Zatürre, Virüs Kökenli Zatürreler, Zatüre

11 Mart 2009
1.719 kez görüntülendi

Zatürre

Akciğerlerin mikroplarla oluşan iltihabı hastalığına zatürre denir. Ateş, nefes almada güçlük, sık nefes alıp verme, göğüste ağrı, öksürük ve balgam çıkarma gibi belirtilerle ortaya çıkar. Hastalık ilerleyerek solunum ve kalp yetmezliğine neden olabileceğinden bu tür belirtileri olan çocukların en kısa sürede doktora götürülmesi gerekir.
zaturre-verem
Zatürre birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir.

Hastalığa yol açan mikroplar genellikle virüs ve bakterilerdir. Ayrıca mantar ve parazitler de nadir olarak zatürreye neden olabilirler.

Hastalığa yol açan mikroplar çoğunlukla damlacık enfeksiyonu şeklinde aksırık ve öksürükle hasta insanlardan sağlam kişi ve çocuklara bulaşmaktadır. Zamanında tanı konula-mayan ve müdahale edilemeyen bebekler ve çocuklar, bu hastalık nedeniyle yaşamlarını yitirebilmektedir.

Ayrıca bu hastalığa yol açan bazı mikroplar akciğerlerde iltihabın yanı sıra kan yoluyla yayılarak beyin zarı iltihaplarına da (menenjit) neden olabilmektedir. Bu mikroplardan bazılarına karşı aşı ile korunmak mümkündür. Bunlardan birisi Hemofilus influenza tip b (Hib), diğeri pnömokoklardır.

Hib zatürrenin yanısıra menenjit, kas ve eklem iltihabı, orta kulak iltihabı, sinüzit ve yutak iltihabı gibi çeşitli enfeksiyon hastalıklarından sorumlu olabilmektedir.

Hib enfeksiyonları aşı ile önlenebilir hastalıklar olduğu için her sağlıklı çocuğa tavsiye edilmektedir. Pnömokok aşısı da zatürre ve beyin zarı iltihabı etkeni olan mikrobun 23 değişik tipine karşı koruyucu olacak şekilde hazırlanmış olup, bu tipler % 95 sıklıkla görülen mikrop türleridir.

Pnömokok aşısı 18 aylıktan büyük bebekler ile tüm çocuk ve erişkinlere önerilirken, dalağı alınmış ya da bağışıklık sistemi baskılanmış kişilere ise mutlaka uygulanması gerekir. Bu aşı tek doz şeklinde uygulanmakta ve daha sonra her beş yılda bir hatırlatma dozu yapılmaktadır.

Günden güne daha sık raslanan virüs kökenli zatürreler, genç erişkinlerde ve çocuklarda görülür. Genellikle evrimleri iyidir.Ateş 39 °C dolaylarında yerleşir. Nabız, ateşin yükselmesiyle orantılı değildir; hafifçe hızlanmıştır. Hasta çok yorgundur.Solunum sistemiyle ilgili belirtiler fazla belirgin değildir. Köpüklü ya da irin kapsayan balgamlar getiren sık, yorucu bir öksürük görülür. Solunum güçlüğü fazla belirgin değildir.

Akciğer düzeyinde pek belirgin değillerdir. Akciğerin dinlemeyle muayenesinde bronş raileri duyulur. Ayrıca hava kabarcıklarının patlamasına benzer sesler (yaş railer) duyulabilir. Hastanın sırtı her gün dinlenirse, akciğer belirtilerinin günden güne yer değiştirdiği görülür. Bu fiziksel ve işlevsel genel belirtiler karşısında, tamamlayıcı muayenelere başvurmak gerekir.
Röntgen filmi mutlaka çekilmelidir. Filmde, klinik muayenede farkedilmeyen önemli anormallikler saptanabilir. Akciğer göbeği düzeyinde ve taban bölgelerinde saydamsız alanlar görülür. Buralar hastalığın en sık yerleşme bölgeleridir ve bu görüntü hemen virüs kökenli zatürreyi akla getirir. Sağ-Sol akciğerin üst lobunda virüs kökenli akciğer hastalığı damsız alanlar, akciğer göbeği bölgesinden akciğer tabanına doğru giden, düzensiz biçimli, net olmayan çizgiler oluşturur.

Genellikle, hastalığa tek akciğer tutulur; ama bazen iki akciğer birden hastalanır. Bu tipik görüntülerin yanısıra, akciğer göbeğindeki ve akciğer tabanları ndaki saydamsızlıklara ek olarak, akciğer dokusunda yuvarlak, net olmayan ve düzensiz biçimli tek bir saydamsız alan bulunabilir. Akciğerin bir segmenti düzeyinde çok sayıda saydamsız alana raslanabilir.Teşhisi doğrulayacaktır.

Balgam muayenesi sonuç vermez, “hiçbir mikrop bulunmaz. Kan sayımı ve formülünde akyuvarlarda artış görülmez. Yani, mikrop kökenli enfeksiyon belirtileri yoktur. Sedimantasyon (kanın çökmesi) hızı hafifçe artar.Evrim genellikle iyicildir. Klinik belirtiler 10-20 günde kaybolur. Yalnızca öksürük inatçıdır, haftalarca sürebilir. Röntgen belirtileri 3-6 haftada silinir.Antibiyotik tedavisinin bulunmasından beri, ihtilatlara çok ender raslanır. İhtilat olması, ya bakteri kökenli bir hastalığı ya da virüsün özel bir yerleşme biçimini düşündürür.İkinci bir enfeksiyon eklenmesi akciğer apselerine, irinli akciğer zarı iltihaplarına yolaçar. Yaşlılarda, antibiyotiklere karşın, daha sık görülürler. Virüs, akciğer dokusundan başka yerlere de yerleşebilir.

Bronşlara yerleştiğinde akciğer havalanmasında bozukluğa, akciğer zarına yerleştiğinde de pek önemli olmayan bir zatülcenpe yolaçar. Solunum sistemi dışında, virüs kalbe de yerleşebilir. Kalbin çevresini saran kalp dışzarına yerleşirse kalp dışzarı iltihabına (perikardit), kalp kası liflerine yerleşirse kalp kası iltihabına (miyokardit) yolaçar. Virüs kana da bulaşabilir; o zaman alyuvarları yok eder ve kansızlığa, dalak büyümesine (splenomegali) yolaçar.

Sponsorlu Bağlantılar
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yukarı Çık