Sumak

Sumak

SumakSumak
(Rhus çorlarla)

Sakızağacıgiller familyasındandır. Diğer adları Somak, Derici sumağı, Tatari (Gümüşhane), Tekri ağacı, Tetri, Tirimli, Tutum.
(Sumak, dilimize ve belli başlı bütün Batı dillerine Arapçadan geçmiştir; tarihte Türkçede sumak yerine Tadım ya da Tutum denirdi.)
3 metre boylanabılen, genç dalları kırmızımsı tüylü, çalı görünüşlü, bir ağaççıktır. 1 5-20 cm uzunluğunda, iki yüzü de tüylü, dişli kenarlı, sonbaharda kızaran, 9-17 yaprakçıklı bileşik yapraklan vardır. Yaprakçıklar 5-6 cm uzunlukta, karşılıklı dizilişlidir, yaprağın ucundaki tektir;
Konik salkım halindeki küçük beyaz çiçekleri, yine salkım halinde, 4-6 mm çapında, üzerleri tüylü, olgunlaşjnca esmer-kırmızı renge dönen, ekşimsi lezzetli, tek çekirdekli, sulu meyvelere dönüşür.
Ağaççık Anadolu kökenlidir.
Romalılar onu mutfaklarında kullanmışlardır.
Eski Türklerin çadırlarını sumakla boyadığı rivayetler arasındadır.
Yılda ortalama 300 ton dolayında hasat edilen sumak yaprağı, Türkiye’nin ihraç ürünleri arasında yer alır.
Yapraklar yazın, meyve sonbaharda, tam olgunlaşmadan hasat edilir ve güneşte kurutulur.
Sumağın mercimeğe benzer olgun meyveleri baharat olarak değerlendirilir. Bütün olarak kullanıldığı da olur; ama sert olduğu için daha çok dövülerek işlem görür. Bu haliyle pul bibere benzer ve kahverengi-kızıl renklidir.
Sumağın mutfakta çorbalardan, zeytin yağlı yemeklere, ete, tavuğa, balığa, salatalara, hamur işlerine, kebaplara uzanan geniş bir kullanım alanı vardır.
Balığın yanında ince dilimler halinde kesilen kuru soğanın üzerine ekilmesi, soğana ve balığa ek bir lezzet katar.
Güney Doğu’ya özgü bir meze çeşidi oian “ezme”nin yapımına girer.
Sumağın tarihten bu yana çorbalarda limon yerine kullanıldığını Karacaoğlan’ın şu dizelerinden de anlarız:
Seherden evvel de ekşili paça, Limon bulunmazsa sumak isterim.
Ülkemizde kimi yemek ve kebaplarda “sumak ekşisi” kullanılır.
Uygun kıvamlı bir sumak ekşisi elde etmek için 2 çorba kaşığı sumak, 1 su bardağı ılık suda karıştırılıp eritilir ve süzgeçten geçirilir.
Ankara’da “Yöresel Ev yemekleri” alt başlığını taşıyan “Sumak” adında bir lokanta bulunmakta olup, burada Gaziantep yöresine ait yemeklerin “Gaziantep yöresinde yetişen bitkilerin yardımıyla” ve “geleneksel boyutlarıyla” hazırlandığı belirtilmektedir. Sumak İslam tıbbında çeşitli hekimlerin başta gelen eczalarından biridir. İbn-İ Sina (980-1037), Eşref bin Muhammet (15- yy), Hekim Nidai (16. yy), Salih bin Nasrullah (17. yy), Şerafeddin Mağmumi (1910’lar) sumağı çeşitli rahatsızlıkların tedavileri için önermişlerdir.
Halk hekimliğinde ağaççığın özellikle, buruk lezzetli yaprağı kullanılır. Bileşiminde bolca tanen, mum, uçucu yağ, asitler, şekerler, sarı boya maddeleri olan mirisetin ve fiavon türevleri bulunur.
İshal ve kan dindirici, mikrop öldürücü, kan şekerini düşürücü etkileri vardır. Bu etkiler için 50-100 gram bitki 1 litre (5 bardak) kaynar suda demlenerek günde iki-üç kez birer bardak içilir.
Bu çay dişetleri ve boğaz ağrıları için gargara yapılır. Meyvelerin suyla kaynatılmasıyla elde edilen pekmez, ishal giderici olarak kullanılır.
Dikkat, bazı sumak türleri zehirlidir! Bu sebeple amatör yollarla doğadan toplanmaması ya da çok dikkatli olunması önerilir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ