Kadınlar

Yanardöner Çiçeği

Yanardöner Çiçeği

Yanardöner ÇiçeğiYanardöner Çiçeği
(Centaurea tchihalcheffii)

Papatyagıller familyasmdandır. (Bir peygamber çiçeği türüdür.) 30-40 cm boylarında, tabandan dallanan, bir yıllık otsu bir bitkidir. Mor-kırmızı renkli çansı çarpıcı görünüşlü çiçekleri vardır. Dıştaki çiçekler pembemsi kırmızı (kuruyunca mor), huni biçimli, çentikli kenarlı; içerdeki çiçeklerse beyaz ve polen keselen morumsu kırmızıdır. Bu parlak kırmızılık, ona en yakın türlerde bile bulunmaz.
Dünyada ilk örnek Yanardöner çiçeği 1848’de Afyonkarahisar’da, Tchihatcheff tarafından derlenmiş, bilim dünyasına 1854’te tanıtılmıştır, ilk örnek Afyonkarahisar’dan toplanmasına rağmen, iç Anadolu Bölgesindeki steplerin, buğday tarlalarının endemik bitkisidir. Yıllarca nisan-mayıs aylarında toplanıp
Ankara çiçekçilerinde satılan bu çiçek son yıllarda iyice azalmıştır. Zararlı ot muamelesi görmesi, tarlaların yakılarak temizlenmesi bu sonuca yol açan etmenlerin başında gelir. Son dönemlerde en bol yetiştiği yer, Ankara’dakİ Süleyman Demirel Ormanı alanı; ama bu alandaki ilaçlı ve yakılarak yapılan temizleme işlemi, başka yüzlerce doğal bitkiyle birlikte Yanardöner çiçeğinin de kıyımına yol açmaktadır.
Şimdilerde Mogan Gölü yakınında bulunan Ankara Valiliği Çevre Koruma Vakfı Alanı, bu çiçek için bir yaşam alanı olacak gibi görünmekte. Bir zamanlar milyonlarca bireyiyle Türkiye’mizi, dünyayı süsleyen bu güzelim çiçek 2002’de koruma alanının bir köşesinde 85 bireyiyle temsil edilmekteydi. Doğal Hayatı Koruma Topluluğunun sembolü, dünyada yalnız Ankara Gölbaşı yakınlarında bulunan bu çiçeğin şematik şeklidir.
Prof. Dr. Mecit Vural ile Dr. Ayşegül Vural’a Yanardöner çiçeğini çoğaltma
çabalarında kolaylıklar, başarılar dileyip; iştah açıcı, ateşi düşürücü, sindirim
kolaylaştırıcı özellikleri bulunan bu çiçeğe de, direnme gücü ve bol şans dileyelim…
Hasan Torlak’ın, “Ankara’nın Endemik Bitkileri” üzerine yazdığı yazıdan bu
çiçekle ilgili kısmı buraya almak istiyorum:
On iki Mayıs 2002 Pazar, Anneler Günü’ydü. Saat 16.00 sularında Ankara’nın
en işlek alanlarından olan Kızılay dolayından geçiyordum. Her köşe başında
çiçekçiler vardı. Güller, karanfiller, papatyalar ve daha neler neler…
Güvenpark’ın Milli Müdafaa Caddesi tarafındaki ağaçlıklı kaldırımından
geçerken, birden gözüme farklı bir çiçek ilişti’ Ankara’nın başka hiçbir yerinde kolay kolay bulamayacağınız kırmızı renkli çiçeklerin yabanıl bir güzellikleri vardı. Acaba yanlış mı görüyorum diyerek eğildim, elimle çiçekleri inceledim.
Evet, bu bizim peygamberçiçeğimizdi. Emin olmak için satıcısına, “Bu çiçeğin ismi nedir?” diye sordum. “Yanardöner” demez mil Kızılay artık bir yangın yerine döndü… Etrafta dönen, oraya buraya koşuşturan insanların hareketine, yanarak dönen bir pervaneye benzer yangın kırmızısı çiçekleriyle eslik ediyordu bu nadide bitkimiz.
Yok olmaya yüz tutmuş, Gölbaşılı hemşerim Centaurea tchihattcheffii ile karşı karşıyaydım. Ne yapacağımı şaşırdım. Çiçek demetlerinin tanesi 2-3 milyon liraya satılıyordu. Yok olma tehlikesi içinde olan, dünyada sadece GÖlbaşı’nda yetişen ve sayısı parmakla sayılacak kadar sınırlı endemik bitkimizin fiyatı bu kadardı! imdat çığlıkları atan özgün bir bitkimiz pazara düşmüştü, o da sudan ucuz bir fiyata. Geçim derdi insanlarımıza her türlü doğal unsurdan medet umdurmaktaydı. Eti, budu neydi yanardönerimizin. Kendisi muhtaçtı korunmaya, bu haliyle bile Anadolu insanına kol kanat germekteydi. Başına neler gelmemişti ki; yetiştiği alan Gölbaşı’nda 3.5 km’den öteye gitmeyen bitkimizin yaşamı, tarım ilaçları yüzünden tehlikeye girmiş; bilinçsiz ağaçlandırmayla yetişme alanının ekolojisi değiştirilmiş; ağaçlandırma için (Süleyman Demire! Ağaçlandırma Sahası) yetişme alanı temizlenip ilaçlanarak, yaşam alanı örselenmişti. En son, 85 adet yanardönerin kaldığı tespit edilmişti.
Sevgili Ankaralılar, Ankara’nın göbeğinde yanardöner çiçeği satan çiçekçilerden bu çiçeği satın almayın! Zira siz ne kadar çok talep ederseniz, çiçeğimiz tohumlanamayacak, nesli daha da tehlikeye girecektir. (Bilim ve Ütopya dergisi, Ağustos 2002, Sayı 98, s. 72)

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Tüm Kategoriler
Site Arşivi
Destekleyen Siteler



Hobiler