuk eklerinin de çıkmış olmasına karşın, dölyatağındaki kanamanın durmaması (gerek dölyatağmdaki bir anormallikten, gerekse kanla ilgili bir pıhtılaşma anormalliğinden ötürü); bu duruma da çok ender raslanır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ