Kadınlar

Zufa Otu

Zufa Otu

Zufa OtuZufa Otu
Ballıbabagiller famil-yasındandır. Diğer adları Zulfa otu, Çorduk ve Cürdük otu.
(Eski Yunancadaki Hyssopus sözcüğünün İbranicede “kutsal ot” anlamına gelen ezob sözcüğünden geldiği düşünülür.)
30-120 cm boylarında, tüylü, kokulu, çok yıllık, bodur bir çalıdır. Anayurdu Akdeniz çevresiyle Batı Asya’dır. Dört köşe gövde üstte dallara ayrılır, ikinci yılda odunsu bir hal alır. Karşılıklı dizilişli, şeritsi ince, 6-25 mm uzunluğundaki, hafif tüylü yaprakları, sivrileşerek son bulur. Hazirandan ekime kadar açan ve arılarla kelebeklerin pek sevdiği, dudaksı küçük çiçekleri genellikle mavi, bazen de pembe, mor ya da beyaz renkli demetler halindedir. 3 mm uzunluğundaki yassı, kahverengi tohumları gözyaşı şeklindedir.
Ünlü hekim Hippokrates’te (İÖ 460-377) adı geçer. Yaşlı Plİnius (23-79) zufa otundan yapılma şaraplardan söz eder
Bitki bir zamanlar tapınakları ve cüzamlı kişileri temizlemede kullanılmıştır. Mezmurlar Kitabı’nda, “Beni zufaotuyla yıka ki temizleneyim” (52-7) sözlerini görürüz.
Bir zamanlar tıbbi amaçlarla kullanılmak üzere tarımı yapılırken, bugünkü kullanımı daha çok dekoratif amaçlıdır. Bol güneşli, iyi akıntılı yerleri sever.
Park ve bahçelerde bordur bitkisi olarak kullanılır. Lahana zararlısı olan kelebeği kaçırttığı için lahana bahçesi yakınlarına dikilir.
Çiçekli dallan, odalara güzel bir koku ve görüntü sunması için hazırlanan potpuri tabaklarında yer alır.
Evlerde de yetiştirilir. Üretimi için tohumlar ilkbaharda ekilir. Kökleri ilkbaharda, gövde kalemleri ilkbaharyaz arasında alınır. Bordur olarak kullanılacaksa iki bitki arasının 30 cm olması yeterliyken, baharat, salata ve tıbbi amaçlarla kullanılacaksa 60 cm’lik aralar gerekir. Yumuşak geçen kışlarda kışın; soğuk geçen kışlarda baharın, 20 cm kısaltmak bitkinin daha gür ve gürbüz gelişmesini sağlar. Toprak üstü kısımlarının tamamı kullanılır. Kurutulmuş bitki, tazesine göre daha az kokuludur.
Acımsı, baharlı ve hoş kokulu yapraklar gerektikçe koparıhr, çiçekli taze dallar toplanıp kurutulur. Ülkemizde Gümüşhane ve Erzurum dolaylarında, taze yapraklar, nane gibi, lezzet ve koku vermesi için çorbalara eklenir. Genel olarak, kuru-tulup ufalanmış yapraklan, acımsı tadından dolayı, hamur işlerinin üzerine ekilir. Çiçekleri salatalara serpilir. Baharlı yaprakları az miktarda, balık ve et yemeklerine, sebze çorbalarına, etli böreklere eklenir.
Bazı şarap ve likörlerin oluşumuna katılır.
Bitkinin bileşiminde uçucu yağ, flavonoit, tanen, reçine, malik asit, diosmin bulunur.
Sakinleştirici, gaz ve idrar söktürücü, spazm çözücü, sindirim kolaylaştırıcı, mikrop öldürücü, solunum yollan rahatsızlıklarını, öksürük ve bronşiti giderici, ateş düşürücü, kulak iltihabını iyileştirici, kan yapıcı, çocukların kemik gelişimini sağlayıcı etkileri vardır. Bu etkileri elde etmek için 10 gram kurutulup ufalanmış bitki 1 litre (5 bardak) kaynar suyla demlenir, günde üç kez birer bardak içilir. Yapraklar yara bere ve eziklere dışardan uygulanır.
Dikkât, hamileler ve emzikli hanımlar kullanmamalıdır! Sürekli olarak kullanılınca 15 gün aşılmamalıdır!
Zufa yağr. Bitkinin toprak üstü kısımlarının su buharıyla damıtmasıyia elde eden, sarımsı-agk yeşil renkli, hoş kokulu yağın, solunum, sindirim ve idrar yolları rahatsızlıklarda cilt rahatsızlıklarında yararlı etkileri vardır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Tüm Kategoriler
Site Arşivi
Destekleyen Siteler



Hobiler



Site Yazarları