Yeni Doğmuş Bebeğin Sindirim Güçlüğü

Yeni Doğmuş Bebeğin Sindirim Güçlüğü

SİNDİRİM

Yeni doğmuş bebeğin, aldığı besinleri özümleme aşamasıdır.

İyi bir sindirim için gerekli koşullar

Çocuğu emzirmek için annenin sağlığının yerinde olması gerekir. Annenin aldığı ilaçların büyük bir bölümü süte geçer, bu da çocukta sindirim bozuklukları yapabilir.
Bebeğin Sindirim Güçlüğü

Biberonu verme biçimi
Kuvvetli besinler süt’ yolu ile bebeğin sindirimini etkileyeceğinden, çocuğunu emziren anne, kendi beslenme rejimine de dikkat etmelidir.

Bibronla beslenen çocuk için, karışım oranları çok önemlidir. Miktar olarak normal kabul edilenin üstünde besin verilirse, çocuk kusabilir. Gerçi, iştahı yerindeyse verilen miktarı güçlük çıkarmadan içebilir, ama, asıl güçlükler daha sonra ortaya çıkar. Biberon uygun hacimli ve içindeki mama miktarı da iyi oranlanmış olmalıdır. Şişenin üstündeki işaret su miktarını gösterir.

Biberonu verme biçimi

Biberonun tutuluşu çok önemlidir. Eğim, emzik her zaman dolu olacak biçimde ayarlanmalıdır; yoksa çocuk hava yutar, geğirdiği zaman da içmiş olduğu mama (ya da süt) geri gelebilir. Gerçi bu pek zararlı değildir, ama, yeterli miktarda içememiş olacağı için, zamanından önce acıkacaktır.Biberonun deliği çok büyükse yukardaki sakıncalara, sütü çok çabuk ve çaba harcamadan içmiş olmanın sakıncası da eklenir. Bebek doymaz, biberon çekildiği zaman ağlar.

Biberonu veren kişinin ruhsal durumu da çok önemlidir ve bebeğin içişini etkiler. Özellikle çocuk da bir parça huysuzsa bebek çevre etkilerine karşı çok duyarlıdır; anne sinirliyse bebek de biberonu ağzında evirip çevirir, başını oynatır. Bu durumda önce annenin sakinleşmesi gerekir.

Geğirme (gaz çıkarma), biberondan sonra hemen her süt bebeğinde görülen fizyolojik bir edimdir. Anne çocuğu göğsünde dik tutarak gaz çıkarmasına yardım etmeli, gecikme olursa sırtına parmak uçlarıyla hafifçe vurmalıdır.

Çocuk gaz çıkaramamışsa yüzükoyun bile yatırılsa rahat edemez; fırsat bulup gaz çıkanncaya kadar kıvrılıp bükülür, tükürür ve ağlar.

Gürültülü bir gaz çıkarmadan (geğirmeden) sonra, bebek hemen uykuya dalar.

Biberonların sıcaklığı

Biberonun sıcaklığı da sindirimi etkiler: süt, soğuk sütten daha kolay sindirilir.

Biberon, biberon ısıtıcısı ya da su dolu bir kap içinde benmari usulü ile (su dolu kap, ateş üstündeki su dolu daha büyük bir kabın içine yerleştirilip, alttaki kabın buharıyla ısıtma) ısıtılır.

Mamalar hiç bir zaman doğrudan, yani kabı ateşin üstüne oturtarak ısıtılmamalıdır: Önce su ısıtılır, ateş söndürülür, ondan sonra biberon kabın içine konur. Sütün besleyici öğelerinin ölmemesi için, su sıcaklığı 75°C’ı geçmemelidir.

Bebeğin beslendikten sonra yatırılması

Yeni doğmuş bebek ve süt çocuğu, biberonlarını emdikten ve gaz çıkardıktan sonra uykuya dalarlar. O zaman, yeniden yatırılmaları gerekir.

Çocuk yatağa iki türlü yatırılabilir: Daha çok uygulanan eski yöntemde çocuk, art arda bir sağa, bir sola yan yatırılır; A.B.D’nden esinlenilen ve daha yeni olan ikinci yöntemde çocuk, başı bir yana dönük olarak yüzükoyun yatırılmaktadır.

İkinci yöntemin üstünlüğü, yedikleri ağzına gelse bile çocuğun boğulma tehlikesiyle karşılaşmaması ve başını kaldırmayı çabuk öğrenmesidir.

Ama bu yöntemde bazı kurallara uymak gerektiği unutulmamalıdır. Her şeyden önce, bu yatış biçiminde yastık kullanılmaz, çünkü bebeğin soluksuz kalma tehlikesi vardır; ayrıca, bebek, emme refleksiyle başını çevirirse kendini kurtaramayacağından, yatak da çok sert olmalıdır.

Sonuçlarsak, her iki yöntem de çocuğun biraz gözetim altında tutulmasını rerektirir; çünkü çocuk, özellikle ilk iki aydan sonra, hiç bir zaman tam olarak hareketsiz değildir.

Bebek hiç bir zaman sırtüstü yatırılmamalıdır.

Sindirim güçlüğü belirtileri

Sindirim güçlüğünün çeşitli belirtileri vardır. Derinin rengi

Bebeğin aldığı besini çok az belirtir; ama bazı besinler deriyi etkileyebilir. Fazla miktarda un, yüzde sivilceler yapar; besin rejiminin çeşitlendirilmesiyle bunlar yiter.

Uzun süreli havuç rejimi (sözgelimi ishal tedavisinde) , deriye kayısı rengi verir.

Peşpeşe besin dokunmaları, çocuğun karın yağları eriyip derisi gevşeyerek «küçülmesine» neden olur.

Büyük ölçüde su yitimi deriyi kurutur; pul pul dökülmelere bile yolaçabilir.

Bu belirtilerle birlikte, yüzde solukluk ve göz altlarında morarma görülebilir.

Kakanın renk ve kıvamı

Bebeğin beslenme rejimine göre farklıdır.

Normal görünüşler şöyledir:

— anne sütüyle beslenen çocukta kaka, altın sarısı renkte, hamursudur ve çok sık çıkarılır (aşağı yukarı her emzirme sayısı kadar);

— yapay mamayla beslenen bebek sık sık altını kirletir; kaka daha kıvamlı ve sarı renk daha az belirgindir; meyve suyu da veriliyorsa, daha yumuşak olur. Görünüş ve kıvamın, alman besine göre değiştiğini unutmamak gerekir:

— havuç, portakal rengi verir ve kakanın kıvamını artırır; çok fazla havuç yiyen bebek, daha sık ve daha çok kaka yapar;

— ıspanak, yeşil bir renk verir ve yumuşatır; kakada sindirilmemiş besin parçaları görülür,

— pancar, kırmızı renk verir: Bunun kanla karıştırılmaması gerekir;

— unlu besinler miktarı artırır, yapışkanlaştırır ve açık kahve bir renk verir;

— ilaçlar da kakada renk değişikliğine neden olur; sözgelimi demir, kakayı karartır.

Sindirim iyi değilse, kaka sağlıksız bir renk alır:

— macun beyazı: Karaciğer bozukluğunun, yumurta alerjisinin ya da inek sütünün sindirilmeme durumunda olduğu gibi, karaciğer pigmentlerinin yansızlaştığımn belirtisidir;

— çıkışta yeşil renk: Çok ciddi bir belirti olmakla birlikte, günümüzde oldukça az raslanmaktadır;

— kırmızı çizgiler: Dışkının içindeyse barsak hastalığı, üstündeyse makatta küçük bir bozun belirtisidir;

— siyahımsı renk: İçinde sindirilmiş kan bulunduğunun belirtisidir.

Kakanın kıvamı da değişiklikler gösterebilir:

— kötü bir kokuyla birlikte yuvarlak kaka: Yalnızca inek sütüyle beslenen bebeklerde görülür;

— sümüksü ve yumuşak kaka: Fazla miktarda un verildiğini, unun iyi hazırlanmamış olduğunu ya da çocuğun una iyi katlanamadığını gösterir; çocuk nezleyse, kaka gene sümüksü bir görünüm alacaktır, bu normal sayılabilir;

— pul pul ve çok kokulu kaka: Besinlerin iyi sindirilmediğini gösterir;

— pul pul ve müküslü kaka: Çok miktarda ve kötü kokuludur; bol miktardaki müküs içinde, soluk renkli pul halinde topaklar görülür;

— sarı ya da yeşilimsi renkte, fışkırır gibi çıkan kaka: Aşağı yukarı sıvı kıvamdadır, kaygılandırıcı bir durumdur; kakayı saklamak ve hemen hekime başvurmak gerekir.

Kakadaki bütün anormallikler gözlenmeli ve hızla tedavi yoluna gidilmelidir.

İshaller

Beslenmenin yolaçtığı ishallerin çeşitli nedenleri vardır. Anne sütü

Anne sütü, beslenmeden ileri gelen türde sık raslanan bir ishale neden olabilir; ciddi bir durum değildir. Sindirim çok hızlıdır; yarı yarıya taneli görünümde olan kaka, havayla temas ettiğinde çabucak yeşil bir renk alır. Bebek, zaman zaman, kaka yaparken ağlayabilir; asitliği nedeniyle kaka, kabaetlerde pişik yapabilir. Genel durumda değişiklik yoktur. Tedavi kolaydır: Emzirme sırasında 1-2 kahve kaşığı şekerli inek sütü verilir.

Annenin de kendi beslenme rejimini düzeltmesi gerekir.

İnek sütü

Yalnızca inek sütüyle uzun süreli beslenme ishale, kakada pul pul bir görünüme, süt bebeğini çok rahatsız edici gaz ve sancılara yolaçabilir. Günümüzde çocukların yalnızca inek sütüyle 6 ayı aş-km bir süre beslenmesi pek sözkonusu olmadığından,-çok ender raslanan bir durumdur.

Meyve suları

Fazla miktarda meyve suyu verilmesi, bebekte ishale yolaçabilir. Bunun herhangi bir besine kat-lanamama durumuyla karıştırılmaması gerekir. Meyve sularının, çocuğun beslenme rejimine azar azar ye giderek artırma yoluyla eklenmesi gerekir.

Kabızlık

Günümüzde sık raslanan bir durumdur; çeşitli nedenleri vardır;

— yetersiz beslenme;

— dengesiz beslenme: Çok daha sık görülür; karbonhidrat yönünden zengin yağ ve selülozu yetersiz bir beslenme rejimi kabız yapabilir;

— makat-göden barsağı hastalıkları: Kaka çıkarmak ağrı verdiğinden çocuk kakasını tutar;

— bu bölümde incelemeyeceğimiz, ama kabıza da yolaçabilen barsak oluşum bozuklukları;

— hoşnutsuzluklarını, fizyolojik bozukluklar biçiminde yansıtan daha büyük çocuklarda, ruhsal nedenler. Bu tür kabızlıkların tedavisi, beslenme rejimine bağlı kabızlarınkinden farklıdır.

Önemli ve uzun süreli her kabız durumu hekime bildirilmelidir. Bu arada küçük çaplı bir tedaviye de girişilebilir:

— az şekerli meyve suları verilebilir;

— bebeğe un veriliyorsa, buna arpa unu karıştırılabilir;

— bebek günde 4 kez besleniyorsa, rejim çeşitlendirilebilir: Çok miktarda yeşil sebze verilir, un ve nişastalar azaltılır, taze meyveler ve özellikle komposto halinde pişmiş meyveler çok yararlıdır.

Bebeğe elden geldiğince çok su verilmelidir.

Gliserinli fitiller, aslında sindirimi etkilemediğinden sürekli kullanılmamalı, yalnızca çocuğun 24 saat süreyle dışarı çıkmaması durumunda başvurulmalıdır.

Bebeğin yediklerinin yeniden ağzına gelmesi

Nedenleri pek çoktur; mutlaka beslenme rejimiyle ilgili değillerdir:

— miktar olarak fazla besin verilmesi sonucu, bebek midesindeki fazlalıkları tükürerek atar; ö-nemli değildir, biberondaki mama düzeyini düşürmekle önü alınır;

— biberonun çok hızlı verilmiş olması da geğirme sırasında çıkarmaya sık sık neden olur; bu nedenle, bebek iştahlı içiyor olsa bile, emme sırasında biberon sık sık ağzından çekilip soluklanması sağlanmalıdır;

— yemek saatlerine de dikkat etmek gerekir; yemekler birbirine çok yakın olursa, yukardaki belirtilerden başka bebejk zayıflamaya da başlar;

— çıkarma, anatomik nedenlere de bağlı olabilir; süt bebeklerinin her emzikten sonra çıkarmalarına oldukça sık raslanır. Bunun nedeni mide ağzının (cardia) açık kalmasıdır. Biberon içeriğinin yoğunluğunu artırmakla giderilebilir.

Bebeğin yediklerinin yeniden ağzına gelmesi olayını, çok daha önemli ve ciddi nedenlere bağlı olan kusmalarla karıştırmamak gerekir. Kusma görülürse, hekime bildirilmelidir; önemli olup olmadığına ve uygulanacak tedaviye hekim karar verecektir.

Hıçkırık

Biberon içeriğini oburca içen bebeklerde sık görülür. Genellikle, bebeğin doyduğu zaman hıçkırdı-ğı söylenir. Ama, sarsıcı hıçkırıklar yorucu da olduğundan bebeğe birkaç damla limon verme genellikle etkili olacaktır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ