Susam

Susam

SusamSusam
(Sesamum indicum)

Pedaliaceae familyasındandır.
30-200 cm boylarında, çalı görünüşünde, dik gövdeli, bir yıllık, otsu bir tarım bitkisidir.
Gelişimini 3-4 ay içinde gerçekleştirir. Güçlü bir kazık kökü ve çevresinde yoğun bir lif kök sistemi vardır.
Ana gövde boğum boğumdur. Yapraklar 6. boğuma kadar karşılıklı, ondan sonra almaşık dizilişli; diplerde büyük ve geniş, uçlara doğru dar ve uzundur.
Çan şeklindeki beyaz ya da pembe çiçekler yaprakların koltuğundan 1-3 adet olarak çıkar.
Meyveler altta ve üstte daralmış bir dikdörtgen prizma şeklindedir. Her kapçıkta, 7 mm uzunluğunda, yassı, armutsu-yumurtamsı, krem ya da beyaz renkli, 100 dolayında tohum bulunur.
Susam, anayurdu sanılan Hindistan dışında Asya ve Avrupa’da olduğu gibi ülkemizde de yetiştirilir. Amerika’ya Mısırlı siyah köleler aracılığıyla 17-18. yy’larda gider. Günümüzde en çok Sudan, Venezüella, Hindistan, Nijerya, Çin, Meksika, Birmanya, Endonezya, Mısır ve Yunanistan’da üretilir. Bu liste Türkiye de vardır ve 7. ya da 8. sıradadır.
Güneydoğu, Akdeniz, Ege ve Marmara bölgelerimizde, iller içinde de en çok Şanlıurfa’da susam üretilir.
Susam hasadı, temmuz-ağustos aylarında, genellikle bitkinin yerden elle ve oldukça güç harcanarak sökülmesiyle başlar. 15-20 kök bitki bir demet yapılır; demetler kökleri yerde, tohumlu başaklan havaya gelecek şekilde çadır kurar gibi birbirine dayayarak dikilir.
Kuruyup kapsüller çatlayınca yere bir örtü serilir, üzerinde bitkiler sallanarak ya da “tokuç-tokaç” denen ahşap aletle dövülerek tohumlar saplardan ayrılır.
Susam taneleri mutfakta başta tahin yapımı olmak üzere çeşitli şekillerde kullanılır. Kavrulup dövülür, içine pekmez ya da şekerli su konup, besleyici bir tath olarak yenir. (Çocukluğumuzun sayılı tatlılarından biriydi bu, Ege dağ köyünde I)
Hafif kavrularak tuzlu yiyeceklerin üzerine ekilir. Simit, ekmek, kuru pasta gibi kimi besin maddelerinin üzerine serpilir.
Tohumların yarısından fazlasını kaplayan yağın çıkarılıp mutfakta kullanılması da söz konusudur. Yağ çıkarıldıktan sonra kalan posaya küspe denir ve bu da hayvanlar için iyi bir besindir. (Köyümüzde susam yağı çıkarmak için bir “yağhane” vardı ve yağı alınmış küspeyi, bir şekilde biraz yediğimizi hatırlıyorum… Tabii ki o günleri yel üfürdü, sel götürdü… Şundan belli ki ayrıntıları unutmuşum…)
Susam tarihte tarımı yapılan ilk yağ bitkilerinin başında gelir. İÖ 2350 yıllarında Mezopotamya’da susama rastlanır. İÖ 1 500’lerden gelen Mısır’daki Eber papirüslerinde adı geçer. Eski Yunanlılar onu enerji İhtiyaçları için bolca kullanır. Romalı Celsus, Tıp Sanatı Üzerine adlı eserinde susamı da tanımlar.
Anadolu’da 3000 yılı aşkın bir süredir susam yağı kullanılır. Marco Polo’nun (1254-1324) araştırmaları Perslerin zeytinyağını bilmezken, susam yağını kullandıklarını gösterir.
Özellikle Doğuda susamın sihirli güçleri olduğuna inanılmıştı. Asya halkları, tanrılarının dünyayı yaratmadan önce susam şarabı içtiğine inanır; Brahmanlar onu ölümsüzlüğün simgesi sayardı.
Binbir Gece Masallarının ünlü “Açıl, Susam, açıl!” sözü, her ne kadar olgunlaşan susam tohumunun kapçıktan dışarı fırlayışından hareketle söylenmiş olsa da, bu aynı zamanda niçin susamın “hazine” değerine bir gönderme de sayılmasın! Osmanlı sarayında kullanılan eczalardan biridir susam. Uygur tıbbında susam ve susam yağı, “künçit” sözcüğüyle geçer. Bugün de susam tohumlarına Anadolu’da yer yer küncü denmektedir. Dilimize Sanskritçeden geçtiği sanılan bir adlandırma bu.
Susam yağında oleik, linoleik, palmitik, stearik ve miristik asit gibi yağ asitleri bulunur. Bu yağ uzun süre acılaşmadan kalır.
Susam güçlü bir besindir; kilo aldırır, kansızlığa iyi gelir, cinsel gücü ve isteği artırır, gaz giderici ve yatıştırıcı-etkiler gösterir. Susam yağı kabızlık giderici, bağırsakları ve yanıkları yumuşatıcı özelliktedir. Kuru saçlara iyi gelir.
Ek: ilk bölümünü “Mersin” maddesine aldığımız “Evlerinin önü mersin” türküsünün ikinci bölümünün sözleri, bence bir halk ve aşk şiiri şaheseri. Bakar mısınız!..
Evlerinin önü susam
Su bulsam da yüzüm yusam
Açsam yüzün baksam dursam
(Al hançeri vur ben öleyim
Kapınızda kul ben olayım)

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ