Sigara Ve Alkol

Sigara Ve Alkol

SİGARA VE ALKOL
lütün içinde bulunan maddelerin, ayrıca sigara kağıdının yan­ması ile meydana gelen ‘kadranın kuvvetli ve etkili birer karsinojen maddeler olduğu artık bütün dünyada kesinlik kazanmıştır. Sigara­nın yanması ile bu karsinojenlerin etkileri daha da artmaktadır. Bu görüş pipo ve sigara (puro), için de geçerlidir. Sigarayı sonuna ka­dar içmek, dumanı içine çekmek, sönmüş sigarayı tekrar yakmak gj. bi itiyatların sigaranın kanser yapma etkisini daha da arttırdığı öne sürülmüştür.
Sigara dumanındaki nikotin, amonyak ve diğer maddeler bronş­ları etkilemekte ve böylece de kanser oluşabilmektedir. Sigara içi­len yerlerde, devamlı veya uzun süre kalmak ve sigara dumanlarını soluk almak, sigara içi (meşe de, içmiş kadar zarar verir. (Kuşkusuz, ayni oranda değil.)
Sigara dışında tütünün diğer şekillerde kullanılması da tek başı­na önemli bir faktör sayılmaktadır, kanser oluşumunda. Nitekim, pu­ro ve pipo içme alışkanlıklarında daha çok dil ve dudak kanseri gö­rülmektedir. Yine, Hindistan, Güneydoğu Asya gibi bazı bölgelerde tütün tozunu emmek veya tütün yaprağını çiğnemek alışkanlıkları var­dır. Bunlarda bademcik, dil, gırtlak ve yemek borusu kanserlerinin sık görüldüğü saptanmıştır.
Şu halde, sigaranın veya tütünün deöfişik şekillerde kullanılma­sı, özellikle akciğer olmak üzere dudak, dil, ağız boşluğu, gırtlak ve yemek borusu kanserlerine sebep teşkil ettiği genel oiarak tüm dün­yada kabul edilmektedir. Dünya istatistiklerine göre, sigara ve tü­tünün çok kullanıldığı bölgelerde, özellikle akciğer olmak üzere say­dığımız organların kanserlerine çok daha sık rastlanmaktadır. Kan­serin görülmesi, içilen sigaranın süresine ve günlük miktar ile oran­tılıdır. Sigara içmeyenler için, sigara dumanında bir çok karsinojenik maddelerin bulunduğunu bir kere daha hatırlatmak yararlıdır. Bu nedenledir ki bazı umumî yerlerde sigara içilmesi yasaklanmıştır
Her ne kadar, dünyaca tütün ve sigaranın kanser yapıcı bir çok faktörleri kapsadığı ve etkilediği kabul edilmiş ise de, bu görüşe karşı sayılı bir kaç bilgin çıkmıştır. Bunlara göre sigaranın gerek ak­ciğerlerde, gerekse gırtlakta meydana getirdiği kanser direkt bir et­ki sonucu değildir. Sigara kronik bronşit yapıyor insanda. Kronik bronşitte, hücreleri tahrip ederek kansere müsait bir zemin hazırlı­yor. Böylece, bunlar, sigaranın direkt değil de emdirekt bir şekilde kansere sebep olduğu görüşündedirler. Sonuç olarak tütün ve si­gara dumanı olsun ister direkt ister endirekt kanser yaptığı tartışma götürmeyen bir gerçektir. Sigarayı filtreli (ve filtreleri sık sık deği­şebilen) ağızlıklarla içmek ancak kısmî bir yarar sağlar.
ALKOLE gelince: Son yıllardaki çalışmalar (özellikle Amerika’­da) eskiden tahmin edilen bir hususun gerçek olduğunu ortaya koy­muştur. Buna göre, aşırı içkinin kansere neden olduğunun saptan­dığı bildirişmektedir. Nitekim, bu hususta gerekli işlemlerin yapılma­sı için Amerika Sa’ğlık Bakanlığı Kongreye bir rapor sunmuştur. Ra­porda çok miktarda, sert içkilerin sürekli içilmesinin ağız, gırtlak, ye­mek borusu, karaciğer kanserlerine yol açtığını bildirmiştir.
özetle, aşırı alkolün, hastalığın meydana gelmesinde, yardımcı bir faktör olduğu kabul edilmektedir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ