Selam Otu

Selam Otu

Selam OtuSelam Otu
Maydanozgiller familyasındandır.
{Levisticum adı, Latince “rahatlatmak” anlamına gelen /evare’den gelir. Bitkinin bolca bulunduğu ve Ligurie diye adlandırılan Batı İtalya’daki yöreden geldiğini ileri sürenler de var. Offiönale ise, “tıbbi” demek.)
iki metre boylarında, içi boş, yuvarlak kesitli, dik, tepeye doğru dallara ayrılan yapıda, kırmızımsı-yeşil gövdeli, çok yıllık, güçlü, otsu bir bitkidir. 15 yıl kadar yaşayabilir.
Gri-kahverengi renkli, hoş kokulu, beyaz renkli dallar çıkaran, kalın bir köksapı (rizom) vardır. Derin, iki-üç parçalı, dişli kenarlı, tepeye doğru yaklaştıkça, küçülen ve sapsızlaşan, hoş kokulu yaprakları maydanoz un ki I eri andırır. Haziran-temmuz aylarında açan küçük çiçekleri, yeşilimsi sarı salkımlar halindedir. Bitkinin kahverengi tohumlan 6 mm uzunluğundadır.
Deniz seviyesinden 1300 metre yüksekliklere kadar olan yerlerde yetişir.
Güneşli, zengin bahçelerde üretilmesi mümkündür. Bunun için yaz biterken
tohumlar ekilir. Sonbaharda ya da ilkbaharda 60 cm’lik aralıklarla seyreltilir ya da şaşırtılır. Dipten koparılan dallarla da kolayca çoğaltılabilir.
Selam otu Anadolu ve Batı Asya kökenli bir bitki olmalıdır. 1S92’de İran’ın güneyindeki dağlarda yabani bir çeşidi bulunmuştur. Çok eski çağlardan bu yana kültürü yapılır.
Eski Yunanlılar ve özellikle Romalılar tarafından bilinir, sindirimi kolaylaştırmak üzere ağızda çiğnenirdi. Ünlü lezzet ustası Apicius (doğm. İÖ 25) onu sıcak ve soğuk bütün sosların içine katardı.
Yaşlı Plinius da (23-79) selam otunu bize över.
Orta Avrupa’da yüzyıllardır üretimi yapılan bitki, Fransa’ya 820 yıllarında keşişler tarafından sokulmuştur. Ortaçağ’da (5-15. yy) iyice ünlenerek kralların bahçelerinde yer almış, 17. yy’dan sonra rağbet azalmıştır.
Avusturya’da dini törenlerde, şeytandan ve hayatın fırtınalarından koruması için selam otu demetlerine şükranlar sunulur. Saint-Jean günlerinde hayvanlara süt içinde bu ottan verilir, kötü ruhları uzaklaştıran diye kırlarda oraya buraya selam otu konurdu. Sırbistan’da bitkinin kökünün genç kızları koruyacağına inanılırdı, Slovenya’da da sevgiyi cezp edeceğine.
Bitkinin bütün kısımları yoğun ve baskın bir koku salgılar; bu sebeple taze ya da kuru yaprakları, kökü ve meyveleri, kokulu bitki olarak, çok az miktarlarda kullanılır. Selam otunun bu kokusu açık biçimde, kereviz kokusuyla günlük kokusunu çağrıştırır. Yaprak sapları kereviz gibi sebze olarak; kökü toz haline getirilip biber olarak kullanılır.
Tohumu likör benzeri “hoşgeldiniz” içkilerine katılır. Övütülüp hamur işlerine, ekmek ununa eklenir. Salatalara, pilav ve pürelere girer. Yaprağı et ve tavuk yemeklerine, salatalara eklenir.
Kökü ince ince soyulup pişirilir.
Lezzeti çok güçlü olduğundan diğer lezzetleri bastırmaması için çok az miktarda kullanılır.
Meyvelerinden tek başına ya da kerevizle birlikte selam otu tuzu hazırlanır ve ekmeklere, tuzlu pastalara ekilir.
Almanya’da ve İsviçre’de, boğaz I
ağrısını geçirmek üzere, bitkinin içi boş gövdeleri pipet gibi kullanılarak, sıcak süt 8 içilir.
Ayrıca selam otunun yapraklı gövdesi vazolara konarak dekoratif bir görüntü elde edilebilir.
Bitkinin bileşiminde yağlar, kumarinler, tanenler, asitler, reçineler, zamk ve C vitamini bulunur.
Tohumların ve toprak üstü kısımların sindirim kolaylaştırıcı, güçlü idrar söktürücü, spazm çözücü, gaz giderici, âdet düzenleyici, terletici, mikrop öldürücü etkileri vardır.
Tıbbi etkilerinden yararlanmak için çay olarak demlenip içilir.
Yorgunluğu giderici, uyarıcı, iştah açıcı, romatizma ağrılarını ve koku giderici etkileri de vardır. Bir zamanlar yorulan yolculara cesaret ve dayanma gücü vermesi için konakladıkları handa ayakkabıların içine bu ottan konurmuş.
Yapraklar çiçeklenme öncesinde, saplar ilkbaharda tazeyken, köklerse üç yıllık olduktan sonra toplanır.
Dikkat, böbrek rahatsızlığı olanlar ve hamile hanımlar kullanmamalıdır!

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ