Kişniş

Kişniş

kisnisKişniş
Maydanozgiller famifyasındandır. Diğer adlar; Aş otu, Kişniş otu, Kişnit, Yumurcak (Burdur), Kara kimyon.
(Coriandrum, Yunanca koris ve andros sözcüklerinin birleşmesinden oluşmuştur ve anlamı “erkek tahta kuru sudur; bitkiye bu ad taze tohumların hoşa gitmeyen kokusundan dolayı verilmiştir.
Sativum ise “kültürü yapılan”, “bahçeye, tarlaya ekilen” demek.)
20-60 cm boylarında, yuvarlak kesitli, oluklu, dallara ayrılan yapıda, soluk yeşil gövdeli, bir yıllık, otsu bir bitkidir. Dişli kenarlı, parçalı yaprakları; birçoğu bir arada, şemsiyemsi, minik, pembe ya da beyaz çiçekleri vardır. Bitki kendine özgü bir koku yayar.
Tohumları kış sonunda bol güneşli topraklara ekilir, 20″şer cm’lik aralıklarla seyreltilir. Taze yapraklar gerektikçe, tohumlar kahverengileşince toplanır.
Anayurdu Doğu Akdeniz ve Ortadoğu’dur.
Türkiye’de yabani olarak bulunduğu gibi, meyvelerinden dolay! Konya, Burdur dolaylarında kültürü de yapılır. Erzurum, Kars dolaylarında kişnişin yaprakları koku vermesi için yemeklere konur.
Bahaeddin Ögel Türk Kültür Tarihine Giriş adlı eserinde Uygur Türklerinin kişniş üretimi yaptıklarını ve bu bitkiyeyumgak tene (yumak tane) dediklerini yazıyor.
Avrupa’ya, onu, etleri salamura yapmada kullanan Romalılar sokmuştur. Yapraklarının adaçayıyla limon karışımı bir lezzeti vardır.
incil’de ve Binbir Gece Masallarında adı geçen kişniş, eski Mezopotamya’da, Mısır’da (İÖ 1500) ilaç olarak kullanılmıştır. Çinliler onun ölümsüzlük aşıladığına inanmışlar. Ortaçağda (5-15. yy) da afrodizyak olarak aşk iksirlerine girmiştir.
Kişniş İslam tıbbında da bolca kullanılmıştır. Ünlü İslam Hekimi Razi (854-932) “Kalp çarpıntısına karşı kişniş yiyiniz” demiştir.
Nidai de XVI. yy’da “Kişniş tohumunu dövüp sirke ile kaynatır, dişi ağrıyan kişi ağzına alıp çalkalarsa derhal sakin olur” diye yazar.
Bitkinin 2-7 mm çapındaki, küremsi, esmer-sarı renkli meyveleri baharlı, kokulu, tatlımsı ve yakıcı lezzetlidir. Bunlar baharat olarak kullanıldığı gibi, üzerine şeker ekilerek yenir de. Likör gibi bazı içkilere katılır.
Bileşiminde koriyandrol, jeraniyoi, borneol ve terpenlerden oluşma bileşikler, oleik, palmik, linoleyik asitler, azotlu bileşikler ve biraz da reçine ile müsilaj bulunur.
Kurutulmuş olgun kişniş meyvelerinin iştah açıcı, sindirim kolaylaştırıcı, gaz söktürücü etkileri vardır. Bunun için 1 litre (5 bardak) kaynar su 30 gram kuru meyve üzerine dökülür, 10 dakikalık demlenmeden sonra, günde iki-üç kez birer bardak içilir.
Yatıştırıcı, baş dönmesini giderici, tansiyon düşürücü olarak toz haline getirilmiş kişniş meyvesi bal ya da şekerle karıştırılıp yenir.
Kökler sebze gibi kullanılır, Tayland mutfağında bu şekilde tüketimi yaygındır.
Kişniş gıda sanayiinde daha çok bir katkı maddesi olarak değerlendirilir. “Köri”nin ve “garam masala” adlı karışım baharatların oluşumlarına girer. Yine kimyonla eşit miktarda karıştırıldığında hoş bir lezzet sunar.
Yapraklar ya da tohumlar salatalara, köriye, soslara, yahnilere eklenir.
Etli ya da sıradan yemekler için soslara katılan kişnişin, bir bardak sıcak suya yarım kahve kaşığı karıştırılarak yemeklerden sonra içilmesi de önerilir.
Günde bir kahve kaşığı alınan kişniş, sinir sistemine fayda sağlar, erkeklerde cinsel isteği artırır.
Tohumları odalara güzel bir koku ve görüntü sunması için hazırlanan potpuri tabaklarında yer alır.
Bitkinin etkilerini modern tıp da kabul eder; ancak dikkat, doz aşılmamalıdır!

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ