Erguvan

Erguvan

ERGUVANErguvan
(Cercis siliguastrum)
Baklagiller familyasındandır.
2-10 metre boylarında, kışın yapraklarını döken bir çalı ya da ağaççıktır. 7-10 cm çapında ve kalp biçimli yapraklarının üst yüzü koyu yeşil, alt yüzü mavimsi yeşildir. Çiçekler erken ilkbaharda, henüz yapraklar çıkmadan, bizzat dalların, hatta gövdenin üzerinde kümeler halinde açar; ne pembe ne mor, mavimsi pembe: erguvani renkte! (Ender olmakla birlikte beyaz açanları da vardır.) Erguvanın, Batı’daki yaygın adlarından biri Aşk ağacıyken, özellikle Hıristiyanlık dünyasındaki adı da Yahuda ağacıdır. İsa’yı Romalılara ispiyonlayan havarisi Yahuda, sonradan duyduğu pişmanlıkla kendini bu ağaççığa asar; erguvan da, efsaneye göre, önceleri beyaz açarken, utancından kızarır, şimdiki yaygın rengiyle açmaya başlar.
Erguvan asıl, Anadolu’nun vazgeçilmez ağaççıklarından biridir. Bursa’da Emir Sultan döneminden başlayarak yüzyıllarca, erken ilkbaharda, erguvanların açtığı mart sonlarıyla nisan başlarında bir hafta boyunca süren bir erguvan şenliği, Erguvan Bayramı düzenlenmiş… Bu bayramın yapılması bölge halkınca bolluk bereket olarak değerlendirilirmiş…
Erguvan, günümüzde de Bursa’da olsun, İstanbul’da olsun, diğer Marmara, Ege, Akdeniz şehirlerinde olsun, sevilen, övülen, sahip çıkılmaya çalışılan bir ağaççıktır. Bursa Büyükşehir Belediyesine bağlı Yerel Gündem 21 bünyesinde son yıllarda iki erguvan kitabı yayımlanmıştır: Erguvan Zamanı (2002) ve Erguvan Muhabbeti (2005).
Bitkinin tomurcukları Doğu tıbbında damar açıcı olarak kullanılmıştır. Amerika yerlileriyse ağacın kabuklarıyla köklerini kaynatarak kusma, bulantı, dizanteri,
ateş ve boğmacaya karşı ilaç niyetine içmiştir.
Yine tarihte, hafif ekşi lezzetiyle çeşni katmak üzere salata¬lara erguvan çiçekleri serpilirdi. Bugün de Batı Anadolu’da çiçekler çiğ ya da yağda kavrularak yenmekte. Salamurası yapılmakta.
(Bu kitabın yazarı ve yakın dostları, her yıl bahar geldiğinde tarihe ve doğaya selam niyetine kırlara çıkar ve orada hazırladıkları salatalarının üzerine birkaç adet erguvan çiçeği kondururlar. Hayatın ve hayatlarının bu tür küçük süslentilere ihtiyacı olduğunu sanırlar…)

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ