Su Çiçeği Hastalığı

Su Çiçeği Hastalığı

Su Çiçeği Hastalığı

Çocukluk çağının en sık görülen ve bulaşıcılığı en yüksek olan döküntülü hastalığıdır. Genellikle çocukluk döneminde salgınlarda bulaşır. 2-3 haftalık kuluçka döneminden sonra, ateşle birlikte, baş, boyun ve vücutta, içi sıvı dolu, deriden kabarık döküntüler ortaya çıkar

Kaşıntılı olan bu döküntüler bir haftaya dek üzerinde içi sıvı dolu döküntüler kabuklaşır, genellikle bırakın,ı dan kaybolur. Kaşıma sonucu döküntüler iltihaplanabilir ve deride iz bırakabilir. Bu nedenle derideki döküntülerin kaşınarak mikrop kapmaması için tırnakları kesmek, el temizliğine dikkat etmek gerekir.

Doktorun önereceği kaşıntı önleyici ilaçlar kullanılabilir. Yüksek ateş varsa kontrol altına almak gerekir. Bu amaçla salisilat grubu ilaçlar (aspirin v.b.) kesinlikle kullanılmamalıdır.

Su çiçeği aşısı ülkemizde mevcut olup hastalığı geçirmemiş ve aşılanmamış çocuklara 1 yaşından sonra tek doz, 13 yaş ve sonrasında ise 1 ay ara ile 2 doz cilt altına uygulanabilir.

Sağlık ocaklarında rutin uygulanmayan bu aşı ekonomik sıkıntısı olmayanlara önerilebilirse de bağışıklığı iyi ve özel birtakım hastalıkları olmayan çocuklarda uygulanması şart değildir.

Son derece bulaşıcı olduğundan, 2-7 yaşlar arasında çok görülür. Zararsız bir hastalık olmasına karşın, hastanelerde suçiçeği salgılarından korkulur; çünkü hastanelerde kan kanserli ve yüksek dozda kortizon tedavisi uygulanan çocuklar da vardır; son derece bulaşıcı olan suçiçeği, bu çocuklara geçtiğinde, kanamalı bir biçimle ilerler; bu biçim tehlikelidir.

Nedenler: Suçiçeği ve zona, aynı virüsün (poxvirus va-ricellae) yolaçtığı hastalıklardır. Hastalık insandan insana doğrudan ya da dolaylı olarak kolayca geçer. Hastanın bulaştırıcılığı, hastalığın başlangıcında en yüksek düzeydedir, bozunlann kabukları düşünceye kadar (yani 15 gün) da sürer.

Teşhis: Döküntüler hafif ateşle başlar, görüntü niteleyicidir. Önce, yuvarlak, kırmızı lekeler görülür; bunlar birkaç saat içinde sağlıklı deri üstünde «çiğ tanecikleri» görünümü veren keseciklerle kaplanır. Kesecikler sertleşir ve 2-4 gün içinde kurur. 10 gün içinde -çocuk kaşmmamışsa- yiter. Aslında her zaman, kaşımaya bağlı bir-iki iz kalır ve ilerde kişinin suçiçeği geçirip geçirmemiş olduğunun anlaşılmasına olanak verir. Döküntü, nöbetler halinde yayılır (1 hafta içinde 2-3 nöbet). Belirli bir sıra izlemeden bedenin her yanını kaplar. Saçlı deriye de sıçraması, hastalığın niteleyici belirtilerinden biridir (çocuğun kafası kaşınır ve saçı tarandığında çocuk yakınır).

Ayrıca, mukozalara bulaşma ve boğazı etkileme (yutma güçlüğü) görülür. Mukozalar dışında, gözü ve üreme organlarını da etkiler. Belli belirsiz bir ikincil enfeksiyon (kaşınma nedeniyle) belirtisi olarak, hafifçe büyümüş, sert lenf düğümleri görülebilir. Ateş pek yoktur; evrim 10 gün sürer; genellikle tehlikesizdir.

İhtilatlar: En önemli ihtilat, çok ender raslanan tümbeyin

iltihabıdır (ansefalit); ciddilik derecesi çocuktan çocuğa değişir. Ölümle sonuçlanabileceği gibi iyileşme olasılığı da vardır; ama mutlaka izler bırakır. Yürüme güçlüğü ve hareketlerde beceriksizlikle birlikte denge bozuklukları görülür.

Ayrıca, derideki bozunları kaşıma sonucu, izlerin kalıcı olmasına ve impetigolaşmaya yolaçan ikincil enfeksiyonlar belirebilir.

Tedavi: Çocuk, hastalığı geçirmemiş kişilerden ayrılmalı ve yatıştırılmalı, ateşi düşürülmeli, kaşınması önlenmeli, tırnakları kesilmeli, ellerinin temizliğine özen gösterilmelidir. Çocuğun hastalığı geçirmemiş kişilerden ayrılmasına ve klinik iyileşme sağlanıncaya kadar okula gönderilmemesine karşın, hastalığın yayılması önlenememektedir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ