Süreğen Akciğer Kalbi

Süreğen Akciğer Kalbi

SÜREĞEN AKCÎĞER KALBİ
Süreğen solunum zorluklarının kalbe, özellikle de sağ karıncığa yansımasına süreğen akciğer kalbi denir.
Çoğunlukla, bu hastalığın nedeni akciğer amfizemi, süreğen bronşit (bronş iltihabı) ya da astımdır. Daha ender olarak da omurga ve göğüs kafesi bozuklukları, fibrozlar ya da akciğer ambolileri sonrasında ortaya çıkar.Hastalar genellikle amfizem, astım ya da süreğen bronşitten yakınır. Bu hastalıklar tıkayıcı, süreğen bronş akciğer hastalıkları terimi altında toplanırlar.
Süreğen akciğer kalbini akla getiren ilk belirtiler, genellikle çok geç ortaya çıkarlar. Hasta uzun süredir solunum yetmezliğinden yakınmaktadır (soluk soluğa kalma, öksürük, balgam çıkarma). Özellikle ağır bir solunum enfeksiyonu sırasında, ilk kalp belirtileri gözlenebilir.
Enönemli belirti soluk darlığıdır (genellikle çaba harcama sırasında, daha ender olarak da din lenmede, ayakta ya da yatar durumlarda gelen solunum zorluğu).
Aynı zamanda hastanın yüzünde morarma ve terleme görülür.Hasta öksürür ve özellikle sabahları irinli bal gani çıkarır.Dinlemede çoğunlukla, hastalığın yalnızca akciğer yönüyle ilgili bilgi veren bronş railerinden başka şey duyulmaz.
İkinci bir dönemde bir bronş hastalığı sonucu, sağ karıncık yetmezliği daha belirginleşir. Gene de solunum yetmezliği belirtileri en önemli belirtilerdir: Soluk darlığı; öksürük çıkarma; siyanoz; hattâ bilinç bozuklukları.
Kalbin dinlenmesinde taşikardi (çok hızlı atımlar), üçlü kalp sesi ve kasılma dönemi üfürümü saptanır.
Bacakların şişliği (ödem), atılan sidik miktarının azalması (oligüri) ve elle yoklamada ağrılı karaciğer büyümesi belirlenir.Hastalığın ilk dönemlerinde radyolojik inceleme her zaman tamamlayıcı bilgiler getirmez.Yalnızca elektrokardiyogram, sağ karıncığın büyüdüğünü belirten bazı belirtiler ortaya koyabilir.
Sağ kalbe kadar çıkan bir sonda uygulama, akciğer atardamarında kasılma basıncının özellikle
arttığını gösterebilir. Ayrıca atardamar kan gazlarının incelenmesine başvurulabilir: Oksijen bakımından yoksulluğu ve alyuvar sayısının artışını (polisitemi) ortaya koyar.
Hastalığın gelişmiş bir döneminde radyografide akciğer atardamarının ve sağ karıncığın hacimlerinin arttığı görülür.
Elektrokardiyogram, bu büyümeyi doğrular. Bu dönemde ve daha ileri dönemler süresince kan gazlarının incelenmesi zorunludur: Akciğerlerin durumunun izlenmesine olanak tanır. Oksijen yoksulluğu (hipoksi) ve tersine karbondiyoksit düzeyi yüksekliği saptanır.Kanda eriyen bu karbondiyoksit karbonik asite dönüşür ve plazmayı asit yapar: Bu asidozdur. Asidoz komayla sonuçlanabilir; bu da soluk borusu açılarak tüp sokma yoluyla ya da ağızdan gırtlak yoluyla soluk borusuna tüp sokmayla hastanın solumasına yardım etmeyi gerektirir.Önceden süreğen bronşite yakalanmış kişilerde, kalp yetmezliği belirtileri erken ortaya çıkmalarına karşın, uzun süre gözden kaçabilir. Filmde de akciğerler normal görünür. Ne var ki, kalp yetmezliği tekrarlamaları oluştukça, enfeksiyon ya da amboli ihtilatları sonucunda evrim ciddi olabilir.
Tersine, amfizemden (yani özellikle soluk sı kısması ve soluk darlığından) yakınan hastalarda film, çok bozuk bir akciğer ve genişlemiş bir göğüs kafesi gösterir; kalp yetmezliği belirtileri de son derece geç ortaya çıkar. Hattâ tek başına amfizem durumunda, yetmezlik ender görülür. Aslında amfizem çoğunlukla süreğen bronşitle birlikte görülür.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ